{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/2134 <br>KARAR NO: 2024/751 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ : 17/06/2021 <br>DOSYA NUMARASI: 2017/387 Esas - 2021/472 Karar <br>DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 02/05/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili ve davalı  ...Limited Şirketi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının emekliliği sonrasında ekip kurma amaçlı Network sistemleri hakkında bilgi edindiğini ve arkadaşlarıyla ekip kurmak için sisteme giriş ücreti ödeneceğini, davacının kredi kartı ile ekibin başında olmadığı halde üstünde bulunan kişiler ile davacının üye bedelinin davacı tarafın kredi kartından ödendiğini ancak üstünde bulunan kişilerin üç yıl boyunca davacıya üye bedelini ödemediğini, tedarikçi ... firmasından faizi ile birlikte 23.319,60 TL tutarın davacıya iadesini, ayıplı mal ve verilen sözlerin yerine getirilmemesi suretiyle davacıya yaşatılan maddi, manevi zararların fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL'nin davacı tarafa teslim edilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.  Davalı .... Ltd Şti vekili beyan dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında ... Ltd. Şti. ile arasında doğan ticari ortaklıktan bahsettiğini ve bu ortaklık nedeniyle elde etmeyi amaçlamış olduğu faydayı elde edemediğini ve kendisine ödenen bedellerin geri iadesini talep ettiğini, davalı ... Ltd. Şti.'ye yönelik husumetinin herhangi bir geçerli nedeni olmadığını, davalı ile davacı arasında tedarik sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeye göre davalı ... satışını gerçekleştirdiği ürünlerin diğer davalı ... firmasının shop olarak nitelendirdiği internet sayfasında satıldığını ve aynı sözleşme  uyarınca gerçek ve tüzel kişilerin diğer davalının ticari sistemine girişlerde ödemek zorunda olduğu bedellerin süreklilik arz ettiğini, davalının sanal pos hesabından tahsil edilerek diğer davalının hesabına aktarıldığını, davacının diğer davalı firma dahilinde sanal ortamda yapmış olduğu Distribütör Hizmet Sözleşmesi ile firma dahilinde Franshise bayi olarak çalışmalarına başladığını, davacının davalı tarafın olmadığı bir sözleşmeyi diğer davalı ile imzalandığını ve bu bedelin davalı ... tahsil edilerek diğer davalının hesabına havale edildiğini, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların hiç birisinde davalının işlem ve eylemlerinden kaynaklanmadığını sorumluluk sınırları dahilinde olmadığını, husumetin tarafı olmadıklarını ve kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı ile diğer davalının arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde ticari bir amaç güdülerek davacı ile diğer davalı arasında uyuşmazlık konusu ticari sözleşme akdedildiğini, konusu geçen huşuların Salihli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/680 Esas - 2014/461 Karar sayılı ilamı ile tespit edildiğini, hükme esas olan gerekçede incelenen e-ticaret tedarik-pazarlama iş birliği sözleşmesinde davacı şirketin sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacı şirketin şirket bayisi olduğu firmalara ait ürünlerin birleşen dava davacısına ait internet sitesinde de satması hususunda anlaştıklarına ilişkin sözleşme bulunduğunu, bu kapsamda da hizmetin ve malın ayıplı olmasından taraf olmayan davacı ... Ltd. Şti.'nin sorumlu olmayacağı anlaşıldığından davacının hakem heyetine konu ilişkide taraf sıfatı bulunmadığından Salihli Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı'nın davacı aleyhine verilen 30/10/2013 tarih ve 2013/2973 Sayılı kararının iptaline karar vermek gerekmiştir denilerek davalının diğer davalı ... Ltd. Şti. ile davacı arasındaki sözleşmede taraf olmadığı ve sözleşme hükümlerinden sorumlu tutulmayacağının ifade edildiğini beyan etmiş, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/06/2021 tarih ve 2017/387 Esas - 2021/472 Karar sayılı kararı ile; \" Dava; Distribütör Hizmet Sözleşmesine istinaden açılan alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık: Davacının distribütör hizmet sözleşmesi gereği ödediği tutarları davalılardan talep edip edemeyeceğinin tespiti hususunda toplandığı noktasındadır. Tarafların dilekçelerinde