{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2291 <br>KARAR NO: 2024/760<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ: 06/10/2021 <br>DOSYA NUMARASI: 2021/88 Esas - 2021/748 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 02/05/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan şirket ile davalı şirket arasında 2019 yılı temmuz ayı itibariyle ticari ilişki başladığını, ilk olarak satın alınmak istenilen ürünlerden kaç adet istendiği davalı şirket tarafından müvekkili şirkete 05.07.2019 tarihli e-posta ile bildirildiğini, davalı şirketçe 26.07.2019 tarihinde siparişe nihai onay verildiğini, müvekkili şirketin davalı şirketçe siparişe onay verilmesinin ardından siparişe konu ürünlerin derhal teslimi için çalışmalara başladığını, 21.08.2019 tarihinde faturalandırarak gümrük işlemlerini başlatıldığını, Davalının satın aldığı ürünlere ilişkin düzenlenen ... nolu 21.08,2019 tarihli 44.830,32 Euro miktarındaki fatura ürünlerle birlikte davalı şirkete gönderildiğini, gönderilen ürünler 27.08.2019 tarihinde düzenlenen ... sayılı Transit Refakat Belgesi ile ... Kargo Gümrük Müdürlüğüne ait ... sayı ve 29.08.2019 tarihli TC. Gümrük Beyannamesi ile eşyaların ... nolu alıcı davalı şirketin beyan etmiş olduğu antrepoda davalı şirket çalışanı ... teslim edildiğini fatura içeriği incelendiğinde satışa ilişkin ürünlerin neler olduğu kalem kalem adet ve birim fiyatı belirtilerek açıkça davalı şirket adına düzenlendiğini, müvekkili şirkete ait 19.09.2019 tarihli cari hesap ekstresi içeriğinde de fatura bedeli 44,830,32 Euro'nun bakiye alacak olarak kaydedildiğini, davalı şirketin 17.12.2019 tarihinde 20.130,12 Euro'luk kısmını ödediğini, davalı şirket tarafından bakiye 24.700,20 Euro herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalı şirketin bakiye 24.700,20 Euro borcunu ödememesi üzerine Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından davalı şirket aleyhine icra takibine başlatıldığını, davalı şirketin takibe itirazı sonucu takibin durduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki ve davalı şirketin müvekkiline olan cari hesap borcunun müvekkilinin usulüne uygun olarak tutulan defter kayıtları ile sabit olduğunu, yaptırılacak bilirkişi incelemesinde de bu husus tespit edileceğini, davalı şirketin cari hesap borcunu ödemeden ya da bu borcu daha evvel ödemiş olduğuna dair iddiasının somut bir delile dayanmadığını beyanla; itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; İcra takibinde ve davada müvekkiline husumet yöneltilmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin T.C Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden ruhsatlı havaalanı yer hizmetleri işleticisi olarak Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği SHY-22 gereğince hava taşıyıcılarına uçaklarında yolcularına servis etmeleri için yiyecek ve içecek ikramı sağladığını, Müvekkilinin tek ve ana faaliyet konusu bu olup Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü otoritesi ve gözetimi altında ve T.C Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (DHMİ) tarafından işletilen havalimanlarında bu idareler tarafından belirlenen kurallara tabi olarak faaliyet gösterdiğini, SHY-22 10. Maddesi gereğince ikram servis hizmetini sadece havaalanı sınırları içinde teşkilatlanmış olan yer hizmetleri kuruluşları, ikram servis hizmeti çalışma ruhsatına sahip kuruluşlarca gerçekleştirilebildiğini, Bu kapsamda müvekkilinin havayolu yolcu taşımacılığı yapan müşterilerinin taleplerine bağlı olarak müşterinin nam ve hesabına mal tedarik ettiğini, İlgili havayolunun yurt dışına yapacağı uçuşlar için yükleme yaptığı ve sadece yurt dışında kullanılacak ürünler müvekkili tarafından millileştirilmeden gümrük mevzuatına uygun açılmış özel (C tipi) antrepolarda yurt dışı seferi yapılıncaya kadar bekletilerek ve havayolu tarafından talep edilince talep edilen adette yurt dışı seferini icra edecek uçağa gümrük rejimine uygun olarak antrepodan çıkarılıp yüklenerek teslim edildiğini, Davanın konusu olan itirazın yapıldığı takip talebinde takibin sebebi olarak \"... no.lu 21/08/2019 tarihli bir faturanın bakiyesi\" gösterildiğini, Takip talebi eklerinde müvekkili ve davacı arasında senet niteliğinde bir sözleşme, bir sipariş formu, tedarik koşul ve hükümlerine ilişkin, Türk Ticaret Kanununa uygun bir cari hesap mutabakatı ve bunlara benzer hiçbir belge olmadığını, Takip talebi ekindeki faturada 15.204 adet farklı isimde ve farklı fiyatlarda şaraplar listelenmiş