{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/962 <br>KARAR NO: 2024/776<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 22/02/2021<br>NUMARASI: 2012/1076 E. - 2021/255 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN  2013/456 ESAS SAYILI DAVASI YÖNÜNDEN; <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tazminat davalarının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı, asıl davada davalı birleşen davada davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yaklaşık 4 yıldır devam eden ticari ilişkide müvekkilince, davalı şirketin kargolarının taşındığını ve düzenlenen faturaların davalıya teslim edildiğini, ancak tamamlanan taşıma işlemlerinden kaynaklanan ve Kartal .... Noterliğinin 26.04.2010 tarihli ihtarı ile istenilen 490.000,00 TL cari hesap borcunun ödenmediğini, daha sonra düzenlenen Kartal ... Noterliğinin 09.09.2011 tarihli ihtarı ile 31.08.2011 tarihi itibariyle oluşan 552.831,40 TL alacağın ihtara rağmen ödenmediğini, davalının ihtarlara itiraz etmediğini, cari hesap ilişkisinin devam etmesi nedeniyle borcun sürekli arttığını, müvekkilinin bu kez Kartal .... Noterliğinin 12.03.2012 tarihli ihtarı ile 29.02.2012 tarihi itibariyle oluşan 484.702,00 TL'nin ödenmesinin istediğini, son olarak gönderilen Beykoz .... Noterliğinin 15.03.2012 tarihli ihtarı ile bu kez 2011-2012 dönemine ilişkin fatura bedellerine istinaden 484.702,00 TL cari hesap alacağının üç gün içinde ödenmesi, aksi halde %3 fiyat farkı faturası kesilerek tahsil edileceğinin bildirildiğini ve davalının bu ihtarnameye itiraz etmediğini, ihtarlara rağmen borca itiraz etmeyen davalının borcunu da ödemediğini, bu nedenle müvekkilince verilen hizmetin sonlandırılarak cari hesabının kat edilerek 522.374,40 TL'nin ödenmesinin istenildiğini, uyarıların sonuç vermemesi üzerine 28.631,37 TL tutarında vade farkı faturası düzenlenerek tebliğ edildiğini, faturaların ticari defterlere kayıtlı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla Kartal ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürülerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin dava dışı ...  A.Ş.'nin lojistik hizmetlerini yürüttüğünü ve bu hizmeti verirken davacıdan taşıma hizmeti aldığını, ...'nin bayi ve servisleri ile bölge depoları arasında taşıma hizmetlerinin müvekkili adına yürütüldüğünü, ancak davacının taşıma sırasında bazı emtialara hasara uğrattığını, bazılarını geç ve eksik teslim ettiğini, ürünlerin teslim edilip edilmediği ile ilgili zamanında bilgi verilmediğini, bir çok kez ikaz edilmesine davacının önlem almadığını, oluşan zarar nedeniyle taşıma ücreti alacağının doğmadığını, müvekkili şirketçe açıklanan zararlar sebebiyle düzenlenen faturaların davacı tarafından kötü niyetle kabul edilmediğini, davalının mutabakata yanaşmadığını, emtianın hasarlanması veya geç tesliminde taşıyıcının sorumlu olduğunu, kendi borçlarını ifa etmeyen taşımacının müvekkilinden edimini yerine getirmesini talep edemeyeceğini, müvekkili ile ... ve davacı şirket arasındaki yazışmalardan da taşınan emtiaların zayi olduğu, hasarlandığı, eksik veya hiç teslim edilmediğinin anlaşılacağını, bu nedenlerle ... tarafından müvekkilinden bilgi istendiğini, müvekkilinin de durumu davacı şirkete bildirerek, emtianın hasarsız ve tam teslim edildiğine dair bilgi ve belge istenildiğini, ancak çoğu zaman davacının uzun süre  kargo akıbetlerine ilişkin  bilgi vermediğini,  taşımacını kusuru ile oluşan zararların ... firması tarafından müvekkiline fatura edildiğini ve bu zarar faturalarının müvekkili şirketçe karşılandığını, davacının kusurundan kaynaklanan bu bedellerin taşıyıcıya rücusu için düzenlenen faturaların çeşitli şekillerde davacıya tebliğ edildiğini, davacının 2011 yılının sonuna kadar faturaları teslim alarak kabul ettiğini, tarafların defter ve kayıtları incelendiğinde sözleşme ilişkisinin başlangıcında rücu faturalarının büyük çoğunluğunun davacı tarafça kabul edilerek defterlerine kabul edilmişken, 2011-2012 yıllarında davacı tarafın bir takım bahanelerle faturaların kabul edilmediğini, davacının bir kısım emtiaları dava dışı alt taşımacılara taşıttığını, bu taşımalarda alınmaması gereken ücretlerin alındığını, esasında müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ...  