{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/2036 <br>KARAR NO: 2024/1290<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/03/2023<br>NUMARASI: 2022/524 E - 2023/291 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkilinin  ... numaralı abonesi olduğunu sözleşme hesap numarası ... olan, ... numaralı tesisattaki elektrik enerjisi kullanımı neticesinde tahakkuk eden ve dava dilekçesinde sunmuş oldukları faturayı ödemediğini  davalı aleyhine ... sayılı Merkezi Takip Sistemi dosyası ile takip başlatıldığını davalının haksız olarak takibe itiraz ettiklerini beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap vermeme suretiyle davayı inkar etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar bilirkişi sözleşme olmadığını tespit etmiş ise de davalının sözleşmeyi inkar etmediği gibi davaya konu yerde faaliyet gösterdiği vergi dairesinden gelen yazı cevabından anlaşılmış olup bilirkişide fatura ile davalının yaptığı işin birbiri ile örtüştüğünü tespit etmiş olduğundan taraflar arasında abonelik sözleşmesi olduğu kabul edilmiştir. Öte yandan hüküm kurmaya elverişli rapor dikkate alındığında düzenlenen faturanın ilgili yönetmeliklere ve kullanıma uygun olduğu davacının 20.317,75 TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup davalı taraf işbu borcu ödediğine ilişkin delil dosyaya sunmamıştır. İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçeleriyle Davanın KABULÜ ile; 1-Davanın İstanbul Anadolu ... sayılı Merkezi Takip Sistemi dosyasına yaptığı  itirazın iptaline, takibin  aynen devamına  2-Kabul edilen asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkilinin davadan gerekçeli kararın tebliği ile haberdar olduğunu, dava süresince müvekkiline usule uygun tebligat yapılmadığını, takibe dayanak faturanın müvekkiline gönderilmediğini, takip açılırken takip dosyasına da sunulmadığını, fatura konusu elektrik tüketiminin gerçekleşip gerçekleşmediği ve tüketim var ise ne kadar ve kim tarafından tüketildiği hususlarının da irdelenmesi gerektiğini, dosya kapsamı incelendiğinde faturanın kaynaklandığı tesisatın \"... Mah. ... Cad. No:... Şantiye Pendik/İstanbul\" adresine ait olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin ... firma sahibi olup özel bina inşaatı yaptığını, faturanın kapsadığı 06.01.2021-01.02.2021 tarihleri itibari ile binada oturumun çoktan başladığını  ve bu nedenle de bina yönetimi kurulduğunu, dolayısı ile müvekkilin ilgili binada az sayıda kalan dairesine karşı binada oturan ve çoğunluğu oluşturan kişiler tarafından kullanılan elektrik sebebi ile müvekkilin sorumluluğuna gidilmesinin adil olmadığını, kat maliklerinin ödemedikleri faturalar sebebi ile elektrik kullanımını ferdileştiremediğini ve sorumlunun müvekkil gibi göründüğünü, davacının elindeki belgeleri tam olarak dosyaya sunması halinde  söz konusu abonmanlık ile ilgili davacı kurumda müvekkiline ait teminat bedeli olduğu da dosya kapsamına gireceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava ödenmeyen elektrik faturalarının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda davacı  tarafından, davalı ...'ın “... Mah. ... Cad. No:... Şantiye Pendik/İstanbul\" adresinde kurulu bulunan ... numaralı tesisatta şantiye elektriği için “Perakende Satış Sözleşmesi” imzalandığı belirtilmesine rağmen dava dosyasında abonelik sözleşmesi bulunmadığı, takibe konu e1 adet tüketim faturasının, 06.01.2021-01.02.2021 dönemini kapsayan ve birbirini ardışık takip eden sayaç endeks değerlerinden oluşan şantiye elektriği tüketim faturası olduğu, durumunda, davalının, 19.114,79 TL fatura bedeli, 1.019,46 TL faiz, 183,50 TL Faizin KDV'si, olmak üzere, toplam 20.317,75 TL borçlu olacağı mütalaa edilmiştir. Dosya kapsamından, dava dilekçesinin davalıya tebliğe çıkarıldığı, 11.08.2022 tarihinde aynı konutta oturan eşine tebliğ edildiği anlaşılmakla taraf teşkiline yönelik istinaf itirazları yerinde değildir.Davalı şantiye aboneliğini inkar etmemiştir. Bu nedenle,  abonelik iptal edilmediği sürece abonenin tahakkuk eden faturalardan fiili kullanıcılarla beraber sorumluluğu devam ettiğinden, davalının fiilli kullanıcılara rücu edebileceği, ayrıca abonelik iptal edilmediğinden güvence bedelinin mahsubunun yapılmayacağından, mahkemece abonelik sözleşmesi kapsamında davalının tahakkuk eden faturadan sorumlu olduğuna dair yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 1.387,91 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 347,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.040,91‬ TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb0593b967885df5","SID":"660cedf0aedeb0c2"}}