bildikleri delilleri toplanmıştır. İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi'nin 23.06.2014 tarih ve 2014/1056 Esas, 2014/445 Karar sayılı kararı ile davayı görmeye Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararı üzerine dosya İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/397 Esasına tevzi edilmiştir. İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15.10.2015 tarih ve 2014/397 Esas, 2015/336 Karar sayılı kararı ile davayı görmeye Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili ve görevli olduğu nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememiz esasına tevzi edilmiştir. Davacı tarafın delil listesinde bildirdiği bankalara müzekkereler yazılmıştır.Mahkememizce davacının distribütör hizmet sözleşmesini kiminle yaptığı, franchise  bayisi olup olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin mahiyetinin ne olduğu, karşılıklı edimlerin yerine getirilip getirilmediği, davacının kredi kartı ödemeleri ile ürün alıp almadığı, iddia ve savunma ile uyuşmazlık konusu hakkında hesap bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.  Mali müşavir bilirkişi mahkememize sunduğu 19/08/2020 tarihli raporunda sonuç olarak: Davalı ... ile davacı kredi kartından yukarıda ayrıntısı gösterilen toplamda 38.528,81 TL tutarında davalı tarafın kredi kartından çekimlerin yapıldığı, ve bu davalının uhdesinde kaldığı, diğer davalı ... Sorumlu olup olmayacağının takdrinin mahkemeye ait olduğu, davacı tarafın kredi kartından çekilen ürünlerin alıp almadığı hususunda dosya kapsamına herhangi bir belgenin sunulmadığı bu hususun ispata muhtaç olduğu, dosya kapsamında yapılan incelemede Distribütör hizmet sözleşmesinin belirli sayfalarının olduğundan, sözleşmenin kimler ile imzalandığı tespit edilemediğini, davalı ...  Kredi kartından yapılan 38.528,81 TL tutarında çekilen paradan sorumlu olacağını beyan ve rapor etmiştir. Dosyada mevcut tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek, hükme esas alınan 13.08.2020 tarihli mali müşavir bilirkişi raporu dayanak yapılarak; Hesap uzmanı mali müşavir bilirkişi tarafından davacıya ait ... A.Ş. Bankasına ait ... kart numarasına ait hesap özetleri, ... A.Ş. bankasına ait ... kart numarasına ait hesap özeti, ... Bankası ... ve ... kart numaralarına ait hesap özetleri, ...  Bankası  ... kart numarasına ait hesap özeti, ... Bankası ...  kart numaralı hesap özeti incelemelerinde davalılardan  ... şirketi tarafından davacıya ait kredi kartlarından toplamda 38.528,81 TL tutarında para çekildiği, davacı tarafından kredi kartından çekilen paralar karşılığında ürün alıp almadığı hususunda belge sunulmamış ise de davalı ...  şirketi tarafından verilen cevap dilekçesinde diğer davalı ile aralarında tedarik sözleşmesi bulunduğunu, tedarik sözleşmesi kapsamında diğer davalıya karşı edimini yerine getirdiklerini, distribütörlük sözleşmesi nedeni ile davacıya karşı sorumluluğun diğer davalıda olduğunu beyan ile taraflar arasında distribütörlük hizmet sözleşmesi bulunduğunun kabul edildiği, Davacı ile davalı ... arasında distribitörlük sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından sunulan distribütörlük sözleşmesinde ... Kazanç Planı bölümünde tarafların ... Şirketi'nin içerikte ... olarak tanımlandığı, sözleşme içeriğine göre davacının franchise bayi olduğu, davalı ... ile diğer davalı ... şirketi arasında 05.05.2011 tarihli  Yetkili E-Ticaret Tedarik Pazarlama İşbirliği Sözleşmesi imzalandığı, davalı ... şirketi tarafından davacının kredi kartlarından çeşitli tarihlerde hesap bilirkişisi raporuna göre 38.528,81 TL çekilerek alındığı, davalı ... şirketi tarafından kredi kartından çekilen bedel karşılığı hizmetin veya ürünün teslim edildiğinin ispat edilemediği, davacının davalılar tarafından distribitörlük sözleşmesi ile para kazanılacağı vaadi ile kredi kartlarından paralarının tahsil edilmesine rağmen karşılığında ürün veya hizmet verilmeyerek maddi ve manevi olarak mağdur edildiği, davacının davaya konu alacak davası nedeniyle manen üzüldüğü, davacının uğradığı zarardan davalılardan ... distribütör hizmet sözleşmesine uymamak nedeniyle, davalı Tevfik Elektronik ...