{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2398 Esas<br>KARAR NO: 2024/739 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2017/14 Esas - 2021/32 Karar<br>TARİHİ : 25/01/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ... Türkiye'nin hemen hemen her ilinde mevcut akaryakıt istasyon bayileri aracıyla gerek akaryakıt, gerek madeni yağ, gerekse de LPG satışı yapan bir şirket olduğunu, davalının müvekkilinin bayisi olup, müvekkili adına akaryakıt, madeni yağ, LPG satışı yaptığını, gerek 18.09.2010, gerekse 02.06.2015 tarihli Bayilik sözleşmesinden ve aynı zamanda taraflar arasında akdedilen Otogaz Bayilik Sözleşmelerinden bu durumun sabit olduğunu, davalının müvekkilinden malzeme satın aldığını ancak bu malzemelerin fatura karşılığını ödemediğini, takibe konu alacağın dayanağının bir fotokopisi ve aslının da icra dosyasına konulduğunu, İİK md. 58 senet, senet yoksa borcun sebebinin takip talebine eklenmesi gereğinden bahsetmiş olup, olayda da borcun sebebi fatura olduğundan cari hesap dökümünün takip talebine eklendiğini, davalının böyle bir borcunun olmadığını ileri sürerek itirazda bulunduğunu, bu itirazın hiçbir hukuki geçerliliğinin olmadığını, davalı/ borçlunun, zaman kazanmak ve sayın Mahkemeyi yanıltmak amacıyla dava konusu icra takibine itiraz ettiğini, hem müvekkilinin ticari defterleri hem de davalının ticari defterleri incelendiğinde davalının icra takibine konu borcunun sabit olacağını, müvekkili davalı şirket ile haricen borcunu ödemesi için defalarca konuşmuş ve/davalı çok daha önce temerrüde uğratılmış ise de taraflarınca takip tarihi ve ayrıca her iki tarafın da tacir olduğu dikkate alınarak ticari temerrüt faizi talep edildiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafından müvekkiline 02.06.2015 tarihli olarak imzalatılan ... versiyon İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ile ... kurumsal kimliği altında ... Beldesi ... Yolu .../Bursa adresinde akaryakıt ve LPG Otogaz petrol ürünleri satışının yapıldığını, davacının pazarladığı akaryakıt ve LPG Otogaz ürünlerinin bayi olarak satışı için 02.06.2015 günlü ... versiyon İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi, Teslimler, Tanıma Sistemlerine İlişkin Ödemeler, Ödünç Sözleşmesi, Yangın Söndürücüler, 01.05.2015 Tarihli Yatırım Çerçeve Sözleşmesi ve ekleri, Yatırım Çerçeve Sözleşmesine Ek sözleşme niteliğinde \"İstasyonda Yapılacak İşler ve Bayi'ye Verilecek Ariyet Malzemeleri Ek-4\" başlıklı sözleşme, Yatırım Çerçeve Sözleşmesine Ek sözleşme niteliğinde \"İlave Satış Primi Ek-7\" başlıklı sözleşme, Yatırım Çerçeve Sözleşmesine Ek Protokolü, çeşitli sözleşme, sözleşme eki ve belgelerin taraflarınca imzalandığını, müvekkili firmanın, Mustafakemalpaşa ilçesinde 35 yıldır ... bayii olarak çalışmakta olduğunu, önceki sözleşmenin süre sonu gelmesi nedeniyle görüşmelerin yapıldığını, bayilik sözleşmesi yanında 02.06.2015 günlü ... versiyon İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi, 01.05.2015 tarihli Yatırım Çerçeve Sözleşmesi ve eklerinin imzalandığını, imzalanan 01.05.2015 tarihli Yatırım Çerçeve Sözleşmesi ve eklerinde, yeni koşullar ve ...'ya ait yeni yükümlerle sözleşmelerin oluşturulduğunu, bu sözleşmenin süresinin 01.05.2015 tarihinden itibaren 5 yıl olduğunu, yatırım Çerçeve Sözleşmesinin 4 numaralı ekine göre, istasyona bazı yatırımların, iyileştirmelerin ... tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, \"istasyonda Yapılacak İşler Ve Bayiye Verilecek Ariyet Malzemeleri\" başlıklı EK-4 sözleşmesine göre, \"güvenlik açısından risk içerdiğinden tonoz yapılması, fiyat panosunun dijital revizyonunun yapılması, vidalı kompresör verilmesi, 3 adet 6 tabancalı revize pompa verilmesi\" olarak belirtilen yükümlerin ... tarafından gerçekleştirilmesinin kabul ve taahhüt edildiğini, ancak davacı ... tarafından