{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR <br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2019/154 Esas<br>KARAR NO\t: 2021/29<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/12/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 14/01/2021<br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili Izmir ...Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 16/10/2015 tarihli dilekçesinde; tarafların kardeş olduğunu,davalının diğer kardeş ...'e olan tehditleri ile ilgili davada davacının tanıklığı sonrasında kardeşlerin arasının bozulduğunu, 2013 yılından bu yana konuşmadıklarını , davalının , Fransa ' da çalıştıkları dönemde inşaat işi yapan kardeşleri ...'in kazandığı paralarda hak iddia ettiğini, ceza davasında kardeşini kendisine para vermesi için tehdit ettiğini, davacıyı da o davada kendisine karşı olduğu düşüncesiyle düşman bellediğini, davalının muhtemelen kardeşinden intikam almak için düzenlediği yada bir şekilde hile ile elde ettiği belgeyi doldurarak düzenlediği 24/01/2014 keşide tarihli, 24/02/2014 ödeme tarihli 5.500.000,00 TL bedelli bononun  ihtiyati haciz kararı alınarak icraya intikal ettirildiğini, davacının icra takibine konu senedi düzenleyip davalıya vermediğini , böyle bir senet imzalamadığını, imzaya itiraz ettiklerini , senettteki imzanın ya çok iyi şekilde taklit edildiğini yada davacının elinden hile ile alınan bir belgenin üzeri doldurularak senet oluşturulduğunu, senette senet bedelinin nakden alındığının belirtildiğini, öncelikle davacının davalıdan böyle bir para almaya ihtiyacı olmadığını, senette belirlenen 5.500,000,00 TL nin  çok büyük bir para olduğunu, davalının bu parayı bir bankadan yada başka bir finans kurumu üzerinden geçirmeden yanında taşıması ve davacıya nakit olarak ödemesinin akla yakın gelmediğini, para hareketinin bir bankadan çekildiğinin havale edildiğinin kanıtlanması gerektiğini belirtmiş,  İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile yapılan takibe konu olan 5.500.000,00 senet bedeli, 999.982,88 TL faiz,16.500,00 TL komisyon borcu olmadığının tesbitine, takibin dava sonuna kadar durdurulmasına, haczedilen mevduatlarda bulunan paraların alacaklıya ödenmemesi için tedbir kararı verilmesine, haksız takip nedeniyle %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı takdirine, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesince davanın ticari dava olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karar  kesinleştirilerek dosya mahkememize tevzi edilmiştir. <br>Davalı vekili Mahkememize verdiği 15/06/2016 tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafın , müvekkiline olan borcuna istinaden 24/01/2014 tarihli tanzim tarihli , 24/02/2014 ödeme tarihli , 5.500.000,00 TL bedelli bonoyu tanzim ettiğini, imzaladığını ve müvekkiline teslim ettiğini ,bono bedelinin borçlu davacı tarafça ödenmemesi nedeniyle söz konusu bononun İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararı ile İzmir...İcra Müdürlüğünün...E sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, davacının takipten haberdar olduktan sonra İzmir ...İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasında imzaya itiraz davası açtığını, davada takibe konu bonodaki imzaya kesin olarak itiraz ettiğini, akabinde sundukları dilekçelerinde ise terditli olarak '' imza bize ait çıkarsa boş kağıda imzalatılarak kullanılmış olabileceği '' iddiasında bulunduklarını , icra hukuk mahkeme dosyasında Adli Tıp Kurumunun 24/03/2016 tarihli raporunun alındığını, raporda itiraz konusu imzanın borçlunun eli ürünü olduğu hususunun tespit edildiğini, İzmir...İcra Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı 25/05/2016 tarihi kararı ile davanın reddine karar verildiğini ve borçlunun 1.100.000,00 TL icra inkar tazminatı ile 550.000,00 TL para cezasına mahkum edildiğini, davacı tarafın müvekkili aleyhine resmi belgede sahtecilik iddiası ile yaptığı şikayetinde İzmir CBS' nin... soruşturma , ... karar sayılı dosyasında \" toplanan deliller evrak kapsamına alınan beyanlara Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi ' nin 24/03/2016 tarih , ... - ... sayılı raporu içeriğine göre bahse konu senetteki borçlu imzasının müştekinin eli ürünü olduğunun anlaşılması karşısında şüphelinin üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlemediği