{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/441 <br>KARAR NO: 2024/822<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/10/2020<br>NUMARASI: 2019/485 Esas -  2020/496 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yavuz Sultan Selim köprüsü ve kuzey Çevre Otoyolu'nun işletmesinin müvekkili tarafından yürütüldüğünü, davalı ... San.ve Tic Ltd Şti'ye ait 9 adet aracın  02/10/2016 - 28/08/2018 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin  ihlalli geçiş yaptığını, geçiş ücretlerini ödemeden gçiş yapan araç sahiplerine 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri hakkında Kanunun 30.maddesinin 7.fıkrası gereğince ihlalli geçiş tarihinden itibaren onbeş günlük süre  içerisinde  geçiş  bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkanı verilmekte ise de işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediğinin tespit edildiğini, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkilince davalı şirket aleyhine İstanbul ...  İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahukkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla 27/09/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığını ve davalı şirkete ödeme emrinin 03/10/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, haksız  itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve ayrıca davalının alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. Davalı usulüne uygun tebligata rağmen yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya ilişkin olarak yazılı veya sözlü olarak herhangi bir savunmada bulunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \" Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı-alacaklı tarafça, davalı tarafın mülkiyetindeki araçların, müteadit tarihlerde, davacının işlettiği yol/köprüleri, ücretini ödemeksizin kullandıkları gerekçesiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında, 27.09.2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, 02.10.2018 havale ve tarihli dilekçe ile borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verilip Yasal 1 yıllık süresi içerisinde 29.08.2019 tarihinde Mahkememizdeki iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında taraflarca usulüne uygun olarak bildirilen deliller, bilgi ve belgeler toplanılmış, dava dosyamız bilirkişiye tevdii edilmiş olup uyuşmazlıkla ilgili olarak düzenlenen 10.03.2020 tarihli denetime ve dosya kapsamına uygun bilirkişi raporunda, davalı tarafın mülkiyetindeki araçların, müteadit tarihlerde, davacının işlettiği yol/köprüleri ücretini ödemeksizin kullandıkları tespit olunmuş, davacı tarafça hesaplanan ve icra takibine konu edilen tutarlarda mevzuat hükümlerine uygun olduğu belirtilmiş, araç maliki olan davacının, araç/ araçlarının 3. kişilere karşı verdiği zarardan dolayı kusursuz sorumlu olduğu dikkate alınarak, bilirkişi raporunda belirlenen değerler ve faiz oranları ( tarafların tacir olması da  nazara alındığında ) üzerinden davanın kabulüyle birlikte, likit bir alacağa kötü niyetli itirazda bulunan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilerek neticede aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" şeklindeki gerekçeyle; -Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında, davalı-borçlunun yaptığı itirazların İPTALİNE, icra takibinin; 25.396,80-TL asıl alacak, 4.884,73-TL faiz, 879,28-TL KDV'si ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranında ticari faizi işletilerek icra takibinin devamına, -Alacak tutarının %20'si üzerinden hesaplanan 6.232,16-TL icra inkar tazminatının, davalı-borçludan alınarak davacı-alacaklıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; vekil edeni şirkete ait araçlarda bulunan HGS-OGS cihazları içerisinde yeterli bakiye olmasına rağmen sistemdeki hata nedeniyle tahsil edilemeyen ve taraflarına borç olarak yansıtılan ihlalli geçiş cezalarını ödemek için  davacı şirketle iletişime geçildiği ve ödenebilenlerde ödendiği halde sistemdeki hatanın devam etmesi nedeniyle oluşan durumdan yararlanılarak vekil edeni şirketin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, dolayısı ile müvekkilinin hiçbir ihmal ve kusuru olmaksızın düzenlenen ihlalli geçiş cezalarının hukuka aykırı ve fahiş bulunduğu,  ayrıca faiz hesabının dahi hatalı yapıldığı, zira asıl alacağa takip tarihine kadar % 9,75 faiz işletilmesi gerekirken, hesap hatası yapılarak asıl alacağın tamamına  %19,50 faiz uygulanmasının doğru olmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava; geçiş ihlalinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkin olup; davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin ve özellikle yargılama sırasında temin edilen bilirkişi raporunun değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi davalının usulüne uygun şekilde davadan ve bilirkişi raporundan haberdar edildiği gözetildiğinde, yargılama aşamasında ileri sürülmeyen bir hususun veya hususların HMK'nın 357.maddesi gereğince istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceğinin de belirgin olmasına ve  istinaf sebeplerinden bağımsız resen dikkate alınması gereken bir durumun da mevcut bulunmamasına, bununla birlikte taraflar arasındaki ilişkide belirlenen faizin uygulamasında da bir hata olmamasına göre; davalı vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili  tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE 2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 2.126,31-TL harçtan peşin yatırılan 532,00-TL harcın düşümü ile bakiye 1.594,31‬-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a8ec599fbd35fec","SID":"c529100a6325d652"}}