{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/553 - Karar No:2024/353<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/553 <br>KARAR NO\t: 2024/353<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/273 E-2021/819 K<br><br>ASIL DAVADA <br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLLERİ<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 02/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/05/2024<br>\tAsıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından asıl ve birleşen davada davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarında mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde asıl davada taraf vekilleri, birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; müvekkilinin iktisadi ve ticari esaslara göre faaliyet gösteren ve sermayesinin tamamı devlete ait bir kamu kurumu olduğunu ve bor madenlerinin aranması, çıkarılması, işlenmesi ve pazarlanması faaliyetlerini yürüttüğünü, ... Bor İşletme Müdürlüğünün çevre sularının toplanması için inşa edilen su toplama göleti seddesinin 4,80 m yükseltilerek 2.544.000 m3 ilave depolama hacmi kazanılması ve Lepçek Deresinin yaklaşık 1.400 m uzatılarak ıslah edilmesi işi için müvekkilince 10/10/2013 tarihinde ihaleye çıkıldığını, yapılan ihale sonucu 10/01/2014 tarihinde davalı ile sözleşme imzalandığını, sözleşmenin birim fiyat sözleşme olup, ihale dokümanında yer alan ön ve kesin projelere ve bunlara ilişkin mahal listeleri ile birim fiyat tarifelerine dayalı olarak idarece hazırlanmış birim fiyat teklif cetvelinde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için yüklenici tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamı olan 4.899.246,18 TL bedel üzerinden akdedildiğini, sözleşmenin 9.maddesine göre sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 10 gün içinde yer teslimi yapılarak işe başlanacağını, yüklenicinin taahhüdün tümünü iş yeri teslim tarihinden itibaren 400 gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirilmek zorunda olduğunu, 17/01/2014 tarihinde iş yeri teslimi yapılarak işin ikmal tarihinin 20/02/2015 tarihi olarak belirlendiğini, 19/02/2015 tarihinde davalı firmaya 947.883,69 TL ilave iş verilerek işin ikmal tarihinin 13/08/2015 olarak revize edildiğini, 30/11/2015 tarihi 8 nolu hakedişe göre işin %82'sinin tamamlandığını, davalıya 05/10/2015 tarihli yazı ile işin bitirilmesi için 30/11/2015 tarihine kadar süre verildiğini, yine 26/01/2016 tarihli yazı ile 01/04/2016 tarihinden itibaren 15 gün içerisinde sahada faaliyet olmaması durumunda YİGŞ 47.maddesi hükümleri doğrultusunda sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, 01/04/2016 tarihinden itibaren 15 gün içerisinde sahada faaliyete başlanması şartıyla 90 gün süre verildiğini, verilen sürelere rağmen hiçbir faaliyette bulunulmaması üzerine 18/04/2016 tarihli yazı ile 15/04/2016 tarihinden başlamak üzere 10 gün süre verildiğini, verilen sürede imalatlara başlanmaması durumunda sözleşmenin feshedileceğinin son kez ihtar edildiğini, işin tamamlanmaması üzerine sözleşmenin 21/09/2016 tarihli genel müdürlük oluru ile feshedildiğini, müvekkili Genel Müdürlük ... Bor İşletme Genel Müdürlüğünün üretim faaliyetlerinin aksamaması ve atık depolama sorunu yaşanmaması amacıyla 21/11/2016 tarihinde ihaleye çıkıldığını ve 24/11/2016 tarihinde 1.648.150,00 TL bedel üzerinden imzalanan sözleşme ile dava dışı şirkete tamamlattırıldığını, davalının 30/10/2015 tarihinden sonra ihale konusu işin yapılacağı sahada aktif şekilde çalışma yapmaması, yapılmış imalatların korunması için gerekli önlemleri almaması ve kış şartlarının zorlu geçmesi nedeniyle bazı imalatların bozulduğunu, kullanılamaz hale geldiğini ve bozulan imalatlar karşılığının 290.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, kurum zararının toplam 1.273.206,60 TL olarak belirlendiğini, davalıya gönderilen 30/11/2016 tarihli yazı ile zararın ödenmesinin ihtar edildiğini, verilen sürede kurum zararının ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fesih nedeniyle oluşan 1.273.206,60 TL kurum zararının temerrüt tarihi olan 09/12/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.