A.Ş arasındaki kargo taşıma işlerine ilişkin sözleşme ile üstlenilen işler için müvekkili ile davalı ... AŞ arasında taşıma sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bu sözleşme kapsamında 2008-2012 yılları arasında ... A.Ş'nin servis ve bayilerinin kargo dağıtım işlerini, bölge depoları ve kiralama işlerini yerine getirdiğini, 2010 yılından itibaren taşınan emtiaların önemli kısmında davalının ağır kusuru ve pervasızca davranışları nedeniyle ziya ve hasara oluştuğunu, ürünlerin geç, hiç veya hileli davranışlarıyla eksik teslim edildiğini, teslim edilmeyen malların teslim edilmiş gibi müvekkili şirket ve ... A.Ş'ye yansıtıldığını, saklanması zorunlu kayıtların saklanmadığını, sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bu nedenle ... şirketinin müşterilerinden çok sayıda şikayet geldiğini, süresinde alınıp teslim edilmeyen onarılacak emtialar nedeniyle müşterinin zarara uğradığını, davalının bir kısım kargoları kabul etmediğinin müşterilerce bildirildiğini, davalının taşıma işlerinde kullandığı alt taşıyıcı ... Kargo şirketinin müşterilerden haksız ve mükerrer ödemeler talep ettiğini, davalının kusurlu ifası ile müvekkilinin uğradığı zararların giderilmesi gerektiğini, rücu faturalarının haksız gerekçelerle reddedildiğini, saklanması gereken belgelerin yasanın açık hükümlerine uygun şekilde saklanmadığını, sözleşmenin ilk yıllarında kabul edilen rücu faturalarının 2011 yılından itibaren usulsüz şekilde reddedildiği, hatta davalının personeli huzurunda tespit edilen zararlara ilişkin düzenlenen ve müvekkili şirkete ödeneceği taahhüdü verilen rücu faturalarını dahi kötü niyetle reddedildiğini, kayıp, hasar ve zararlara ilişkin faturaların haksız şekilde alınmayarak fiktif alacak oluşturulduğunu, davalı tarafından haksız şekilde İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/1076 Esas sayılı dosyasında açılan dava ile bu dava arasında irtibat bulunduğunu, davalının haksız eylemleri ile müvekkiline zarar verdiğini ve sözleşmeyi haksız şekilde Beykoz ... Noterliğinin 18.04.2012 tarihli ihtarıyla feshettiğini, sözleşmenin ani ve haksız feshi nedeniyle müvekkilinin de ... şirketi ile olan sözleşmesini ifa edemediğini ve anılan şirketin de sözleşmeyi feshettiğini, TBK'nnı 112. maddesi uyarınca sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan zararlardan davalının sorumlu olduğunu  ileri sürerek, müvekkilinin zararının tespiti ile şimdilik 15.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini ve davaların birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili 10.12.2015 tarihli dilekçesi ile bedel artırım talebinde  bulunarak dava değerini 100.000 TL'ye yükselmiştir. Birleşen davada davalı vekili, savunmasında özetle; davalar arasında bağlantı bulunmadığını, taraflar arasında taşıma hizmetine ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğunu, birleşen davada müvekkilinin feshinin haksız olduğu ileri sürülerek, bu feshin  ... A.Ş ile dava dışı ... AŞ arasındaki sözleşmenin feshine neden olduğunun belirtilerek haksız fesihten kaynaklanan zararların talep edildiğini, oysa taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, aralarında taşıma ilişkisi bulunduğunu, bu taşıma ilişkisinin cari hesap alacaklarının ödenmemesi üzerine ihtarnme gönderilerek müvekkilince sonlandırıldığını, birleşen davanın kötü niyetle ve asıl davanın uzatılması amacıyla açıldığını talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı ile ... A.Ş arasındaki sözleşmesin feshine, müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, ibraz edilen tüm hasarlı taşıma faturalarının cari hesaba işlenerek mahsup edildiğini, davalı ...'