{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ   \t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t     E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t        <br>ESAS NO\t: 2020/827 <br>KARAR NO\t: 2024/778<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...             ...<br>ÜYE \t: ...\t                    ...<br>ÜYE \t: Doç. Dr. ...    ...<br>KATİP \t: ...                             ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 11.04.2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2017/835 E., 2019/311 K.<br>DAVACI\t\t\t:<br>VEKİLİ\t\t\t: <br>DAVALILAR\t\t:<br><br>\tDosyanın Dairemize, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi tarafından 12.12.2019 tarihli kararla \"Uyuşmazlık, ikame araç tahsis sözleşmesi gereğince alacak talebine ilişkindir.\" gerekçesi ile gönderildiği;<br>\tDairemizin 25.12.2019 tarihli kararında, uyuşmazlığın ariyet (tüketim ödüncü) nedeni ile tazminata ilişkin olduğu belirtilerek dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderildiği;<br>\t4. Hukuk Dairesi tarafından 18.02.2020 tarihinde hukuki ilişkinin araç tamir sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilerek dosyanın Başkanlar Kurulu'na gönderildiği;<br>\tBaşkanlar Kurulunca ise 09.03.2020 tarihinde \"...uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme veya sözleşme hukukundan değil tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı\" belirtilerek dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.<br>\tDairemiz bu karara rağmen uyuşmazlığın ariyet/tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklandığı, hizmet sözleşmesi niteliğinde olmadığı kanısındadır. Açıklanan durumun göreve ilişkin kamu düzeni kuralları ile kanuni hakim, mahkemeye erişim ve adil yargılanma haklarına temas ettiği düşünülmektedir.<br>\tBölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu kararları, bunlar aleyhine gidilecek bir yasa yolu bulunmadığından kesin nitelikte sayılmakta ve dosyanın gönderildiği Daireyi bağlamaktadır.<br>\tBu çekince altında yapılan yargılama üzerine:\t<br>\tDavalılar vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>\tDavacı vekili, davalı şirkete ait 06 FN 7299 plakalı aracın  hasar onarım ve bakımı için 29.08.2017 tarihinde müvekiline teslim edildiğini,  onarım süresi için geçici araç tahsis sözleşmesi kapsamında ... plakalı aracın 29.08.2017 tarihinde davalının yetkilisine teslim edildiğini, ancak aracın davalı ...'in tek taraflı olarak gerçekleştirdiği kazada hasarlanmış şekilde iade edildiğini, araçta meydana gelen zararın giderilmesi istendiği halde zararın karşılanmadığını, bu nedenle  Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/184 D.İş sayılı dosyasında zarar tespiti yapılarak alacağın tahsili için Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20538 sayılı dosyasında takibe geçildiğini, borçluların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve karşı tarafın takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalılar vekili, ... plakalı aracın 29.08 2017 tarihinde, müvekilli şirket aracının tamiri nedeniyle ikame amaçlı olarak  kullanılmak üzere şirket yetkilisine, davacının güvenlik görevlisi ... tarafından 23.10'da teslim edildiğini, sözleşme ile ilgili herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, sadece teslim alan kişinin isim ve cep telefonunun alınıp belgenin imzalattırıldığını, ayrıca sözleşmenin \"sigorta\" başlıklı 2. maddesinde teslim edilen aracın trafik ve kasko sigortasının yapıldığı yazılı olduğu halde, herhangi bir kasko sigortasının yapılmamış olduğunu, davacının sözleşme hükümlerine uymadığını, yine tamir için teslim edilen araç şirket aracı olduğundan ikame aracın şirket çalışanlarınca kullanılmasının doğal olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Taraf delileri toplandıktan sonra oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan  raporda; araçta meydana gelen hasar gideriminin 22.130,90 TL ve değer kaybının ise 10.000,00 TL olacağı bildirilmiştir.