\t<br>\tBirleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/488 Esas Sayılı Dosyasında;<br>\tDavacı vekili; davacıya ait bor sahalarından birinin bakım-onarım, taşıma temizlik, yemek hazırlama baraj, sulama tesisi, çevre düzenlemesi, sondaj vb işleri 3. kişilere yaptırılması için ihale yapıldığını,  ihale sonucunda davalı yan ile 10/01/2014 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği davalının ne zaman işe başlayacağı  ve işi tamamlama tarihinin belirtildiğini, davalının süresinde işi yetiştirmediğini, bu sebeple defalarca süre verilmesine rağmen işin tamamlanmadığını, bu sebeple 21/09/2016 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, fesih nedeniyle uğranılan zararın tazmini için Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 2017/273 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davanın sürdüğünü, iş bu davada feshedilen sözleşme için vergi dairesine ödenen 5.393,46 TL karar pulu, 8.986,94 TL damga vergisi, 7.851,15 TL cezalı ödeme bedeli, 56.873,02 TL kesin teminat ile 4.586,23 TL güncelleme farkı toplamı 83.689,80 TL'nin fesih tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br>\tAsıl ve birleşen davada davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, cevap dilekçesi sunulmamış, yargılama sırasında davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olup, davalı vekili 16/12/2020 tarihli dilekçesinde; bilirkişi raporlarına itirazlarını bildirerek bilirkişi raporlarında eksik ve hatalı tespitler ile maddi gerçeğe ve hukuka aykırı değerlendirmeler yapıldığını, bu nedenle tüm deliller toplandıktan sonra başka bir heyetten rapor alınmasını talep etmiştir.  <br>\tMahkemece; asıl ve birleşen davada uyuşmazlığın,  davacının sözleşmeyi feshinin haklı olup olmadığı, haklı ise asıl davada bozulan imalatlar karşılığı, sözleşmeye göre kalan işler, fesih damga vergisi, kesin teminat güncelleme farkı ve gecikme cezasından kaynaklı alacak talebinin ve yine ilave işler kapsamında karar pulu, damga vergisi, cezalı ödeme bedeli, kesin teminat ile güncelleme farkına konu alacak taleplerinin yerinde olup olmadığı, varsa ne miktarlarda olduğu hususlarında toplandığı, davacı idare tarafından davalıya 05/10/2015 tarihinde gönderilen yazı ile davalı firmaya verilen 13/08/2015 tarihli iş süresinin 30/11/2015 tarihine kadar uzatıldığı, bu süre içerisinde işin bitirilmediği, 26/01/2016 tarihli yazı ile 01/04/2016 tarihinden itibaren 15 gün içinde sahada faaliyete başlamak koşulu ile 90 gün süre verildiği, davalı yüklenicinin 25/07/2016 tarihli yazısında işe başladıkları 22/07/2016 tarihi itibariyle su kotunun düşürüldüğü, bu engelin ortadan kalkması ile 30/08/2016 tarihine kadar işi bitireceklerini taahhüt etmesine rağmen işin bitirilmediği, 21/09/2016 tarihine kadar beklenildiği ve davalı firmanın işi tamamlamaması nedeniyle 21/09/2016 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiği, sözleşme ve yapım işleri genel şartnamesinin 47.maddesi kapsamında sözleşmenin feshinin haklı olduğu, 31/10/2019 tarihli ikinci bilirkişi heyeti ve 15/11/2021 tarihli üçüncü bilirkişi heyeti raporlarındaki feshin haklı olduğu hususundaki görüşler, dosya kapsamı ve mevcut delillere göre yerinde olmakla birinci bilirkişi heyetinin 13/12/2018 tarihli feshin haksız olduğu yönündeki görüşüne katılınılmadığı,  birinci bilirkişi heyeti ve ikinci bilirkişi heyeti raporu arasındaki çelişkinin giderildiği üçüncü bilirkişi heyeti raporunda ise , dosya kapsamı ve yukarıda açıklanan gerekçelerle feshin haklı olduğu kanaatine varıldığı ,  bilirkişi raporları içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede, asıl davada davacı vekilinin birinci kalem talebinin bozulan imalatlarla ilgili 290.000,00 TL alacağa ilişkin olup,  07/10/2016 tarihli tasfiye geçici kabul tutanağında \"...sedde yükseltme işinin tamamlandığı, ancak üst kotlarda bozulmaların olduğunun görüldüğü, membran topuk dolguları ile sedde üzeri kenetleme işinin tamamlanmadığı, membran üzeri koruma betonunun çok az bir kısmı yapıldığı, ancak yapılan betonların uygun vasıfta bulunmadığı...\" şeklinde ifadelere yer verildiği, işin ikmalinin tasfiye geçici kabul tutanağındaki eksik ve kusurlu işlere göre yapılması gerektiği, ayrıca talep edilen bedel ile ilgili olarak dosyaya herhangi bir belge de sunulmadığı, bu işlerin 24/11/2016 tarihli sözleşmedeki ikmal işler kapsamında olması gerektiği, bu kalem talebin yerinde olmadığı, 1. ve 3. heyet raporunun bu kapsamda birbirini teyit eder nitelikte olduğu, asıl davada davacı vekilinin ikinci kalem talebi sözleşmeye göre kalan işlerle ilgili 372.067,76 TL alacağa ilişkin olup,  bu kalem talebin içeriği itibariyle iki ihale bedeli arasındaki farka ilişkin  olmakla, Yargıtay uygulamaları da nazara alınarak ilk ihaledeki ikinci teklif veren yönünden kalan işler bedeli ve ikinci ihale bedeli arasındaki fark yönünden değerin belirlenmesi gerektiği, davalı firmadan sonra en avantajlı ikinci teklifin 4.970.502,44 TL bedelle ...'a ait olduğu, dava konusu sözleşme bedeli 4.899.245,18 TL, 947.883,69 TL'lik iş artışı ile birlikte toplam sözleşme tutarı 5.847.178,87 TL, 8 nolu hakediş itibariyle 4.783.778,63 TL olup, bu durumda, kalan imalat bedelinin 1.063.350,24 TL oranının %18,18585264 olarak tespit edildiği, en iyi ikinci teklif %19,348 keşif artışı ile (4.970.502,44 TL x 1,1934754549) = 5.932.172,66 TL olacağı, en iyi ikinci teklife göre kalan imalat bedeli 1.078.816,18 TL olup, yarım bırakılan işlerin ikmal ihalesi ile en uygun