ın üçüncü kişilerle akdettiği sözleşmelere nedeniyle uğradığı zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, ibraz edilen belgelerin büyük kısmının cari hesaplara işlendiğini ve mahsup yoluyla düşüldüğünü, müvekkilinin tüm belgelerini yasaya uygun şekilde sakladığını, usulüne uygun hasar faturalarının müvekkilince kabul edildiğini, müvekkili şirketin kayıtlarında bulunmayan 2011 yılına ilişkin 47.091,00 TL bedelli faturaların tebliğ edilmediğini, 2012 yılında kayıtlarda bulunmayan 79.147,59 TL bedelli faturaların da tebliğ edilmediğini, ibraz edilen toplam 494.500,93 TL hasar tazmin faturasından 368.262,34 TL faturanın kabul edilerek defterlere kaydedildiğini, 126.238,59 TL bedelli faturaların ise tebliğ edilmediğini savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Asıl dava; davacı  alt taşıyıcının kargo taşıma işinden kaynaklanan navlun alacağını tahsil edebilmek için kendisine taşıma işini veren üst yada akdi taşıyıcı aleyhine yürüttüğü icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleşen dava ise; alt taşıyıcı tarafından kötü ifa  edildiği öne sürülen taşımalardan dolayı sözleşmeli  kargo taşıma işini kaybettiğini beyan eden davacı  üst yada  akdi taşıyıcı (...) tarafından, bu yüzden uğradığı gelir kaybının karşılanması istemi ile alt taşıyıcı (...) aleyhine ikame edilmiş tazminat talebine ilişkindir.  Davacının Kartal .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile    583.579,00 TL asıl alacak ve 12.889,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 596.468,04 TL'nin  tahsili için ilamsız icra takibine başladığı ,davalının süresinde itiraz ettiği ve davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak  suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporları ve ek  raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır. Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporları ve ek raporları, tarafların iddia ve savunmaları, takip dosyası hep birlikte değerlendirildiğinde;Davanın tarafları arasında kargo taşıması işinden kaynaklanan ve süreklilik arz eden alt/üst taşıyıcı ilişkisi kurulduğu tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı eski Ticaret Kanunumuzda taşıma sözleşmesi özel bir şekil şartına bağlanmamıştır, eşyanın taşıyıcıya teslimi ile taraflar arasında taşıma anlaşması kurulmuş olur (E.TTK. md.768). Bu aşamadan sonra taşıyıcı (koli, paket, parsiyel ya da komple kamyon hamulesi yükü ister kendi taşısın ister bir alt taşıyıcıya taşıtsın), taşıma süresi içerisinde kendisine teslim edilen eşyayı gözetim sorumluluğunun da altındadır ve kural olarak taşıma süresi içerisinde taşıdığı (ya da taşıma mesuliyetini üstlendiği) eşyaya gelecek zararlardan mesuldür. Bu husus, E.TTK'nun 781. maddesinde; 'Taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde; uğradığı zıya ve hasardan mesuldür..' şeklinde düzenlenmiştir. Ayrıca taşıyıcının kullandığı kimselerin veya maiyetinde çalışanların kusurları da kendi kusuru hükmündedir (TTK. Md.782).6762 sayılı TTK'nın 781.maddesinin 1.fıkrasına göre, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. Sorumsuzluğu tespitte ölçü ise, deneyimli ve basiretli bir taşımacının göstermesi gerekli özendir (y.11 hd. 22.01.2007 Tarih, E.2005/13896-K.2007/564 SK). Bu bağlamda huzurda görülmekte olan davanın geldiği aşamada çözülmesi gereken  asıl davanın davacısının ifa ettiği kargo taşıması nedeniyle davalı üst taşıyıcıdan bakiye navlun alacağı olup olmadığı ve alıcılarına  hasarlı yada  noksan  teslim edilen ürünlerden dolayı davacı alt  taşıyıcı  yada  taşıyanın davalı üst yada akdi taşıyıcıya karşı sorumluğunun doğup doğmadığı, doğdu ise miktadır. Davacı ... A.Ş'ye ait ticari defter kayıtlarına göre davacının 583.585,71 TL bakiye alacağı bulunduğu davalı ... A.Ş'ne  ait  kayıtlara göre ise davalının  274.144,78 TL davacıya borcu bulunduğu, davacı ... A.Ş''de teminat olarak tutulan 100.000 TL'nin ilavesiyle davalının 374.144,78 TL borcu  bulunduğu görülmektedir.  