{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/995 - 2024/876<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/995 <br>KARAR NO\t: 2024/876<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        \t  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/208 E.  -  2022/51 K.<br><br>DAVACILAR\t\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hakkına Tecavüz, Haksız Rekabet, Durdurma, <br>\t\t  Önlenme, Men ve Ref<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/02/2022 tarih ve 2021/208 E. - 2022/51 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkillerinin ... çatısı altında faaliyet gösteren ve aralarında işletmesel organik bağ bulunan tüzel kişiler olduğunu, ... ... San. A.Ş.’nin Türkiye’nin her bölgesinde güvenlik hizmetleri alanında çalıştığını tescilli markaları arasında 35. Sınıfta satış hizmetlerinin özgülendiği 2017 52448 sayılı markasının bulunduğunu, ... İnşaat San. A.Ş.’nin özellikle uluslararası pazarda yürüttüğü başarılı projelerle yüksek marka değerine sahip bir işletme olmayı başardığını, yurdun pek çok yerindeki değerli ve önemli proje yapıları ile bilindiğini, ... markasının markasal ve işletmesel kullanımları sayesinde bilinen tanınan bir marka olduğunu, ... ... A.Ş.’nin de yine Türkiye’nin her bölgesinde ... temizlik başta olmak üzere entegre tesis yönetimi kavramının kapsadığı tüm hizmetler alanında çalıştığını, uzun yıllardır profesyonel temizlik hizmeti verdiğini, özellikle AVM, hastane, havalimanı gibi mekan temizliğinde öncü olduğunu, ayrıca bu firmanın holding bünyesindeki başka bir firmaya ait olan 2012 24585 sayılı “... ...” markasını 37. Sınıf temizlik hizmetlerinde muvafakat ile kullandığını, 2020 105650 sayılı “... ... ...” markası bulunduğunu, müvekkillerinin hepsinin kendilerini bir arada ... ... olarak tanımladığını, ... ...’a başvuran her tüketicinin aslında ... işletme ailesinden bir hizmet alacağını düşündüğünü, davalı tarafın ... markaları üzerinden yarattığı algının müvekkilinin markalarını çağrıştırdığını, dolayısı ile müvekkillerinin huzurdaki davada bir arada dava arkadaşı olarak yer aldıklarını, yine müvekkilinin sosyal medya hesabının da bulunduğunu, davalının “...” ibareli marka başvuruları yaptığını, bunlara itiraz ettiklerini, 2019/23366 kod sayılı “... ...” marka başvurusunun itirazları üzerine reddedildiğini, süreç devam ederken davalı tarafa marka hakkına aykırı durumun giderilmesi ve unvan terkini hususlarının ihtar edildiğini, davalı taraf marka kullanımlarında ... markasının yer aldığını, müvekkilinin markası taklit edilerek müvekkillerine bağlı işletmelerinden birisiymiş algısının yaratıldığını, işletmelerin faaliyet gösterdikleri ilin Ankara olmasının bunu muhtemel hale getirdiğini, müvekkillerinin marka kullanımda bir ters V harfine vurgu ile kullanımlar gerçekleştirdiğini, davalı tarafın kullanımlarının müvekkilinin haklarına aykırı olduğunu, davalının kötüniyetli bulunduğunu,  SMK 7/3-e maddesinin “işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması” kapsamında marka sahiplerinin söz konusu fiillerin yasaklanmasını isteyebileceği, ayrıca ticaret unvanının terkinini talep edebilecekleri, TTK’nin ticaret unvanı ve unvan korunmasına dair hükümlerine göre unvanın terkini davası açılabileceğini, davalı tarafın ticari sicil kayıtları ve verileri incelendiğinde müvekkilleri markaları ile aynı hizmet sektöründe faaliyet gösterdiğinin, faaliyet konularının ortak/ilişkili/benzer olduğunun anlaşılacağını, davalının ticaret unvanını markasal olarak kullandığını, müvekkillerine ait ... markasının bilinen ve tanınmış markalardan olduğunu, davalının işletme adında ... asli unsurunu kullanmasının bu işletmenin müvekkillerin bağlı olduğu işletmelerden birisi olarak algılanma, o işletme grubuna dahil başka bir tüzel kişilik sanılma ihtimalinin yüksek olduğunu, davalı kullanımlarından da görüleceği üzere davalının ... asli unsurlu bir kimlik yarattığını, bu anlamda davalının ... ... markasal kullanımlarına da başladığını, Ankara Ticaret Odasında ... tescil numarası ile ... ... Gıda E-ticaret Toptan Pazarlama A.