teklifi 1.648.150,00 TL'den (bu ikinci ihalenin ilk ihale ile aynı koşullarda yapıldığı) kalan imalat bedeli toplamının düşümü ile belirlenen miktarın 569.333,82 TL olarak hesaplandığı, ancak davacı tarafça bu kapsamdaki zarar iki ihale arasındaki bedel farkı olarak değil kalan iş bedeli ile sınırlı istenmiş olup, sözleşmeye göre kalan işler bedeli olan 372.067,75 TL (1.648.150,00 TL - 1.276.082,25 TL) ile sınırlı olarak bu kalemden alacağın 372.067,75 TL olduğu, asıl davada davacı vekilinin üçüncü kalem talebinin fesih damga vergisi ile ilgili 9.259,57 TL alacağa ilişkin olup, davacı tarafça fesih sebebi ile 9.259,57 TL damga vergisi ödendiği, davacı tarafça sözleşmenin feshi haklı olmakla bu kalem talebin yerinde olduğu, asıl davada davacı vekilinin dördüncü kalem talebi kesin teminat güncelleme farkı ile ilgili 31.784,77 TL alacağa ilişkin olup, ıslahla  toplam 38.204,50 TL'ye yükseltilmiş  olan bu kalem yönünden , taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 26.maddesi sözleşmenin feshine ilişkin şartlar başlıklı olup, sözleşmenin idarece veya yüklenici tarafından feshedilmesine ilişkin şartlar ve sözleşmeye ilişkin diğer hususlarda 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin uygulanacağı, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun 22/2.maddesinde, bu kanunun 19,20 ve 21.maddelerine göre sözleşmenin feshedilmesi halinde kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların, alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar DİE'ce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncelleneceği, güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki farkın yükleniciden tahsil edileceği  hükmünün yer aldığı, buna göre yapılan hesaplamaya ilişkin ikinci ve üçüncü bilirkişi heyet raporunda 38.204,50 TL olarak hesaplanmış olup, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ıslah talebi de nazara alınarak bu miktar talebin yerinde olduğu, asıl davada davacı vekilinin beşinci kalem talebinin gecikme cezası ile ilgili 570.094,50 TL alacağa ilişkin olup, sözleşmeye göre verilen ek süre ile birlikte işin süresinin 13/08/2015 tarihinde bittiği, 7 numaralı hakedişte 13/08/2015 - 30/10/2015 tarihleri arasındaki 78 gün için 136.822,92 TL gecikme cezası uygulaması yapıldığı ve hakedişten kesildiği, 8 nolu hakedişte 30/11/2015 tarihine kadar 30 gün için 52.624,20 TL hakedişten ceza olarak kesildiği, her iki cezanın ve kesintinin ikinci ve üçüncü bilirkişi raporunda uygun olduğunun belirlendiği ve bu belirlemenin dosya kapsamı ve sunulan belgeler itibariyle yerinde olduğu, davacı tarafın 17/05/2016 tarihli yazısında atık göletlerindeki su seviyelerinin kritik eşikte olması sebebiyle projenin en kısa sürede tamamlanmasının gerektiğinin belirtildiği, davalı tarafça 25/07/2016 tarihli yazıda, bu durumun 22/07/2016 tarihine kadar devam ettiği, bu tarihten itibaren su kotunun düşürüldüğünün belirtildiği, bu süre içerisinde davalı yükleniciden kaynaklanmayan nedenlerle  çalışma ortamının sağlanamadığı, atık göletinde su seviyesinin yükselmesi nedeniyle kapillarite etkisi ile daha üst kotlarda su seviyesinin yükselebileceği ve çalışma ortamını etkileyebileceğinin belirlendiği, bu süre içerisinde 16/03/2016 - 22/07/2016 tarihleri arası 128 gün için cezalı çalışma uygulamasının yerinde olmadığı, 7 ve 8 numaralı hakedişlerden 01/12/2015 - 21/09/2016 tarihleri arasında gecikme 295 gün olarak hesap edilmiş olup, atık göletinin davacı idare tarafından kullanılması nedeniyle 128 gün ilave süre verilmesi gerektiği, (295-128)x1754,14 TL/gün 292.941,38 TL olmakla bu durumda  292.941,38 TL gecikme cezası talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle; asıl davada iki ihale bedeli arasındaki farktan kaynaklı kalan işler kapsamında alacağın 372.067,75 TL, fesih damga vergisi 9.259,57, kesin teminat güncelleme farkı 38.204,50 TL ve gecikme cezası kaleminden 292.941,38 TL olmak üzere toplam 712.473,20 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, davacı tarafça davalıya (kesin teminat güncelleme farkı kalemi 31.784,77 TL olarak) miktar da belirtilerek ödeme yapması isteğini içerir 30/11/2016 tarihli ihtarın 03/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, 15/12/2016 tarihine kadar ödenme isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, alacağın 706.053,47 TL'sine (372.067,75 TL + 9.259,57 TL + 31.784,77 TL + 292.941,38 TL) 16/12/2016 temerrüt tarihinden itibaren, geri kalan 6.419,73 TL'sine 26/11/2019 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davada 947.883,69 TL tutarındaki ilave işler kapsamında karar pulu, damga vergisi, cezalı ödeme bedeli, kesin teminat ile güncelleme farkından kaynaklı alacak ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, birleşen davada davacı vekilinin birinci kalem talebi karar pulu bedeli ile