{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/353 <br>KARAR NO: 2024/395<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/409 Esas<br>KARAR NO: 2019/1154<br>KARAR TARİHİ: 04/12/2019<br>DAVA: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı yan, müvekkili kooperatif ortaklarından biri olmasının yanında 1989-2016 yılları arasında müvekkili kooperatifin avukatlığını yaptığını, davalı aidat borçlarını düzenli olarak ödemediğini, uzun zaman aralıklarında muhtelif tarihlerde kısmi ödemeler yaptığını ve bu ödemelerin toplamının 33.277,40 TL olduğunu, 05/10/2009 tarihinde davalı yanın borcu gecikme farkları ile birlikte çok daha fazla iken davacı 28.231,00 TL alacağının mahsup edilmesine muvafakat ederek kısmi ödeme yapmış olduğunu, davalı yan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına borcu olduğunu bildiği halde kötüniyetli ve hukuki mesnetten uzak sebeplerle itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası'na yapılan davalı itirazının iptalini, davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davalı müvekkili ...'in ... toptan satıcıları site işletme kooperatifinin kurucu üyesi olmakla birlikte 1989 yılından beri avukatlık görevini yapmakta olduğunu, 2016 yılı Ağustos ayında olağanüstü genel kurul seçimle gelen yönetimce eski yönetim avukatı olan müvekkilinin öncelikle avukatlık hizmetine son vermiş olduğunu, iş ilişkisine son verilmek üzere avukatlık hizmetlerinden ötürü müvekkiline ödenmesi gereken keşidecisi davacı kooperatif olan 15/05/2016 dava tarihli 50.000,00 TL'lik çek bedelinden bakiye kalan 15.000,00 TL ile müvekkilinin fatura karşılığında hizmet verdiğini 4 aylık ödenmeyen maaş alacağı 6.000,00 TL bedel olmak üzere 21.000,00 TL alacağını davacı kooperatiften tahsili amacı ile 16 Aralık 2016 tarihinde kooperatfie gittiğini, davacı kooperatifin yeni yöneticilerince müvekkiline kalan bakiyenin davalı müvekkilinin aidat borcu olması sebebi ile ödenmiyeceğini bildirdiğini, 19 Aralık 2016 tarihli; 31/07/2010 tarihinden 31/08/2012 tarihine kadar olan borç dökümünde aidat borcu olarak 1.959,00 ana para, 3.499,55 TL faiz olmak üzere 5.458,55 TL mantolama borcu olarak 3.240 TL Ana para 2.324,16 faiz toplamda 5.564,18 TL ve otopark ve kamera sistemleri olarak 1.620 TL ana para 411,48 TL faiz toplamda 2.031,48 TL borcu dökümü verildiğini, davacı kooperatifçe 19 aralık 2016 tarihinde davalı müvekkilinin toplamda faizi ile beraber 13.054,19 TL kooperatife borcu olduğuna ilişkin kooperatifçe borç belgesi verildiğini, davalı müvekkilinin davacı kooperatife 12/01/2017 tarihinde Bakırköy ... Noterliğince ihtarname ile ödenmeyen çeke ilişkin alacağı ve maaş alacağına ilişkin 21.000 TL asıl alacağı olduğunu ve geç maaş ödemelerine ilişkin gecikme farkını talep ettiği ihtarnameyi davacı yana tebliğ ettirmiş olduğunu, davacı tarafta ihtarnameyi keşide aldıktan sonra 21.000 TL alacağın varlığına itiraz etmeyip, müvekkiline 19 Aralık 2016 tarihinde vermiş olduğu borç dökümünde gecikme farkı ile 13.053 TL olarak hesap ettikleri borcu, bu kere davacılar kooperatifin hesapları ile oynamak suretiyle ihtarnamede cevaben 137.777,55 TL müvekkilinin borçlu olduğundan bahsetmiş  olduklarını, davacı kooperatifçe müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünnün ... esas sayılı dosyası ile aidat alacağı adı altında 140.017,07 TL icra takibi başlattığını, aidat alacağının asıl alacak mı, asıl alacağın faizi mi ve borcun temerrüt tarihinin ne olduğu belirtilmeden yapılan bu takibe vekaleten borca ve ferilerine karşı itiraz ettiklerini ve huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığını, davacı kooperatifin yeni yöneticilerince müvekkiline olan hırslarından ve kötü niyetli olarak bu borcu 140.017,07 TL'ye çıkartmış olduğunu, alacaklı olan müvekkili borçlu çıkartmaya çalışmakta olduklarını hesaplar ile oynandığını belirterek davanın reddini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, Kooperatif aidat alacağına ilişkin olarak mahkememizce kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapıldığı, buna göre davalının kooperatif üyesi olduğu, takip tarihi itibariyle davalının 6.432,29 TL kooperatif aidat borcunun bulunduğu, her