Davacı tarafından düzenlenen 47.679,01 TL tutarlı faturaların davalıya ait defterlerde kayıtlı olduğu, 17.649,81 TL tutarlı faturanın davalıya ait ticari defter kayıtlarında yer almadığı, ancak davacının davalıya ait ticari defter kayıtlarında yer almayan bu faturalara ilişkin hizmeti verdiğini kanıtladığı, bu durumda; davacının takip tarihindeki davalı kayıtlarında görülen bakiye 272.144,78 TL, Fillo'nun kestiği ... olmayan ancak davacının hizmet  verdiğini kanıtladığı 47.679,01 TLtutarlı fatura, teminat olarak ... tutulan ...'ya ödenmeyen  100.000,00 TL teminat, ...' Kargonun  Kestiği ... Olmayan 2011 Ft.ları (İmza Karşılığı Teslim Alınmış) 17.649,81 TL,  ... Kestiği ... Olmayan 30.12.2011 ... Fatura (İmza Karşılığı Teslim Alınmış) 10.842,39 TL tutarlı fatura olmak üzere davacının toplam 450.315,99 TL bakiye  alacağının belgeleriyle kanıtlandığı görülmüştür.  Davacı ... A.Ş defterlerinde ... A.Ş borcunun 583.585,71 TL olduğu görülmüşse de davacının davalıya kestiği 21.05.2012 tarihli 9.503,25 TL bedelli 'Vade Farkı' içerikli faturası, davalı tarafta kayıtlı olmadığı gibi taraflar arasında vade farkına ilişkin bir teamül olmadığından kabul edilmemiş ve davacı alacağı (583.585,71 - 9.503,25 TL=) 574.082,46 TL olarak kabul edilmiştir. ... AŞ. defterlerinde, davalı ... A.Ş borcunun 574.082,46 TL olması gerektiği tespit edildiğinden, taraflar arasındaki hesap farkının (574.082,46 - 450.315,99 TL=) 123.766,47 TL olduğu anlaşılmıştır.  Davalı kayıtlarına göre olması gereken davalı borcu 450.315,99 TL olarak  hesaplanmış, davacı defter kayıtlarına göre ise davacı alacağı  574,082,46 TL olarak belirlenmiş ve arada 123.766,47 TL fark olduğu saptanmıştı, davacı taraf  kayıtlarında bulunmayan ve kendisine teslim/ tebliğ edilmeyen hasara ilişkin  fatura tutarının 126.238,59 TL olduğunu belirtmiş olduğundan sunulan belgelerden açıklanamayan farkın ise (123.766,47 TL -126.238,59 TL=) -2.472,12 TL olduğu davacının 574.082,46 TL bakiye alacağının olduğu belirlenmiştir. Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin ifası sırasında, davacı adına  faturaya bağlanan rücuen hasar yansıtma bedellerinden davacının imzası ve nihai alıcılarının  çekinceleri ile teslim edilmiş veya kaybolduğu tutanağa bağlanmış olan gönderilerden kaynaklandığı anlaşılan ancak davacıya ait defterlere kayıt edilemeyen  davacının sorumluluğunda bulunan  68.449,71 TL hasar tazminatının davacının 574.082,46 TL tutarlı  alacağından tenzili gerektiği, mahkememizce resen atanan ilk bilirkişi  heyeti raporu ile benimsenmişken, yine mahkememizce re'sen atanan ikinci bilirkişi heyeti, davacıya ait  ticari defter kayıtlarına göre, 417.819,67 TL alacak tutarı, 100.000 TL  teminat, 55.759,33 TL  iade faturası, 3.786,93 TL iade faturası olmak  üzere toplam 577.365,93  TL davacının bakiye alacağı olduğu tespit ve  asıl davada, davalının tek taraflı olarak düzenleyip, müstenidi üzerinde mutabakata varılmadan keşide ettiği hasar yansıtma faturaları nedeniyle davacı alt taşıyıcının sorumluluğunun doğmayacağı, belirtilen hasarın fiili taşıyıcı olarak davacının sorumluluğu altında icra edilen taşıma işi sırasında oluşup oluşmadığının belirlenemediği, düzenlenen tutanaklarda davacının imzasının bulunmadığı, hasarlara ilişkin davacının sorumluluğunun doğmayacağı, ancak  davacının alıcısına teslim edildiğini kanıtlayamadığı ürünler nedeniyle düzenlenen fatura bedelleri, davacı yetkilisinin imzasını taşıyan yansıtma faturaları, davacı temsilcisinin imzası olan çekinceli teslim belgeleri nedeniyle davalının davacının belirlenen taşıma ücretinden  80.969,20 TL kesinti yapılmasını talep edebileceği belirlenmekle mahkememizce ikinci bilirkişi kurulunun raporu denetime  elverişli ve gerekçeli bulunarak benimsenmiştir.  