ilgili 5.393,46 TL alacağa ilişkin olup, bu alacak talebine yönelik mahkemece yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporları içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; karar pulu oranı %0,569 olup, bedelinin 947.883,69 TL ilave işler bedeli kapsamında 5.393,45 TL olarak belirlendiği, sözleşmenin haklı nedenle davacı tarafça feshi nedeniyle davacı tarafça vergi dairesine ödenen bu bedelin tahsili talebinin yerinde olduğu, birleşen davada davacı vekilinin ikinci kalem talebi fesih damga vergisi ile ilgili 8.986,94 TL alacağa ilişkin olup, dosyaya sunulan 31/05/2018 tarihli tahakkuk işlemi ile toplam 22.230,55 TL damga vergisi ve cezası ödendiği, bu ödemenin 5.393,46 TL'sinin karar pulu, 8.986,94 TL damga vergisi ve 7.851,15 TL damga vergisi cezası toplamı olduğu davacı tarafça belirtilmiş olup, davacı tarafça fesih sebebi ile 8.986,94 TL damga vergisi ödendiği, ancak toplam talebin dava dilekçesinde 83.689,80 TL olarak belirtildiği, buna dayanak tabloda da damga vergisi 8.985,94 TL olarak belirtilemekle davacı tarafça sözleşmenin feshi haklı olmakla bu kalem talebin (8.985,94 TL) yerinde olduğu, birleşen davada davacı vekilinin üçüncü kalem talebi damga vergisi cezasına ilişkin olup yukarıdaki paragrafta da belirtildiği üzere 31/05/2018 tarihli tahakkuk işlemi toplamı 22.230,55 TL'nin 7.851,15 TL'sine ilişkin ödeme damga vergisinin cezasına ilişkin olup, davacı tarafça sözleşmenin feshi haklı olmakla bu kalem talebin yerinde olduğu, birleşen davada davacı vekilinin dördüncü kalem talebi kesin teminat bedeli ile ilgili 56.873,02 TL alacağa ilişkin olup, bu alacak talebine yönelik mahkemece yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporları içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; idari şartnamenin 40.maddesine göre ihale bedelinin %6'sının kesin teminat olarak verilmesi gerektiği, ilave iş ile ilgili olarak kesin teminat bedeli 56.873,02 TL olarak ikinci ve üçüncü bilirkişi heyet raporlarında hesaplanmış olup, bu kalem talebin yerinde olduğu, birleşen davada davacı vekilinin beşinci kalem talebi kesin teminat güncelleme farkı ile ilgili 4.586,23 TL alacağa ilişkin olup, bu alacak talebine yönelik mahkemece yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporları içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; ikinci ve üçüncü bilirkişi heyeti raporunda kesin teminat bedelinin 56.873,02 TL, güncelleme değerinin 61.459,25 TL olarak hesaplandığı, güncellenen fark bedelin 4.586,23 TL olduğu anlaşılmakla bu kalem talebin yerinde olduğu gerekçesiyle birleşen davada karar pulu bedeli 5.393,46 TL, damga vergisi bedeli 8.986,94 TL (talep toplam 83.689,80 TL içinde 8.985,94 TL olup, taleple bağlı kalınması gerektiği), damga vergisi cezası 7.851,15 TL, kesin teminat bedeli 56.873,02 TL, güncelleme farkı 4.586,23 TL olmak üzere toplam 83.689,80  TL üzerinden davanın kabulüne, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüt oluşmadığından alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. <br>\tAsıl davada davacı vekili istinaf başvurusunda; gerek gerekçeli kararda gerek bilirkişi raporunda cezalı çalışmanın uygun olmadığı yönünde haksız ve mevzuata aykırı açıklama yapıldığını, zira müvekkili ile ... arasında imzalanan sözleşmenin süresinin 400 gün olup, ikmal tarihinin 20.02.2015 olduğunu, işin devamı sırasında oluşan keşif artışı nedeniyle cezasız süre verilerek ikmal tarihinin 13.08.2015 olarak revize edildiğini, anılan cezasız sürenin bitiminde ise yüklenici firmanın işi geçici kabule hazır hale getirememesi nedeniyle cezalı süre verildiğini, bu çerçevede değerlendirme yapıldığında, yüklenici firmanın 16.03.2016 tarihli yazısında yer alan, gölet su seviyesinin yükselmesinden dolayı çalışamadığı, arada yaşanan zaman kaybının cezasız süre uzatımı olarak verilmesi gerektiği iddiasının mesnetsiz olduğunu, yüklenici firmanın da yazısında belirttiği üzere göletteki su seviyesinin 16.03.2016 - 22.07.2016 (128 gün) tarihleri arasında yükselmiş olup, bahse konu bu sürenin, yüklenici firmanın cezalı çalıştığı süreler içerisinde olduğunu, sözleşme eki YİGŞ'nin \"İş Programı\" başlıklı 17.maddesi ile \"İşin yürütülmesi için gerekli personel ve araçlar\" başlıklı 19. maddesinden anlaşılacağı üzere, davalının basiretli bir tüccar olarak, uygun bir iş programı ve gerekli ciddiyet ile çalışmayarak, sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini ve bu nedenle de kendisine verilen cezalı süreler içerisinde çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını, iş artışı sonrası 17.03.2015 tarihinde onaylanan revize iş programına uygun hareket edilmemiş olması nedeniyle de, işin sürecinde silsile halinde aksaklıklar yaşandığını ve işin geçici kabule hazır hale getirilemediğini, müvekkilinin gölet su seviyesinin kritik aşamada olduğuna