bu taahhütlerin hiçbirinin yerine getirilmediğini, Yatırım Çerçeve Sözleşmesinin Ek Protokolüne göre, \"motorin grubu ürünlere Derince Terminali'nden 15 gün vade ve %70 ... karı tanımlanacağı, Automatic satışlar hariç 850 m3/yıl üzeri Beyaz Ürün alımlarından sonra Motorin grubu alımlarına 15 gün vadeli %90 karın tanımlanacağı, tanımlanan kar paylarının fatura altı iskonto olarak verileceği, benzin grubu ürün alımlarında da 15 gün vade uygulanacağı, SEÇ iyileştirme bedeli olarak bayiye 39.000 USD+KDV ödeme yapılacağı\" olarak belirtilen yükümlerin ... tarafından gerçekleştirilmesinin kabul ve taahhüt edildiğini, ancak davacı tarafından bu taahhütlerin hiçbirinin yerine getirilmediğini, ayrıca Yatırım Çerçeve Sözleşmesinin Ek Protokolüne göre, \"...'dan alınan vadeli benzin, prodizel ve eurodizel ürünlerin ödemelerinin 15 gün vadeli olarak yapılacağı\" kararlaştırılmış olmasına rağmen davacı ...'nun bu 15 günlük vadeyi tek taraflı olarak 12 güne düşürdüğünü, istasyonun kanopisinde ... reklamlarının bulunması gerekliliği ve bununla ilgili yaşanan sıkıntıların ... temsilcisine bildirildiğini, ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, petrol istasyonunun davacı ... tarafından kaderine terk edildiğini, istasyonun ve bayinin durumunu iyileştirme, destekleme yönünde, davacı firma tarafından herhangi bir ayni ya da nakdi ödeme ya da satışı ve kârı artıran ödeme yapılmadığını, sadece petrol, LPG sipariş ve satışının olduğunu, inşai iş ve işlemlerin hiçbirinin ... tarafından yerine getirilmediğini, bunların yapımı konusunda ... temsilcisine yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, varılan durumda taahhütlerini yerine getirmeyen, satışları artırmaya da yarayacak iyileştirmeleri yapmayan davacı ile olan ve tüm sözleşme, sözleşme ekinin (her türlü belge dâhil) müvekkili tarafından Kadıköy ...Noterliği'nin 16.12.2015 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile feshedildiğini, müvekkilinin bu sözleşmeyi feshetmek zorunda kalması nedeniyle davacı ile yapılmış olunan sözleşmeler gereğince teminat olarak ...'ya verilen Yapı Kredi Bankası Mustafakemalpaşa Şubesine ait tarihsiz ve miktar kısmı boş 2 adet çekin de ihtarnamenin ...'ya tebliğinden itibaren iade edilmesinin istendiğini, fakat davacının teminat olarak aldığı bu çekleri de iade etmediğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, davacının tek taraflı olarak düzenlediği faturanın (ki bu faturanın müvekkiline tebliğ de edilmediği) ve yine davacının tek yanlı tuttuğu ticari defter ve cari hesap kayıtlarının müvekkilini bağlamadığını, hatta davacı tarafın, müvekkiline ait ... no.lu İş Bankası hesabındaki 3.000,00 TL'yi müvekkilinden habersizce çektiğini, müvekkilinin banka hesabındaki paranın davacıya ödendiğini daha sonra öğrenebildiğini, davacı ile müvekkili arasında bayilik ilişkisi olduğundan, davacı tarafın ast-üst ilişkisi kurarak müvekkiline imzalattığı ve içeriğini tek taraflı olarak kendisinin belirlediği sözleşmelerdeki müvekkilinin durumunu ağırlaştırıcı hükümlere dayalı olarak fatura düzenleyip müvekkilinden alacak talebinde bulunduğunu, davacı taraf ile imzalanan sözleşmelerin kesinlikle serbest iradeye dayalı olmayıp, bu sözleşmelere dayalı yaptığı kesintiler ve müvekkiline karşı düzenlendiği faturaların usule ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın esastan reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûmiyetine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 25/01/2021 tarih ve 2017/14 Esas - 2021/32 Karar  sayılı kararında; \"Dava; taraflar arasında imzalanan akaryakıt sözleşmesine dayanarak tanzim tanzim edilen Faturaya dayalı cari hesap alacağına dayanarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve %20 icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde de; Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, taraflar arasında imzalanan akaryakıt sözleşmesine dayanarak tanzim tanzim edilen Faturaya dayalı cari hesap alacağına dayanarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve %20 icra inkâr tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu bağlamda tüm delillerin toplandığı, davacı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı sayılı icra dosyası üzerinden davalı-borçlu aleyhine  23.368,76-TL asıl alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğinin üzerine davalın süresinde yetkiye, asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, alacaklı vekilinin yasal süresi içerisinde itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalının icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine ilişkin itirazlarının, taraflarca inkar edilmeyen sözleşmede yer alan yetki şartı nedeniyle, İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri de yetkili olduğundan reddine karar verildiği ve yargılamaya devam olunduğu, davacı yanın varsa davalı yandan olan alacağının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesine ilişkin ara kararlar kurulduğu, gerek davacı ve gerek se davalı yana ait ticari defter ve kayıtları üzerinde gerek talimat yoluyla ve gerek se mahkememizce doğrudan bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve raporlar alındığı, alınan raporlar sonucu, davalı yan defter ve kayıtları üzerinde talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın, 24.857,46 TL tutarlı faturasının, davalı tarafın kayıtlarında yer almadığı ve davalı tarafın kayıtlarına göre 2016 yıl sonu itibariyle davacı taraftan, 3.434,90 tl alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı yan defter ve kayıtları üzerinde alınan bilirkişi heyeti raporunda da; davacı defter kayıtlarına göre; davalının takip tarihi itibariyle 23,368,76 TL borçlu olduğu, anılan tutarın takibe konu edildiği, asıl ihtilafın \"Prim Komisyon\" açıklaması ile düzenlenmiş olan 31,12.2015 tarih, ... sayılı ve 24.857,46 TL bedelli davacı faturasından kaynaklandığı, anılan faturanın davalı şirkete tebliğ edildiğini gösterir herhangi bir belgenin sunulmadığı, yine dosya içeriğinde yer alan ve taraflarca imzalanmış olan sözleşme ve eki belgelerde \"Prim, Komisyon\" ve \"Muafiyet\" konusu ile ilgili hükme rastlanmadığı, davalı defter kayıtlarına göre ise; davacının takip tarihi itibariyle 3.434,90 TL borçlu olduğu, taraf bakiyeleri arasındaki farkın 24.857,46 TL'lik kısmının ihtilaflı \"Prim Komisyon\" faturasından, 1,300,14 TL'lik kısmının 2014 yılına ait işlemlerden kaynaklandığı, davacı şirketin 2014 yılına ait muavin dökümü bulunmadığından, farkı oluşturan işlemlere yönelik çalışma yapılamadığı, bu nedenlerle net bir görüşe ulaşılamadığının tespit edildiği, ayrıca kök rapora yapılan davacı itirazı sonucu alınan ek raporda  tespiti yapılan ve kök rapordan sonra sunulan Protokol ile buna bağlı Zeyilnamenin kabulü halinde, davacı şirketin takip tarihi itibariyle 21.422,56 TL alacaklı olacağına ilişkin tespite yönelik olarak da, davacı yanca sunulan iş bu belgelere davalı yanca muvafakat edilmediği anlaşıldığından, davacı yanca yasal süreler geçtikten sonra sunulan iş bu kayıtlara itibar edilmediği, mevcut defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda da,  tarafların defter ve kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, mal veya hizmetin verildiğini veya teslim edildiğini ispat yükü kendisinde olan davacı yanın da, dava dilekçesinde beyan ettiği ve davalı yanın müvekkilinden aldığı malzemelere ilişkin teslim hususunu usulüne uygun delillerle ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine ve ayrıca davalı yanca her ne kadar kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de, davacının somut olayda kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı ve davacı/alacaklının alacağın tahsili amacı dışında kötüniyetle icra takibi yaptığı da kanıtlanamadığından davalının koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve tüm dosya kapsamına ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile,\"Davanın REDDİNE, davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,\" karar verilmiş ve verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nin 14/12/2021 tarih ve 2017/14 Esas - 2021/32 Karar  sayılı tavzih kararında;\"Talep, 6100 Sayılı HMK 304.  