şirketi ise davalı ... adına davacının kredi kartlarından tahsil ettiği ancak karşılığında ürün veya hizmet sunmadığı için davcıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla; davacı tarafın maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile; \" A)Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ İLE; 1-23.319,60 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B)Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 1-2.000,00 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  2-Fazlaya dair talebin reddine, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı .... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: DAVACI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/387 Esas ve 2021/472 sayılı kararının maddi tazminat ve manevi tazminatın bir kısmı yönünden lehlerine sonuçlandığını, bu yönden yerel mahkeme kararını kabul ettiklerini, Ancak yerel mahkemenin gerekçeli kararında, dava dilekçesinde müvekkil asil tarafından faiz talep edilmesine rağmen, faize hükmetmeyi unuttuğunu, bu nedenle kararın lehe olmakla birlikte faiz yönünden müvekkilin mağdur edilmekte olduğunu, Bununla birlikte manevi tazminat yönünden de müvekkil asilin 3.000 TL'lik makul talebinin 2.000 TL. olarak kabul gördüğünü ve müvekkil asilin 1.000 TL.'lik manevi tazminat talebinin red olması nedeniyle davalı tarafa karşı vekalet ücreti ödemek zorunda bırakıldığını, bu durumun da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminat talebinin tam olarak kabulü gerektiğini beyanla; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2017/387 Esas ve 2021/472 Sayılı kararının manevi tazminat ve faiz yönünden olan kısımlarının tekrar incelenerek, manevi tazminat hususunun tam olarak kabulünü, gerekçeli karara konulması atlanan faiz taleplerinin de karara ve talebe uygun şekilde işlenmesini talep etmiştir. DAVALI .... LTD. ŞTİ. VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Yerel mahkemenin, \"davalı  ...şirketi ise davalı ... adına davacının kredi kartlarından tahsil ettiği ancak karşılığında ürün veya hizmet sunmadığı için davcıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla ' gerekçesi ile davacının maddi tazminat talebi yönünden davasını kabul ettiğini ve davacının manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verdiğini, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Müvekkil yönünden, huzurdaki davanın husumet yönünden reddi gerekmekte iken eksik araştırmalar neticesinde müvekkilin sorumlu tutulmakta olduğunu, Öncelikli olarak, davacının da beyan ve kabul ettiği üzere davalı ... Ltd. Şti ile davacı arasında bir sözleşme akdedildiğini, saadet zinciri mantığı ile büyüyen bu şirket içerisindeki piramit yapılanmaya dahil olan davacının, distribütörü olarak girdiği davalı ... Ltd. Şti firmasından beklediği verimi alamadığını, cevap dilekçeleri ve delillerinde sundukları üzere Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/680 Esas ve 2014/461 Karar sayılı ilamında yapılan belirlemenin davacı ve davalılar arasındaki hususlara ışık tutmakta olduğunu, buna göre davalılar arasındaki hukuki ilişkinin doğru bir şekilde tespit edildiğini, davacı ile davalı Aylnet arasında imzalanan sözleşmenin tarafı olmayan müvekkil şirketin sorumlu olmadığının belirtildiğini, ( Ek 1 ) Bu davanın hukuka uygun bir şekilde karara bağlanabilmesi için öncelikli olarak taraflar arasındaki ilişkinin doğru bir şekilde belirlenmesi gerektiğini, sadece kredi kartı ekstrelerine dayanılarak verilen bu kararın hukuka açık bir şekilde aykırı olduğunu, ayrıca teknik sözleşmeler kapsamında, mali müşavirden alınan rapora dayanılarak verilen kararın eksik araştırma neticesinde verildiği hususunun da açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, Yerel mahkeme tarafından yapılması gereken hususun baştan kendileri tarafından yapılacağını, Davalı ... şirketinin, sistemine giriş yapan insanların para kazanmalarını amaçlayan bir kazanç sistemi kurduğunu, piramit sistem olarak tanımlanan bu sistemlerde muhatapların belirli bir bedel ödeyerek sisteme dahil olmakta, sisteme yeni üyeler getirmesi ile birlikte de gelir elde etmekte olduklarını, davacı ile davalı ... Ltd. Şti. arasında distribütör sözleşmesi imzalandığını, distribütörün mağaza ya da şirketlere ürün tanıtan