{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/258 - 2024/705<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/258 <br>KARAR NO\t: 2024/705<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/549 Esas - 2022/867 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 22/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 22/05/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde, davalı Sigorta Şirketine ZMMS ile sigortalı ... plakalı araç şoförünün  22/04/2018 tarihinde yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'un yaralandığını belirtilerek, şimdilik kaydıyla, kalıcı iş göremezlik tazminatı için 3.000,00 TL maddi tazminat, 2.000,00 TL manevi tazminat  olmak üzere, toplam 5.000,00 TL tazminat talebinde bulunulmuştur.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın  davalı Sigorta Şirketince 258306450/0 Trafik Sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kusur durumunun belirlenmesini, poliçe teminatı altına alınmamış manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, T.C. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11.05.2022 tarihli raporda, davacı ...'un 22.04.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, Özürlülük Ölçütü...Yönetmeliğine göre özür oranının %7 olduğu, Çalışma Gücü... Yönetmeliğine göre beden çalışma gücü azalma oranının %5,3 olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği ve kaza nedeniyle ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişiden alınan hesap raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak, Progresif Rant Yöntemine göre, davacı ... lehine 199.406,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, dosyada, davacı tarafça, davalıya yapılan başvurunun tebliğ edildiği tarihi ispatlar kargo gönderi takip belgesi bulunmadığı, ancak davalı tarafça, davalıya gönderilen 01.02.2021 tarihli e-posta ile yapılan başvurunun reddedildiğinin tespit edildiği gerekçesiyle; \"Davacının maddi tazminat davasının  kabulü ile 199.406,79 TL kalıcı maluliyet  tazminatının 01/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının reddine\" karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, zamanaşımı definde bulunduklarını, müvekkil şirket sigortalısının kazada kusuru bulunmadığının kabulü ile davanın reddi gerektiğini, aksi kanaatte dahi kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere emniyet kemerinin bağlı olmadığı, istiap haddinin aşılması,  hatır taşımasının bulunması sebebi ile müterafik kusur durumu açık olduğu halde toplamda %60 müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yapılmadığını, kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere davacının bulunduğu aracın cinsi otomobil olup araçta sürücü dahil 8(sekiz) yolcunun seyahat ettiğini, istiap haddinin aşılmış olması sebebiyle hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi de yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda Progresif Rant formülüne göre hesaplama yapıldığını ancak hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tHatır taşımasına ilişkin olarak, hatır taşımasına ilişkin savunma bir defi olduğundan mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi bu hususun resen araştırılması ve tartışılması gerekmediğinden hatır taşımasının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiğinden, mahkemece resen nazara alınamaz (Yargıtay 4. HD 2021/6947 - 2021/11267). Dolayısıyla cevap dilekçesiyle ileri sürülmediğinden hatır taşıması nedeniyle mahkemece belirlenen tazminattan indirim yapılmamış olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.<br>\tMüterafik kusur indirimi konusunda ise, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"tazminatın belirlenmesi\" başlıklı 51. maddesinde, hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş, \"tazminatın indirilmesi\" başlıklı 52. maddesinde ise, zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı, zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Bu duruma yargısal kararlarda en sık rastlanılan örnek; ehliyetsiz sürücünün ve/veya içkili sürücünün arabasına, onun bu durumunu bilerek binen bir kişinin, meydana gelebilecek zarara önceden, kapalı bir şekilde razı olduğunun kabulü yönündedir. Yine zarar görenin emniyet kemeri takmaması nedeniyle araçtan fırlayarak zararın doğmasına ya da artmasına sebebiyet vermesi ve kask takılmayarak zararın artmasına sebebiyet verilmesi de örnekler arasındadır. Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.<br>\tYolcunun istiap haddi aşılarak seyahat etmesi de sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 31.10.2023 tarih ve  2021/21376 Esas,  2023/11570  Karar sayılı ilamı).<br>\tBelirtilen nedenlerle, mahkemece emniyet kemeri takılıp takılmadığı ve istiap haddinin aşılıp aşılmadığı hususlarında müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmayacağı tartışılmadan karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. <br>\tDiğer taraftan, trafik kazasında bedensel zarara uğrayıp tazminat talep eden hak sahiplerinin zararın doğması ya da artmasına etki eden birden fazla müterafik kusurlu davranışının bulunması halinde, her bir müterafik kusur nedeni için ayrı ayrı indirim yapılmaması (birden çok müterafik kusur nedeni bulunsa da tazminattan tek indirim yapılması) gerektiği Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile benimsenmiştir. <br>\tYukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 08/12/2022 tarihli, 2021/549 Esas - 2022/867 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t5-İstinaf eden tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>\t6-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 8. İcra Dairesinin 2020/938 Esas sayılı dosyasına yatırılan 340.000,00 TL teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>\t7-Karar tebliği, harç mahsup ve iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca  KESİN olmak üzere 22/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"216ff471031ca52f","SID":"c19ff34f93a88be1"}}