Davalının takas-mahsup talebinin kabulü ile davacının 577.365,93 TL cari hesap alacağından 80.969,20 TL'nin tenzili ile davacının 496.396,73 TL bakiye alacağının kaldığı, her iki bilirkişi  raporu arasındaki farkın ikinci bilirkişi heyetince denetime elverişli olarak açıklandığı, bu nedenle üçüncü bilirkişi heyetinden rapor alınması yoluna gidilmeyerek  mahkememizce ikinci bilirkişi raporunun benimsendiği, davacının davalıyı 20.04.2012  tarihinde tebliğ edilen 18.04.2012  tarihli ihtarnamesiyle  14.04.2012 tarihi itibariyle davalıyı temerrüde düşürdüğü, 10.769,05 TL işlemiş faiz talep edebileceği asıl dava yönünden belirlenmiştir. Birleşen davada; birleşen davada, davacının davalının taraflar arasındaki taşıma sözleşmesini feshetmesi ve ayıplı ifaları nedeniyle akdi taşıyıcı olarak hizmet verdiği, dava dışı ... A.Ş' nin de birleşen davanın davacısı ile imzaladığı  sözleşmeyi feshettiğini belirterek haksız fesih nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep ettiği görülmşütür. Mahkememizce ... A.Ş'ye yapılan yazıya verilen cevapta; Müvekkili ile ... A.Ş aracılığı ile ...  A.Ş ile olan çalışmanın 2009-2012 yılları arasında yürütüldüğünü, yapılan araştırmada taraflarla çalışılan 2009-2012 dönemine ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, 2009-2012 yılları arasında müvekkili şirketin Türkiye çapında tüm kargo taşımacılığı işlerinin ... A.Ş vasıtasıyla ... A.Ş tarafından yerine getirildiğini, müvekkili firma tarafından ... A.Ş ile çalışılmaya başlandığı tarihten bu tarafa kayıp, zayi, hasar, koli hasarları, teslimde gecikmelerden dolayı toplamda 1.045.197,93 TL tutarında rücu faturası ... A.Ş ne fatura edildiğini, bu miktarın ne kadarının ... A.Ş nin  ... tarafından hizmet verildiği süre içerisinde olduğu ve/veya ne kadarının  ... A.Ş'ne rücu edildiğinin müvekkilince bilinemediğini, müvekkilince alınan karar uyarınca lojistik maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı, bölge depolarından Antalya ve Samsun depolarının 2012 yılı Nisan ayı başında kapatıldığını, Ankara deposundaki faaliyetlerin maliyet açısından uygun olması nedeniyle 2012 yılı Şubat ayından sonra, İzmir deposundaki faaliyetin ise yine aynı nedenle 2012 yılı Ağustos ayından sonra başka bir firma ile çalışılmaya devam edilerek ... A.Ş ile olan çalışmanın sonlandırılmasında hususunun bildirildiği görülmüştür. Bu yazıdan  kargo taşıması işinin sonlandırılmasına münhasıran alt taşıyıcı ... A.Ş'nun kusurlu ifasının sebep olduğu sonucuna ulaşmanın mümkün olmadığı, birleşen davanın davacısının kendi ticari defter kayıtlarıyla davalıya borçlu göründüğü, davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği kaldıki birleşen davanın davacısının haksız fesih nedeniyle uğradığı zararı da kanıtlayamadığı belirlenmekle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kanıtlanamadığından reddine...\" gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalının Kartal ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 496.396.73 TL üzerinden iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, alacak likit olduğundan % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline;  birleşen davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı ... arasında kargo taşıma ve depoculuk sözleşmeleri bulunduğunu ve müvekkili ile  ... arasında akdedilen alt taşıma sözleşmesi ile müvekkilin ...'e karşı üstlendiği kargo taşıma işinin tamamının davacı şirketçe yerine getirildiğini, ancak taşımanın ayıplı olarak ifası nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ve haksız fesih sonucu ...'in de sözleşmeyi feshettiğini, yargılama sırasında, kargoların geç teslim edildiği, içindeki emtiaların değiştirildiği, kargo içeriklerinin kasten hasarlandırıldığı ve hasarlı malların hileli şekilde hasarsız gibi teslim edildiği, teslim belgelerinin müvekkiline verilmediği, 2011 yılında üstlenilen işin %40'ı oranında ürün zararına sebep olmasının da taşımanın pervasızca yapıldığını gösterdiğini, buna rağmen 2012 yılının başından itibaren rücu faturalarının teslim alınmadığını, vade farkı, fiyat farkı ve içeriği anlaşılmayan faturaların düzenlendiğini, ... tarafından doğrulanan e-postalarda ...  