ve tedarik eden gerçek yahut tüzel kişilere verilen isim olduğunu, bilirkişi raporunda, davacının kredi kartından 38.528,81 TL çekim olduğu belirtilmiş iken davacının, zararının 23.319,60TL olduğunu belirtmekte olduğunu, kısacası, davacının esasen sistemden beklentisini karşılamakta olduğunu, davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkinin doğru değerlendirilmediğini, Davalı ... Ltd. Şti ile müvekkil arasında da bir sözleşme bulunmakta olduğunu, müvekkil şirketin dayanıklı tüketim malları satmakta olduğunu, bu mallarını gelişen teknoloji ile pazar payını yükseltmek ve daha fazla müşteriye ulaşabilmek için diğer davalı ile bir sözleşme imzaladığını, buna göre müvekkil şirketin, Aylnet'in sitesi üzerinden ürünlerini pazarlayacağını, bu ticari ilişkinin, yerel mahkeme tarafından anlaşılan yanlış değerlendirilmiş gerekçesinde ' davalı   ...şirketi ise davalı ... adına davacının kredi kartlarından tahsil ettiği ancak karşılığında ürün veya hizmet sunmadığı için davcıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla ' şeklindeki cümleye yer verildiğini, TBK 40. maddesinin amir hükmünün açık olduğunu, temsil edilen adına yapılan hukuki işlemlerde hukuki işlemin sonuçlarının doğrudan doğruya temsil olunanı bağlayacağını, hali ile müvekkil ... Ltd. Şti. yönünden herhangi bir sorumluluğa gidilemeyeceğini, Müvekkil ile davacı arasında doğrudan veyahut dolaylı olarak herhangi bir ilişki kurulmadığını, tamamen taraflar arasındaki ilişkinin neticesinde bir hukuki işlem gerçekleştirmiş olduğunu, temsil hükümleri uygulandığında, alacak borç ilişkisinin yalnızca davalı ... Ltd Şti ile davacı arasında doğmuş olduğunu, Alınan bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığı gibi hatalı olduğunu, davacının ... Ltd. Şti. adına yapmış olduğu ödemeler belirlenmişken müvekkil şirketten diğer davalı ... firmasına yapılan ödemelere yer verilmediğini, rapora itiraz dilekçelerinde belirttikleri üzere alınan tüm ödemelerin ... Ltd Şti firmasına gönderildiğini, hali ile açıkça temsil hükümlerine uygun davranıldığını, bilirkişinin incelemesinde yalnızca davacı yönünden inceleme yaptığını, Bilirkişinin dava dosyasından uzak bir inceleme yaptığını, davacıya teslim edilen üründen bahsetmekte olduğunu, davacının dava dilekçesi boyunca hizmet ve piramit benzeri sistemden bahsederken, bilirkişinin konudan uzak bir rapor tanzim etmiş olduğunu, ürünlerin teslimine ilişkin belgenin bulunmadığından bahsetmekte olduğunu, müvekkil ile davacı arasında herhangi bir sözleşme bulunmazken davacının da dava dilekçesini okumadığını düşündüklerini, ki diğer davalının sorumlu olup olmayacağı hususunu Mahkemeye bıraktığını, davacı ile davalı ... Ltd Şti arasında olduğu defalarca zikredilen Distribütör sözleşmesinin ise kimler arasında imzalandığını dahi beyan etmekten uzak bu raporun esas alınarak hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yerel mahkemenin davacının manevi tazminat talebini de \"davacının manen üzüldüğü\" gerekçesiyle kısmen kabul ettiğini, yargılamayı yapan ticaret mahkemesinin bu mahkemenin yargılama çevresinden çıkarak manevi tazminata hükmetmiş olduğunu, davacının her halükarda diğer davalı ... ile bir ticari ilişki içine girdiğini ve ödediği bir takım bedelleri de bu ticari ilişki içerisinde kazanmış olduğunu, ticaretin risklerini bilebilecek durumda olan davacıya manevi tazminat hükmedilmesinin kanunla bağdaşmamakta olduğunu, dosyada görevsizlik kararı veren İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin davacının francise bayi olduğunu yapılan işin ticari olduğunu açıkça nitelediğini, Ayrıca İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/397 E. -2015/336 K. sayılı ilamında görevsizlik kararı verildiğini ve yargılama giderleri konusunda görevli mahkemenin karar vermesine hükmettiğini, görevsizlik kararı sebebiyle müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,  Netice itibariyle, davacı ile diğer davalı arasında francise sözleşmesi olup işin niteliğinin ticari olduğunu, müvekkilin ise sadece sanal post kullandırılan ve davacının kredi kartından çekilen paraları diğer davalıyla olan anlaşma gereği ona gönderen konumunda olduğunu, müvekkilin bu uyuşmazlıkta bir kusuru, sorumluluğu, sözleşmeye aykırılığı ve hepsiyle birlikte husumet ehliyeti olmadığını, Yerel mahkemenin hatalı ve eksik bilirkişi raporuna dayanarak ve de hatalı nitelendirme ile maddi tazminata ve kısmen manevi tazminata hükmeden kararının kaldırılması gerektiğini beyanla; Açıklanan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle; İstinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/387 E.