Ş. unvanlı, ... escil numarası ile de ... Hijyen Kimya San. A.Ş. unvanlı yeni işletmeler daha kurduğunu, bu durumun basiretli davranması gereken davalının iyi niyetli hareket etmediğini gösterdiğini, bu durumun marka ihlali ve TTK’ye göre haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin marka ve kullanım haklarına tecavüzün, haksız rekabetin durdurulmasını, önlenmesini, men’ini, refini, ihtilaf yaratan marka kullanımlarının yer aldığı her türlü tabela, ambalaj, etiket, levha, broşür vs belgenin toplanmasını ve imhasını, davalıya ait www...com, https://...-...-....site/ alan adlarının ve içeriklerinin kapatılmasını, erişimin engellenmesini, bunun için Erişim Sağlayıcıları Birliği ve sair yer sağlayıcılara müzekkere yazılmasını,  alan adlarının davalı tarafından kapatılması hususunda da ayrıca karar tesisi edilmesini, davalı sosyal medya hesapları olan www.facebook.com/... hesabına erişimin engellenmesini, bunun için Facebook Türkiye temsilcilikleri, Erişim Sağlayıcıları Birliği ve sair yer sağlayıcılara müzekkere yazılmasını, ilgili sosyal medya hesaplarının davalı tarafından kapatılması hususunda da ayrıca karar tesisi edilmesini, davalıya ait Ankara Ticaret Sicili Memurluğuna ... sicil numarası ile kayıtlı ... ... Endüstriyel Temizlik Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş. şeklindeki ticaret unvanının davacı müvekkili şirketlere ait ticaret unvanlar ve markaları ile benzer olduğunun ve iltibas yarattığının tespiti ile davalı ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinine, mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra hükmüm tüm Türkiye’de yayınlanan tirajı en yüksek ilk üç gazeteden birinde ilanını  talep ve dava  etmiştir.  <br>Davalı vekili, müvekkilinin 21.08.2014 tarihinde Gaziantep’te kurulduğunu, ... ve endüstriyel temizlik malzemeleri alanında kendisine haklı bir ticari ün kazandırdığını, 26.03.2018 tarihinde merkezini Ankara’ya taşıdığını, aynı başarı grafiğini Ankara’da da yakaladığını ve ... temizlik malzemeleri alanında ihalelerdeki başarısını sürdürdüğünü, ticaret unvanı ve markanın birbirinden farklı hukuki müesseseler olduğunu, davacının hiçbir faaliyet göstermediği bir sektörde müvekkilinin firmasına ait ticaret unvanının davacının markasına benzerliği gerekçe gösterilerek terkinini talep etmenin hukuken mümkün olmadığını, davacıların, davalının faaliyet sektörünün “endüstriyel ve ...” çözümlere yönelik olduğunu dolayısı ile tüketicilerin ... olduğu bu alanda bir karıştırmanın var olmadığını bildiklerini, bu sektörde müşteri portföyünde bireysel alıcıların yerinin sıfır olduğunu, her ne kadar dava dilekçesinde “... ...” markasının koruma tarihinin 09.09.2020 olduğunu, marka sahibinin buradan geriye dönük hak elde etme çabasının hukuken muhafaza edilemeyeceğini, sadece bu davada ... ibaresini unvanında taşıyan üç ayrı şirket bulunduğunu, aynı grubun bünyesinde yedi ayrı şirketin ... ibaresini taşıdığını, bu şirketlerin bir lisans anlaşması kapsamında bu ismi kullanmadıkları göz önüne alındığında herhangi bir şirketin ... ibaresinin yegane hak sahibi olmadığını, eğer 2020 yılında yapılan bir marka başvurusuna binaen ondan çok daha önce tescil edilmiş bir unvanın ticaret sicilinden terki yolu açılacak olursa ticaret hayatında belirlilik ilkesinden bahsedilemeyeceğini, Ticaret Hukukunda ticaret unvanının haksız rekabet oluşturacak şekilde kullanımının belirtildiği 2014 yılında kurulan davalı şirketin unvanının bu duruma uymadığını, davacıların müvekkilinin markasına kaşı itirazlarını yaparak sonuç elde ettiklerini bu durumda iş bu davada hukuki yararlarının bulunmadığını  savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, ... ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın “...”, “ŞEKİL+ ...” ve “ŞEKİL+ ... ... A.Ş.” şeklindeki markasal kullanımları ile davacının \"...