anlaşıldığından '' gerekçesi ile müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, karara davacı tarafça itiraz edildiğini, itirazın İzmir ...Sulh Ceza Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasından verilen 05/05/2016 tarihli kesin kararla reddedildiğini, davacı tarafın hile ve sahtecilik yönündeki iddialarının da gerçeğe aykırı olduğunun ispatlandığını, bonoda kural olarak ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, davada ispat yükünün senedin karşılıksız olduğunu iddia eden davacı borçluya düştüğünü , davacı tarafın tanık dinletilmesi talebine muvafakatlarının bulunmadığını, senede karşı senetle ispat zorunluluğu gereği davacının davasını ancak yazılı belge  ile ispatlayabileceğini , taraflar kardeş olmalarına rağmen aralarındaki borç ilişkisini senede bağlamış olduğundan artık senedin tanıkla ispatının mümkün olmadığını , müvekkilinin 1979 yılından bu yana Fransa ' da inşaat işi ile uğraştığını, ekonomik durumunun iyi olduğunu, kardeşi olan borçluya nakden borç verdiğini, borca karşılık olarak davacının davaya konu senedi tanzim ettiğini, müvekkilinin gözü önünde imzalandığını ve müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin bono ile ilgili ihtiyati haciz kararı aldığını bu karar için 550.000,00 TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğini, bir kişinin borçlu tarafça iddia edildiği şekilde sahte senet tanzim etmiş olması ve sonrasında da bu senede dair ihtiyati haciz kararı alabilmesi için 550.000,00 TL teminat yatırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının tedbir talebinin kötü niyetli olduğunu belirtmiş, davanın reddine , %20 tazminatının  hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizce davanın ticari dava olmadığı, davaya bakma görevinin genel mahkeme olan İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesinden sonra iki mahkeme arasında ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının halli için dosya Yargıtay 20.Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmiştir.<br>Yargıtay ...Hukuk Dairesinin... Karar sayılı ilamı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağının kıymetli evrak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği belirtilerek İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiş, dosya mahkememize gönderilerek yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur. <br>Mahkememizce davanın reddine dair verilen karar İzmir Bölge Adliye Mahkemesi  ... Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın ...Karar sayılı kararıyla \"Dava, takibe konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığı ve senedin sahte oluşturulduğu iddiasına dayalı olarak İİK'nın 72.maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur. <br>Yerel mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>Yerel mahkeme her ne kadar davanın reddine karar vermiş ise de, imza incelemesi konusunda,İzmir ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nin 24/03/2016 tarihli ve...sayılı raporuna dayanmıştır. Ancak, icra hukuk mahkemeleri kararları, takip hukukuna ilişkindir. Anılan mahkemenin istihkak ve ihalenin feshi davaları dışında verilen kararları, sadece takip hukuku bakımından sonuç doğururlar. Maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Dolayısıyla, dar yetkili icra hukuk mahkemesinde uyuşmazlığa konu senet altındaki imzaya itiraz sonucu yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen, imzanın itiraz edene ait olduğu veya olmadığı yönünde kanaat içeren rapor incelemeye konu dosyada delil kabul edilerek tesis edilen karar, temyizen onanmış olsa bile, kesin hüküm teşkil etmeyecektir. Sadece uyuşmazlığa konu icra takibinde veya daha sonra yapılması düşünülen icra takibinde kesin hüküm oluşturabilecektir. O halde, somut olayda taraflar arasında görülen icra hukuk mahkemesi kararı ile bu dosyada alınan imzaya dair raporun işbu davada delil olma vasfı bulunmamaktadır.