ilişkin yapmış olduğu uyarılara rağmen, şantiye sahasında işi geçici kabule hazır hale getirmek için gerekli personel ve ekipman bulundurulmadığını, 128 günlük sürenin cezasız süre olarak verilebilmesi için, sözleşme süresi veya iş artışı nedeniyle verilen cezasız süre içerisinde bahsi geçen olayın meydana gelmiş olması gerektiğini ancak söz konusu 128 günlük süre, cezalı çalışma dönemi içerisinde oluştuğunu, bu nedenle 128 günlük sürenin cezasız süre olarak verilmesi gerektiği açıklamasının hukuka uygun olmadığını, yine gerekçeli kararda ve bilirkişi raporunda, 07.10.2016 tarihli tasfiye geçici kabul tutanağındaki \"...Sedde yükseltme işinin tamamlandığı ancak üst - kotlarda bozulmaların görüldüğü, membran topuk dolguları ile sedde üzeri kenetleme tamamlanmadığı, membran üzeri koruma betonunun çok az bir kısmnının yapıldığı ancak yapılan betonların uygun vasıfta olmadığı...” şeklinde ifadelere yer verildiğini, işin ikmalinin tasfiye geçici kabul tutanağındaki eksik ve kusurlu işlere göre yapılması gerektiği, ayrıca talep edilen bedelle ilgili olarak dosyaya herhangi bir belge de sunulmadığı da dikkate alınarak, belirtilen işlerin 24.11.2016 tarihli sözleşmedeki ikmal işler kapsamında olması gerektiği ve talebin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.\" şeklindeki açıklamaların da gerçeği yansıtmadığını, durum tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere, işin tasfiyesi söz konusu belgelerde belirtilen eksik ve kusurlu işlere göre yapıldığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından herhangi bir belge sunulmaması nedeniyle, bozulan imalatlar karşılığı 290.000 TL'nin talep edilmesinin yerinde olmadığı hakkındaki bilirkişi görüşünün kabul edilemeyeceğini, YİGŞ'nin \"İş ve İşyerinin korunması ve sigortalanması\" başlıklı 9. maddesi gereğince yüklenici firmanın iş yerindeki imalatları korumakla mükellef olduğunu, 7 nolu hakediş dönemi (01.04.2015-31.10.2015) ve 8 nolu hakediş dönemi için (01.11.2015-31.11.2015)  yapılan imalatların, davalının iş yerini korumaması nedeniyle, ağır kış  şartlarında bozulmuş olup, bu durumun bağımsız komisyon tarafından durum tespit tutanağı ile imza altına alındığını, dosyada yer alan fotoğraflardan da bu durumun açıkça görüleceğini, bununla birlikte müvekkili tarafından 29.09.2016 tarihinde yapılan tebligatta; durum tespit çalışmalarının yapılacağının bildirilmiş olup, davalı tarafından çalışmalara iştirak edilmediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, asıl davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tAsıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda; mahkeme kararı ve hükme esas alınan 15.11.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, yasal dayanaktan yoksun, haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 13.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacı idarenin sözleşmeyi feshetmekte haksız olduğu ve müvekkilinden kaynaklı bir zararının olmadığı yönündeki ifadelerine rağmen davacının itirazlarının karşılanması için aynı heyetten ek rapor alınması gerekirken, bilirkişi kurulunun değiştirilmesi ve başka bir heyetten rapor alınmasının izaha muhtaç olduğu gibi usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 4.maddesine aykırı olarak, idarenin kusuru ve sorumluluğunu gerektiren somut delil ve belgeler görmezden gelinerek, maddi gerçeğe aykırı olarak her koşulda ve sadece müvekkilinin edimlerini eksiksiz yerine getirip getirmediğine dair değerlendirmeler yapıldığını, davacı idarenin sözleşmeyi feshettiği tarihte asıl işin tamamının bittiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğunu ancak bu hususun bilirkişi kurulu raporunda gizlendiğini, bilirkişi raporunda (16. Sayfada) aynen \"işin %80’lik bölümü (30.11.2015 tarihi itibariyle %81,81’i tamamlanmıştır.) tamamlandığı dikkate alındığında, davacı idare tarafından davalıya gönderilen 05.10.2015 tarihli yazı ile firmaya verilmiş olan 13.08.2015 tarihli iş süresinin 30.11.2015 tarihine kadar uzatıldığı belirlenmiştir. Bu süre dahilinde işin bitirilmediği dikkate alınarak, 26.01.2016 tarihli yazı ile, 01.04.2016 tarihinden itibaren 15 gün içinde sahada faaliyete başlamak koşulu ile 90 gün sürenin verildiği, davalı yüklenici 25.07.2016 tarihi yazıda, işe başladıklarını, 22.07.2016 tarihi itibariyle su kotunun düşürüldüğünü, bu engelin ortadan kalkmasıyla 30.08.2016 tarihine kadar işi bitireceklerini taahhüt etmesine rağmen, işin bitirilmediği, 21.09.2016 tarihine kadar beklendiği, davalı firmanın işi tamamlamaması nedeniyle 21.09.2016 tarihi itibariyle işin sözleşmesinin fesih edildiği belirlenmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ile davacı idarenin sözleşmenin fesih işleminde haklı olmakla birlikte, bu konuda nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı kanaati hasıl olmuştur.