\" esas unsurlu tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal  olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davalının alan adı ve web sitesi içeriği ile e-tespitlerdeki “...”, “ŞEKİL+ ...” ve “ŞEKİL+ ... ... A.Ş.” şeklindeki markasal kullanımlarının, davacılardan ... İNŞAAT SAN. A. Ş. adına 2003 22029 sayı ile tescilli “WWW...COM.TR”, 2003 22030 sayı ile tescilli “WWW...COM.TR”, 2020 55582 sayı ile tescilli “... ... ŞEKİL”, 2017 45093 sayı ile tescilli “ ... ... ŞEKİL”, 2017 45088 sayı ile tescilli “ ... ŞEKİL”, 2012 111476 sayı ile tescilli “ ... ...”, 2008 27579 sayı ile tescilli “... ...”, 2008 27578 sayı ile tescilli “... ...”, davacılardan ... ... SAN. A.Ş. adına 2017 52448 sayı ile tescilli “... ... ŞEKİL” ve davacılardan ... ... A. Ş. adına 2019 116242 sayı ile tescilli “ ... ...” ve 2012 112064 sayı ile tescilli “... ...” markaları ile karıştırılma ihtimali yarattığı ve bu durumun marka ihlali olduğu, bu açıdan davalının marka tecavüzü eylemi oluştuğu, haksız rekabet açısından ise, davalının alan adı ve web sitesi içeriği ile e-tespitlerde ki “...”, “ŞEKİL+ ...” ve “ŞEKİL+ ... ... A.Ş.” şeklindeki markasal kullanımlarının, davacılardan ... İNŞAAT SAN. A. Ş. adına 2003 22029 sayı ile tescilli “WWW...COM.TR”, 2003 22030 sayı ile tescilli “WWW...COM.TR”, 2020 55582 sayı ile tescilli “... ... ŞEKİL”, 2017 45093 sayı ile tescilli “ ... ... ŞEKİL”, 2017 45088 sayı ile tescilli “ ... ŞEKİL”, 2012 111476 sayı ile tescilli “ ... ...”, 2008 27579 sayı ile tescilli “ ... ...”, 2008 27578 sayı ile tescilli “ ... ...”, davacılardan ... ... SAN. A .Ş. adına 2017 52448 sayı ile tescilli “ ... ... ŞEKİL” ve davacılardan ... ... A. Ş. adına 2019 116242 sayı ile tescilli “ ... ...” ve 2012 112064 sayı ile tescilli “ ... ...” markaları ile iltibasa neden olduğu ve bu nedenle davalı kullanımlarının haksız rekabete neden olan fiil olarak değerlendirilebileceği, davalının 2016 yılında tescil edilen ticaret ünvanı \" ... ... Endüstriyel Temizlik Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi\" şeklinde olup kendisinden daha önce  1967 yılında kurulan “... İNŞAAT SAN. A.Ş.” ve 2008 yılında kurulan “... ... A. Ş.” ile ticaret sicilinde tescil ve ilan edilen iştigal konuları arasında ayniyet ve bağlantılı bulunduğu gibi tarafların ticaret unvanlarının asli ayırt edici unsuru olan “...” ibareleri arasında da aynılık bulunduğundan TTK hükümleri kapsamında ticaret ünvanları arasında karıştırılma ihtimali olduğu, TTK 52. madde kapsamında davalının ticaret ünvanından \"...\" ibaresinin de terkini gerektiği, davacılardan “... İNŞAAT SAN. A.Ş.” ve davacılardan “... ... A. Ş.”nin davalı “... ... ... ANONİM ŞİRKETİ’nin ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin terkini yönünde talepte bulunabileceği ve uyuşmazlıkta davalı ticaret unvanından “...” ibaresinin terkini koşullarının oluştuğu, gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı taraf eyleminin davacıya ait \"...\" ibareli tescilli markalarına yönelik marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğundan bu eylemlerin (İnternet ortamında \"...\" ibaresi içeren  her türlü şekilde ve alan adı olarak kullanımı dahil) durdurulmasına, önlenmesine, men'ine, ref'ine, ihlale konu olan ürünlere rastlandığında bu ürünler toplanıp imha edilmesine, davalı firmanın ticaret ünvanında geçen \"...\" ibaresinin ticaret ünvanından terkin edilmesine, kararın hüküm özetinin ilan edilmesine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ticaret unvanı ve marka farkının gözardı edilemeyeceğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin ticaret ünvanı kullanımının TTK uyarınca kullanımı zorunlu olan ticaret unvanı kullanımı olup, söz konusu kullanımın hukuka aykırı olduğunu veya marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını iddia etmenin mümkün olmadığını, söz konusu kullanımların davacıların marka hakkına tecavüz etmediği ve haksız rekabet yaratmadığı şekilde tespitte bulunduğunu, marka ile ticaret unvanı arasındaki uygulamadaki ve hukuktaki farklılığı görmezden