<br>Yine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nin 24/03/2016 tarihli raporuna da dayanılmış ise de, yerel mahkemece aldırılan bir rapor olmadığından hükme esas alınamayacaktır. <br>Davacı tarafın imzayı kabul ettiğine gerekçeli kararda dayanılmış olduğu gözetildiğinde, bu beyana dayalı belgenin dosyaya getirilmesi veya beyanın davacı tarafa açıklattırılması, hükme esas alınan beyan (C.Savcılığındaki ifade) dayanağının dosya arasına sağlanması ve bizzat Mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir. <br> Bu durum karşısında, davacı tarafın aynı zamanda bedelsizlikle birlikte senetteki imzanın kendisine ait olmadığını da ileri sürdüğü dikkate alınıp, öncelikle imzanın davacının eli ürünü bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Mahkemece, uyuşmazlığa konu senedin tanzim tarihi dikkate alınarak mümkünse bu tarihten önceki tarihli, değilse yakın tarihli davacının ıslak imzalarını içeren (nüfus müdürlüğü, noterlik, muhtarlık, seçim müdürlüğü vs. nezdinde atılmış) belgeler toplanıp, incelemeye esas imza örnekleri huzurda alınıp, HMK'nın 211.maddesi gereğince usulü dairesince imzanın kendisinin eli ürünü olup olmadığının denetime uygun raporla belirlenip, tüm iddialarıyla birlikte değerlendirilmek suretiyle yargılama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.<br>Ayrıca, imza incelemesinde, senetteki imzanın davacının eli ürünü çıkması halinde,   yazı yaşının tespiti hususunda ve başka bir imza kullanılarak yaradılmış bir belge olup olmadığı yapılacak bilirkişi incelemesinin konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması gerekir iken,  imza inkarıyla ve yazı yaşı ve de imzanın davacıya ait olsa dahi imzanın başka yerden alınarak yaradılmış oluşturulmuş bir senet olup olmadığıyla ilgili esaslı olan hiçbir delil toplanmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi yerinde görülmemiş, yeniden yargılama yapılması için çağın gelişmiş teknik imkanlarını taşıyan uygun bir birime gerekirse özel bir laboratuvardan inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkemesine iade edilmesi gerektiğinden aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>Dava ihtiyati tedbir talepli ve sahtecilik ve sahte belge oluşturulmuş iddiasıyla açılan bir tespit davasıdır. Her ne kadar mahkemece dava icra iflas kanunu 72.maddesinde düzenlenen menfi tespit davası olarak nitelendirilmiş ise de, HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra tespit davaları da bir dava olarak açıkca usül hukukumuzda yer aldığı ve HMK 209.maddesinde düzenlenmiş olan sahtecilik iddiasıyla ilgili tespit davasının düzenlenmiş olduğu görülmekte olup, somut olayda bu dava tipine göre değerlendirilme yapılması ve ihtiyati tedbirlerin de buna göre karara bağlanması gerekmektedir. HMK 209.maddesinde açıkca sahtecilik iddiasına dayanılarak açılan dava bulunması halinde bu belgenin hiçbir hukuki işleme konu edilemeyeceği açıklanmıştır. Bu durumda kanunun emredici düzenlemesinin uygulanmasının ve sonucunu doğurması hakimin kararına da bağlı değildir. (bu konuda bakınız Pekcanıtez Medeni Usul Hukuku 15. Baskı HMK 209.maddesiyle ilgili açıklamalar bölümü) Kararda ihtiyati tedbir kararının kaldırılması hükmü altına alınmış ise de, HMK 209.maddesi gereğince bu yönde hakimin takdirinin söz konusu olamaması nedeniyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması yönündeki hükmünde kaldırılmasına, dava dilekçesindeki ihtiyati tedbir talebi ve davacı vekilince verilen 18/03/2019 tarihli dilekçede davalıya ait gayrimenkullerle ilgili olarak 26/03/2019 tarihinde açık arttırma suretiyle satış yapılmasına karar verilmiş olduğundan HMK 209.maddenin amir hükmü gereğince geçiken tedbir durumunda olası telafisi güç sorunların doğabilme ihtimali ve icra daireleri ve mahkemelerin HMK 209.maddesiyle ilgili kararlardaki değişik uygulamaları nazara alınarak ve de dosyanın temyize de tabi olması durumu dikkate alınmak suretiyle davaya konu senedin icra dairesindeki uygulamanın HMK 209.maddesindeki amir hükmüyle teminatsız olarak durdurulmasına dair aşağıdaki kararın kurulması adalet ilkelerine hakkaniyete ve usül yasaya uygun bulunmuştur. \" gerekçesiyle  \" Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,  İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08/11/2018 tarih ve ...  sayılı kararının HMK.353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dosyanın, Daire kararı açıklamalarına uygun şekilde, yeniden bir karar verilmek üzere, ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Davacı tarafın ihtiyati tedbir taleplerinin 6100 sayılı HMK. 209.maddesi gereğince  KABULÜ ile, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibin ve bu senetle ilgili olası hukuki işlemleri yasanın amir düzenlemesi karşısında TEMİNATSIZ OLARAK DURDURULMASINA, \" karar verilmiş , dosya yeniden esasa alınarak yargılamaya devam olunmuştur.