\" denildiğini, ilave iş verildiğinde işin %80'lik bölümünün tamamlandığının açıkça belirtildiği halde, sözleşmenin feshedildiği 21.09.2016 tarihinde asıl işin ne kadarının tamamlandığı konusunda değerlendirme yapılmadığını, daha açık bir ifadeyle sözleşmenin feshedildiği tarihte asıl işin %100 oranında tamamlandığının gizlendiğini, taraflar arasında yapılan 10.01.2014 tarihli sözleşmenin 4.899.246,18 TL bedelli olduğunu, idarenin 19.02.2015 tarihinde 947.883,69 TL'lik ilave iş verdiğini, müvekkilinin 24.12.2015 tarihli faturadan sonra yaptığı yaklaşık 230.000,00 TL bedelli imalatıyla ilgili hakediş düzenlemediği halde sözleşmenin feshedildiğini,  21.09.2016 tarihi itibariyle (gecikme cezası uygulanmadan) yapılan hakedişlerinin toplamının asıl işin bedelinden, 4.899.246,18 TL'den fazla olduğunu, başka bir ifadeyle asıl işin %100' ünün yapılmış olduğunun dosya kapsamında da açıkça görüleceğini ve bu nedenle sözleşmenin feshedilemeyeceği gibi fesihte haksız olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususların gizlenmiş ve mahkemenin yanlış yönlendirildiğini, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunun ve mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, işin süresinde bitirilememiş olmasında davacı idarenin kusurlu olduğunu, davacı idarenin, kendi kusurundan kaynaklanan gecikmeler için dahi süre uzatımı yapmadığını, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, davacı idarenin yükümlülükleni yerine getirip getirmediği konusunda en ufak bir değerlendirme yapılmadığı gibi hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesine aykırı görüş bildirildiğini, 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 4. ve 8.maddelerinden görüleceği üzere, davacı idarenin sözleşmeyi feshetmekte haklı olabilmesi için, gerekli izin ve ruhsatlar alınmış bir şekilde yer teslimi yapması ve kusurunun olmaması ve üzerine düşen yükümlülükleri bihakkın yerine getirmiş olması gerektiğini, 10.01.2014 tarihli sözleşmenin 9. maddesinde \"Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 10 gün içinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yer teslimi yapılarak işe başlanır.\" denildiğini, müvekkilinin işe başlayabilmesi için davacı idarenin, yer teslimi ile birlikte, çalışılacak yerin orman içinde olması nedeniyle, orman idaresinden irtifak hakkı alması ve imalatın %53'ünde kullanılacak ariyet (kaya) ocağının kullanılabilmesi için gerekli izinleri alarak teslim etmesi gerektiğini, davacı idarenin, her ne kadar 17.01.2014 tarihinde yer teslimi yapılmış dese de, dere ıslahının yapılacağı alanın orman arazisinde olması nedeniyle, çalışmaya başlanabilmesi için gereken orman irtifak hakkının alındığını 11.06.2014 tarihinde (yaklaşık 5 ay sonra) müvekkiline bildirildiğini ve ariyet (kaya) ocağının kullanılabilmesi (2. sınıf gayri sıhhi müessese açma ve çalıştırma ruhsatının alınabilmesi) için gereken belge ve evrakları  23.09.2014 tarihinde (249 gün gecikmeli olarak) teslim ettiğini, buna rağmen kendi kusurundan kaynaklanan gecikmeler için süre uzatımı yapmadığını ve müvekkilinin süre uzatımı taleplerine ve dilekçelerine de cevap dahi vermediğini, bu nedenle davacı idarenin sözleşmeye ve Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 6. maddesine uygun bir şekilde yer teslimi yapmadığını, daha işin başında sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ve işin gecikmesinde tek kusurlu olduğunun sabit olduğunu, ayrıca, ariyet (kaya) ocağının izin süresi bittiğinde halen 5.000 metreküp dolgu malzemesine ihtiyaç olduğunu, (ihtiyaç duyulan 14.640 metreküp dolgu malzemesinin sadece 9.640 metreküpünün (2/3'ünün) kullanıldığı) tasfiye geçici kabul tutanağı ve bilirkişi raporu ile sabit olup, buna rağmen davacı idarenin 10.04.2015 tarih ve 12730 sayılı yazısında, \"Su toplama havuzu dolgu işlerinin tamamına yakını tamamlandığını\" denilmesinin maddi gerçeğe aykırı olduğunu, idarenin, izin süresi biten ariyet (kaya) ocağının izin süresinin yenilenmesi için gerekli çalışmayı yapmadığı halde, ariyet (kaya) ocağının izin süresi bittikten sonra müvekkilinin ruhsatsız olarak çalışmaya zorlaması ve sözleşmeyi feshetmesinin, sözleşmeye ve mevzuata aykırı olduğu gibi kötü niyetli olduğunu, bilirkişi raporunun taraflı olduğunu, yağışlı havalar ve çalışma alanına sel gelmesine (mücbir sebeplere) rağmen müvekkiline süre uzatımı verilmemesi sözleşmeye ve YİGŞ 29. maddesinde aykırı olup, aynı bölgede üst yapı çalışması yapan ... İnşaat ve Ticaret A.