gelinmiş olacağını, peştemaliye değerinin yok edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirketin “...” ismini tek başına kullanmadığını, müvekkili şirket ticaret unvanını tescil ettirdiğinde davacıların müvekkili ile aynı sahada faaliyet göstermediklerini, ... ibareli markaların tanınmış marka olmadığını, müvekkilinin ticaret unvanını terkin için hiçbir hukuki dayanak bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: 1-Dava, marka hakkına tecavüz, haksız rekabet, durdurma, önlenme, men ve ref istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafın “...”, “ŞEKİL+ ...” ve “ŞEKİL+ ... ... A.Ş.” şeklindeki markasal kullanımları ile davacıların \"...\" esas unsurlu tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal  olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira markalar ile kullanımların esaslı unsurunu \"...\" ibaresinin oluşturduğu,  bu durumun marka ihlali olduğu ve davalının marka tecavüzü eyleminin oluştuğu, ayrıca davalı kullanımlarının haksız rekabete de neden olduğu, diğer yandan  tarafların ticaret ünvanları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının ticaret unvanından “...” ibaresinin terkini koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2- Davacılar vekilinin 22/03/2024 tarihli ihtiyati tedbir istemine gelince; davacılar vekili dilekçesinde dosya kapsamı ile açık olduğu üzere huzurdaki ihtilafın, davalı tarafın ticaret unvanında yer alan ... ibaresi ile müvekkillerinin marka hakkına zarar vermesi ve ihlal yaratması iddiasına dayalı olarak, mevcut hakka aykırı ve haksız rekabet yaratan kullanımların tespiti, durması ve giderilmesi ile davalının ticaret unvanının terkini ile sair taleplere dayandığını, ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü yönünde karar verildiğini, dosyanın davalı tarafça istinaf incelemesine taşınmış olması nedeniyle dosyanın Dairemizde derdest bulunduğunu, basına da yansıyan bazı haberler sebebi ile müvekkilinin ... markalarının zarar gördüğünü, müvekkilinin marka imajının zedelendiğini, davalının her geçen gün ... ... markası ile kullanımlarını daha da büyütüp geliştirdiğini, davalıya ait ve ilk derece mahkemesince engellenmesi yönünde karar verilen www...com, alan adı içeriğinin halen aktif olduğunu ve davalının ilgili kullanım ve tanıtımlarında devam ettiğini, mevcut mahkeme kararının varlığına rağmen, ... ... markası altındaki kullanımlarını büyütmeye devam etmekte ve anlaşıldığı üzere işletmeye kattığı yeni tüzel kişilikler ile ... ... marka kullanımlarına da yoğun biçimde devam ettiğini,  davalının giderek artan ve büyüyen kullanımları ve büyüyen ve geliştrdiği <br>kullanımlarına ilişkin basına yansıyan haberleri ile, mevcutta basına da yansımış şirket ekonomik durumuna ilişkin haberler sebebi ile müvekkili şirketler nezdinde telafisi imkansız zararlara sebebiyet vermemek ve ... marka hakkının daha fazla zarar görmesini engellemek için ihtiyati tedbir talebinin kabul edilerek davalı tarafça, hizmet ve tanıtımlarında .../... ... biçiminde marka kullanımları ile gerçekleşen ve müvekkilleri marka ve kullanım haklarına tecavüz ve haksız rekabet yaratan kullanımların bu aşamada ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını, bu kararı teminen, ... .../... olarak tanıtımı yapılan her türlü tabelanın kaldırılmasını, yazılı ve görsel basından bu markanın kaldırılmasını, markanın bir şekilde üzerinde yer aldığı her türlü materyalin de yine kaldırılmasını, markayı taşır tüm materyallerin bulundukları her yerden toplatılmasını, davalının ticaret unvanının kullanılmasının da tedbiren durdurulmasını ve bu hususta ilgili ticaret sicil müdürlüklerine ve yine ilgili yer ve birimlere müzekkere yazılmasını, davalı tarafa ait www...com, https://...-...