{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO 2021/398 <br>KARAR NO: 2024/698<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 18.11.2020<br>NUMARASI: 2018/9 Esas - 2020/765 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili banka ile davalı arasındaki GKS ve Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerin verilen süre içerisinde ödenmemesi üzerine noterden kat ihtarnamesi gönderildiğini, ancak buna rağmen borcun ödenmediğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Kural olarak kefillerin gayri nakdi alacak kalemleri yönünden depo edilmesi şeklinde sorumluluğuna gidilebilmesi için GKS'de buna dair açık madde hükmü bulunması zorunludur. (İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2018/1559 Esas, 2020/413 Karar 16/04/2020 tarih, İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi 2020/55 esas 2020/209 karar, 22/10/2020 tarihli emsal kararları) Kural olarak kefil asıl borçlunun bankaya karşı tüm yükümlülüklerini değil fakat asıl bankanın teminat mektup bedelinin ya da gayri nakdi çek bedelinin tazmini halinde bu bedeli ödemeyi borçlanmaktadır. Henüz tazmin edilmeyen depo bedelinin depo edilmesinin borçlusu kefil değil lehine teminat verilen esas kredi borçlusudur. (Reisoğlu Seza: Türk Kefalet Hukuku, Ankara 2013, s.219)  Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/03/2020 tarihli 2017/11-36 esas 2020/290 karar sayılı ilamında da işaret edildiği üzere; kefil olunan gayri nakdi kredi nedeniyle asıl borçlunun yükümlülüklerinin kefiller hakkında da uygulanacağının genel muğlak bir ifade ile kabul edilmesinin kefilin de gayri nakdi teminat bedelini depo etme mükellefiyeti altına soktuğunu ileri sürmenin yasa koyucunun kefilleri koruma amacı ile çeliştiğine, zira kefaletin kendisi tıpkı depo gibi bir teminat olduğundan ve kefil açıkça teminat mektubu bedelinin ayrı bir garanti sözleşmesi ile tekeffül etmedikçe iradesinin dar yorumlanması gerektiğine, dolayısıyla müteselsil kefillerin imzaladığı sözleşmede açıkça gayri nakdi nitelikteki da mer'i teminat mektupları yönünden sorumluluğunun bulunmadığına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle somut olayda,  gayri nakdi çek taahhüt bedeli yönünden kefillerin sorumlu olacağına dair sözleşme hükmü bulunmadığından kefil yönünden (henüz nakde dönüşmemiş) gayri nakdi depo bedel talebinin reddi gerekmiştir. Her ne kadar kısa kararda nakde dönüşen ve banka tarafından fiilen tazmin edilen 44 adet çek yaprağı yönünden davalı kefilin de sorumlu tutulması gerekirken sehven sadece asıl borçlu şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de yanlışlığın gerekçeli karar yazım aşamasında fark edildiği anlaşıldığından nakde dönüşmüş 44 adet çek yaprağı yönünden davalı kefil ...ın da sorumlu tutulması...\" gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına davalı asıl borçlu ... Tic. A.Ş. tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile;  72 adet çek yaprak sorumluluk bedeli 92.030,00-TL'nin nakden depo edilmesi, iade edilmeyen çek yaprağı sorumluluk bedelinin tazmin tarihinden tahsil tarihine kadar davalı borçlu  Data ... Tic. A.Ş.'den %24,24 oranında işleyecek temerrüt faizi ve BSMV'sinin tahsili için, nakde dönüşen 44 adet çek yaprağı yönünden 52.550,00-TL'nin de  tazmin tarihinden tahsil tarihine kadar davalı borçlu ... Tic. A.Ş.'den %24,24 oranında işleyecek temerrüt faizi ve BSMV'sinin tahsili için takibin devamına,  davalılardan ... kefil olduğundan kefiller hakkında gayri nakdi depo bedellerinden ve tazmininden sorumlu tutulacağına dair hüküm bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine,  fazlaya dair istemin reddine, gayri nakdi alacak yönünden icra inkar tazminat istenemeyeceğinden icra inkar tazminat isteminin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İcra takibine konu alacaklardan birinin kredi kartı alacağı olduğunu, dosyadaki bilirkişi kök ve ek raporlarıyla, müvekkilinin icra takibine konu yaptığı kredi kartı alacağının tespiti yapılmış olup bilirkişinin tespit ettiği alacak miktarı, icra takibinde talep ettikleri  miktardan daha yüksek olduğunu, taleple bağlılık ilkesi gereğince, icra takibine konu ettikleri  kredi kartı alacağı ve ferileri bakımından, davalıların itirazlarının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği halde; mahkemece bu hususta herhangi bir karar verilmediğini, kredi kartı alacağı yönünden; davalıların itirazının iptaline ve 18.590,30 TL asıl alacak, 1.017,20 TL işlemiş faiz, 50,86 TL BSMV olmak üzere toplam 19.658,36 TL üzerinden icra takibinin aynen devamına karar verilmesi gerektiğini, Hüküm kısmının 2 numaralı bendinde \"Davalılardan ... kefil olduğundan kefiller hakkında gayri nakdi çek depo bedellerinden ve tazmininden sorumlu tutulacağına dair hüküm bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine\",  ve hüküm kısmının 7 numaralı bendinde ise \"Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 18.977,21 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine\" denildiğini, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmına bakıldığında açıkça görüleceği üzere, davalı ... açısından gayri nakdi çek depo talepleri bulunmadığını, dava dilekçesinin sonuç ve istem başlıklı 4 numaralı bendinin \"Bu çek depo talebinden yalnızca davalı ... A.