ağır kusurlu eylemlerinin bulunduğunun belirlendiğini, buna rağmen önelsiz şekilde taşıma sözleşmesinin feshedilmesi ile müvekkilinin zarara uğradığını, buna rağmen mahkemece birleşen davaya ilişkin inceleme ve hesaplama yapılmadığını, birçok belgenin sunulmasına rağmen müvekkili ile ... arasındaki işin niteliği, gelir ve zarar hesabı hakkında hiçbir inceleme yapılmadığını, sadece ... tarafından sunulan müzekkere cevabına dayanılarak sözleşmenin ...'nun kusuru nedeniyle feshedildiğinin anlaşılamadığının belirtildiğini, oysa yazıda müvekkilinin iddiasında haksız olduğuna ilişkin hiçbir beyan bulunmadığını, sunulan yazışmalardan, taşımacının kusurlu ve pervasızca gerçekleştirdiği taşımalar nedeniyle müvekkiline gelen şikayetlerin yoğunlaştığı dönemde ve fesih öncesinde ... kargo çalışanları taşınan ürünleri kasten kırdıklarını, kutu içinden çıkarılan ürüne hasar verdiklerini, kutuyu tekrar kapatarak boş kutulara ilişkin teslim tutanakları imzalattıklarını, tanık deliline  dayanılmasına karşın bu delilin toplanmadığını, haksız fesih nedeniyle uğranılan zarar ve gelir kaybının değerlenrilmesi için Prof. Dr. ... ile ... tarafından hazırlanan uzman raporunun sunulmasına rağmen mahkemece bu raporun gerekçeli kararda tartışılmadığını, Asıl davada ispat yükünün haksız şekilde yer değiştirdiğini ve delillerin eksik incelendiğini,  kararın 8. sayfasında, bilirkişi raporlarından alınan hesaplama yöntemine dayanılarak, müvekkilince rastgele inceleme ile tespit olunan bir kısım rücu faturaları mahsup edilerek nihayetinde taşıyıcının 496.396,73 TL alacağı olduğunun tespit edildiğini, fatura içeriklerine bakılmaksızın bir kısım faturaların kendi içinde gruplandırılarak, faturaların neye ilişkin olduğu ve kimin defterinde kayıtlı olduğunun değerlendirilmeden işlem yapıldığını, gerekçeli kararda bahsedilen davacıya ait 47.679,01 TL tutarındaki faturaların müvekkilinde kabul edilmediğini, bu faturalara ilişkin hizmetin verilip verilmediğinin kanıtlanmadığını, bir çok faturanın müvekkiline teslimine ilişkin belgelerin sunulmadığını, bilirkişi raporunda çelişkili tespitler bulunduğunu bazı belgelerin bir kısım alacaklar yönünden yeterli görülmesine rağmen, bazıları için yeterli görülmediğini, bir kısım rücu faturalarında ATF üzerine düşülen şerhler sorumluluk için yeterli kabul edilmesine rağmen, bir kısmında ATF şerhi olmasına rağmen sırf ... kabul tutanağı olmadığı için değerlendirmeye alınmadığını, bilirkişilerin incele usulünün hatalı ve varsayıma dayalı olduğu gibi, incelenen faturaların da rastgele seçildiğini, aynı gerekçe ile düzenlenen bir kısım faturalar kabul edilip bir kısım faturaların kabul edilmediğini, bazı faturaların içeriği değiştirilerek konusu/dayanağı rapora farklı şekilde aktarıldığını, hangi faturanın kimin defterinde kayıtlı olduğu ya da kayıtlı olup olmadığının dahi hatalı tespit edildiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine; birleşen dava ise taşıma sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Asıl davada, fiili taşıyıcının kargo taşıma işinden kaynaklanan navlun alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe  yönelik itirazın iptali istenmiştir. Birleşen davada ise fiili taşıyıcının haksız feshi nedeniyle dava dışı ... şirketine ait taşıma işinin kaybedilmesi  nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Asıl davada davacının 07.06.2012 tarihinde Kartal ... .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 583.579,00 TL asıl alacak ve 12.889,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 596.468,04 TL'nin  tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali davasında bir yıllık zamanaşımı süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.Davalı ile dava dışı ...  