{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1627 <br>KARAR NO\t\t: 2024/663<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/09/2021 (Dava) - 13/10/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2021/162 Esas - 2021/387 Karar<br>DAVA             \t\t: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 24/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/04/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2021 tarih ve 2021/162 Esas - 2021/387 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu aleyhine Muğla 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3263 Esas sayılı dosyasında 07.05.2019 tarihinde icra takibine başlanıldığını ancak davalı/borçlunun borca itiraz etmiş olması sebebiyle icra takibinin durduğunu, itirazın taraflarına tebliğ edilmediğini, itirazın haricen öğrenildiğini, itiraz üzerine taraflarınca dava şartı arabuluculuk sürecinin başlatıldığını, Muğla Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, 2019/77038 arabuluculuk numaralı dosyanın açıldığını ve 29/07/2019 tarihinde anlaşamama üzerine arabuluculuk sürecinin sona erdiğini, arabuluculukta uzlaşma sağlanamadığını, müvekkili ... A.Ş. tarafından ... Poliçe Numaralı \"Otel ve Tatil Köyü Paket Poliçesi\" ile sigortalı ...'ın kiracı sıfatıyla işlettiği ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Sok. Dış Kapı No: ... İç Kapı No:... ... Otel'in 12.08.2017-12.08.2018 tarihleri arasında sigorta teminatı altına alındığını, Mezkur Poliçe ile teminat altına alınan ...,1342 meterkare arsa üzerine kurulu betonarme karkas yapılı tek bloktan oluşan bodrum, 3 katlı, 27 apart odalı, 150 tonluk yüzme havuzlu bir yapı olduğunu, ... yetkililerince müvekkili şirkete yapılan ihbar neticesinde 23.03.2018 Tarihinde saat 00:30-01:00 arasında çıkan yangından dolayı ... odalarında ve bina asansöründe hasar meydana geldiğinin beyan olunduğunu,   sigortalının hasar ihbarı üzerine müvekkili şirket tarafından 9922318 hasar sayılı dosyanın  açıldığını ve  zararın meydana geldiği ... mahallinde zarar sebepleri ve zarar gören emtialar birebir incelenmek suretiyle ekspertiz incelemelerinin yaptırıldığını,  incelemelerin rapor kapsamında belgelendiğini ve davalının sorumlu olduğunun tespit edildiğini, ekspertiz incelemesinin müvekkili şirketin çalışanı olmayan, bağımsız, konusunda son derece ehil kişilerce yapıldığını, yangından sonra İtfaiye ekiplerine haber verildiğini, olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin yangının söndürülmüş olması sebebiyle müdahaleye gerek görmediğinin anlaşıldığını,  müvekkili şirketin sözleşme şartlarına ve TTK 1472. madde hükmüne göre sigortalıya yapmış olduğu ödeme sebebiyle sigortalının haklarına halef olduğunu, icra dosyasına itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve hukuka aykırı olması sebebiyle itirazın giderilmesini sağlayabilmek için itirazın iptali için dava açma zaruretinin hasıl olduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile itirazın iptali ve Muğla 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3263 Esas Sayılı takibinin devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile alçak gerilim ve yüksek gerilim elektrik dağıtım şebekelerinde arıza onarım ve bakım işleri için hizmet alımı sözleşmesi ile zararın kaynaklandığı yerin bakım ve onarımının anahtar teslimi suretiyle ... San. ve Tic. A.Ş'ye (Adres: ... Mah. ... Cad. NO:...-... .../...) devredildiğini, iş bu sözleşme ile müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmadığı halde dağıtım şirketi olması nedeniyle aleyhine bu davanın ikame edildiğini, davanın belirtilen şirkete ihbarını talep ettiklerini, davacı tarafın hasar ödemesi yaptığını iddia ettiği kişi ... ile müvekkili şirket arasında sözleşmeye dayalı bir ilişkinin bulunmadığını, şirket kayıtlarında olayın olduğu iddia edilen ... tesisat numaralı aboneliğin ... isimli kişiye ait olduğunu,  bu nedenle herhangi bir hukuki ilişki bulunmayan ... isimli kişiye ödenmiş bulunan bir bedelin müvekkili şirketten talep edilmesi hukuka aykırı olduğundan davanın reddi gerektiğini,  aynı trafodan beslenen diğer müşterilere hasar ihbarının yapılmadığını, meydana gelen olay ile müvekkili şirketin faaliyeti arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, olay günü müvekkili şirkete hasar ihbarının yapılmadığını savunarak, davanın .... San. ve Tic. A.