<br>\tDavalılar vekili ,davacının ikame araca kasko yaptırmasının sözleşme gereği olduğu halde kaskosunu yaptırmadığını, bu nedenle zararın kendilerinde istendiğini, oysaki kaskosunun olması halinde kaskodan alınacağını belirterek , sözleşmeye aykırı davranan davacının  bu zarardan sorumlu olacağını ve kendilerinden talep edemeyeceğini ileri sürmüş ise de ; davalının, sözleşme gereğince aracı teslim alan şirket çalışanın dışında kullanacak kişilere ilişkin bilgileri davacıya vermediği ve sözleşmeye yazdırılmadığından , sözleşme hükmü gereğince aracın sigortasından yararlanamayacağı hususu nazara alınarak kabul görmemiştir.<br>\tTüm dosya kapsamı ,dava ,cevap ve bilirkişi raporu ile taraflar arasında geçerli ikame araç sözleşmesi ve  teslim formu birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı şirkete ait aracın tamir süresinde kullanması için, davalı şirket yetkilisi ...'e söz konusu ikame aracı 29.08.2017 de teslim ettiği , adı geçenin kendisi dışında şirket adına  aracı kullanacak kişi isimlerini bildirmediği , 07.09.2018 de  aracın üçüncü kişi ... tarafından kullanıldığı sırada, tam kusuru ile tek taraflı olarak gerçekleştirdiği kazada hasarlandığı, sözleşme gereği aracın kasko sigortası olsa dahi bundan yararlanamayacağı ve bu nedenle aracı teslim alan ile kullanan üçüncü şahsin araçta oluşacak tüm zararlardan itirazsız olarak sorumlu oldukları anlaşılmakla; 22.130,90 TL hasar giderimi  ve 10.000,00  TL değer kaybı zararının sözleşmeye aykırı davranan davalı şirket ile  teslim alan vede kullanandan  müteselsilen  tahsilini isteyebileceği nazara alınarak  aşağıdaki şekilde davanın kabulüne...\" karar verilmiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tAkit öncesi yükümlülüklerinin tamamını ihlal edenin davacı şirket olduğunu, hem şirket adına vermiş olduğu ikame araçla ilgili hiçbir bilgi ve belge istemeyerek ve araç teslim elemanlarını gereği gibi eğitmeyerek, formun eksik doldurulmasına sebebiyet verdiğini, hem de sözleşme ile taahhüt ettiği halde ikame araca kasko sigorta poliçesi düzenletmediğini, bunları bilinçli bir şekilde yaptığının açık olduğunu;<br>\tMüvekkilinin, kendisinden istenmediği halde, ehliyet fotokopisini davacı şirket elemanına verdiğini, müvekkili şirketin arıza nedeniyle servise bırakılan mülkiyetindeki araçta yaptığı gibi 29.08.2017 tarihinde gece saatlerinde teslim edilen ikame araca da takip eden ilk iş günü, kullanacak kişilerle ilgili tahsis işlemini yaptığını, aracın kaza geçirmesi nedeniyle gerçeğe uygun şekilde kaza tespit tutanağı düzenleyerek davacı şirkete gerekli bildirimi derhal yaptığını, bu nedenle herhangi bir yükümlülük ihlalinden söz edilemeyeceğini;<br>\tÖte yandan, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hüküm altına alınan hasar bedeli ve değer kaybı ile ilgili olarak, karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporundaki hesaplamaların da maddi ve hukuki dayanağı bulunmadığını;<br>\tDavaya konu araçta değiştiği ileri sürülen parçalar dikkate alındığında, tamamının mekanik, fiber/plastik, elektrik ve elektronik parçaları olduğunu, hiçbirinin değer kaybına etki edecek parçalar olmadığını, anılan formülasyon çerçevesinde, değer kaybı hesabında dikkate alınmaması gerektiğini;<br>\t Dosya kapsamı ve delil durumuyla bağdaşmayan, eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı, usul ve yasaya açıkça aykırı olan yerel mahkeme kararının kaldırılarak, haksız davanın reddi ile lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava, ikame araç tahsis (ariyet/tüketim ödüncü) sözleşmesinden kaynaklanan   tazminatın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/835 E., 2019/311 K. sayılı dava dosyasında verdiği 11.04.2019 tarihli kararına yönelik davalılar vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Alınması gereken 2.194,86-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 548,75-TL harcın düşümü ile kalan 1.646,11-TL harcın  davalılardan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t22.05.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  23.05.2024\t\t<br>       Başkan ...                      Üye ...                 Üye ...                 Katip ...<br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d6a1b5212548c435","SID":"fa81fb9940809899"}}