-... alan adlarına ve <br>içeriklerine erişimin ihtiyati tedbir yolu ile engellenmesini bunun için Erişim Sağlayıları <br>Birliği ( ESB) ve sair yer sağlayıcılara müzekkere yazılmasını talep etmiştir. <br>\tİstinaf başvurusu devam ederken veya istinaf yargılaması sırasında tarafların ihtiyati tedbir talebinde bulunabileceği ve Kanunda belirtilen şartların mevcut olması durumunda istinaf yargılaması esnasında bölge adliye mahkemesince ihtiyati tedbir kararı verebileceği pek tabiidir.  <br>\t6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. <br>\tAynı Kanun'un 390/3. maddesi uyarınca ise ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mutlak bir ispata ihtiyaç olmayıp davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi yeterlidir. Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun  159/1. maddesi ise \"Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini  mahkemeden talep edebilir.\" şekilinde olup maddenin son fıkrasına göre de ihtiyati tedbirle ilgili olarak bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 6100 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır. O halde bu hükümler çerçevesinde, bir sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde kullanımda bulunulduğunu yaklaşık olarak ispat eden sınai mülkiyet hak sahibi, bu kullanımların engellenmesini ihtiyati tedbir yoluyla isteyebilecektir. <br>\tSomut olayda, mahkemece, davalı tarafın “...”, “ŞEKİL+ ...” ve “ŞEKİL+ ... ... A.Ş.” şeklindeki markasal kullanımları ile davacıların \"...\" esas unsurlu tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal  olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, zira markalar ile kullanımların esaslı unsurunu \"...\" ibaresinin oluşturduğu,  bu durumun marka ihlali olduğu ve davalının marka tecavüzü eyleminin oluştuğu, ayrıca davalı kullanımlarının haksız rekabete de neden olduğu, diğer yandan  tarafların ticaret ünvanları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının ticaret unvanından “...” ibaresinin terkini koşullarının oluştuğu gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kesin bir ispata gerek bulunmadığından ihtiyati tedbir isteyenin değişen bu duruma göre ihtiyati tedbir kararı istemesi mümkün olup, mevcut haliyle davacıların davalı hakkında açtıkları davada tecavüz iddiası yaklaşık olarak ispat edildiğinden, somut olayda ihtiyati tedbir koşulları gerçekleşmiştir. Diğer yandan davacılar vekilince dosyaya sunulan deliller karşısında davacıların gecikme sebebiyle ciddi zararlarının doğabileceği anlaşılmıştır. <br>\tBu gerekçelerle davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, davalı tarafça, hizmet ve tanıtımlarında .../... ... biçimindeki marka kullanımlarının DURDURULMASINA, davalının ... .../... olarak tanıtımı yapılan her türlü kullanımının kaldırılmasına, markayı taşıyan tüm materyallerin bulundukları her yerden toplatılmasına, davalıya ait .../... ... ibarelerini içeren alan adlarına ve <br>içeriklerine erişimin engellenmesine,<br>\t3-HMK'nın 392. maddesine göre kararın ihtiyati tedbir isteyene tefhim veya tebliğinden itibaren 10 (ON) günlük kesin süre içinde 50.000 TL nakdi teminat veya koşulsuz banka teminat mektubu karşılığında ihtiyati tedbirin uygulanmasına,(bu süreye uyulmadığında ise ihtiyati tedbir  kararın kendiliğinden kaldırılmış sayılmasına),<br>\t4-Teminat ilk derece mahkemesine yatırıldığında veya teminat mektubu sunulduğunda, ihtiyati tedbir kararının infazı için Ankara Nöbetçi İcra Müdürlüğünün yetkili kılınmasına, <br>\t5-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,  <br>\t6- İstinaf aşamasında davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,<br>\t<br>\t7-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/05/2024 tarihinde, asıl hükme yönelik istinaf başvurusunun reddine yönelik (1) numaralı karar yönünden HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay TEMYİZ yolu açık, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne yönelik (2) numaralı karar yönünden HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/05/2024<br>\t<br><br><br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br> <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9b30a49452c17342","SID":"0981d5e6aed68a2d"}}