Ş'ye ihbarına, haksız ve dayanaksız davanın usulden ve esastan reddiyle,  alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen olay ile müvekkili şirketin faaliyetleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, yaşanan olayın bakım, arıza ve onarım eksikliğinden kaynaklanmadığını, müvekkilinin sorumluluk alanında üzerine düşen görevleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkili şirketin davalının kendisine bildirimi sonrasında oluşan arızaları giderme bakımını yapma sözleşmesi imzaladığını, davacının sigortalısı tarafından davalıya veya müvekkiline herhangi bin arıza ihbarı veya arızalı cihazlara ilişkin tespit isteğinin gelmediğini, dava konusu cihazlardaki arızanın voltaj dalgalanmasından meydana geldiği iddia edilmekte ise de, çevredeki diğer cihaz ve elektronik eşyalarında bundan zarar görmesi gerektiğini,söz konusu hasarların cihazın kullanım şeklinden veya başka bir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığının belli olmadığını, hasarın oluşumunda müvekkili şirketin kusurlu veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>\tİlk derece mahkemesince; \"...Davacı tarafından açılan dava İİK nun 67.vd maddeleri kapsamında itirazın iptaline ilişkin olup, takip konusu alacağın dayanağı ise 6102 Sayılı Yasanın 1472 maddesidir. 6102 Sayılı Yasanın 1472. Maddesine göre \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.\" 2004 Sayılı İİK nun 67/1. Maddesine göre ise; Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından sigortalıya 6102 Sayılı Yasanın 1427. Maddesi hükümlerine göre sigortalıya yapmış olduğu ödemeden davalı şirketin sorumlu olup olmadığına ilişkindir. Davacı ile sigortalı arasında sigorta sözleşmesi bulunduğu, yangın olayının gerçekleştiği ve davacının sigortalıya yangın sebebi ile ödeme yaptığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Öncelikle her ne kadar davalı tarafça sigortalı ile davalı arasında bir abonelik sözleşmesi bulunmadığı savunmasında bulunulmuş ise de, yangın olayının meydana geldiği taşınmaz ... adına kayıtlı olmakla birlikte taşınmazın ve yangın sebebi ile zarar gördüğü tespit edilen cihazların sigortalı ... tarafından kullanıldığı,  bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere Elektrik Dağıtımı ve Perakende satışına ilişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 26. Maddesine göre davalı şirketin zararı karşılaması için davalı şirket ile zarar gören arasında abonelik ilişkisinin bulunmasının zorunlu olmadığı, belirtilen maddeye göre olaydan zarar gören kullanıcıların da zararlarının karşılanması gerektiği dolayısıyla sigortalı ... tarafından olayın hemen akabinde davalı şirkete müracaat edilerek davalı şirket çalışanları tarafından olayın meydana geliş sebebinin tespit ettirildiği dikkate alındığında davalı şirketin sigortalı ile aralarında abonelik sözleşmesi bulunmaması sebebi ile zarardan sorumlu olunamayacağı yönündeki savunmalara ve yine  ihbar olunan ile davalı şirket arasındaki hizmet alım sözleşmesi bulunmakta ise de hizmet alım sözleşmesi   davalı şirketin kontrol ve denetim yükümlülüğünü kaldırmayacağından zarardan ihbar olunan şirketin sorumlu olması gerektiği yönündeki savunmalara  mahkememizce itibar edilmemiştir. Her ne kadar davalı şirket tarafından aynı trafodan beslenen diğer müşteriler tarafından hasar ihbarı yapılmadığı belirtilmiş ise de, davalı şirket tarafından  gönderilen 12.02.2019 tarihli Zarar Tazmini Teknik komisyon kararı içeriğinden aynı tarihte ... isimli şahıs tarafından da tazmin talebinde bulunulduğunun belirtildiği dolayısıyla davalı tarafın bu yöndeki savunmalarının da yerinde olmadığı, kaldı ki başka şahıslar tarafından talepte bulunulmamış olmasının kullanıcının zararının elektrik sisteminden kaynaklanmadığını göstermeye de yeter olmadığı dolayısıyla olayın akabinde tanık ... tarafından düzenlenen tespit tutanağında otelin elektriğinin kesik olmasına rağmen kablolarda elektrik olduğunun tespit edildiği, yine davalı şirket çalışanları ... ve ... tarafından düzenlenen cihaz hasarı tespit tutanağı içeriğinde de TR- 61/B kolu isimli trafonun arızalı olduğunun belirtildiği görülmüş olmakla ve alınan bilirkişi raporunda da olayın trafodaki arıza sebebi ile meydana geldiğinin tespit edildiği anlaşılmakla davalı tarafın bu yöndeki savunmalarına da itibar edilmemiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda 04.06.2018 tarihli ekspertiz raporuna göre sigortalının zararının 27.296,82 TL olarak tespit edildiği, mahkememizce alınan 07.