Ş.'nin sorumlu tutulmasına,\" şeklinde olduğunu, ayrıca davaya konu takip dosyası olan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takip talebi ve ödeme emrinde de \"Çek Taahhüt Tutarından sadece asıl borçlunun sorumlu olduğu\"nun açıkça yazılı olduğunu, görüldüğü üzere kendilerinin çek taahhüt tutarı hususunda davalı borçlu ... yönünden ne takip konusu icra dosyasında ne de dava dilekçesinde bir taleplerinin mevcut olmadığını, bu itibarla bu davalı yönünden talep edilmeyen bir hususta ret kararı verilmesinin ve bu ret kararına binaen vekalet ücretine takdir edilmesinin mümkün olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı asıl kredi borçlusu şirketin kullandığı kredi borcunun (kredi kartı) davalı şirket ve müteselsil kefilden tahsili  ve sözleşme gereği verilen 121 adet çek yaprakları sorumluluk tutarının davalı şirket tarafından depo edilmesi için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı davacı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, takibe dayanak alacağın kaynağının bir kısmının ödenmekle nakit alacağa dönen çek sorumluluk bedellerinden, kalan kısmın ise henüz riski gerçekleşmemiş çek sorumluluk tutarlarının depo edilmesine ilişkin olduğu, davalı şirketin asıl kredi borçlusu, diğer davalı gerçek kişinin ise  müşterek müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeye imza attığı, takipten sonra davadan önce 44 adet çekin ibrazı suretiyle karşılıksız kalarak asgari sorumluluk bedelinin davacı banka tarafından hamile ödendiğinin anlaşıldığı,  kefilin gayri nakdi alacak yönünden sorumluluğuna gidilmesi için sözleşmede açık hüküm bulunması gerektiği, somut olayda davalı müteselsil kefilin imzaladığı sözleşmede açıkça gayrı nakit alacağın depo edilmesi yönünde sorumluluğunun bulunmadığı, buna göre   gayri nakdi çek taahhüt bedeli yönünden kefillerin sorumlu olacağına dair sözleşme hükmü bulunmadığından kefil yönünden (henüz nakde dönüşmemiş) gayri nakdi depo bedel talebinin reddi gerektiğine, kısa kararda her ne kadar  nakde dönüşen ve banka tarafından fiilen tazmin edilen 44 adet çek yaprağı yönünden  davalı kefilin de sorumlu tutulması gerekirken sehven sadece asıl borçlu şirket yönünden davanın kabulüne karar verildiğinin anlaşıldığını, durumun gerekçeli karar yazım aşamasında fark edildiği,  nakde dönüşmüş 44 adet çek yaprağı yönünden davalı kefil ...' ın da sorumlu tutulmasına ilişkin olarak kararın istinaf merciince verilebileceği gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.HMK'nın 26. maddesinde talep ve bağlılık ilkesi düzenlenmiştir. Birinci fıkrada, hâkimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar vermeyeceği, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verilebileceği belirtilmiştir. Yasal düzenleme emredici nitelikte olup yasanın yargılamaya hâkim olan ilkeleri arasında yer almaktadır. HMK'nun 297/c, 27/c maddelerinde  ise mahkeme kararlarında her iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonucu ve hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.Öncelikle davacı vekilince takip talebinde ve dava dilekçesinde, gayrı nakdi alacak depo talebi dışında, davalı şirkete verilen kredi kartı borcunun tahsili için de takip başlatılmış olduğu, itiraz üzerine bu alacak kalemi bakımından da her iki davalı yönünden itirazın iptalinin talep edildiği, ancak ilk derece mahkemesince itirazlı alacak kalemlerinden biri olan kredi kartı kullanımına ilişkin alacak  kalemi yönünden hiç bir hüküm kurulmadığı ve gerekçe de tartışılmadığı anlaşılmaktadır. Kabule göre ise,  ilk derce mahkemesinin istinafa konu karar gerekçesinde ve kurulan hükmün  2. bendinde, davalı kefil ...'ın gayrı nakdi depo bedelinden sorumlu olmayacağından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş olduğu ve hükmün 7. maddesinde davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Oysa gerek takip talebinde, gerekse dava dilekçesinde davacı vekilince açıkça gayri nakit alacak depo talebinden davalı şirketin sorumlu olduğu belirtilerek ve şirket hasım gösterilerek talepte bulunulmuştur. Davacı vekilinin takip ve davadaki talebi dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davalı ... yönünden gayri nakdi alacak depo bedeli varmışcasına hüküm kurulmuş olması HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesinin ihlali niteliğindedir. Bu değerlendirmeler ışığında,  ilk derece mahkemesinin istinaf konu kararının  bu haliyle HMK'nın 297. maddesi uyarınca istinaf denetimine elverişli bulunmadığı anlaşıldığından  HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu  kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 02.05.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc2e344395898cd7","SID":"6eb6fdbe226ca6f4"}}