arasında sözlü şekilde akdedilen taşıma ve hizmet sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Sözleşme kapsamında davalı, dava dışı ... şirketine ait emtiaları depo, mağaza, müşteriler arasında taşımayı üstlenmiştir. Davalının dava dışı şirketten aldığı bu işi fiili olarak davacıya yaptırdığı dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmaktadır. Ancak davacı ile davalı arasında taşıma ve hizmet sözleşmesi ilişkisi bulunmasına rağmen herhangi bir yazılı sözleşmenin bulunduğu taraflarca ileri sürülmemiştir. Sözleşme ilişkisinin 2008 yılından itibaren başladığı açıktır. Bu tarihte yürürlükte bulunan BK'nın 1. maddesine göre iki taraf, karşılıklı ve uygun surette rızalarını beyan ettikleri takdirde, akit tamam olur. Taraflar arasında belirtilen hükme göre, bir taşıma sözleşmesi kurulmuştur. Bu taşıma sözleşmesi kapsamında, davacı/fiili taşıyıcı, davalı/akdi taşıyıcı tarafından sözleşme ile üstlenilen dava dışı ... şirketine ait emtiaları sürekli şekilde taşımıştır. Sözleşme tarihinde yürürlükte olan 6762 TTK'da taşıma sözleşmesi özel bir şekil şartına bağlanmamıştır. Eşyanın taşıyıcıya teslimi ile taraflar arasında TTK'nın 768.maddesine göre taşıma sözleşmesi kurulmuştur.TTK'nın 781. maddesi gereğince, taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde; uğradığı zıya ve hasardan mesuldür. Taşıyıcı, kullandığı kimselerin veya maiyetinde çalışanların kusurlarından da kendi kusuru gibi sorumludur. Taşınan bir yükteki zarardan ancak, hasarın taşıyıcının kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğinin ispatı halinde taşımacı sorumlu tutulmaz. Davalı asıl davaya cevap ve birleşen dava dilekçesi ile tüm yargılama boyunca esas olarak, davacı/davalı tarafından ifa edilen taşıma hizmetinin ayıplı olduğunu, bir kısım emtiaların kaybedildiğini, bir kısım  emtianın hasarlarının gizlenerek hileli şekilde alıcılara teslim edildiğini, bir kısım emtiaların geç teslim edildiğini, başlangıçta kabul edilen hasara ilişkin faturaların 2011 yılından sonra davacı tarafından teslim alınmadığını ve davalının haksız şekilde sözleşmenin feshine neden olduğunu savunmaktadır. Dosya kapsamındaki  ihtarların incelenmesinde, taraflar arasında 2011 ve öncesi yapılan işlemlerin ve ödemelerin sorunsuz devam ettiği, ancak daha sonra çeşitli faturaların kayıt edilmesinde sorun yaşanması üzerine, davacı tarafından çeşitli tarihlerde düzenlenen ihtarlarla cari hesap borcunun belirtilen sürede ödemesinin talep edildiği, davalının keşide ettiği 29.03.2012 tarihli cevabi ihtarla 12.03.2012 tarihli ihtara cevap verilerek taraflar arasında bir mutabakat bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Davacı tarafından gönderilen 18.04.2012 tarihli ihtarla verilen hizmetin sonlandırılarak cari hesabın kat edildiği belirtilmiş ve 522.374,40 TL'nin üç iş günü içerisinde ödenmesi, aksi halde % 3 vade farkının tahsil edileceği bildirilmiştir.Taraflar arasında vade farkı ödeneceğine ilişkin bir anlaşma bulunmadığı görülmüştür. Mahkemece, vade farkına ilişkin fatura hesaplama dışı bırakılmış olup, buna ilişkin davacı tarafından bir istinaf başvurusu bulunmamaktadır. Birleşen dava yönünden, davacı ... ile ... şirketi arasındaki sözleşme ilişkisinin sona ermesinde ... AŞ şirketinin kusurlu olup olmadığına ilişkin araştırma yapılmıştır. Bu hususta ... şirketi tarafından sunulan yazı cevabında, yazılı bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, 2009-2012 yılları arasındaki Türkiye çapındaki tüm kargo taşımacılığının  .... aracılığıyla  ... tarafından yerine getirildiği, bu dönem içerisinde kayıp, zayi, hasar ve gecikme nedeniyle toplam 1.045.197,03 TL tutarında rücu faturası düzenlendiği bu miktarın ne kadarının  ... tarafından ...  yansıtıldığının bilinmediği: lojistik maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı Antalya ve Samsun depolarının 2012 yılı Nisan ayı başında kapatıldığı, Ankara deposunun maliyet açısından uygun olması nedeniyle 2012 Şubat ayından, İzmir deposundaki hizmetlerin ise 2012 Ağustos ayından itibaren başka bir firmayla çalışıldığı bildirilmiştir.Birleşen davada, davacı ile ... şirketi arasındaki sözleşme ilişkisinin, davalının haksız eylemi veya feshi nedeniyle sonlandırıldığını kanıtlama yükümlülüğü HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddesi gereğince birleşen dosyadaki davacı ... şirketine aittir. Feshin haksız olduğu her türlü delille kanıtlanabilir. Yukarıda belirtildiği gibi davacı ... davalı