{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/131 Esas<br>KARAR NO: 2024/571<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 12/11/2019<br>NUMARASI: 2015/400 Esas, 2019/1081 Karar<br>DAVA: KAYIT KABUL<br>KARAR TARİHİ: 09.05.2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, müflis şirket ile imzaladığı sözleşme ile dava dışı ... Tic. A.Ş. ile yine dava dışı ... Tic. A.Ş.'de bulunan (Eski Ünvanı: ...Tic. AŞ) mevcut payını 182.250,00 TL bedelle satarak resmi olarak da devrettiğini, müflis şirkete yapılan bu hisse devirlerine karşılık 31/03/2012 vadeli ve toplam 182.250,00 TL bedelli senet alındığını, bu devir karşılığı düzenlenen 31/03/2012 vadeli diğer senedin ise, iflas erteleme kararı nedeniyle icraya konulamadığını, alacağın dayanağı bonoların düzenlenme tarihinin, iflas kararından çok daha önceki bir tarih olduğunu, bonolar tahsil için bankaya verildiğinden ilgili bankaya yazılacak müzekkere ile bonoların sonradan düzenlenmediğinin tespit edilebileceğini, ayrıca bonolar ile ilgili ödememe protestoları da çekildiğini belirterek alacağın kabulü ile masanın alacağı ödemesine ve sıra cetvelinin yeniden yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 182.250,00 TL alacağın kayıt ve kabulü için yaptığı başvurusunun, talep edilen alacağı kanıtlayıcı yeteri kadar belğe bulunmadığından ve alacak talebi yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddine karar verildiğini, bu nedenle red kararının hukuka uygun olduğunu, alacağın varlığını ispat yükünün davacıya ait olduğunu, senedin varlığının tek başına yeterli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları, ticaret sicil kayıtları ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeler birlikte değerlendirildiğinde, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davacının, dava dışı  ... A.Ş.'de bulunan 1.365 paya karşılık 136.500,00 TL tutarındaki hissesini 68.250,00 TL bedelle 05/04/2011 tarihi itibari ile müflis şirkete devrettiği, yine davacının, dava dışı ... A.Ş.'de bulunan 2.280 paya karşılık 228.000,00 TL tutarındaki hissesini 114.000,00 TL bedelle 05/04/2011 tarihi itibari ile müflis şirkete devrettiği, bu hususun ticaret sicil kayıtları ve dava dışı ... A.Ş.'nin hazirun cetvelleri ile sabit olduğu, alacak kayıt başvuru talebine dayanak senedin, davacının bu iki şirkette olan hisselerinin müflis şirkete devredilmesinden dolayı düzenlendiği, senet bedelinin ödendiğine ilişkin herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmediği gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile sabit olan 182.250,00 TL alacağın davalı ... masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının alacak kayıt talebinin reddine ilişkin iflas masasının kararının hukuka uygun olduğunu, davacının iddiaları ile ticari sicil kayıtlarının tam olarak örtüşmediğinin ve davacının, iflas masasına kayıt yaptırırken sunduğu bilgi ve belgelerin  alacağın varlığını tam ve kesin olarak tespit edilmesine olanak tanımadığının dosya kapsamında alınan ilk iki bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, anılan nedenlerle dosya kapsamında aldırılan ilk bilirkişi raporu doğrultusunda ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken ispatlanamayan davanın kabulüne dair kurulan hükmün haksız, mesnetsiz, hukuka ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, kabul etmemekle birlikte davanın açılmasına iflas idaresinin sebebiyet vermediği ve şirketin de müflis durumda olduğu gözetilerek davalı ... idaresi aleyhine verilen avukatlık ücreti ve yargılama giderinin de kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.  İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.İflas Müdürlüğünün cevabi yazısına göre, İstanbul Anadolu 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/02/2013 tarih ve 2013/269 Esas sayılı dosyasından verilen karar ile ... Tic. AŞ.'nin iflasına karar verildiği, iflas tasfiyesi işlemlerinin ...nün ... iflas sayılı dosyasında yürütüldüğü, davacı vekilinin, iflas masasına ... kayıt numarası ile 182.250,00 TL tutarında alacak kayıt başvurusunda bulunduğu, talebin tamamının reddine karar verildiği, davacının, alacak kaydı sırasında sıra cetvelinin tebliği için tebliğ gideri vermediği, sıra cetvelinin 01/03/2015 tarihli ... gazetesinde, 05/03/2015 tarihihde ise ticaret sicili gazetesinde ilan edildiği, davanın ise, 16/03/2015 tarihinde yasal 15 günlük süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, uyuşmazlık