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen miktarın olay tarihindeki piyasa rayiçlerine uygun olduğunun tespit edildiği ve yine olayın davacı ile sigortalı arasında düzenlenen sigorta sözleşmesinin geçerli olduğu 12.08.2017- 12.08.2018 tarihleri arasında gerçekleştiği bu durumda sigortalının uğradığı zararın davacı şirket tarafından karşılanmasının davacı ile sigortalı arasındaki sigorta poliçesine uygun  olduğu ve davacının 6102 Sayılı yasanın 1472. Maddesi kapsamında sigortalıya yapmış olduğu ödemeyi zararın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan davalı şirketten talep etmesinde 6102 Sayılı Yasaya bir aykırılık bulunmadığından davalı tarafın takipte asıl alacağa yönelik itirazlarının haklı olmadığı ve yine her ne kadar davalı tarafça takipte faize de itiraz edilmiş ise de her iki tarafın tacir olduğu bu nedenle davacı tarafça ödeme tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 2/2. Maddesine göre avans faizi talep edilmesinde 3095 sayılı yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi tarafından faiz miktarı 2.491,63 TL olarak tespit edilmiş olmakla birlikte hesap hatası yapıldığı, miktarın (25.811X9/100/360X384= 2.477,86 TL) + (1.485,01X9/100/360X384= 142,56 TL ) =2.620,42 TL olması gerektiği ve davacı tarafça takipte talep edilen faiz miktarının daha az olduğu görülmekle takip tarihine kadar talep edilen faize yönelik itirazların da yerinde olmadığı...\" gerekçesiyle davacı tarafından açılan davanın KABULÜ ile, Davalı tarafça Muğla 2. İcra Müdürlüğünün 2019/3263 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 27.296,01 TL asıl alacak ve 2.584,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.880,83 TL üzerinden devamına, takipten itibaren asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi hükümleri uyarınca ticari avans faizi uygulanmasına, faize faiz uygulanmamasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının sigortalısı ile müvekkili şirket arasında sözleşmeye dayalı bir ilişki bulunmadığını, davacının sigortalısı tarafından müvekkili şirketin ifa teklifinin haklı ve hukuki bir neden olmadan reddedilmiş olduğundan, borca ilişkin faiz ve sair ferilerine ilişkin borç yükünün davacının sigortalısına geçtiğini, davacının sigortalısına fatura asıllarının müvekkili şirkete ibraz edilmesi halinde hasar bedelinin ödeneceğine ilişkin 14/02/2019 tarihli yazı ile bildirim yapıldığını, ancak geri dönüş yapılmadığını, bu durumda, davacının sigortalısı tarafından müvekkili şirketin ifa teklifinin haklı ve hukuki bir neden olmadan reddedilmiş olduğunu, borca ilişkin faiz ve sair ferilere ilişkin borç yükünün davacının sigortalısını geçtiğini, sorumluluğu kabul etmemekle birlikte, anahtar teslimi olarak diğer davalı firmaya devredilen iş uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğunun, yapılan sözleşme çerçevesinde diğer davalı firmanın işini taahhüt ettiği şekilde yerine getirip getirmediğini denetleme ve kontrolünden ibaret olduğunu, anahtar teslimi olarak diğer davalı firmaya devredilen iş uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğunu, yapılan sözleşme çerçevesinde diğer  davalı firmaya devredilen iş uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğunun, yapılan sözleşme çerçevesinde diğer davalı firmanın işini taahhüt ettiği şekilde yerine getirip getirmediğini denetleme ve kontrolünden ibaret olduğunu, uyuşmazlıkların asıl muhatapların yasal sorumluluklarının baz alınarak çözümlenmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, sigortacının kendi sigortalısına poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemenin halefiyete dayalı olarak rücuen tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, dava dışı sigortalının zararın tazminine yönelik olarak davalıya başvurusu üzerine davalı şirketin Zarar Tazmini Teknik Komisyonu'nun 03.04.2018 tarih ve 3 sayılı kararı ile yangının şebekeden kaynaklandığının kabul edildiği, dava dışı sigortalının başvurusu üzerine zarar tazmin talebi reddedildiğinden eldeki davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği, dolayısıyla alacağın temerrüdü koşullarının oluşmadığı, davalı her ne kadar dava dışı sigortalı ile davalı arasında bir abonelik sözleşmesi bulunmadığını savunmuş ise de, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 26. maddesinde de belirtildiği üzere davalı şirket ile zarar gören arasında abonelik ilişkisinin bulunmasının zorunlu olmadığı, belirtilen maddeye göre olaydan zarar gören kullanıcıların da zararlarının karşılanması gerektiği, son olarak davalı arıza ve onarım işini sözleşme ile yüklenici firmaya bıraktığını belirtmiş ise de davalının sorumluluğunun üçüncü kişilere karşı bu şekilde bir sözleşme ile sınırlandırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/162 Esas - 2021/387 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 2.041,16 TL istinaf karar harcından peşin alınan 510,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.530,86 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  24/04/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32ddeb3d227457b8","SID":"eda1d90a9d5e6c18"}}