ve 305. maddeleri gereğince, Mahkememiz kararının tashih yoluyla düzeltilmesi talebine ilişkin bulunmaktadır. 6100 Sayılı HMK'nun 304/1. maddesi;  \"Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.\" hükmünü içermektedir.6100 Sayılı HMK'nun 305. maddesi; \"(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.(2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.\" hükmünü içermektedir.Dilekçe ve dosya kapsamı incelendiğinde davalı vekilinin talebi yerinde görülmekle; Mahkememiz gerekçeli kararının hüküm bölümündeki vekalet ücretine ilişkin hatanın aşağıdaki gibi tavzihine karar verilmesi gerekmiştir.\" gerekçesi ile; \"Davalı vekilinin tavzih talebinin KABULÜNE, Mahkememizin 25/01/2021 tarih ve 2017/14 Esas, 2021/32 Karar sayılı kararının hükmün 6.fıkrasında ; \"Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi \" şeklinde yazılmış ise de; iş bu vekalet ücretine ilişkin hükmün 6.fıkrasının \"Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesi \" şeklinde düzeltilmesine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemenin \"dosya içeriğinde yer alan ve taraflarca imzalanmış olan sözleşme ve eki belgelerde \"Prim, Komisyon\" ve \"Muafiyet\" konusu ile ilgili hükme rastlanmadığı\" şeklindeki gerekçesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun yıllardan beri süregelen ticari iş ilişkisinin bulunduğunu, buna istinaden taraflar arasında İstasyonlu Bayilik Sözleşmeleri, Ödünç Sözleşmesi, Protokollerin düzenlendiğini, davalı tarafın taraflar arasındaki işbu anlaşma hükümlerine aykırı olacak şekilde müvekkili şirkete 24.857,64 TL fatura alacağı borcunu ödemediğini, bu borcun kaynağı olarak davalı şirket ile müvekkili şirketin anlaşma hükümlerince, bayiye satılan ürünler üzerinden peşin olarak satış destek primi iskontosu yapılmakta olup, bayinin satış hedefini tutturmaması sonucu işbu yapılan iskontoların sonraki pozitif prim oluşan aylardan mahsup edildiğini, davalı şirkete 2015 yılı Eylül ve Kasım ayları arasındaki satışlardan yapılan fazla iskontolar nedeniyle fatura kesildiğini ve kendilerine iletildiğini fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını, borca konu cari hesabın büyük bir kısmını işbu eksik ödenen iskonto primleri oluşturmakta olup geri kalan kısımların davalı şirkete ticari ilişki süresince satımı gerçekleşmiş muhtelif ürünlerden oluştuğunu, bu nedenle davalının borca konu alacağı bilmediği iddiası gerçeği yansıtmamakta olup kötü niyetli olduğunu; Yerel mahkemenin işbu fatura alacağını ispatlayamadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, hem davalı beyanlarında hem bilirkişi tarafından incelendiği belirtilen sözleşme ve protokollerde prim düzenlemesinin ne şekilde yapılacağının açıkça belirtildiğini, müvekkili şirketin bayinin satış gücünü arttırmak için iyi niyetli olarak sözleşmede belirtilen prim ve kar dağılımı oranlarını kendi aleyhine, bayi lehine olacak şekilde değiştirdiğini, müvekkili şirketin bayileri ile akdettiği sözleşmelerde peşin ödeme ile ürün (benzin, motorin, lpg) alımlarında müvekkili şirketin söz konusu satıştan elde ettiği kar oranı üzerinden bayiye prim ödemesi yapıldığını, alımların belirlenen miktarlar altında kalması durumunda ise prim ödemelerinin cari ilişki içerisinde tarafların borç ve alacaklarına mahsup edilerek ilerlediğini, davalı