{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/27 \t\t                                                  (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2024/559<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                     (...)<br>ÜYE\t\t: ...                    (...)<br>ÜYE\t\t: ...             (...)<br>KATİP\t\t: <br><br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/04/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2019/130 E 2021/285 K<br><br>DAVACILAR\t:   <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 03/05/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 23/05/2024   <br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın keşideci, diğer müvekkili ...'ın kefil olduğu 17/04/2015 keşide tarihli, 15/09/2018 vade tarihli 9.000,00 Euro bedelli senede dayalı olarak davalı bankanın müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkili ...'ın davalı şirketten 2015 yılında 45.000,00 Euro bedelle biçer döver satın aldığını, karşılığında 2015-2019 vadeli her biri 9.000,00 Euro alan 5 adet senet verdiğini, anlaşmaya göre bedel tamamen ödendikten sonra biçer döverin tescilinin müvekkili üzerine yapılacağını, müvekkilinin davalı şirkete 22/08/2017 tarihinde PTT yoluyla 5.000,00 TL, davalı şirkete ait kart vizit arkasına yazılmak ve imzalanmak suretiyle 11/09/2015 tarihinde 2.000,00 Euro ve 15/04/216 tarihinde 3.000,00 Euro ödeme yaptığını, daha sonra 09/09/2017 tarihinde davalı şirketle yapılan anlaşma gereğince biçer döverin davalı şirkete iade edildiğini, müvekkilinin borçlu değil aksine yaptığı ödemeler nispetinde alacaklı olduğunu, buna rağmen davalı bankanın biçer döver satışı için verilen dava konusu senedi takibe koyduğunu, müvekkillerinin davalı bankaya borcunun bulunmadığını, biçer döverin iadesi ile asıl borç ilişkisinin sona erdiğini ileri sürerek müvekkillerinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, ödenen bedellerin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı şirketten tahsiline, kötüniyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tDavalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kredi sözleşmesi gereğince davalı şirketten alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali davasının açıldığını, dava konusu senedin kredi borçlusu davalı şirket tarafından ciro yoluyla müvekkiline teslim edildiğini,  müvekkilinin iyiniyetli 3.kişi olduğunu, şahsi def'ilerin kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı şirket cevap dilekçesi sunmamış, yargılamaya katılmamıştır. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>\tMahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre,  tebliğ edilen isticvap davetiyesine karşı davalı şirketin beyanda bulunmadığı, davacı ... tarafından dava konusu satım nedeni ile davalı satıcı şirkete 5.000,00 Euro (2.000,00 Euro'luk kısmı 11/09/2015, bakiye kısmı ise 15/04/2016 tarihinde olmak üzere) ve 22/08/2017 tarihinde 5.000,00 TL ödeme yapıldığı, Ticaret Odasından gönderilen biçer döverin tescil belgesine ilişkin kayıtlara göre biçer döverin davacılara kayden devredilmediği ve halen tescil kaydında  davacılar haricinde 3.kişilerin kayden malik olarak göründüğü, bu durumda davacıların biçer döverin kendilerine satışından sonra davalı şirket ile aralarındaki anlaşma gereğince sözleşmeden dönmelerine rağmen satım bedeline mahsuben yapıldığı sabit olan ve davacı alıcı ...'a  iade ile yükümlü olduğu dava konusu 5.000,00 TL ve 5.000,00 Euro'nun ayrı ayrı ödeme tarihlerinden itibaren davacı ...'a sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesi gerektiği, davalı bankanın dava konusu  bononun davacılar ile diğer davalı şirket arasındaki ticari satım ilişkisine istinaden düzenlendiğini ve tarafların anlaşma gereğince sözleşmeden dönmeleri nedeni ile bononun bedelsiz kaldığını bildiği veya bilebilecek durumda olduğu halde davalı satıcı şirketten bonoyu davacı takip borçlularının aleyhine ve  zararına hareket ederek kötüniyetli şekilde iktisap ettiği yönünde  herhangi bir delil sunulmadığı, temlik cirosu ile bonoyu devralan davalı bankanın bononun iktisabında kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kişisel def'ilerin ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kabulüne ve ödenen miktarların tahsiline, davalı banka yönünden davanın reddine, davacıların ve davalı bankanın yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>\tDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı banka yönünden verilen red kararının yerinde olmadığını, biçer döverin davalı şirkete iade edilmesiyle borcun sona erdiğini, müvekkillerinin davalı bankaya borçlarının bulunmadığını, senet icraya konulmadan önce davalı şirket tarafından davalı bankaya durumun sözlü ve mail yoluyla bildirildiğini, bu hususta davalı şirket yetkilisinin isticvap edilmeksizin ve mail kayıtları getirilmeden karar verildiğini, yeterli araştırma yapılmadığını, takipten önce davalı bankanın senedin bedelsiz kaldığından haberdar olduğunu, mahkemenin kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair kararının yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. \t<br>\tUYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>\tUyuşmazlık, davacıların senede dayalı takip nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>\tDayanak Ankara 9.İcra Müdürlüğünün 2018/12066 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 17/10/2018 tarihinde davalı banka tarafından davacı borçlular aleyhine senede dayalı olarak 9.000,00 Euro asıl alacak, 153,66 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.153,66 Euro alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür. <br>\tTakibe konu senette davacı ...'ın asıl borçlu, davacı ...'ın kefil, davalı şirketin lehtar, davalı bankanın ciranta olduğu, senedin 9.000,00 Euro bedelli ve nakden ihdas nedenli olduğu, kambiyo vasfına haiz olduğu görülmüştür. \t<br>\tMahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle senede ciro yoluyla hamil olan davalı bankanın senedin icra takibine konulmasından önce değil senedi iktisap anında kötüniyetli olduğunun ispat edilmesinin gerekmesine, senet iktisabı anında davalı bankanın kötüniyetli olduğunun ispat edilememiş olmasına, davacıların satım akdinin tarafı olan lehtar davalı şirket ile aralarındaki şahsi def'ileri iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyecek olmasına, kötüniyet tazminatı yönünden davalı şirketin takip alacaklısı olmamasına, davalı banka yönünden ise davanın red edilmesi nedeniyle davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine yönelik kararın yerinde olmasına  göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın istinaf eden  davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 03/05/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.     <br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip<br> e-imzalıdır<br>  <br>  <br><br><br>  <br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4590d3df3b96e34d","SID":"112c9684383d6926"}}