ile ilgili bilirkişilerden rapor alındığı görülmüştür.Bilirkişi tarafından sunulan 13/10/2017 teslim tarihli raporda; Hisse devir işlemleri, taraflar arasında adi olarak yapıldığı gibi yönetim kurulu karar defterleri de sunulmadığından davacının ortaklıktan çıkış veya müflis şirketin ortaklığa kabul işlemlerinin kesinleştiği hususunda sonuç ve kanaate varılmasının mümkün olmadığı,  dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin 2012 yılı envanter açılış kayıtlarına göre, müflis şirketin 136.500,00 TL sermaye payına sahip olduğunun görüldüğü, ancak pay tutarı ile hisse devir sözleşmesinde devredilen pay tutarının örtüşmediği, müflis şirketin ticari defter ve kayıtlarında 182.250,00 TL'lik senedin giriş/çıkış kaydının olmadığı, davacının, dava dışı iki şirkette ortak olduğu ve ortaklık payını müflis şirkete devrettiği yönünde bir tespite varılamadığı, dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin ticari defterleri incelenemediğinden hisse devri sebebiyle müflis şirketin ortaklık payının olup olmadığının tespit edilemediği, mevcut delillere göre davacının iddialarının ispatlanamadığı, alacak kayıt talebinin reddine ilişkin iflas idaresi kararında bir isabetsizliğin olmadığı bildirilmiştir. Farklı bilirkişi tarafından sunulan 18/07/2018 tarihli raporda; dava dosyası dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile özellikle .... A.Ş. ile .... A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu, davacının delil olarak sunduğu Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesinde, devir edenin ... hissesi devredilen şirketin ... A.Ş. olduğu, ...'ın bu şirketteki 136.500,00 TL tutarındaki sermaye hak ve hissesini 68.250,00 TL bedel ile 05/04/2011 tarihi itibariyle ... A.Ş.'e devir ettiği, müflis şirketin, davacı ...  devir aldığı 136.500,00 TL hisse ile ... A.Ş.'ye ortak olduğunun ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı, ... A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtlarına göre davacı ...'ın 07/02/2011 tarihi itibariyle sermayesinin 500 hisseye karşılık 50.000,00 TL olduğunun görüldüğü, ancak davacının sunduğu Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesinden davacının ...  A.Ş.'deki 228.000,00 TL tutarlı sermaye payını 114.000,00 TL bedel ile ... A.Ş.'ye devir ettiğinin görüldüğü, fakat Ticaret sicil kayıtlarının bu hususu doğrulamadığı, açıklanan nedenlerle mevcut verilere göre davacının ancak 68.250,00 TL tutarın kayıt ve kabulünü talep edebileceği bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 27/05/2019 tarihli ek raporda; dava dosyası, dosyaya sonradan sunulan dava dışı ...   A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtlarından, ... A.Ş.'nin 16/02/2011 tarihinde 2011 yılı Olağanüstü Genel Kurul yaptığı, bu genel kurula ilişkin hazirun cetvelinde şirket sermayesinin 7.200.000,00 TL'den 7.600.000,00 TL'ye çıkarılmış olduğu, bu hazirun cetvelinde davacı ...'ın pay adedinin 2.280 olduğunun görüldüğü bu payın müflis  ... A.Ş.'ne 114.000,00 TL bedelle devredilmiş olduğu, kök raporda tespit edildiği üzere davacının, ...  A.Ş.'deki 136.500,00 TL tutarındaki sermaye hak ve hissesinin 68.250,00 TL bedel ile 05/04/2011 tarihi itibariyle ... A.Ş.'ye devir edildiği, bu kere ise yeni sunulan ticaret sicil kayıtlarına göre, davacının, .... A.Ş.'deki 2.280 adet pay adedini 114.000,00 TL bedel ile yine ... A.Ş.'ye devrettiği, 05/04/2011 düzenleme tarihli 31/03/2012 vadeli 182.250,00 TL bedelli senedin, davacının bu iki şirkette olan hisselerinin müflis şirkete devredilmesinden dolayı düzenlendiğinin anlaşıldığı, herhangi bir muvazaalı işlemin olmadığı, sonuç olarak davacının 182.250,00 TL alacağının müflis şirket masasına kayıt ve kabulünün gerektiği, müflis masasının itirazlarının yersiz olduğu bildirilmiştir. \"...Öte yandan, kayıt kabul davalarında, ispat yükü, kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir. Kambiyo senetleri kural olarak illetten mücerret sayılsalar da, bunlar tek başına alacağın varlığını ispat yeterli olmayıp, bunlara dayalı olarak iflas masasına kayıt isteyen alacaklının alacağını, yukarıdaki ilkelere göre ispatlaması gerekir. Çeklerin  ve bonoların hangi alacak nedeniyle verildiği dayanağı davacı yanca kanıtlanmalıdır...