{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/896 <br>KARAR NO: 2024/769<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/10/2020<br>NUMARASI: 2017/421 E. -  2020/633 K. \t  <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Sigorta Rücudan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı İSKİ  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince ticari paket sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınan İGDAŞ'a ait servis kutu ve borularının, davalılarca yapılan çalışmada hasara uğratıldığını, 22.10.2015 tarihinde 6.971,84 TL tazminatının ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, tazminatın kusuru bulunan davalılardan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile  %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; eylemin müvekkilince işlenmemesi nedeniyle husumetin yanlış yöneltildiğini, Kanalizasyon İşleri Teknik Şartnamesinin 4.5. maddesindeki yer altı tesisleri başlığı altındaki düzenlemede, bu işlemlerden yüklenicinin sorumlu olduğunun belirlendiğini, yüklenici ile düzenlenen sözleşmelerde de alt yapıya ilişkin ihalelerden kaynaklanan sorumlulukların yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığını, işlemin müvekkilinin sorumluluğu ve denetimi altında yapılmaması nedeniyle TBK'nın 66.maddesi uyarınca da sorumluluğun söz konusu olamayacağını, müvekkilinin sadece biten işlerin sözleşme ve projeye uygun yapılıp yapılmadığını denetlediğini, zarar ile müvekkilinin eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı ...Tic.AŞ vekili, savunmasında özetle;  davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağın ispatının yargılama gerektirdiğini, müvekkiline kusursuz sorumluluk izafe edilemeyeceğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Davacı taraf hasar onarım giderim belgesinde yer alan personel giderleri ve araç masraflarını da talep etmişse de dava dışı sigortalının kendi personeli ve araçları yönünden ek bir külfet ispatlanamadığından bu kalemlerinin reddi gerekmiştir. Dolayısıyla yukarıda belirtilen hasar bedelinden bu kısım ayrıştırılmıştır. Şöyle ki, bu kalemler sigortalının kendi çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile kendi araçlarının yakıt giderlerine, bir başka deyişle genel idare giderlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Sigortalı tarafından hasarın giderilmesi için özel ve ek olarak işçi tutup çalıştırıldığı, rutin yapılan giderleri aşar tutarda ek harcama yapıldığı ispatlanamamıştır. (Yargıtay 7. HD 2011/6854 E. 2012/6383 K. 25/09/2012) Dolayısıyla, bu giderlerin rücuya tabi olduğu söylenemez. Diğer yandan davalı ... kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuşsa da;  Davalı ... Genel Müdürlüğü ile diğer davalı arasında imzalanan sözleşmenin 21. maddesinde '…yüklenici ile yapı denetim görevlisi arasındaki anlaşmazlıklar ve diğer hususlarda yapım işleri genel şartnamesi hükümlerinin uygulanacağı…' düzenlemiş, yapım işleri genel şartnamesinin 15. maddesinde ise '…yüklenici bütün işleri yapı denetim görevlisinin sözleşme ve eklerindeki hükümlere aykırı olmamak şartı ile vereceği talimata göre yapmak zorundadır...' hükmü getirilmiştir. Bu düzenlemeye göre davalı ... Genel Müdürlüğü ile diğer davalı yüklenici arasında, TBK'nın 66. maddesi anlamında adam çalıştıran ilişkisi vardır. Her ne kadar davalılar arasında imzalanan yapım işleri genel şartnamesinde hasar ve zararın ödetilmesinden yüklenicinin sorumlu olacağı belirtilmişse de, söz konusu düzenleme sözleşmenin tarafları arasındaki iç ilişki yönünden önemli olup davacı yönünden bağlayıcı değildir. (Yargıtay  4. Hukuk Dairesi 2015/14686 Esas, 2016380 Karar, 14/01/2016 tarihli emsal kararı) Bu nedenlerle  husumet itirazı yerinde görülmemiştir.Hal böyleyken, dosyada mübrez tespit tutanakları ve davalılar arasındaki sözleşmesel ilişki, 19/02/2020 havale tarihli alınan nihai heyet raporundaki teknik doneler uyarınca, davalı ... Tic A.Ş.'nin hasara sebebiyet verdiği,  davalı taşeron ile diğer davalı  İSKİ'nin  rücuya tabi tespit edilen zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla..\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin 6.681,74 TL asıl alacak ve 473,32-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.155,06 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından inkar tazminatı isteminin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  ... Genel Müdürlüğü vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmede, yüklenicinin yapım çalışmaları süresince üçüncü kişilere vereceği zararları ödemekle yükümlü olduğunun kararlaştırıldığını, müvekkilinin haksız bir eylemi bulunmaması nedeniyle TBK'nın  49. ve 66. maddelerine göre sorumlu tutulamayacağını, sözleşmeye göre müvekkilinin gözetim ve denetim yetkisi bulunmadığını, yüklenici firma çalışanlarının müvekkilinin emir ve denetiminde olmadığını, bu nedenle gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle 3. şahıslara verilecek zararlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bir çok Yargıtay kararında bu gibi durumlarda davanın husumetten reddi gerektiğinin kabul edildiğini, hasarın meydana gelmesinde sigortalının kusuru bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, hasara uğradığı iddia edilen servis kutusunun zarar görmemesi için gerekli işaretlemelerin yapılıp yapılmadığı ve zarara uğramaması için gereken tedbirlerin alınıp alınmadığı hususunun irdelenmediğini, hasarlanan malzemelerin değerinin piyasa araştırması ile belirlenmesi gerekirken sigortalısının tek taraflı beyanlarının esas alındığını, avans faizine hükmedilemeyeceğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, Ticari Paket Sigorta Poliçesi kapsamında ödenen zararın rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamındaki belgelerden, dava dışı ... ile davacı arasında, 01.02.2016/2017 vadeli ticari paket sigorta poliçesi düzenlendiği,  hasara konu kazı çalışmasının da teminat altına alındığı ve 06.12.2016 tarihinde meydana gelen hasarın poliçe teminatı altında olduğu anlaşılmaktadır.Davalı ... ile diğer davalı arasında 23.03.2015 tarihinde 2015 Yılı ... Üsküdar Şube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası İçerisinde Akıtsu ve İçme Suyu Hatları Yapım, Bakım ve Onarım İşine ait Sözleşme düzenlenmiştir. Sözleşmenin Üsküdar ve Beykoz ilçelerindeki İSKİ şebekesine ilişkin olduğu; 8. maddesinde sözlemenin eklerinin gösterildiği görülmüştür.  Sözleşmenin 15. maddesinde, alt yüklenicinin ancak idarenin onayı ile çalıştırılabileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 21. maddesinde yapı denetimi ve sorumluluğa ilişkin hususlar düzenlenmiş ve denetim ile yapı denetim şirketinin yetkileri, yüklenici ile yapı denetimi arasındaki anlaşmazlıklarda yapım işleri genel şartlarının uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 29. maddesinde de çalıştırılacak işçilerden  kaynaklanan sorumluluklar bakımından da aynı şartnamenin uygulanacağı kabul edilmiştir. Mahkemece incelenen yapım işleri genel  şartnamesinin 15. maddesinde de, yüklenicinin, yapı denetim görevlisinin talimatına göre yapacağı belirlenmiştir. Bu durumda, yapılan işlemlerin tümüyle davalı İSKİ'nin emir ve talimatları altında yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Davalı ... şirketince temiz su bağlantıları için yapılan kazı çalışması sonucu, dava dışı sigortalıya ait doğal gaz kutuları ile borularında hasar oluşmuştur. Bu tür kazılarda, sigortalıya ait tesislerin zarar görmemesi için boru ve kutuların bulunduğu yerlerin sorulması ve mümkünse sigortalının bir görevlisinin kontrolü altında yerde kazı yapılmaması nedeniyle sigortalıya yüklenecek bir kusur bulunmadığı ve kusurun tamamının kazıyı yapan davalıya ait olduğu dosyadaki belgeler, ekspertiz raporu ve alınan bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır.  Davalılar arasında, çalışmalar sırasında üçüncü kişilere verilecek zararlara ilişkin yapılan düzenlemeler taraflar arasındaki iç ilişki bakısından bağlayıcı olup, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince, davalılar arasındaki sözleşme hükümleri ile üçüncü kişiye verilen zararın tazmininden kurtulmak mümkün değildir. İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede, iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanımış olması nedeniyle, yüklenici ile iş sahibi arasında bağımlılık ilişkisi kurulacağından, iş sahibi de adam çalıştıran olarak verilen zarardan sorumludur. Mahkemece, belirtilen şekilde değerlendirme yapılarak her iki davalının sorumlu tutulması yerindedir. Tarafların taciz olması ve tacirin haksız fiilinin de ticari iş niteliğinde olması nedeniyle tazminata avans faizi uygulanması yerindedir. İlk derece mahkemesince, sigortacı tarafından yersiz yapılan personel ve araç ödemeleri belirlenerek, bu kalemler yönünden talep reddedilmiştir. Yapılan ödeme ve onarım giderleri ile malzeme giderlerinin piyasa koşullarına uygun olduğu bilirkişi raporları ile berillenmiştir, bunun dışında ayrıca çeşitli satıcılardan, sarf malzemelerinin bedellerinin araştırılmasına gerek bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan inceleme, alınan raporlar, toplanan deliller değerlendirilerek verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  ... tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 366,56 TL istinaf karar harcının bu davalıdan tahsiline,3-Davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 09.05.2024 oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94ce39122843ddfd","SID":"92f1af1f4a645e33"}}