{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ           <br>\t\t\t     (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t              E S A S T A N    R E D D İ )                 <br>ESAS NO\t: 2022/47 <br>KARAR NO\t: 2024/781<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...             ...<br>ÜYE \t: ...\t                    ...<br>ÜYE \t: Doç. Dr. ...    ...<br>KATİP \t: ...                             ...<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 12.10.2021<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2021/382 E., 2021/768 K.<br>DAVACI\t\t\t:<br>VEKİLİ\t\t\t<br>DAVALI\t\t\t:<br><br>\tTaraf vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>\tDavacı vekili, taraflar arasında 31.01.2018 tarihinde muhasebe hizmetine ilişkin sözleşme akdedildiğini, sözleşme ile taraflara bir takım yükümlülükler verildiği gibi sözleşmenin ana hatlarının müvekkili tarafından verilecek muhasebe hizmetinden ibaret olduğunu,  yine aynı sözleşme uyarınca tarafların bir ücretin müvekkiline ödenmesi noktasında anlaştıklarını,  fesih yılı olan 2020 içerisinde müvekkilinin  aylık 32.600,00-TL bedelle davalı şirkete muhasebe hizmeti verdiğini, bahse konu sözleşmenin 4.10 maddesinde \"Sözleşmenin işveren tarafından tek taraflı feshi halinde, işveren altmış aylık ücret tutarında tazminat ödemeyi kabul eder\"  ifadesinin yer aldığını, müvekkilinin işveren davalının sözleşmeyi feshetmesinden dolayı taraflarca akdedilmiş sözleşme uyarınca altmış aylık ücretten oluşan tazminata hak kazandığını beyan ederek fazlaya ilişkin dava, talep ve diğer tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davalı işverenin feshi dolayısıyla müvekkilinin sözleşme uyarınca altmış aylık ücret tutarında tazminata hak kazandığının ve tazminat miktarının tespiti ile şimdilik 130.000,00-TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili, dava konusunu oluşturan mali müşavirlik sözleşmesinin niteliği gereği Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen bir hizmet akdi olduğunu, bu bakımdan müvekkilinin tacir olmasına karşılık davacı taraftan talep edilen hizmetin bir ticari iş niteliği taşımadığını, genel hükümler çerçevesinde hizmet sözleşmelerine ilişkin görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olacağını; davacının müvekkili şirketten hiç bir hak ve alacağı bulunmadığını, bu bakımdan davaya dayanak edilen sözleşmeye karşı tüm imza ve sahtelik itiraz hakları  saklı kalmak kaydıyla, sözleşmenin aslının mahkemeye sunulması için karşı tarafa süre verilmesini, aksi halde 2. sayfada yer alan imza yerlerinin belirli şekilde gözükmemesi nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini,  müvekkilinin davacı taraftan uzun yıllar boyunca mali müşavirlik işlerinin yürütülmesi amacıyla danışmanlık hizmeti aldığını, söz konusu hizmetin 2020 yılında devam etmemesine ilişkin verilen şirket içi karar nedeniyle davacı tarafa 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin yazılı ve sözlü şekilde bildirildiğini, sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde tarafların TMK m. 2 ve diğer genel hükümlere aykırı olmamak kaydıyla her zaman sözleşmesel ilişkiye girebilecekleri gibi feshe ilişkin şayet bir belirleme yapılmış ise bu usule uygun şekilde her zaman ilişkiyi sonlandırma imkanına sahip olduğunu, müvekkili tarafından ilk önce sözlü şekilde daha sonra yazılı olarak 05.12.2019 tarihinde sözleşmenin yenilenmeyeceği ve her halükarda 30.03.2020 tarihinden sonra kendisinden hizmet alınmayacağının yazılı şekilde bildirilip açık bir fesih iradesi ortaya konulduğunu, bu doğrultuda davaya esas olan sözleşmenin gereğinin yerine getirildiğini ve süresi içerisinde fesih bildiriminin açıkça ve yazılı olarak yapıldığını, taraflar arasındaki ilişki açısından değerlendirme yapıldığında, davacı tarafın yapılan ödemeleri hiçbir itiraz kaydı bulunmaksızın kabul ettiğini, yine mart ayından sonra herhangi bir fatura kesmediğini ve müvekkiline bir ödeme talebinde bulunmadığını, davacının bu davranışının, kendisine bildirilmiş olan fesih iradesini örtülü şekilde kabul etmiş olduğunu gösterdiğini, bu bakımdan davacının kendisine yapılan mart ayı ödemesinden sonra devam eden aylara ilişkin de bir alacak talebinin bulunmadığını, bu hususta yazılı bir bildirimi veya hukuki talebinin bulunmadığının da dikkate alındığında, yukarıda bahsi geçen cezai şart talebinden kanun gereği (ex lege) vazgeçmiş sayıldığının kabulü gerektiğini, sözleşmede düzenlenen cezai şart miktarının sözleşmenin tamamı ve sözleşme ile düzenlenen hukuki ilişki nazara alındığında fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve 17/09/2021 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacı ... Ltd. Şti. ile Davalı ... San.Ve Tic. A.