\" (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/10328 Esas 2014/7923 Karar sayılı ilamı). Dosya kapsamında, davacının devreden müflis şirketin ise devralan sıfatına sahip olduğu adi yazılı şekilde düzenlenen iki ayrı Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmesi bulunmakta olup bu sözleşmelere göre, davacının, dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin mevcut 1.365 paya karşılık 136.500,00 TL'lik sermaye hak ve hissesinin tamamını 68.250,00 TL bedelle şirket ortağı olan müflis ...Tic. AŞ'ye 05/04/2011 tarihi itibariyle bütün aktif ve pasifi ile nominal değeri üzerinden devrettiği, devir bedelinin ise 05/04/2011 düzenleme tarihli senetle ödendiği; yine davacının, dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin mevcut 2.280 paya karşılık 228.000,00 TL'lik sermaye hak ve hissesinin tamamını 114.000,00 TL bedelle şirket ortağı olan müflis ... Tic. AŞ'ye 05/04/2011 tarihi itibariyle bütün aktif ve pasifi ile nominal değeri üzerinden devrettiği, devir bedelinin ise 05/04/2011 düzenleme tarihli senetle ödendiği, bahsi geçen sözleşmelere konu 05/04/2011 düzenleme tarihli, 182.250,00 TL bedelli, 31/03/2012 vade tarihli senedin müflis ... Tic. AŞ tarafından ... lehine düzenlendiği, müşterek borçlu müteselsil kefillerin ...Tic. AŞ olduğu, ... T.A.Ş. Çengelköy Şubesi tarafından senet borçlularına Üsküdar .... Noterliğinin 04/04/2012 tarih ve ... yevmiye numarası ile ödememe protestosu çekildiği anlaşılmaktadır. Ticaret sicil kayıtlarına göre, ... Tic. A.Ş.'nin 16/02/2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile, şirketin, sermaye artırımına giderek 2.800.000 TL olan sermayesini 4.550.000 TL'ye çıkardığı, şirketin sermaye artırımına iştirak eden pay sahiplerinden olan davacının pay miktarını, 52.500,00 TL daha taahhüt ederek 84.000,00 TL'den 136.500,00 TL'ye çıkardığı, 27/03/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısı ile, şirketin sermaye artırımına giderek 4.550,000 TL olan sermayesini 6.000.000 TL'ye çıkardığı, sermaye artırımına iştirak eden pay sahipleri arasında davacının bulunmadığı, müflis ... Tic. AŞ'nin ise pay miktarının 136.500,00 TL olarak göründüğü, sermaye artırımına iştirak etmediği anlaşılmıştır. Ticaret Sicili Gazetesinin 22/02/2011 tarih ve 7757 sayılı nüshasına göre, ... Tic. A.Ş.'nin sermayesinin 7.200.000,00 TL olduğu ve 72.000 hisseden 60 hisseye tekabül eden 6.000,00 TL'sinin davacı ...'a ait olduğu, daha sonra yapılan düzeltmeler sonunda (madde 6) şirket sermayesinin 7.600.000,00 TL olarak belirlendiği ve 76.000 hisseye ayrıldığı,  bunun 500 hisseye tekabül eden 50.000,00 TL'sinin ...'a ait olduğu, 16/02/2011 tarihinde yapılan 2011 yılı olağanüstü genel kurul toplantısına ilişkin hazirun listesinde davacının pay adedinin 2.280 ve tutarının 84.000,00 TL olduğu, şirket ortağı olan müflis ...Tic. AŞ'nin de pay adedinin 17.480 ve tutarının 644.000,00 TL olduğu, 20/05/2011 tarihinde yapılan 2011 yılı olağanüstü genel kurul toplantısına ilişkin hazirun listesinde ise ...'ın bir payının bulunmadığı, davacı ... ile birlikte paylarını devreden başka ortakların bulunduğu, bu payların mevcut ortaklar .... ve müflis şirket ile yeni ortak ... tarafından devralındığı, devir sonrasında şirket ortağı olan müflis .... AŞ'nin, pay adedinin 54.720 adete ve tutarının da 5.472.000,00 TL'ye yükseldiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı, hisse devrinden kaynaklı olarak müflis şirket tarafından keşide edildiği belirtilen bonoya dayanarak alacağın iflas masasına kaydını talep etmiştir. Kambiyo senetleri kural olarak illetten mücerret sayılsalar da, kayıt kabul davalarında, bunlar tek başına alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Dosya kapsamında yer alan dava dışı ... A.Ş. ve ... Tic. A.Ş.'ye ait ticaret sicil kayıtlarına göre, davacının, Anonim Şirket Hisse Devri Sözleşmeleri ile bahsi geçen şirketlerdeki hissesini müflis şirkete devrettiği anlaşılmaktadır. Hisse devrine karşılık devir bedelinin dava konusu 05/04/2011 düzenleme tarihli senetle ödendiğine atıf yapılan söz konusu sözleşmelere yönelik bir itiraz bulunmadığından dava konusu bononun, müflis şirket tarafından hisse devrine karşılık davacıya verildiği, buna göre davacının gerçek bir ticari ilişki nedeniyle alacaklı olduğu anlaşılmakla Mahkemece davanın kabulüne yönelik tesis edilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/400 Esas, 2019/1081 Karar ve 12/11/2019 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,  Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.09.05.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d26e2ade26463d34","SID":"7eaa57cb85664cd3"}}