<br>İzmir ...İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklının ..., borçlunun ... , borç miktarının   5.500.000,00 TL asıl alacak . 999.982,88 TL işlemiş faiz, 16.500,00 TL komisyon olmak üzere toplam  6.516.482,88  TL      , takip dayanağının 24/01/2014 düzenleme , 24/02/2014 vade tarihli, 5.500.000,00 TL bedelli bono, takibin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 19/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği , takibin derdest olduğu belirlenmiştir. <br>İzmir...cra Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasının incelemesinde ; davacının ..., davalının ... , davanın imzaya itiraz davası olduğu, 25/05/2016 tarihinde davanın reddine karar verildiği, kararın 14/07/2018 tarihinde  kesinleştiği , dosya içerisinde mevcut Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 24/03/2016 tarihli ve ... sayılı raporunda '' inceleme konusu senette ... adına atılı  borçlu  imzası ile ...'in mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi , alışkanlıklar , istif , eğim , doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğu, inceleme konusu senedin üst kısmının bilgisayar ve ekipmanı ile düzenlenmiş olduğu ve ... ' e atfen atılı imzasının ise mavi mürekkepli kalem ile atılmış olduğu, mürekkeplerde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanıla gelen bilimsel bir yöntem bulunmadığından inceleme konusu belgede yer alan imza ve yazıların yaşı hususunda zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği '' hususunun belirtildiği belirlenmiştir. <br>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı evrakının incelemesinde; müştekinin ..., şüphelinin ..., suçun resmi belgede sahtecilik, suç tarihinin 15/12/2015 olduğu, 31/03/2016 tarihinde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 24/03/2016 tarihli raporu içeriğine göre bahse konu senetteki borçlu imzasının müştekinin eli ürünü olduğunun anlaşılması karşısında şüphelinin üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlemediği anlaşıldığından , şüpheli hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz edildiği, itiraz üzerine İzmir ...Sulh Ceza Hakimliğinin 05/05/2016 tarih, ... D.İş sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK nın 173/3 md uyarınca itirazın reddine kesin olarak karar verildiği ,    karara karşı müşteki vekili tarafından kanun yarına bozma yoluna başvurulduğu , Yargıtay ...Ceza Dairesi Başkanlığının ... Esas... Karar sayılı ilamı ile  İzmir...Sulh Ceza Hakimliğinin 05/05/2016 tarih, ... D.İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK nın 309. Maddesi uyarınca bozulmasına müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına karar verildiği , dosyanın  İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının... esasına kaydedildiği,  27/09/2017 tarihinde şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği , karara müşteki tarafından itiraz edildiği, itiraz üzerine İzmir...Sulh Ceza Hakimliğinin 19/11/2017 tarih , ... D.İş sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK nın 173/3 md uyarınca itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, karara karşı müşteki vekili tarafından kanun yarına bozma yoluna başvurulduğu , Yargıtay ...Ceza Dairesi Başkanlığının ... Karar sayılı ilamı ile şüpheli ... in 16/04/2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK nın 64 md uyarınca bu aşamadan sonra soruşturma yapma ve dava açma olanağı kalmaması nedeniyle İzmir CBS ce verilen 27/09/2017 tarih ve... soruşturma... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci İzmir...Sulh Ceza Hakimliğinin 19/11/2017 tarih ve ... D.İş sayılı kararının  sonucu itibariyle doğru olduğundan , kanun yararına bozma isteminin CMK nın 309 md uyarınca reddine karar verildiği , söz konusu evrak içerisinde müşteki ...'in 07/07/2017 tarihli Cumhuriyet Savcısına verdiği ifadesinde '' bu kağıttaki imza bana aittir ancak ben herhangi bir şekilde senet olarak vermedim '' şeklinde beyanda bulunduğu belirlenmiştir.