ne kadar davalı tarafca kooperatif kayıtları üzerinde oynama yapıldığı iddia edilmiş ve bu hususta suç duyurusunda bulunulmuş ise de, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/37324 sr, 2018/26913 karar sayılı kararı ile bu iddia yönünden takipsizlik kararı verildiği \" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 6.432,29 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağın likit olması ve itirazın haksız olması nedeni ile asıl alacak miktarı olan 6.432,29 TL üzerinden hesaplanan 1.286,458 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden, kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Tarafımızca 21.03.2019 tarihli bilirkişi raporuna, raporun hiçbir kısmında anaparaya ve işleyen faize değinilmediği için itiraz edildiğini, ana para ve gecikme faiziyle birlikte yüksek meblağlara ulaşan aidat borcunda (TBK m.100 gereği) borçlu/davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerin öncelikle faizden düşülmesi gerekirken -ki yapılan ödemeler faizi bile ödemeye yetmemektedir- usul ve yasaya aykırı şekilde, herhangi bir kurul kararı alınmadan, faiz silinerek ana para üzerinden borç kapatıldığını, ve yine sayın bilirkişi yasal faiz oranını, güncel yasal faiz oranı üzerinden hesaplamış olup geçmişe dönük yıllara sari olarak yasal faiz oranlarını belirtmediğini, ayrıca raporda, sadece davalının 2013 yılından itibaren aidat borçları dikkate alınmış dava dilekçemizde de belirttiğimiz gibi toplu olarak yapılan, gününde ödenmeyen eski borçlara faiz tahakkuku yapılmadan direkt anapara üzerinden mahsuplaşma yapıldığını, bilirkişi, raporda her aidatın muaccel olduğu tarihi ve borçlu/davalı tarafça yapılan ödemeleri ve tarihlerini tek tek gösterip söz konusu ödemelerin TBK m.100 gereği öncelikle faizden düşürerek hesaplama yapması gerekirken mevcut raporu hazırlaması usul ve yasaya aykırı  olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;  Müvekkilimin, seçim öncesi eski yönetimden alacakları ödenmemiş 5 yıllık maaş ve harcamaları toplamı 107.000,00 TL olduğu, 30.03.2016 tarihinde 57.000,00 TL değerinde çek verildiğini ve bu çek tahsil edildiğini, alacak ve borçları konusunda mahsuplaşılarak eski yönetimce müvekkilimin üyeliği ile ilgili tüm borçları düşürüldükten sonra 50.000,00 TL alacağına ilişkin 15.05.2016 tarihli çek verildiğini, söz konusu 15/05/2016 tarihli  çekin gününde ödenemeyeceği müvekkiline bildirildiğini, müvekkilim de kooperatif çekinin de karşılıksız kalmaması adına  çeki bankaya ibraz etmediğini, daha sonra bu çek bedelinin 20.00,00 TL eski yönetim 15.000,00 TL da yeni yönetim tarafından müvekkilimin banka hesabına yatırıldığını, iş ilişkisine de son verilen müvekkilime ödenmesi gereken keşidecisi davacı Kooperatif olan 15.05.2016 vade tarihli 50.000 TL’lik çek bedelinden bakiyede kalan 15.000 TL ile müvekkilimin fatura karşılığında hizmet verdiği 4 aylık ödenmeyen maaş alacağı 6.000 TL olmak üzere toplamda 21.000 TL alacağını davacı kooperatiften tahsil amacıyla 16 Aralık 2016 tarihinde kooperatife giderek, davacı kooperatifin yeni yönetiminden talep etmesine rağmen davacı kooperatifçe, davalı müvekkilimin aidat borcu olması sebebiyle ödenmeyeceğini bildirildiğini, davacı kooperatifçe 19 Aralık 2016 tarihinde davalı müvekkilimin toplamda faizi ile beraber 13.054,19 TL kooperatife borcu olduğuna ilişkin kooperatifçe borç belgesi verildiğini, bu borç belgesinde müvekkilimden faiz talep ettiklerini,  davacı kooperatif bunula da kalmayarak, yeni yöneticilerince müvekkilime olan  hırslarından ve kötü niyetle hesaplarla oynamak suretiyle bu kere müvekkilimin borcunu  ihtarnameye  cevaben  137.777,55 TL borçlu olduğundan bahsettiğini ve yine davacı kooperatifçe müvekkilim aleyhine kötü niyetle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile aidat alacağı adı altında 140.017,07 TL icra takibi başlattığını,  davacı kooperatifin 19.12.2018 tarihli hesap dökümü kabul ettiğimizi varsaysak dahi o tarihte müvekkilimin kooperatife olan borcu faizleriyle birlikte 13.054,19 TL olduğu aşikar olup, müvekkilimin de 21.000,00 TL alacağı göz önüne alındığında müvekkilimin söz konusu kooperatife hiçbir borcunun olmayıp bizzat alacaklı