{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/1510 - 2024/746<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ       <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                     <br>ESAS NO\t: 2020/1510 <br>KARAR NO\t: 2024/746<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  22.06.2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2019/182E., 2020/246K.<br>DAVACI\t\t\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br>\t     \t<br>\tDavalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, müvekkilinin elektrik tesis bakım ve onarım işiyle uğraştığını, bu nedenle yaşanabilecek iş kazaları nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş. ile işveren mali sorumluluk ve üçüncü kişi mali sorumluluk sigortaları düzenlendiğini, 30.10.2009 günü elektrik bakım işi kapsamında elektrik açma kapama işini, dava dışı şirketin ise elektrik direklerini yenileme işini yüklendiğini, bu işin ifası sırasında yaşanan iş kazası nedeniyle dava dışı şirketin işçilerinin hayatını yitirdiğini, Nevşehir Asliye Hukuku Mahkemesi’nin 2010/147-148-149 esasında açılan tazminat davasında davacının da kusuru bulunduğu gerekçesiyle tazminat ile yükümlendirildiğini, verilen hükümlerin Kahramanmaraş 4.İcra Müdürlüğü’nün 2013/4739-4740-4741 esas sayılı dosyaları ile infaz edildiğini, sigorta kapsamında bulunan bu bedellerden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 150.000TL’nin ödeme günü 27.03.2017 tarihinden itibaren işleyen en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili, davacı ile iki adet sigorta poliçesinin düzenlendiğini, yaşamını yitiren işçilerin dava dışı şirketin işçisi olması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, faizin hatalı talep edildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"Dava, üçüncü kişilere verilen zarar nedeniyle ödenen bedellerin sigorta poliçeleri kapsamında sigortalayandan tahsili istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasında kurulan sigorta sözleşmesinde öngörülen rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta şirketi doğan zarardan sorumlu olduğundan bu zararı gidermekle yükümlüdür. Sigortalının doğan zararının sözleşmede öngörülen rizikonun sigorta kapsamı dışında kaldığını kanıtlama ödevi sigortacıya aittir.<br>Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında sigorta poliçelerinin bulunduğuna, sigorta prim ödeme ediminin ifa edildiğine, dava dışı şirketin işçilerinin yaşamlarının yitirdiğine ve bu nedenle tazminat ödendiği ile ödenen tazminat miktarları hususunda bir çekişme bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, işçilerin yaşamını yitirmesine neden olan ve tazminata konu olayın taraflar arasındaki sigorta poliçeleri ile teminat altına alınıp alınmadığına ilişkindir.<br>Nevşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/147-148-149 esas sayılı davalarında yaşamını yitiren dava dışı işçilerin mirasçıları tarafından davacı ve dava dışı kişilere karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Kahramanmaraş 4.İcra Müdürlüğü’nün 2013/4739-4740-4741 esas sayılı dosyaları ile hüküm altına alınan bedellerin infaz edildiği görülmektedir.  <br>Taraflar arasındaki 24504172 numaralı 03.12.2008-03.08.2010 tarihlerini içeren üçüncü kişi mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği görülmektedir. Poliçenin “C.Genel Bilgiler” başlıklı açıklamanın 1.maddesinde “sigorta süresi içinde meydana gelebilecek bir olay neticesinde 3.şahısların ölümleri veya bedeni ve maddi kayıpları nedeniyle sigortalının hukuki sorumluluklarını poliçede belirtilen koşullara bağlı olarak temin eder.”hükmü düzenlenmiştir. Dava dışı şirketin yükümlendiği direk değişim işi sırasında davacının yükümlendiği elektrik kesme işini yerine getirmemesi nedeniyle dava dışı işçilerin yaşamını yitirmesine neden olunmakla davacının kusurlu olduğu Nevşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/147-148-149 esas sayılı davalarında ispatlanmıştır. Az yukarıya hükmü alınan poliçe kapsamında kaldığı başka bir anlatımla davacının eylemi ile üçüncü kişiye zarar verdiği kanıtlanmıştır. Bu zararın oluşumuna neden olayın poliçede belirtilen risk kapsamı dışında kaldığı davalı tarafından kanıtlanamamıştır. Dolayısıyla, taraflar arasındaki sigorta poliçesi ile teminat altına alınan risk gerçekleşmiş olduğundan davacının ödediği bedellerden davalı sigorta şirketi sorumludur. Bu nedenle, davacının istemi yerinde görülmüştür. <br>Yukarıda açıklanan olgulara dayanan gerekçeler uyarınca davacının isteminin kabulüne ...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: işveren mali mesuliyet sigortasının zorunlu bir sigorta türü olmadığını, sigortalı ile müvekkili şirket arasında düzenlenen ihtiyari bir poliçe olduğunu, davanın husumet nedeniyle usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen 24503974 numaralı poliçede alt işveren alt müteahhit taşeron teminatı bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu talep ile ilgili hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, taşeron işçilerin zararının teminat dışı olduğunu, kusur ve maluliyet oranının yeniden incelemeyi gerektirdiğini, hatalı ve fahiş tazminat hesabı içerir raporun hükme esas alınamayacağını, poliçe teminatının 50.000,-TL olduğunu, %10 muafiyet uygulanması gerektiğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına; göre; davalı vekilinin  aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>2-Dava, üçüncü kişi mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.<br>Dava konusu 24504172 poliçe nolu üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi incelendiğinde, açıklamalar ve özel koşullar başlığı altında  \"iş bu poliçede her bir hasarda hasarın %10 minimum muafiyet uygulanacağı belirtilmiştir. Poliçede  şahıs başı bedeni zararlarda 50.000,00 TL teminat öngörülmüş olup, tazminat miktarından %10 muafiyet indirimi yapılarak tazminata karara verilmesi gerekirken muafiyet indirimi yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.       <br>Bu durumda Dairemizce, davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, davanın kısmen kabulüne dair  yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>\tI-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan hususlara ilişkin sair istinaf sebeplerinin reddine. <br>II-HMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2019/182E., 2020/246K. sayılı dava dosyasında verdiği 22.06.2020 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.<br>\tBuna göre:<br>\t\"1-Davanın kısmen kabulü ile,<br>                \t\t\t\t\t\t\t\t\t135.000,00 TL tazminatın 27.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.221,85 TL'den peşin olarak yatırılan 2.561,63 TL'nin düşümü ile kalan 6.660,22 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\t3-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma ve 2.561,63 TL peşin harç toplamı 2.606,03 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-Davacı tarafından yapılan 149,90 TL tebligat ve müzekkere giderinin ret kabul oranına göre 134,91 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 15.000,-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t7-Artan gider avanslarının karar kesinleşince ve istek halinde taraflara iadesine,\"<br>\tIII-Peşin olarak alınan istinaf karar harcının iadesine, <br>\tIV-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 45,50 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tV-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t15.05.2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan  (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  15.05.2024<br>\t\t\t\t<br>   <br>          \tBaşkan                Üye                Üye             Katip <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0fa26dbd52f71e83","SID":"3af4849be909b273"}}