Ş.'ne 20 Kasım - 31 Mart tarihleri arasında çalışma yapılamayacağından bahisle süre uzatımı verdiği halde altyapı çalışması yapan müvekkiline süre uzatımı vermemesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, idarenin dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ve çifte standart uyguladığını gösterdiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, asıl ve birleşen  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tAsıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı asıl davada taraf vekillerince, birleşen davada davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tTaraflar arasında 10/01/2014 tarihli ... Lepçek Deresi Islahı ve Su Toplama Havuzu Kapasite Artırımı yapım işini konu alan birim fiyatlı eser sözleşmesi imzalandığı ihtilafsız olup, sözleşmenin 8.1 maddesi gereği YİGŞ sözleşmenin eki olduğu, 9.maddesi gereğince sözleşmenin imzalanmasından itibaren 10 gün içerisinde yer tesliminin yapılacağı, yer tesliminden itibaren 400 gün içerisinde tamamlanarak geçici kabul hazır hale getirileceği, 01 Aralık-01 Nisan arasının çalışılamayan süre olduğu ancak iş bitiminde bu devrenin dikkate alınmayacağı ve idare tarafından yükleniciden teknik şartları yerine getirerek işi tamamlaması için bu dönemde çalışmasını isteyebileceği, 18.maddesi gereğince süre uzatımlarına ilişkin YİGŞ hükümlerinin uygulanacağı, 25.maddesi gereğince sözleşmede belirtilen süre uzatımları hariç sözleşmeye uygun işin süresinde bitirilmediği takdirde 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezasının uygulanacağı, yüklenicinin işi süresinde bitiremediği takdirde günlük %0,3 oranında ceza uygulanacağı, ihtarda belirtilen sürenin bitmesine rağmen aynı durumun devam etmesi durumunda ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminatın gelir kaydedilerek sözleşmenin feshedileceği, hesabın genel hükümlere göre tasfiye edileceği, 26.maddesi gereğince de feshe ve sözleşmeye ilişkin diğer hususlarda Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile YİGŞ hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.<br>\tDosya kapsamından, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yer tesliminin 17/01/2014 tarihinde yapılarak işe başlandığı, buna göre sözleşme kapsamında işin bitirilerek geçici kabule hazır hale getirilmesi gereken tarihin 20/02/2015 olduğu, 19/02/2015 tarihli olur ile 947.883,69 TL ilave iş verilerek iş bitim tarihinin 13/08/2015 olarak revize edildiği, 05/10/2015 tarihli idare yazısı ile teslim süresinin 30/11/2015 tarihine kadar uzatıldığı ve sözleşmedeki edimin ifası aşamasında yine idarece 26/01/2016 tarihli yazı ile; hava şartları nedeniyle çalışılamayan süre de dikkate alınarak 01/04/2016 tarihinden itibaren 15 gün içerisinde başlamak koşulu ile 90 günlük süre verildiği, davalının 01/04/2016 tarihi itibariyle davacıya yazdığı yazısında çalışmalara başladıklarını, su toplama havuzunda biriken su üst kotunun mevcut kapasitenin üzerine çıkması nedeniyle imalatlara devamın olanaksız hale geldiğini, imalat sahasına taşan suyun yapımı devam eden imalatlara zarar verdiği, çalışmaların devam edebilmesi için su kotunun düşürülmesi ve mağduriyetlerinin giderilmesi talebinde bulunduğu,  18/04/2016 tarihli idare yazısı ile, davalıya verilen sürenin 15/04/2016 tarihinde sona erdiği, bugünden başlamak üzere 10 içerisinde aktif bir şekilde saha imalatlarına başlanmaması durumunda YİGŞ’nin 47.maddesi hükümleri doğrultusunda sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, davalı tarafından davacıya hitaben 29/06/2016 tarihli yazısında su kotunun düşürülmesi gerektiğinin belirtilmesine rağmen halen taraflarına bilgi verilmediği, buna rağmen çalışmaların başlatıldığı, su kotunun davacı tarafça düşürülmesi halinde resmi tatil sonrası 30 gün içerisinde işin bitirileceğinin taahhüt edildiği, davacı tarafça 22/07/2016 tarihli yazı ile su kotunun düşürüldüğünün bildirildiği, davalının 25/07/2016 tarihli yazı ile engelin kalkması ile birlikte çalışmalara hızlı bir şekilde başlanıldığı ve 30/08/2016 tarihine kadar işlerin bitirileceğini taahhüt ettiği anlaşılmıştır. \tYine,   davacı tarafça 22/08/2016 tarihinde, 12/08/2016 tarihinden bugüne kadar sahada personel ve iş makinesinin bulunduğu, yüklenicinin 19/08/2016 tarihinde sözlü olarak uyarıldığı, sahadaki faaliyetlerini durdurduğu anda işin feshedileceğinin bildirildiğine ilişkin iç yazışma yaptığı ve 21/09/2016 tarihinde de 18/04/2016 tarihli fesih ihtarlı yazı belirtilerek verilen sürede işin tamamlanmadığı, iş programına uygun şekilde faaliyetlerin gerçekleşmediği, gerekli önlemlerin alınmadığı belirtilmek suretiyle YİGŞ’nin 47.maddesine göre sözleşmenin feshi yönünde karar oluşturulduğu, fesih sonrasında da 07/10/2016 tarihinde de idarece tek taraflı olarak tasfiye geçici kabul tutanağı düzenlendiği, işin geçici kabule hazır olmadığının, eksik ve ayıplarının bulunduğunun belirtildiği, sonrasında 24/11/2016 tarihinde de eksik işlerin ikmali yönünden dava dışı Nil-Ay …Ltd.Şti.ile aralarında ikmal işine ilişkin sözleşme imzalandığı anlaşılmıştır.