{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>7. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/4044 <br>KARAR NO: 2024/739<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/01/2021<br>NUMARASI: 2018/24 Esas, 2021/92 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))<br>KARAR TARİHİ:  25/04/2024<br>K  A  R  A  R<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin ipotekli taşınmazın maliki olduğunu, ancak taşınmazın önceki maliki ile ... A.Ş arasında geçmiş yıllarda ticari ilişkinden doğmuş 8.000 TL’lık ipotek olduğunu, müvekkilin ipotek alacaklısına hiçbir borcunun olmadığını, ipoteğin terkini için Bakırköy ...İflas Dairesinin ... dosyasma gerekli miktarın yatırıldığını ve ipotek alacaklısı olarak görünen ...’ya çağrıda bulunduklarını, ancak alacaklının buna rağmen ipoteği terkine yanaşmadığını, ipotek alacaklısının itiraz dilekçesinde ki iddiaların asılsız olduğunu ve tümünü reddettiklerini, İzmir 2.İcra Hukuk mahkemesinin red kararının ise öncelikle İcra Dairesine başvurulmadan mahkemeye başvurulduğu için taleplerinin reddedildiğini bu nedenlerle dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin İİK 153. Maddesine göre kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı İflas İdare Memurlarının cevap dilekçesi ile; Müflis şirketin tasfiye işlemlerinin halen yürütülmekte olduğunu, görev itirazında bulunduklarım, davacının ipoteği tüm hukuki vecibeleri ile satın aldığım, uygulanacak faiz oranının açıkça % 120 olarak belirtildiğini, faiz oranın açıkça yazılması nedeniyle sadece ana paranın yatırılmasının yeterli olmadığını, faizlerinde depo edilmesi gerektiğini, söz konusu ipoteğin karz ipoteği olduğunun borçluya defaatle bildirildiğini, IİK 153. Maddesinin işletilebilmesi için alacaklının gaip ya da borcu almaktan imtina etmesi gerektiğini, ipotek borçlusu ... tarafından açılan ipoteğin fekki davasmın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, taraflar arasında kesin hüküm bulunduğunu, bu hükmün taşınmazı sonradan satın alan davacıyı da bağladığım, sayılan bu nedenlerle görev itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/25 esas 2018/650 karar sayılı dosyası birleştirilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sahibi olduğu taşınmaz üzerinde taşınmazın önceki sahibi ... tarafından 4.000 TL dava dışı ... Ltd Şti lehine ipotek tesis edildiğini, ipotek alacaklısı davalı iflas ettiğinden iflas masası yetkililerinin ipoteğin kaldırılmasına itiraz ettiklerini, ipotek konusu miktarın müvekkili tarafından icra dosyasına depo edildiğini, müvekkiline ait söz konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin İİK 153 maddesine göre kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece \"...Dava tarihi 06.01.2018 tarihi itibariyle, Müflis ... ŞİRKETİ’ nin 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerin boş olarak bırakılması, şirketin tamamen gayri faal durumda olması nedeniyle herhangi bir kayıt bulunmadığından dolayı herhangi bir tespit yapmak imkânı olamamıştır. Dava konusu ipotek işleminin 12/03/1996 tarihinde tapu Sicil Müdürlüğünde yevmiye kaydı yapıldığı göz önüne alınarak Müflis ... ŞİRKETİ’ nin 1996 ve 1997 yıllarına ait ticari defterleri talep ettiğimizde “Bu defterlerin büyük bir alanı işgal ettiğinden ve yaklaşık 8 tır dolusu gibi bir alan oluşturduğu nedeniyle çok öncesinden defter ve belgelerin imha edildiği” tarafımıza bildirildiğinden inceleme yapmak imkanı bulunmadığı, açıklanmış olup, davalı kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalının herhangi bir alacağı olduğunun tespit edilemediği, dosyadaki ipoteğin dava dışı ... Tekstil in davalıya olan doğmuş ve doğacak borçlarına teminat olmak üzere tesis edildiği ve davalının herhangi bir alacağı bulunmamasına rağmen davacı vekili tarafından 8.000 TL ve 4.000 TL ödendiği, bu nedenle ipoteğin konusuz kaldığı anlaşılmakla mahkememiz esas dosyası ve birleşen dosyadaki davaların kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak...\" şeklinde  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... TİC A.Ş. İFLAS MASASI vekili istinaf dilekçesi ile; İflas İdare Memurları davaya vermiş oldukları cevapta, davacının taşınmazı bütün vecibeleri ile satın aldığını, uygulanacak faiz oranının açıkça %120 olarak belirtildiğini, bu yüzden sadece ana paranın yatırılmasının yeterli olmadığı, söz konusu ipoteğin karz ipoteği olduğu, faizlerinde depo edilmesi gerektiğini, ipotek borçlusu ... tarafından açılan ipoteğin fekki davasının red edildiğini ve kararın kesinleştiğini, taraflar arasında kesin hüküm bulunduğunu bu hususun taşınmazı sonradan satın alan davacıyı da bağladığını belirttiklerini, Mahkemece öncelikle kesin hüküm itirazı nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, İlk derece Mahkemesi tarafından kesin hüküm itirazı hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, öncelikle kesin hüküm itirazı nedeniyle ilk derece mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Mahkemece dosyadaki bilirkişi raporunun içeriğine aykırı olarak karar verildiğini, Bilirkişi raporunda; müflis şirket lehine olan 08.12.1995 tarih ... yevmiye nolu 4.000.000.000 ETL bedelle 1. derece fekki bildirilinceye kadar süreli bila faizli olduğunu; 8.000.000.000 ETL bedelle 2. derece fekki bildirilinceye kadar süreli 0120 faizli 12.03.1996 tarih ... yevmiye ile tesis edilen ipoteğin akit tablosunda açıkça karz ipoteği olduğunun yazılı olduğunu, karma bir akit yapıldığını, bu ipoteğe taraflarça faiz işletileceği kabul edildiğinden ipoteği faiz işletilerek borcun kapanması halinde ipoteği terkin edilmesi gerektiğini belirttiğini, raporda da yine mevcut verilere göre işbu ipoteğe faiz işletilmesi gerektiğini belirttiğini, bilirkişi raporunda alacaklının defter ve kayıtları incelenip ipoteğin varlığı belirlenmedikçe mevcut verilere göre ipoteğe faiz işletilmesi gerektiğini belirttiğini, müvekkili müflis şirketin 1996 ve 1997 yıllarına ait defterlerinin yasal saklama sürelerinin dolmuş olması nedeniyle imha edildiği yönünde cevap geldiğini, gerçekten de müvekkili şirket yönünden defterlerin yasal saklama süresi dolduğundan imha edilmesi yasaya uygun olduğunu, bu noktada müvekkilinin defter ve kayıtlarında inceleme yapılamaması da yasaya uygun olduğunu, bu noktada mahkemece ipotek akit tablosundaki bilgileri yorumlama yoluyla üst sınır ipoteği olduğundan bahisle davayı kabul etmesi yasaya ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, dosyada mevcut bilgi ve evraklar 8.000,00 TL bedelli ipoteğin mahiyeti itibariyle ikili bir yapıya sahip olduğu, ipotek akit belgesinde de açıkça karz ipoteği yazmış olduğundan, anaparaya faiz ilavesi ile ipoteğin ödenmesi gerekir iken aksine karar veren mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. <br>DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  Asıl ve birleşen dava ipoteğin fekki istemine ilişkindir. İpotek, halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla birlikte doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak için kurulabilir. (TMK.m.881). Mevcut alacakları teminat altına almak için kurulan ipotek, anapara ipoteğidir. İlerde doğacak veya doğması muhtemel alacaklar için kurulacak ipotek ise üst sınır (azami meblağ) ipoteğidir. Eğer mevcut bir alacak için ipotek kurulmuşsa, alacağın geçerli olması gerekir. Zira, ipotekle alacak arasında çok sıkı bir birliktelik vardır. Alacak varsa ipotek kabul edilir. Ancak alacak doğmamışsa, hukuki nedeni dolayısıyla batılsa (BK.m.19/2, 20/1), ipotek  tescil  edilse  bile  hüküm  ifade  etmez  ve  rehinli  alacaklıya icra takibi yoluyla alacağını elde etme yetkisi vermez. Vurgulanması gereken diğer bir husus, ipoteğin tescilinin tarafları bağlayacağıdır. Fakat söylendiği üzere ipotek, rehnin temin ettiği alacağın varlığı yönünden bir karine ya da delil oluşturmaz. Bununla birlikte ipotek, eğer mevcut bir alacak için kurulmuşsa, bunun tutarının ipotek sözleşmesinde gösterilmesi yeterlidir. Bu durumda ipotek sözleşmesi, aynı zamanda bir borç ikrarı görevi de görebilir (BK.m.17). Rehin sözleşmesinin kayıtsız ve şartsız bir borç ikrarını kapsadığı durumlarda, alacaklı sanki bir mahkeme kararına dayanıyormuşcasına ilamlı takiplere özgü yoldan yararlanabilir. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; İncelenen ve ipotek  akdinin çerçevesini tayin eden 12/03/1996 ve 08/12/1995 tarihli resmi akit tablosu içeriğinden ipoteğin, \"... A.Ş isimli davalı  firmadan alınacak mal ve hizmelere teminat olmak üzere 4 milyar ve 8 milyarlık iki ayrı ipotek  tesis edildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan bu niteliğe göre ipotek, üst sınır  ipoteğidir. Burada, malik/borçlunun bir borç ikrarında  bahsedilemez.    Hal böyle olunca, üst sınır ipoteğinde mahkemece alacağın doğup doğmadığının, başka bir deyişle rehinli taşınmaz malikinin gerçek bir alacağı olup olmadığının araştırılması gerekir. İDM ce defter ve bilirkişiler nezninde imkanlar ölçüsünde yapılan inceleme de davalının alacağı tespit edilememiştir.Bu nedenlerle davalının istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, İlk derece mahkemesince tüm delillerin toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, kabul ve reddediliş sebeplerinin gerekçeleriyle açıklandığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine temyize kabil olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2021 tarih 2018/24 Esas, 2021/92 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60TL istinaf  maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. bendi ile aynı Kanun'un 361 ve 362. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92a9a7360498a8a0","SID":"19fe727b4d3ea68e"}}