ile olan bayilik ilişkisinin sona ermesine müteakip bayiye verilen primin mahsup edileceği bakiye alacak bulunmadığı/ürün alımını da gerçekleştirmediği için söz konusu fazla ödenen primin iadesi gerektiğini, taraflarınca bilirkişi incelemesi öncesinde de protokol ve ekleri sunulmuş olmasına rağmen bilirkişi heyeti tarafından işbu protokolün değerlendirilmediğini, dilekçe ekinde sunacakları tablolar detaylı olarak incelendiğinde; 1.basamak prim tanımlaması: Motorin alımlarına %70 ... karı bu tanımlamadan 12,000.00 TL prim hesaplandığını, 2. basamak prim tanımlaması : Aylık 71 m3 alımı üzerine Motorin alımlarına 1.basamaktaki %70’e ilave %20 ... karı, bu tanımlamadan 33,065.64 TL prim hesaplandığını, bunun sebebinin muafiyetini dolduramaması olduğunu, iki prim toplandığında 21,065.64 TL + KDV eksi prim oluştuğundan bahisle bayiye fazla hesaplanan iskonto bedelinin düzeltim adı altında fatura edildiğini, taraflar arasında kar payı dağıtımına ilişkin mutabakat yapıldığını;Taraflar arasında uzun yıllardan beri süregelen ticari ilişki söz konusu olup, çoğu zaman mail üzerinden tarafların işlerini yürüttüklerini, bu kapsamda davalı şirketin de mutabakat mailini inkar etmediğini, Yerel mahkemenin istemiş olduğu mutabakatın sadece mail halinde olduğunu, işbu mail ile sadece kar payının dağıtım oranı konusunda davalı lehine hüküm içerecek şekilde bir değişiklik yapıldığını, söz konusu mailin davalı lehine düzenlemeler getirerek daha fazla kar payı almasını sağladığını, taraflar arasında akdedilen 04.04.2011 tarihli \"Zeyilname\" nin \"Şatış Şartları Başlıklı\" 6.A maddesi uyarınca kar payı dağıtımının nasıl yapılacağı konusunun hüküm altına alındığını, taraflar arasında \"kar payı dağıtımı\" hakkında anlaşma yapılmış olup, Protokol ile Zeyilnamenin kabulü gerektiğini, Mahkemenin; \"davalı tarafın işbu belgelere muvafakat etmediği\" şeklindeki gerekçesinin hatalı olduğunu, davalının usule uygun şekilde ticari defter tutmadığı için ticari defterlerinin bir delil vasfı olamayacağının ve bununla birlikte taraflar arasındaki anlaşma hükümleri gereği müvekkili şirketin ticari defterlerine itibar edileceğinin kesin olduğunu;Yerel mahkemece, müvekkili şirketin keşide edilen faturanın, davalı şirket kayıtlarında yer almadığı, bu sebeple mal ve hizmetin verildiğini veya teslim edildiğini ispatlayamadıkları sonucuna varıldığını, taraflarca akdedilen ve delilleri arasında da yer alan İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi hükümlerine göre, ... defter ve kayıtlarının, taraflar arasındaki borç ve alacağın belirlenmesinde kesin delil teşkil ettiğini, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde söz konusu faturanın kayıtlarda yer aldığının, davalıya tebliğ edildiğinin ve davalı tarafından ödemesinin yapılmadığının açık ve net olduğunu, davalı şirketin defter kayıtlarını usulüne uygun tutmaması nedeniyle hukuken delil vasfına sahip olamayacağını, bu kapsamda davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre 3.434,90 TL alacaklı olduğunun kabul edilemez bir durum olduğunu, müvekkilinin usulüne uygun tutulduğu bilirkişilerce de tespit edilmiş defter ve kayıtlarının kesin delil teşkil ettiğini, Mahkemenin; \"anılan faturanın davalı şirkete tebliğ edildiğini gösterir herhangi bir belgenin sunulmadığı\" şeklindeki gerekçesinin hatalı olduğunu; İcra takibine konu faturanın karşı tarafa tebliğ edilmemiş olmasının alacağın ispatını değil temerrüte düşürmeyi ve buna bağlı olarak faiz ilişkisini etkilediğini, somut olayda icra takibi öncesi faiz işletilmemiş olup sadece takip sonrası ticari temerrüt faizi işletildiğini, bu nedenle faturanın önceden tebliğ edilmemiş olmasının faturanın ve dayanak hukuki ilişkinin geçerliliğini etkilemediği halde Mahkemenin hatalı bir değerlendirme yaptığını, 31.12.2015 tarihli, ... sayılı fatura