<br>\tTüm bu açıklamalar ve dosya kapsamı itibariyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, sözleşme ile üstlenilen ve iş ilavesi ile belirlenen işler ve bu kapsamda taraflar arasındaki yazışmalar, verilen süreler, karşılıklı edimlerin ifası noktasında davalı tarafça sözleşmenin ifasına yönelik engellerin kalkması sonrası 25/07/2016 tarihli yazısı ile sözleşme kapsamında üstlendiği edimleri 30/08/2016 tarihine kadar tamamlamayı taahhüt ettiği ancak sözleşme kapsamındaki edimleri yerine getirmediği dosya kapsamı ve fesih kararı sonrası düzenlenen tasfiye geçici kabul tutanağı ve fesih sonrası yapılan ikmal sözleşmesi ile anlaşılmış olmakla, davacı iş sahibi idare sözleşmenin feshinde haklı olup,   mahal mahkemesinin sözleşmenin feshi ve fesih nedeniyle uğranılan zararlara ilişkin talep kalemleri yönünden ve bu kapsamda davalı tarafça yapılan ve zarara uğrayan imalatların da ikmal inşaatı sözleşmesi kapsamında kaldığı da dikkate alınarak kurmuş olduğu hüküm dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, sözleşmede öngörülen gecikme cezası TBK’nın 179/2 maddesine göre ifaya ekli ceza niteliğinde olup, sözleşmenin feshi halinde talep edilebileceğine ilişkin aksi kararlaştırılmadığı sürece istenemeyeceğinden ve taraflar arasındaki sözleşmede buna ilişkin bir hükmün de yer almadığı da görülmüş olmakla, gecikme cezasına ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, bu talep kalemi yönünden kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle; mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, asıl davada davacı vekilinin, birleşen davada davalı vekilinin tüm istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun gecikme cezası yönünden kabulüne, diğer istinaf nedenleri  yerinde görülmediğinden reddi gerekmiş olmakla,  davalı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, asıl davanın 420.531,82 TL yönünden kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t3-Asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t4-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2021 tarih ve 2017/273 Esas- 2021/819 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, <br>\t5-Asıl davanın kısmen kabulüne, <br>\ta-420.531,82 TL'nin 16/12/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\tb-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.726,52 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 21.743,19 TL ise ıslah ile alınan 110,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.873,33 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\tc-Davacı tarafından yatırılan 21.743,19 TL peşin harç ile 110,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 21.853,19‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\td-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL tebligat gideri, 11.650,00 TL bilirkişi ücreti ile 445,40 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 12.126,8‬0 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre takdiren 3.984,86 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\te-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığını, <br>\tf-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 64.874,45 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\tg-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 124.500,40 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, <br>\t6-Birleşen davanın kabulüne,<br>\ta-83.689,80 TL'nin 04/07/2018 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tb-Alınması gerekli 5.716,85 TL harçtan peşin alınan 1.429,22 TL'nin mahsubu ile kalan 4.287,63 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına,<br>\tc-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 1.470,32 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\td-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\te-Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup 11.679,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde  yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>\t\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>\t8-Asıl ve birleşen davada davalı tarafından yatırılan 80,70 TL+ 13.515,77 TL olmak üzere toplam 13.596,47 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>\t9-Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen davada davacıdan asıl davanın istinafı yönünde alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın asıl ve birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t10-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl ve birleşen davada davalı tarafından yatırılan toplam 441,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t11-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl ve birleşen davada davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nun 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.      \t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d39cad011d498e4","SID":"33dd7b998250fba4"}}