ve bu şarapların listelendiği bu fatura takibin tek sebebi olarak gösterildiğini, Bu fatura adlı belgede listelenen ürünlerin tümü müvekkili tarafından müşterisi ... Anonim Şirket'in seferleri için talep ettiği ürünler olup müvekkili şirketin davacı şirket ile hiçbir ticari veya akdi ilişkisi bulunmadığı gibi bahse konu ürünlerin sadece depocusu ve yükleyicisi olduğunu, Bu nedenle, icra takibinde ve davada husumet yöneltilebilecek tek kişi ... Anonim Şirketi olup davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin takibe yapılmış itirazda da açıkça yazıldığı gibi davacıya vadesi gelen ve gelmeyen hiçbir borcu olmadığını, müvekkili ile davacı arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, Bu sebeple takibe konu edilen alacak olmadığını, müvekkilinin takip alacaklısına yani davacıya takipte borcun sebebi gösterilen 21.08.2019 tarihli 44.830,32 EUR tutarlı faturaya istinaden kalan bakiye hesaptan kaynaklanan 24.700,20 EUR tutarında bir borcu bulunmadığını, TTK 89/2 maddesi\" Cari hesap sözleşmesi yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz\" hükmü gereğince cari hesap sözleşmesi yazılı olarak yapılmalıdır ki davacı tarafından ne icra ne de dava dosyasına sunulmuş yazılı bir cari hesap sözleşmesi de bulunmadığını, Bu sebeple müvekkili şirketin davacıya karşı gerçekleştirmesi gereken herhangi bir ödeme yükümlülüğü olmadığını, Müvekkili ile davacı arasında yazılı bir tedarik sözleşmesi olmadığını, Dolayısıyla taraflar arasında tedarik koşullarına ve vadelerine ilişkin yazılı bir anlaşma da bulunmadığını, Müvekkilinin, davacıdan dönem dönem ...  A.Ş. nam ve hesabına mal depolama talebinde bulunduğunu, bu mallar ... A.Ş. uçaklarına yüklenip bunlara ilişkin olarak ... tarafından ödemeler yapıldıkça davalıya aktarıldığını, Dolayısıyla vadeye bağlı bir ilişki de bulunmadığından vadesi gelen muaccel olmuş bir borç da söz konusu olmadığını, alacağa esas olarak gösterilen ve ismi fatura olan hesap listesi müvekkilinin davacı ile arasında bir tedarik anlaşması veya sözleşmesi olduğunu ispat edecek, gösterecek veya buna işaret edecek bir belge olmayıp bu belge KKTC sistemine muhtemelen bu belge üzerinde listelenen ürünlerin KKTC'den bunların zaman zaman yükleneceği ... A.Ş. uçakları için depolanması amacıyla müvekkilinin antreposuna ihracının sağlanması için düzenlenmiş bir belge olabileceğini, Türk Kanunlarına göre olsa olsa bir irsaliye niteliğinde olduğunu, müvekkili ile davacı arasında üçüncü bir şahıs yararına bir depolama konusunda anlaşılmış olması haricinde bir hukuki ilişkiyi ortaya konamayacağını, Kaldı ki, davacıya defalarca yazılı olarak ürünleri iade alması bildirilmiş, bu konuda birçok görüşme ve yazışma yapılmış ancak bu talep davacı tarafından kabul edilmediğini beyanla; davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  06/10/2021 tarih ve 2021/88 Esas - 2021/748 Karar sayılı kararı ile;  \" 26.07.2021 tarihli bilirkişi raporu özetle; Davalının ibraz olunan ticari defterlerinin ticari defterlerinin (aleyhe olan kayıtlar ayrılmaksızın) sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğunu, davacının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde kurulu bir şirket olup noter onaylı yevmiye defteri kayıtları ile davalıya ilişkin muavin defter kayıtlarını sunduğunu, davacının takibe konu alacağının dayanağı faturaların, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalının ticari defterlerine göre 16.11.2020 takip tarihi itibariyle kaydi olarak 219.102,57-TL karşılığı 24.700,20 Euro davacıya borçlu göründüğünü, davacının takip konusu alacağının dayanağı faturaların davalı aleyhine borç doğuracak nitelikte olduğunu, dava ve icra takip dosyasına sunulan deliller ve tarafların ticari defterlerinin incelemesi sonucu davalı defterlerinin delil niteliği, özellikle davalının ticari defterlerindeki verilere ve davacının takibe dayanak faturasının davalı aleyhine borç doğurduğu dikkate alınarak 16.11.2020 takip tarihi itibariyle davacının 24.700,20 Euro davalıdan alacağı olduğunu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; takip tarihinden önce davalı/borçlu taraf usulünce temerrüde düşürülmediğinden takip öncesi faiz talep edilemeyeceğini, davacı tarafın takip tarihinden itibaren,TCMB verilerine göre 16.11.2020 takip tarihi itibari ile Kamu Bankalarınca EURO üzerinden Açılan 1 Yıla Kadar Vadeli Döviz Tevdiat Hesaplarına Uygulanacağı Bildirilen Azami Faiz oranı üzerinden yıllık %1,75 oranında faiz talep edebileceğini görüş ve beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, yasal süresinde açılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, davalının ibraz olunan ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde kurulu bir şirket olup noter onaylı yevmiye defteri kayıtları ile davalıya ilişkin muavin defter kayıtlarını sunduğu, davacının takibe konu alacağının dayanağı faturaların, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerine göre 16.11.2020 takip tarihi itibariyle kaydi olarak 219.102,57-TL karşılığı 24.700,20 Euro davacıya borçlu göründüğü, davacının takip konusu alacağının dayanağı faturaların davalı aleyhine borç doğuracak nitelikte olduğu, dava ve icra takip dosyasına sunulan deliller ve tarafların ticari defterlerinin incelemesi sonucu davalı defterlerinin delil niteliği, özellikle davalının ticari defterlerindeki verilere ve davacının takibe dayanak faturasının davalı aleyhine borç doğurduğu dikkate alınarak 16.11.2020 takip tarihi itibariyle davacının 24.700,20 Euro davalıdan alacağı olduğu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; takip tarihinden önce davalı/borçlu taraf usulünce temerrüde düşürülmediğinden takip öncesi faiz talep edilemeyeceğini, davacı tarafın takip tarihinden itibaren, TCMB verilerine göre 16.11.2020 takip tarihi itibari ile Kamu Bankalarınca EURO üzerinden Açılan 1 Yıla Kadar Vadeli Döviz Tevdiat Hesaplarına Uygulanacağı Bildirilen Azami Faiz oranı üzerinden yıllık %1,75 oranında faiz talep edebileceği belirtilmiştir.  Uyuşmazlığa konu faturaların davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ticari defterlerin usul ve yasaya uygun tutulduğu, alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve denetime elverişli olduğu, bilirkişi raporu ile davacının davalıdan takip talebinde belirtilen miktarda alacaklı olduğu ve alacağın likit olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davanın KABULÜ ile davalının Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin aynen DEVAMINA, 2-Asıl alacağın %20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının eksik incelemeyle verildiğini; Davacının yabancılık unsuru bulunduğu ve davacı şirket Kıbrıs şirketi olduğu halde tüm ticari defter ve ihtilaf konusu incelemesinin yabancılık unsuru gözetilmeden Türk Vergi Usul kanunlarına göre yapılmış olduğunu, dava konusu defterlerin ve faturanın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kanunlarına uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, geçerli olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmamış olup bilirkişi raporuna bu yönden yapmış oldukları itirazların dikkate alınmadığını, bu nedenle yargılamada eksiklik bulunduğundan duruşma yapılarak bu konuda bilirkişi raporu alınarak giderilmesi gerektiğini, HMK 114/2 maddeye aykırı olarak karar verildiğini; İlk derece mahkemesi tarafından dava şartı eksikliğine ilişkin olarak Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas no.lu dosyasından düzenlenen takip talebi İcra İflas Kanunu madde 58’deki şartları taşımadığından dolayı takip talebinin İİK madde 58/3’e aykırı olduğunu, takip talebinde alacağın Türk Lirası karşılığının gösterilmesinin zorunlu olup yabancı para alacağının tahsili konulu takipte takip talebinde her ne kadar “Harca Esas Değer” olarak bir bedel ve  “1 EUR= 9,17 TL” şeklinde bir kur yer almışsa da bu kurun hangi tarihteki ve hangi resmi kuruma ait bir kur olduğunun takip talebinden ve ödeme emrinde bulunmamakta olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesin kanunun olaya uygulanmasında hata ettiğini, Taraflar arasındaki borcun muaccel olmadığını; Müvekkili ile davacı arasında yazılı bir tedarik sözleşmesi olmadığını, dolayısıyla taraflar arasında tedarik koşullarına ve vadelerine ilişkin yazılı bir anlaşma da bulunmadığını, vadesi gelmiş veya taraflar arasında belirlenen ödeme vadesi de bulunmadığı için davanın esastan reddi gerektiğini, Davacının takip konusu alacağının dayanağı faturaların davalı aleyhine borç doğuracak nitelikte olmadığını; cari ekstre adındaki belgelerin fatura olmadığını, Mutabakat ve Ödeme adı altında yer alan imzada, sadece davacının kaşe ve imzasının yer almakta olduğunu, müvekkili ile herhangi bir mutabakat imzalanmadığını, bu belgenin fatura yerine geçen vesika olarak değerlendirilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesinin kanunun olaya uygulanmasında hata ettiğini, İhtilafa ilişkin bütün delillerin toplanmadığını; Davacının delil olarak gösterilen 17 Temmuz 2019 13.55 saatinde yapılan eposta yazışmasında “müşterimiz tarafından beklenen onay alınmıştır.” ifadesinden ve müvekkili tarafından sunulan 21 Ağustos 2016  10.58 saatli eposta yazışmasında “... aylık stok tutuğunu” belirtmek suretiyle siparişlerin  ... Havacılık A.