olduğu ve halen işbu alacakta kooperatifçe kendisine ödenmediğini, kabul etmediğimiz faizli 13.054,19 TL borç dahilinde bile müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, bu durumda davacı haksız ,kötü niyetli, yersiz ve mesnetsiz olarak bu davayı açtığını, tüm bu sebepler doğrultusunda İİK. 67/2 maddesi uyarınca %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatını ödemekle yükümlü olduğunu,  kötü niyet tazminatının reddi yönünde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif aidat, mantolama ve kamera/otopark alacağının ve gecikme faizini tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki kısmı itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı kooperatifin davalı aleyhine 23.724,42 TL anapara aidat, 108.349,52 TL aidat gecikme zammı, 3.240,00 TL mantolama aidat, 2.555,82 TL mantolama gecikme zammı, 1.620,00 TL kamera/otopark, 527,31 TL kamera/otopark gecikme zammı olmak üzere toplam 140.017,07 TL alacağın tahsili amacıyla  icra takibine geçtiği, davalının  yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyaya ibraz edilen takibe dayanak yapılan dönemlere ait genel kurul kararları ile davacı kooperatifin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olup söz konusu aidat, mantolama ve otopark ücretlerin genel kurul kararına dayandığı görülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Davacı kooperatifin aidat alacağı ve gecikme zammı yönünden ;  davacı kooperatifin 30/09/2000 tarihinden itibaren birikmiş 23.724,42 TL aidat alacağına karşılık, davalının alacağından yapılan mahsup işlemleri ile davalı tarafça yapılan ödemelerden dolayı davalıya 35.079,40 TL borcu bulunduğu, 11.354,98 TL davalı alacağı farkı olduğu, 05/10/2009 tarihinde kaydedilen 28.231,00 davalı alacağı, davacının ana  borcundan (aidat bedeli) mahsubu ile birlikte bu tarihten sonra gecikme faizi hesaplanmadığı, bu tarihten sonraki aidat alacağı, davalının alacağından mahsup edildiği görülmüş, 05/10/2009 tarihine kadarki davacı kooperatifin aidattan kaynaklanan gecikme zammı 15.970,37 TL olarak hesaplanmıştır.Mantolama bedeli ve gecikme zammı ile otopark/kamera bedeli  ve gecikme zammı yönünden ; Davacı kooperatifin 01/04/2012 tarihinden itibaren 3.240,00 TL mantolama ana para, 2.534,49 TL gecikme zammı olmak üzere 5.774,49 TL, 1.620,00 TL kamera ana para, 422,42 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 2.042,42 TL alacağı bulunduğu hesaplanmıştır. Öte yandan davalının avukatlık ücreti alacağı olarak ; davacı kooperatif kayıtlarına göre 01/01/2009 tarihinden itibaren aylık 1.000,00 TL'den 30/09/2009 tarihi itibariyle toplam 9.000,00 TL davalı alacağı kaydedildikten sonra 05/10/2009 tarihinde 28.321,00 TL aidat mahsubu yapılmış, süre gelen cari hesap ilişkisi sonrası 22/08/2016 tarihi itibariyle davalı alacağı toplam 6.000,00 olarak kaydedildiği görülmüştür. Buna göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı kooperatif alacağı olarak ; aidat gecikme zammından kaynaklanan 15.970,37 TL, mantolama bedeli ve gecikme zammından kaynaklanan toplam 5.774,49 TL ve kamera bedeli ve gecikme zammından kaynaklanan toplam 2.042,42 TL davacı alacağından, davalının aidattan kaynaklanan 11.354,98 TL fark alacağı ile 6.000,00 TL avukatlık alacağının mahsubuyla  bakiye 6.432,29 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, kısmi ödemelerin TBK 100.maddesi uyarınca  öncelikle faizden düşülmesi ve geçmişe dönük yasal faiz oranları  dikkate alınarak faiz hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 05/10/2009 tarihinde mahsup işlemi yapılan 28.231,00 TL öncelikle ana para borcundan düşüldükten sonra davacının kooperatif alacağı kalmadığı, bilakis davalının alacağı bulunduğu, sonraki dönem aidat alacakları davalı alacağından düşülmek suretiyle gecikme zammı hesaplanmadığı görülmüş ise de kısmi ödemelerin 818 Sayılı BK'nın 84. ve 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi uyarınca öncelikle anapara alacağın faizine mahsup edilmesi suretiyle takip tarihi itibari ile bakiye borç miktarı hesaplanması gerekmektedir. Faiz oranı yönünden;  Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/02/2015 tarih 2014/7422 E. 2015/766 