<br>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı evrakının incelemesinde ; Müştekinin ..., şüphelinin ..., suçun resmi belgede sahtecilik ve açığa imzanın kötüye kullanılması iddiası olduğu, 07/03/2017 tarihinde CMK 173/6 maddesindeki ''itirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172.maddenin 2.fıkrası uygulanır ''hükmü ile CMK 172/2 maddesindeki '' kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hakimliğince bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz '' hükümleri dikkate alınarak kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz edildiği, itiraz üzerine İzmir...Sulh Ceza Hakimliğinin 23/05/2017 tarih ,...D.İş sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK nın 173/3 md uyarınca itirazın reddine karar verildiği , dosya içerisinde müşteki...  tarafından verilen 12/01/2017 tarihli  şikayet dilekçesinde '' ben olaya konu üzeri boş ve altında benim imza bulunan kağıdı Paris ' te ağabeyim ...'e eşimi ve çocuklarımı Fransa ' ya gelebilmeleri için istek yapmak amacıyla vermiştim '' beyanının bulunduğu belirlenmiştir. <br>İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesinin... Karar sayılı dosyasının incelemesinde; Davacının ..., davalının ..., davanın tespit davası olduğu, 20/06/2017 tarihinde HMK nın 114/1-ı ve 115 md. gereğince davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği, söz konusu dosyadaki dava dilekçesinde  \" davalının davacının imzası bulunan üzeri boş A4 kağıdını hile ile ele geçirdiği  \" beyanının bulunduğu belirlenmiştir. <br>İzmir ...Sulh Ceza Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasının incelemesinde ; Katılanın ..., sanığın ..., suçun tehdit - hakaret, suç tarihinin 07/04/2012 olduğu, sanığın katılana söverek onur , şeref ve saygınlığına saldırdığı anlaşılmakla eylemine uyan 5237 sayılı TCK nın 125/1-2 , 61/9, 43/1, 62/1 , 52/2,52/4 maddeleri gereği cezalandırılmasına, CMK 231/5 md gereğince ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın katılana hayatına ve vucüt dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ettiği anlaşılmakla eylemine uyan 5237 saısılı TCK nın 106/1 ilk , 43/1, 62/1,53/3 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, CMK 231/5 md gereğince ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 11/09/2013 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.<br>İzmir...Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının... sayılı dosyası incelemesinde;  müştekinin ... , sanığın ... , suçun adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs, suç tarihinin 14/02/2017 olduğu, dosyanın halen derdest olup, duruşma gününün 15/11/2018 tarihine bırakıldığı  belirlenmiştir. <br>İstinaf ilamı öncesinde dava konusu edilen senedin davacının imzasının bulunduğu bir belgeden taşınarak ve bu şekli ile üzeri doldurularak oluşturulup oluşturulmadığı ile senetteki imza ve yazıların yaşlarının tespitine yönelik Ankara Emniyet Müdürlüğü Kriminal Şube Müdürlüğünden seçilecek üç kişilik bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılması için Ankara Nöbetçi ATM ye talimat yazılmış, alınan 29/05/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunda , tetkike konu çizgisiz beyaz dosya kağıdına bilgisayar yazıcısı ile borçlusu ..., alacaklısı ... olarak düzenlenmiş, 24/01/2014 keşide tarihli, 24/02/2014 ödeme tarihli, 5.500.000,00 TL lik senet aslı üzerinde yazı yaşı hususunda her hangi bir tespite gidilebilmesinin mümkün olmadığı , söz konusu belgenin yüksek meblağına karşın matbu bir senet olmaması , imza ile yazılar arasındaki konumlandırılış ve uyumsuzluk göz önüne alındığında tetkike konu senedin , ... ' in imzasının bulunduğu boş bir belge üzerine mevcut yazıların mürekkep püskürtmeli yazıcı yardımıyla doldurulması suretiyle oluşturulmuş bir belge olmasının ihtimal dahilinde değerlendirildiği ancak kati bulguların tespit edilememesi nedeniyle daha ileri derecede kesin bir kanaatte bulunulabilmesinin mümkün olmadığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. <br>İstinaf ilamı öncesinde davalı asil mahkememizin 09/11/2017 tarihli celsesinde sulh ceza mahkemesindeki yargılamadan sonra davacı ile görüşmeye devam ettiklerini , aralarında bir küslüğün olduğunu, bu küslüğün kendisinin davacıdan parasını istemesi sebebiyle olduğunu, ancak bunlara rağmen dava konusu edilen senedin  davacı tarafından getirilip teslim edildiğini, davacı tarafa borç olarak peyderpey verdiği paranın en yüksek bölümünü hangi tarihte ve ne için verdiğini hatırlamadığını, borç olan paranın tamamını elden verdiğini beyan etmiş, bu beyanını imzası ile tasdik etmiştir.