-2021/472 K. sayılı ilamının kaldırılmasına; davacının davasının müvekkil yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının sözleşmede belirtilen internet adresinden katılım formu doldurmak suretiyle davalı ...nin distribütörü olduğu distribütör sözleşmesindeki edimlerini bu davalının yerine getirmediği ve davacının kredi kartlarından davalı  ...Limited Şirketinin pos cihazı aracılığı ile tahsil edilen bedellere karşılık mal ve hizmet verilmediği ve fayda sağlanmadığı iddiası ile davacının kredi kartlarından tahsil edilen bedellerin ve davacının uğradığı manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminatı talepli davanın kabulüne, manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ....Limited Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı, İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi'nin 2014/1056 esas sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde  kendisinin sözleşmede belirtilen internet adresinden katılım formu doldurmak suretiyle davalı ...nin distribütörü olduğunu, distribütör sözleşmesindeki edimlerini bu davalının yerine getirmediğini ve davacının kredi kartlarından davalı ....Limited Şirketinin pos cihazı aracılığı ile tahsil edilen bedellere karşılık mal ve hizmet verilmediğini ve fayda sağlanmadığını, bu sebeple davacının kredi kartlarından tahsil edilen bedel olan 23.319,60 TL bedelden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.000,00 TL sinin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece dava dilekçesinin HMK 119 maddesine uygun olmaması sebebiyle usul ve yasaya uygun dava dilekçesi sunulması için davacıya süre verilmesi üzerine bu kez davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde; kredi kartlarından tahsil edilen 23.319,60 TL nin ve 3.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılarından tahsiline karar verilmesi talep etmiş ve bu bedeller üzerinden harç tamamlanmıştır. İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi'nin 2014/1056 esas ve 2014/445 karar sayılı ilamı ile iş bu yargılamada İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, akabinde İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/397 esas ve 2015/336 karar sayılı ilamı ile İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmiş ve yargılama devam edilmiştir. Davalılar tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamış ve böylelikle davacı tarafından ileri sürülen vakıaların tamamını inkar edilmiş sayılmıştır. Bununla birlikte davalı  ...Limited Şirket vekili tarafından davaya ilişkin sunulan beyan dilekçesinde; davacı ile aralarında herhangi bir sözleşmenin akdedilmediğini, dava konusu distribütör sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, diğer davalı ile aralarında Yetkili E-Ticaret Tedarik-Pazarlama İşbirliği Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında kendilerinin satışını gerçekleştirdiği ürünlerin diğer davalının shop olarak nitelendirdiği internet sayfasından satışının gerçekleştiğini ve sözleşme uyarınca gerçek ve tüzel kişilerin diğer davalının ticari sistemine girişlerde ödemek zorunda olduğu bedellerin süreklilik arz etmemekle birlikte davalının sanal pos hesabından tahsil edilerek diğer davalının hesabına aktarıldığı ve iş bu yargılamada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı beyan edilmiş ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, kararın sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Mahkemece, davacı tarafın dava dilekçesinde davalı olarak gösterdiği tüm kişiler hakkında ileri sürdüğü talepleri ile ilgili olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi, talep sonucunun karşılanmaması açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, istinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir. Mahkemece mali müşavir bilirkişiden