{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/21 Esas<br>KARAR NO: 2024/568<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/10/2020<br>NUMARASI: 2018/937 Esas, 2020/683 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 09.05.2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... AŞ'ye ait ... ilçesi, ... Mah., ... Bulvarı, ... ada 2 nolu parselde bulunan taşınmazın 07/07/2014-2017 tarihli .... Etap İnşaat/Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalı tarafından yapılan ihbar neticesinde 25/01/2018 tarihinde davalı şirketin güvenlik hizmeti sağladığını,  ... etap projesi şantiyesinin -2 otopark katının tavanındaki tavalardan geçen imalatı yapılmış 1260 metre jet besleme kablosunun kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kesilerek çalındığının tespit edildiğini, eksper raporu ile belirlenen 2.439,85 USD'nin 12/06/2018 tarihinde müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, davalının, hasara neden olan mahalde güvenlik hizmetini sağlaması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunu, hırsızlık hadisesine, davalının kusurlu davranışlarının sebebiyet verdiğini, hasar tazminatının rücuen tahsili için Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı tarafından sunulan bir cevap dilekçesine rastlanmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi heyet raporunda davalının %25 oranında kusurunun bulunduğunun ve buna göre ödenmesi gerekli sigorta bedelinin 609,96 USD olduğunun anlaşıldığı, dava dışı şirketin birden çok sigorta şirketine sigorta yaptırmasın da engel olmadığını, ancak aynı zarar nedeni ile tek bir tazminat belirlenmesi gerektiğinden tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde hüküm kurulduğunu belirterek davacının  davasının kısmen kabulü ile, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 609,96 USD asıl alacak üzerinden iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına (Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1008 esas, 2019/1028 Karar sayılı dosyasındaki miktar nedeni ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile), fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat  talebinin reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun yanlış, soyut ve hukuka aykırı değerlendirmeler içerdiğini, dava dışı sigortalı ile davalı arasında akdedilen şantiye özel güvenlik sözleşmesinin özellikle dikkate alınması gerektiğini, davalının kusurlu hareketleriyle güvenlik zafiyetinin doğduğunu, belirlenen kusur oranının mantığa aykırı olduğunu belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, poliçe kapsamında ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalı hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 2.439,85 USD asıl alacak ve  52,14 USD faiz olmak üzere toplam 2.491,99 USD'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece uyuşmazlık ile ilgili rapor alınarak akabinde yapılan yargılama neticesinde istinaf başvurusuna konu işbu kararın verildiği anlaşılmakta ise de istinaf başvurusunun esas bakımından incelenmesine geçmeden önce usule dair açıklama ve değerlendirmelerin yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. \"... 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27 nci maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasa'nın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Bilgilenme/ bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar...\" (Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2022/7440 Esas 2024/671 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, dosyanın gerek fiziken gerekse de UYAP üzerinden incelenmesi neticesinde davalıya, dava dilekçesi ile birlikte duruşma gün ve saatinin tebliğ edildiğine yönelik bir belgeye rastlanmamıştır. Bu amaçla hazırlandığı anlaşılan tebligatın da, davalıya tebliğ edilmeyip iade edildiği PTT ile yapılan yazışmadan anlaşılmıştır. Taraf teşkilinin usulünce sağlanmadığı böyle bir durumda davaya bakılıp yargılama yapılamaz. Zira yargılamanın, hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile mümkündür. O halde dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatinin davalıya tebliğ edilmemesi sebebiyle usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan hukuki dinlenilme hakkına aykırı şekilde yargılama yapılarak karar tesis edilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/937 Esas, 2020/683 Karar ve 07/10/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09.05.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c25371a375647db8","SID":"476472f4bcf85844"}}