<br>İstinaf ilamı öncesinde duruşmaların devamı esnasında davalı ...'in 16/04/2018 tarihinde vefat ettiği belirlenmiş, veraset belgesi dosya içerisine alınarak yargılamaya ... mirasçıları ile  devam olunmuştur. <br>İstinaf ilamı sonrasında 18/07/2019 tarihli celsede davacı asil dava konusu edilen belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu, söz konusu belgenin 2005 yılında kendisinin imzaladığı bir belge olduğunu , söz konusu belgeyi çocuk parası almak için imzalayıp bıraktığını beyan etmiş bu beyanını imzası ile tasdik etmiştir.<br>İstinaf ilamı doğrultusunda dava konusu edilen senetteki yazı ve imza yaşının tespiti ile senedin başka bir imza kullanılarak yaratılmış bir belge olup olmadığı konusunda İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinden rapor istenilmiş alınan   03/02/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda , inceleme konusu senedin üst kısmının bilgisayar ve ekipmanı ile düzenlenmiş olduğu ve ...'e atfen atılı imzanın ise mavi mürekkepli kalem ile atılmış olduğu, mürekkeplerde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, inceleme konusu belgede yer alan imza ve yazıların yaşı hususunda zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği, inceleme konusu senette borçlu bölümünde atılı olan imza ile senetteki mevcut yazılarda herhangi bir çakışma mevcut olmadığından altta, üstte ya da öncelik hususunda bir tespite gidilemediği, tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu senedin imzadan faydanılarak oluşturulduğunu gösterir nitelikte bulgu saptanamadığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.<br>Alınan ATK raporunda imza ve yazıların yaşı ile ilgili mürekkeplerde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, inceleme konusu belgede yer alan imza ve yazıların yaşı hususunda zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği belirtildiğinden İstinaf ilamı doğrultusunda dava konusu edilen senetteki yazı ve imza yaşının tespiti ile senedin başka bir imza kullanılarak yaratılmış bir belge olup olmadığı konusunda Mahkememizce resen seçilen ... ...  tarafından İstinaf ilamı doğrultusunda yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak grofolojik ve grofometrik yöntemler ile gerekli laboratuvar incelemelerinin yapılarak rapor ibrazı için İstanbul ATM 'ye talimat yazılmış, alınan 12/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda ; inceleme konusu ... aslı üzerinde ... isimli şahsa izafeten atılı imzanın ... eli mahsulü olduğu,  ... ' in dava dosyası içerisindeki mevcut ( 1993-2020 tarihleri arasında resmi işlem görmüş belgeler üzerinde atılı olduğu ) mukayese imzaları üzerinde yapılan inceleme ve karşılaştırmada söz konusu mukayese imzalar arasında farklılıklar ve tutarsızlıklar bulunmadığı ,birbirleri arasında istikrarlı oldukları ve zaman içerisinde değişiklik göstermedikleri , tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yazı yaşı ile ilgili çalışmalar devam etmekte olsa da bu çalışmaların genel kabul gördüğü kesin bir sonuca varılamadığından bu hususta bir kanaat belirtilemeyeceği , İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesince düzenlenen 18/07/2019 tarihli duruşma tutanağında ... ' in alınan beyanında , inceleme konusu ... Senet aslı üzerinde atılı bulunan imzanın kendisine ait olduğunu ve bu imzayı 2005 yılında çocuk parası almak için attığını beyan etmekle söz konusu bu imza ve mukayese imzalar arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada , mukayese imzalar arasında herhangi bir değişikliğe rastlanılmadığından inceleme konusu...Senet aslı üzerinde atılı bulunan imzanın hangi tarihte ( 2005 tarihinde mi ya da 2014 tarihinde mi ) atıldığı hususunda herhangi bir fikir beyan edilemeyeceği , inceleme konusu ... Senet aslı üzerinde atılı bulunan imzanın mı önce atıldığı ya da belge üzerindeki ibarelerin mi yazıcı ile önce oluşturulup oluşturulmadığı hususunda müspet-menfi bir kanaatin belirtilemeyeceği , inceleme konusu ... Senet aslı üzerinde atılı bulunan imzanın , mavi mürekkepli ve bilye uçlu bir kalem ile oluşturulan ıslak bir imza olduğu ve başka bir yerden taşındığına dair herhangi bir emarenin bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.  <br>Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takip konusu edilen 24/01/2014 keşide, 24/02/2014 ödeme tarihli, 5.500.000,00 TL bono dolayısıyla davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak Mahkememize menfi tespit davası açıldığı, davacı tarafça İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 16/10/2015 tarihli dilekçede davacının takibe konu edilen senedi düzenleyip davalıya vermediği, böyle bir senet imzalamadığı belirtilerek imzaya itiraz edildiği ancak davacı asilin İstinaf ilamı sonrasında 18/07/2019 tarihli celsede dava konusu edilen belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu, söz konusu belgenin 2005 yılında kendisinin imzaladığı bir belge olduğunu , söz konusu belgeyi çocuk parası almak için imzalayıp bıraktığını belirttiği ve dava konusu belgedeki imzayı kabul ettiği  bu husus göz önüne alındığında dava dilekçesindeki imza sahteciliği iddiasının ispat edilemediği , davacı tarafça dava ve takip konusu edilen senedin  davacının elinden hile ile alınan bir belgenin üzeri doldurularak senet haline getirildiği  iddiasının öne sürüldüğü ve imza ve yazı yaşı tayini ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılmasının talep edildiği imza ve yazı yaşı ile ilgili alınan Ankara Emniyet Müdürlüğü Kriminal Şube Müdürlüğü'nün  29/05/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan   03/02/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda ve İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla bilirkişi ... ' dan  alınan  12/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yazı yaşı ile ilgili çalışmaların devam etmekte olduğu , bu çalışmaların genel kabul gördüğü kesin bir sonuca varılamadığı ,  mürekkeplerde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, inceleme konusu belgede yer alan imza ve yazıların yaşı hususunda zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği, yine alınan üç raporda da belirtildiği üzere dava konusu edilen  \"... Senet ' in davacı ... ' in imzasının bulunduğu boş bir belge üzerine mevcut yazıların mürekkep püskürtmeli yazıcı yardımıyla doldurulması suretiyle oluşturulmuş bir belge olduğu ve imzanın  başka bir yerden taşındığına dair herhangi bir emarenin bulunmadığı, davacının geçerli imzasını taşıyan belgenin daha  sonradan doldurulmasının mümkün olduğu, senedin aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu  iddiasının senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delille kanıtlanması gerektiği, davacı tarafça senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı, davacı tarafça dava açıldıktan sonra davacı talebi üzerine Mahkememizce 23/06/2016 tarihinde takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verildiği, gerekli teminat yatırılarak tedbir kararının uygulandığı, İstinaf ilamında da davacı tarafın ihtiyati tedbir taleplerinin 6100 sayılı HMK. 209.maddesi gereğince  kabulü ile, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibin ve bu senetle ilgili olası hukuki işlemleri yasanın amir düzenlemesi karşısında teminatsız olarak durdurulmasına karar verildiği ,  tedbir kararının uygulanmış olması sebebiyle  İİK 72/4 md de düzenlenen tazminatın yasal koşullarının oluştuğu incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>İcra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA,<br>2-İİK 72/4 md gereğince takip çıkış miktarı üzerinden hesaplanan 1.303.296,58 TL tazminatın davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine<br>3-Peşin alınan harç fazla olduğundan 111.230,84 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine<br>4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 153.790,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Davacı tarafından yapılan masrafın üzerinde bırakılmasına, <br>Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle  verilen karar davacı asil ... ve vekili Av. ...  ile  davalılar ...,... vekili Av. ... ... ... vekili Av. ...ıkça okunup usulen anlatıldı.  14/01/2021<br><br><br>Başkan ...<br> E imza<br>Üye ...<br> E imza<br>Üye ...<br> E imza<br>Katip ...<br>E imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"510cbe99db509232","SID":"9dbf0c1d9546dfef"}}