Ş. arasında görülen 31.01.2018 tarih ve 2018/1 nolu sözleşmeden kaynaklanan tazminat davasında, davacı şirketin 2018 yılında 23.000,00 TL/Ay, 2019 yılında 27.600,00 TL/Ay ve 2020 yılında 32.600,00 TL/Ay (KDV Hariç) tutarında fatura düzenlediği, davalı firmanın da fatura bedellerini davacı şirkete ödediği, davalı firmanın 30.01.2020 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği, davacı şirket ile davalı firma arasında düzenlenen sözleşmenin 4.10 maddesinde sözleşmenin işveren tarafından tek taraflı feshi halinde, işverenin altmış aylık ücret tutarında tazminat ödemeyi kabul eder hükmü bulunduğu belirtilmiştir. <br>\tTaraflar arasında akdedilen 31/01/2018 tarihli sözleşmeye göre, davalı şirketin davacı şirketten mali müşavirlik hizmeti aldığı, bu hususun taraf iddia ve savunmaları ile alınan bilirkişi raporundan sabit olduğu, sözleşmenin 7. maddesine göre aylık ücretin 23.000,00TL olduğu, sözleşmenin 4. Maddesinin 10. Fıkrası uyarınca tarafların haklı nedenlerle veya karşılıklı rızaları ile her zaman sözleşmeyi feshedilebilecekleri, sözleşmenin işveren tarafından tek taraflı feshi halinde, işverenin altmış aylık ücret tutarında tazminat ödemeyi kabul ettiği, sözleşmenin 8. Maddesinin a  bendinde,  sözleşmenin 01/01/2018 - 31/12/2018 tarihlerini kapsayacağı, ancak sonraki yıllar için sözleşmenin 6. Maddesinin 2. Fıkrasının geçerli olacağı, b bendinde, sözleşmenin yazılı olarak karşılıklı feshedilmediği sürece yürürlükte olacağı, her yılın aralık ayında iş sahibi sözleşmeyi yazılı olarak feshettiğini bildirmediği sürece sözleşmenin kendiliğinden uzamış sayılacağı hususları tespit edilmiştir.<br>\t...<br>\tDosyaya sunulan 05/12/2019 tarihli belge suretinden, davalı tarafça taraflar arasındaki mali müşavirlik hizmet sözleşmesinin ileriye etkili olarak 31/03/2020 tarihinde feshedileceğinin bildirildiği, davacı tarafı temsilen ... tarafından 05/12/2019 tarihinde imzası inkar edilmeyen imza ile fesih bildiriminin \"yasal haklar saklı kalmak kaydıyla\" şeklinde ihtirazi kayıtla tebliğ alındığı tespit edilmiştir. <br>\tSözleşmelerin geriye dönük veyahut ileriye etkili olacak şekilde feshinde gerek yasal olarak gerekse taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre bir engelin bulunmadığı, davalı tarafça da sözleşmenin 8. Maddesinin b bendi uyarınca ileriye etkili olarak sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin 4. Maddesinin 10. Fıkrasından, sözleşmenin işveren tarafından tek taraflı olarak haksız feshi halinde ancak tazminat talep edilebileceği, davalının feshinin  sözleşmenin 8. Maddesinin b bendine uygun olduğu bu nedenle de sözleşmede düzenlenen tazminatın koşularının somut olayda mevcut olmadığı tespit ve kanaatiyle davanın reddine...\" karar verilmiştir. <br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tMahkemece,  dava dosyasına sunulmuş olan deliller ve diğer tüm olgular  iddialarını ispat eder ve destekler nitelikte olmasına rağmen ne yazık ki dikkate alınmadığını;<br>\tTaraflar arasında imzalanan dava konusu  sözleşmenin  hükümleri  açık  ve  net olup mahkemece  işbu  sözleşme   hükümlerinin   yorumunda ve  olaya   uyarlanmasında  yanılgıya  düşüldüğünü,  hatalı  ve yasaya aykırı bir değerlendirme  yapıldığını;<br>\tTarafların, sözleşmenin  her türlü  feshi  halinde işverenin tazminat ödemesi  konusunda  tam bir mutabakata  vardıklarını,  taraf  iradelerinin ister süre  sonunda  isterse   sözleşme dönemi  içinde  olsun, işveren  tarafından yapılan her fesih  bildiriminin  tazminat  gerektireceği yönünde  birleştiğini;<br>\tMüvekkili şirketin, dava konusu sözleşmenin kurulması ile birlikte adeta  davalı şirketin bir işçisi gibi çalıştığını, serbest muhasebe ve mali müşavirlik alanında faaliyet gösteriyor olsa da başkaca muhasebe işlerini almaktan geri durduğunu, gelen iş tekliflerini ve olanaklarını değerlendirmeye almadığını, uzun yıllara dayanan hizmetlerine rağmen, davalı şirketin keyfi bir şekilde ve sorumluluk üstelenmeksizin sözleşmeyi  sonlandırma yetkisinin olduğunun kabulünün hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu;<br>\tTarafların sözleşmenin feshedildiğine dair karşılıklı birbirine uygun bir  iradeleri olmadığı  gibi  davalı  tarafın  haklı nedenle fesih yönünde  herhangi bir iddia ve beyanı da olmadığını, sözleşmenin haklı  nedenle feshedildiğine dair dosyaya  herhangi bir  delil  sunulmadığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tYerel mahkeme tarafından Avukatlık Kanunu gereğince nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sehven maktu vekalet ücretine hükmedildiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının bu noktadan düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.<br>Dava, mali müşavirlik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin  istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2021/382 E., 2021/768 K. sayılı dava dosyasında verdiği 12.10.2021 tarihli kararına yönelik taraf vekillerinin İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30-TL harcın düşümü ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınıp;  Alınması gereken 8.880,30-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30-TL harcın düşümü ile kalan 8.821,00-TL harcın da davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak ilgili tarafa iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t22.05.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  24.05.2024<br>\t\t\t\t<br>        Başkan ...                      Üye ...                 Üye ...                 Katip ...<br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır <br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03bbb68e6d2287e9","SID":"0ff395d9ebe50fca"}}