Ş. nam ve hesabına ürünlerin depolama talebinde bulunulduğu ve bu ürünlerin ... A.Ş. uçaklarına yüklenmek amacıyla alındığı ve müvekkilinin bunların sadece depocusu olduğu hususlarının açık olduğunu, müvekkilinin SHY-22 10. maddesi gereğince ikram servis hizmetini sadece havaalanı sınırları içinde teşkilatlanmış olan yer hizmetleri kuruluşları, ikram servis hizmeti çalışma ruhsatına sahip kuruluşlarca gerçekleştirilen bir işlem olduğu için havayolu nam ve hesabına yükleme yapmış olduğunu, davaya dahil edilen ve iflas masasında olan ... A.Ş.’nin belgelerinin, ticari defterlerinin, kayıtları, faturaları, müvekkili ile ... arasında yapılan AHM 814 Standart İkram Hizmetleri Anlaşmasına bakılmaksızın yani ihtilafa ilişkin sunulan ve başka yerden getirttirilecek belgelerin toplanmadığını, yani bütün delillerin değerlendirilmemiş olup uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin değerlendirilmediğini, Davacı ile müvekkili arasında cari hesap sözleşmesi olmadığını; Dava dilekçesinin 4. maddesinde davacı ile müvekkili arasında “cari hesap alacağı” bulunduğunu açıkça belirtmiş olmasına rağmen TTK 89/2 maddesinin “ Cari hesap sözleşmesi yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz” hükmü gereğince davacı ile müvekkili arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, geçerli bir cari hesap sözleşmesi bulunmamasına rağmen takibe konu edilen alacak varmış şeklinde verilen hükmün hukuka uygun olmayıp ilk derece mahkemesince kanunun olaya uygulanmasında hata edildiğini beyanla; Açıkanan nedenlerle; İstinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşma yapılarak yargılamadaki eksiklikler giderildikten sonra davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava ve takip dayanağı faturaya konu ürünlerin davacı tarafından davalıya satılıp teslim edilmesine rağmen bakiye fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında dava ve takip dayanağı faturaya konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edildiğine ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki istinafa gelen temel uyuşmazlık; dava konusu defterlerin ve faturanın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kanunlarına uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, icra takibinin geçerli olup olmadığı, taraflar arasındaki borcun muaccel olup olmadığı, dava konusu faturanın davalı aleyhine borç doğurucu nitelikte olup olmadığı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunup bulunmadığı hususlarında olup, davalı vekili tarafından bu hususlar istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür. Davalı tarafından ileri sürülen iş bu istinaf sebepleri yargılama aşamasında cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de ileri sürülmüştür. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki taraflar arasındaki mail yazışmaları, tarafların defter ve kayıtları, dava konusu fatura, bilirkişi raporu, dava ve icra takibine konu faturaya konu ürünlerin siparişinin bizzat davalı şirket tarafından verilmesi ve davacı tarafından davalıya satılıp teslim edilmesi, söz konusu faturanın davalı tarafından defter ve kayıtlarına alınarak fatura bedelinin bir kısmının davalı tarafından davacıya ödenmesi, ürünlerin teslim edilmesi sebebiyle davalının ürün bedelleri kadar davacıya borçlu olması ve davalının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya borçlu olması,  dava dışı ...  A.Ş. ile davalı arasındaki ilişkinin davacıya karşı ileri sürülememesi ve davalının pasif husumet ehliyetinin bulunması, davacı tarafından takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının gösterilmesi ve takibin geçerli olması, takip dayanağı olarak cari hesap sözleşmesi gösterilmeyip fatura alacağının gösterilmesi, faturaya konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilmesi sebebiyle davalının para borcunun muaccel olması dikkate alındığında, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi uyarınca incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.472,27 TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 3.868,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.604,17‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9494818d013c0210","SID":"86528059ab3549e1"}}