K. Sayılı ilamında ifade edildiği gibi \"  Kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan faiz oranı, TBK 120. maddede düzenlenen temerrüt faizine ilişkindir.Davaya konu aidat miktarı kooperatif genel kurul kararlarıyla belirlendiği ve genel kurul kararları da sözleşme niteliğinde olduğundan ve  kooperatif ile üyesi arasında ticari ilişki bulunmadığından davacının takip konusu alacak kalemlerine uygulanması gereken azami faiz oranı TBK’nın 120/2. maddesinde düzenlenmiş yıllık temerrüt faiz oranıdır. Dolayısıyla davacı kooperatif genel kurullarında kabul edilmiş temerrüt faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata yani 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/1. maddesine göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacaktır.\"  Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise güncel yasal faiz oranları dikkate alınarak yapılan  hesaplama hatalı olmuştur. O halde,  her aidatın muaccel olduğu tarih dikkate alınarak o tarihte yürürlükte olan mevzuata yani 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/1. maddesine göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacak şekilde genel kurulda kararlaştırılan gecikme faizi oranında faiz hesabı yapılarak, davalı alacağından mahsup edilmek suretiyle yapılan ödemelerin öncelikle  anapara alacağın faizine mahsup edilmesi suretiyle takip tarihi itibari ile bakiye borç miktarı hesaplanması hususunda bilirkişiden alınacak ek rapor yahut başka hesap uzmanı bilirkişinden alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan davalı vekili istinaf dilekçesinde, davalının, alacağına karşılık verilen 50.000,00 TL çek bedelinden ödenmeyen 15.000,00 TL bulunduğu  ve 6.000,00 TL birikmiş maaş alacağı ile birlikte toplam 21.000,00 TL alacağın, borcu karşılamaya yettiği gibi davalının alacaklı durumda olduğunu ve reddedilen kısım yönünden davalı lehine  kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini sürmüştür.  İncelenen davacı kooperatif kayıtlarında davalının itirazında belirttiği ...'a ait  50.000,00 TL çek bedeli davacıya alacak, davalının ücret hesabına borç kaydı olarak tespit edilmiş  olup buna göre  çek bedeli ödenmiş olduğu kabul edilerek davalının avukatlık ücretinden kaynaklanan cari hesap alacağı 6.000,00 TL olarak hesaplanmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu konuda mahkemece 07/01/2019 tarihli ... Bankası Giyimkent Şubesine çekin akıbeti hakkında yazı yazıldığı fakat dosya da herhangi bir cevaba rastlanmadığı,  eksik  ödendiği iddia olunan çek ile ilgili davalı tarafından takip ile ilgili belge sunulmadığından davalının itirazları dikkate alınmamıştır. Görüldüğü üzere davacı kooperatifin defterlerinde kayıtlı 50.000,00 TL çek bedeli ödendiği kabul edilerek davalının avukatlık ücretinden kaynaklı cari hesap alacağı 6.000,00 TL olarak hesaplanmış ise de davalı alacağı yönünden davacı kooperatif ödeme iddiasında bulunduğuna göre ispat külfeti davacı üzerindedir.  O halde çekin akıbeti yönünden bankaya yazılan müzekkerenin akıbeti araştırılarak çek bedelinin tamamı davalıya ödenip ödenmediği araştırılarak ispat külfeti davacı kooperatif üzerinde olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile  yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olmuştur. Kötüniyet tazminatı talebi yönünden yapılan incelemede; İİK 67/2.maddesine göre, alacaklı, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" hükmü yer almaktadır. Buna göre  alacaklının aleyhine tazminatına hükmedilmesi için takibinde haksız olmasının yanında kötü niyetli olması da gerekmektedir. Davacının takibinde reddedilen kısım yönünden  kötü niyetli olduğunu gösteren bir delil dosyada bulunmamaktadır. Bu itibarla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda  kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın  353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2018/409 Esas, 2019/1154 Karar ve 04/12/2019 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının ayrı ayrı hazineye gelir kaydına, istinaf karar harçlarının  talep halinde taraflara iadesine, 5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e05f18c307fa7408","SID":"46c704800532a47e"}}