ile olan taşıma sözleşmesini 22.04.2012 tarihinde sonlandırmıştır. Dosyaya getirtilen  ... yazısında Antalya ve Samsun depolarının fesihten önce maliyet nedeniyle kapatıldığı, Ankara deposunun davanın taraflarının birlikte çalıştığı dönemde başka bir şirketle çalıştığı, İzmir deposunun fesihten beş ay sonra başka bir şirketle çalışmaya başladığı, her iki çalışmanın da ekonomik nedenlerle olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava dışı şirketin birleşen dosya davacısı ile olan çalışmasını sonlandırmasının, davacı ile davalı arasındaki taşıma ilişkisinin sonlandırılmasına bağlı olmadığı, daha doğrusu ... AŞ'nin taşıma alacaklarını alamaması nedeniyle, sözleşmeyi feshetmesinin, ... ile ... arasındaki sözleşmenin sonlandırılmasına bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, kanıtlanamayan bir talebe ilişkin olarak hesaplama yapılması gerekmemektedir. Birleşen dosya davacısı tarafından uzman görüşü sunulmuş ise de HMK'nın 293. maddesi gereğince, uzman raporunun diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi sonucu, mahkemece varılan ve yukarıda belirtilen sonucun değişmeyeceği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan inceleme bu yönüyle birleşen davanın aydınlanması için yeterli olup, yargılamanın seri ve en az yargılama ile yapılması ilkesi dikkate alınarak tanık delili de dahil olmak üzere başka bir araştırma ile genişletilmesine gerek bulunmamaktadır. Asıl davada davalı vekilince, asıl davaya yönelik istinaf başvurusunda tarafların düzenledikleri faturaların usulüne uygun şekilde dikkate alınmadığı ve ispat yükünün yer değiştirilerek karar verildiği ileri sürülmektedir. Yukarıda belirtildiği gibi, taşıma hizmetinin verildiğini ve emtianın hasarsız şekilde alıcısına teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü, asıl davada davacı olan ... Aş'ye aittir. Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi kurulları aracılığıyla inceleme yapılmış ve tarafların defterleri arasındaki mutabakatsızlığın nedeni belirlenmiştir. Defterdeki mutabakatsızlığın önemli bir nedeni, davacı tarafından verilen taşıma hizmetine ilişkin bir kısım hizmet faturalarının davalı tarafından kayıt edilmemesidir. Davacı bu hizmeti verdiğini kanıtladığından, bu  faturaların davalı defterinde kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın davacı alacaklının taşıma alacağına hak kazanacağı açıktır. Diğer yandan taşıma sözleşmesini ayıplı şekilde ifa edilmesi nedeniyle düzenlenen bir takım faturaların da dikkate alınması sonucu bilirkişi raporu denetlenerek ve teminat miktarı eklenmek suretiyle denetime elverişli şekilde gerekçeli kararın sekizinci sayfasında hesaplama yapılarak asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir. Asıl davada tarafların ticari defterleri ile belirlenen taşıma hizmeti faturaların bedelinin tahsiline karar verilmesi ve bunun için yapılan inceleme yeterli görülmüştür. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarının tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak düzenlendiği, raporların gerekçeli, açıklamalı ve denetlenebilir olduğu, hükme esas alınan raporun hangi gerekçe ile esas alındığını, gerekçeli kararda etraflıca açıklandığı, taraflar arasında uzun yıllara dayalı ticari ilişkide, sözleşmeye uygun şekilde belirlenerek tasfiye edildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurularının reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, 2-Asıl dava bakımından davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 25.431,64 TL istinaf karar harcının asıl davada davalıdan tahsiline,3-Birleşen dava bakımından davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının birleşen davada davacıdan tahsiline,4-Asıl davada davalı- birleşen davada davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,6-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  tarihinde, 09.05.2024 tarihinde oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4e98cf27c082d20","SID":"6b0b8490bf7c33af"}}