davalı  ...Limited Şirketine ait pos cihazı aracılı ile davacının kredi kartlarından tahsil edilen bedellerin tespitine ilişkin rapor alınmış ve tahsil edilen bedellere ilişkin mal ve hizmet teslim edilmediği/verilmediği gerekçesi ile maddi tazminat talepli davanın kabulüne, davacının üzüldüğü gerekçesi ile manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak Mahkemece dava konusunun temelini oluşturmasına rağmen davalının ...nin distribütörü olduğu distribütör sözleşmesi, sözleşmenin konusu, sözleşme hükümleri, sözleşme kapsamında davacının ve davalının edimlerinin neler olduğu, davacı kredi kartından tahsil edilen bedellerin hangi sebeple tahsil edildiği, tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, taraflar arasındaki ilişkinin gerçekten network satış işlemi mi yoksa piramit satışı mı olduğu, davacının dava konusu kredi kartları slipleri celbedilmek suretiyle yapılan işlemlerin niteliği ve buna göre ispat yükünün tayini, davalılar arasındaki sözleşmenin niteliği, davacının iddialarının ve davalının beyanlarının tespiti için Mahkemece resen incelenmesine karar verilebilecek olan tarafların/davalıların defter ve kayıtları, banka kayıtları ve davalıların sözleşme konusu internet sitesi ve e-ticaret sistemleri üzerinde e-ticaret hususunda  da uzman mali müşavir bilirkişi, e-ticaret hususunda uzman bilişim uzmanı, dava konusu sözleşmeye konu alanda uzman sektör bilirkişisinden oluşan ehil bir heyet aracılığı ile inceleme yaptırılmak suretiyle taraflar arasındaki ve davalılar arasındaki ticari ilişki ve davacı kredi kartından tahsil edilen bedellerin davalı ... ödenip ödenmediği,  bu kapsamda Mahkemece resen gözetilmesi gereken davalı  ...Limited Şirketinin iş bu davada pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı ve davacının iddiaları ve sunulan deliller hususunda bilirkişi raporunda ve Mahkeme gerekçeli kararında herhangi bir irdeleme ve gerekçelendirme yapılmamıştır. Davacı tarafından delil listesinde ceza mahkemesi dosyası ve hukuk mahkemesi dosyası ve başkaca delileri belirtilmesine rağmen tüm deliller toplanmadan yargılamaya devam olunmuştur. Davacı tarafından dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmasına rağmen Mahkemece bu hususta olumlu ve olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. Davacı tarafından iddiaları sözleşme ihlaline dayandırılmasına rağmen manevi tazminat koşullarının ne şekilde oluştuğu irdelenmeden ve yasal olarak gerekçelendirilmeden sadece davacının üzüldüğü gerekçesi ile manevi tazminata hükmedilmiştir. Mahkemece oluşturulan gerekçeli kararın anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte bir gerekçe içermediği ve Anayasa ve 6100 sayılı Kanun gereğince aranan şartları taşımadığı ve Dairemizce de denetlenemediği ve gerekçe oluşturulmadan ve tüm deliler toplanmadan ve tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlığın temeli olan sözleşmeler ve taraflar arasındaki ilişkiler değerlendirilmeden ve dava konusu hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre mahkemenin görevli olup olmadığı hususu değerlendirilmeden karar verildiği, tarafların bir kısım talepleri hakkında karar verilmediği anlaşılmakla davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf sebepleri yukarıda belirtilen gerekçeler ile yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenle, davacının ve davalı ...Limited Şirketinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297 ve 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davacının ve davalının sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurularının KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin  17/06/2021 tarih ve 2017/387 Esas - 2021/472 Karar sayılı kararının HMK'nın 297 ve 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan istinaf tarihi itibariyle alınması gereken 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde kendilerine iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı bulunması halinde  yatıran tarafa iadesine, 7-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/05/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.    </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e215c4864746d904","SID":"57f1510933383d85"}}