nedeniyle müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, işbu faturanın davalıya ödenen fazla prim miktarının iade alınması amacıyla düzenlendiğini, müvekkilinin eski bayisi ile akdetmiş olduğu sözleşmeler ve çeşitli eklerine uygun şekilde prim ödemesi yaptığını, müvekkilinin eski bayisi davalının ürün alımını durdurması nedeniyle, cari hesabında ödenen prim bedelinin mahsup edileceği herhangi bir alacak bakiyesi kalmadığını, müvekkilinin zarara uğradığını, beyanla Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemenin gerekçeli kararında yapılan maddi hata gözden kaçmış olup işbu hatalı kararın düzeltilmesi gerektiğini, istinaf başvurusuna konu gerekçeli kararı 27.01.2021 tarihinde yazılmış olup, taraflarına 15.10.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, işbu karara ilişkin 19.10.2021 tarihinde taraflarınca tavzih dilekçesi sunulduğunu ancak istinaf süresinin işlemesinden ve yargılamayı oyalamama maksadıyla ileri sürülen tüm taleplerinin sonuçsuz kaldığını, talebin halen nihayete kavuşamadığından ve bu sırada istinaf başvuru süresinin işliyor olmasından bahisle müvekkilinin herhangi bir hak kaybına uğramaması adına, Yerel mahkemece verilen kararın hukuka uygun olmasına rağmen huzurdaki istinaf başvurusunu yapma zorunluluğunun hasıl olduğunu, Yerel mahkemece verilen kararda 6 nolu bentteki vekalet ücretine ilişkin maddi hatanın düzeltilmesi gerektiğini, davacı tarafın söz konusu dava dosyası kapsamında kötü niyeti olmasından bahisle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olup Yerel mahkeme tarafından verilen hükme katılmadıklarını; Kötü niyet tazminatının İİK 67/2 de tanımlandığını, Yerel mahkemenin kararında her ne kadar kötü niyetin ispatlanamadığına ilişkin hüküm kurulsa da, davacı tarafından borca konu faturanın kargo aracılığıyla gönderilmesinin ve bir ihtilaf vuku bulması halinde uyuşmazlığa sebebiyet verileceğinin bilinmemesinin ve yahut tahmin edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ticari hayat akışı içerisindeyken basiretli bir tacir gibi hareket edilmesi gerekmekte olup ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli ve öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesi gerektiğini, bu bahisle söz konusu faturanın kargo aracılığıyla teslim edilmesinin taraflarınca kabul edilemez bir durum olduğunu, iadeli taahhütlü mektup vb. araçlarla gönderilmesi gerekmekte iken gönderildiğinin, teslim edildiğinin ya da kim tarafından hangi sıfatla teslim alındığının teyit dahi edilmeden gelişigüzel şekilde kargoya verilip üstüne üstlük davalı müvekkiline kusur atfedilmeye çalışılmasının adeta gülünç bir durum olduğunu, davacı tarafın istinaf başvuru dilekçesinde savunulacak hiçbir hususları olmamasından bahisle defaatle davacı tarafın ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığının belirtildiğini, fakat ilgili bilirkişi raporlarından da görüleceği üzere müvekkili şirket defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu;Bilirkişi raporları ile de davacı yanın iddialarının haksız olduğu ve gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini ve söz konusu kararın yazımında yapılan vekalet ücretinin tahmiline ilişkin kısımdaki taraf bilgisine dair maddi hata nedeniyle, müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına istinaf yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu beyanla Yerel mahkeme kararında vekalet ücretine ilişkin yapılan maddi hatanın düzeltilerek hükmün onanmasına, davacı aleyhine takip değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava, bakiye hesap alacağının tahsili talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalı ile aralarında uzun yıllardan beri süregelen ticari ilişki olduğunu, davalının bayi olarak satın almış olduğu malzemelerin bedelini ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf davacının aralarındaki sözleşmeler ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/36255 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde alacağın dayanağı olarak cari hesap ekstresinin gösterildiği, dava dilekçesinde alacağın, davacının aldığı malzeme bedellerini ödememesinden kaynaklandığının iddia edildiği, cevaba cevap dilekçesinde ise; taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davalıya satılan ürünler üzerinden peşin olarak satış destek primi iskontosu yapıldığı, bayinin satış hedefini tutturamaması sonucu iş bu yapılan iskontoların sonraki pozitif prim oluşan aylardan mahsup edildiği, davalıya 2015 Eylül ve Kasım ayları arasındaki satışlardan yapılan fazla iskontolar nedeniyle fatura kesildiği, faturanın davalıya tebliğ edildiği ancak ödenmediği, alacağın büyük bir kısmının eksik ödenen iskonto primleri, kalan kısmının da satışı gerçekleşen muhtelif ürün bedellerinden oluştuğu iddia edilmiştir. Mahkemece tarafların ticari defterlerinde inceleme yapılmak suretiyle alınan bilirkişi raporlarında davacının alacağının 31.12.2015 tarihli, 24.857,46 TL bedelli ve \"Prim Komisyon\" açıklamalı faturadan kaynaklandığı ve faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi kök raporundan sonra davacı vekili tarafından dosyaya 01.04.2011 tarihli protokol, aynı tarihli zeyilname ile 01.04.2010 tarihli protokol, 18.09.2010 tarihli zeyilname ve bir prim konusundaki mutabakat metni sunulmuştur. Bunun dışında dava dilekçesi ekinde 18.09.2010 ve 02.06.2015 tarihli bayilik sözleşmeleri ile ekleri sunulmuştur. Taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmeleri ile 01.04.2011 tarihli protokolde prim ve komisyon ödemesine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. 01.04.2011 tarihli protokole bağlı zeyilnamenin satış şartları başlıklı 6. maddesinde ise, davalı bayiye hangi şartlar ile aylık prim ödemesi yapılacağı açıklanmıştır. Anılan maddede satış destek priminin ...'nun standart peşin alım iskontosu üzerine ilaveten ödeneceği kabul edilmiş ve fakat peşin satışlarda prim iskontosu yapılacağı ve gelecek aylarda oluşan prim alacağından bu iskontonun mahsup edileceğine dair bir düzenleme yapılmamıştır. Tüm bu tespitler ışığında, davacının alacağının dayanağı olan faturanın malzeme satış faturası olmadığı, \"prim komisyon\" faturası olduğu, tek başına fatura düzenlenmesi ve davacının ticari defterlerine kaydedilmiş olmasının davacının alacaklı olduğunu ispat etmeyeceği, davacının, davalıya peşin satışta prim iskontosu yaptığı ve sözleşmenin feshi nedeniyle davalının ilerleyen aylarda prim alacağı oluşmadığından yapılan iskontonun faturalandırıldığı iddiasını ispata yarar bir delil sunmadığı, fatura içeriğinin ispat edilemediği, bu nedenle Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusu haksızdır.Davalı vekili tarafından istinaf sebebi olarak, gerekçeli kararın 6 nolu bendinde hükmedilen vekalet ücretinin ödeneceği taraf konusunda hata edildiği ileri sürülmüş olup bu husus Mahkemeye sunulan 19.10.2021 tarihli tavzih dilekçesi neticesinde verilen 14.12.2021 tarihli ek karar ile düzeltilmiş olduğundan kararın kaldırılma sebebi yapılmamıştır. Davalı vekili tarafından ileri sürülen diğer istinaf sebebi ise, davacı tarafından başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. Davacı tarafından icra takibi ile talep edilen alacağın ispat edilememiş olmasının tek başına takibin kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği ve dosya kapsamından davacının kötü niyeti de ispat edilemediğinden Mahkemece davacı aleyhine tazminata hükmedilmemesi isabetli olmuştur. Bu sebeplerle davalı vekilinin istinaf başvurusu da haksız  bulunmuştur.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/05/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b3a2180cecca91a","SID":"6e630802df6dcdd4"}}