{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ : 09/04/2021<br>DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ :09/04/2021<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACI TARAFIN İDDİALARININ ÖZETİ:<br>Davacılar vekili, davalı şirket yönetim kurulunun 18/03/2020 tarihli kararıyla sermaye artırımı ve unvan değişikliği için olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiğini, bu karar doğrultusunda şirket merkezinde 08/04/2020 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, yapılan bu toplantıda oybirliğiyle sermaye artırımına ve şirket unvanının “... Anonim Şirketi” olarak değiştirilmesine karar verildiğini, Şirket yönetim kurulunun bu kararının meşru bir amacı olmayan, dürüstlük kuralına aykırı, hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde bir karar olduğunu, COVID-19 salgını sırasında olağanüstü genel kurul daveti yapılmasının şehir dışında ikamet eden müvekkillerinin toplantıya katılma ve azlık haklarını ihlâl ettiğini, toplantıya elektronik ortamda katılımın olabilmesinin sonucu değiştirmeyeceği, davalı şirketin 2.500.000 TL olan esas sermayesini 32.500.000,00-TL’ye çıkarmasının makul bir gerekçesinin bulunmadığını, bu miktarın EPDK tarafından uygun bulunan sermaye miktarının tam olarak 12 katı olduğunu, davalı şirketin EPDK’de 1,5 MW’lik lisans artışı yaptığını, kaldı ki bu artışın kanun gereği .... dışında olduğu, Devletin .... kapsamında 13,3 $c/kWh tarife ile 10 yıllık alım garantisi vermekte olup, davalı şirket tarafından yapılan bu artışın alım garantisi dışında kaldığını, bölgedeki besi potansiyelinin yeterli olmadığını, bölgedeki besicilerin başka bir projeye atık sağlamak konusunda anlaştıklarını, davacı şirketin atık gübre temini konusunda ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya olduğunu, dürüstlük kuralına aykırı olarak sermaye arttırarak diğer ortakların ve davacıların hisselerinin azaltıldığını, şirketin proje faaliyeti ile her türlü ilâve yatırımı karşılayabilecek gelir potansiyeline sahip olduğunu, projede yılda 50 milyon kWh elektrik enerjisi üretilebildiği ve yaklaşık olarak 6.000.000,00 - USD gelir elde edilebileceğini, bu gelir ile kredi borcunu rahatlıkla ödenebildiğini, projenin 2019 yılından beri geçerli olduğunu, projeye için ilave finansman ihtiyacı bulunmadığını; özetle, sermaye artırım kararının ekonomik ve hukukî bir zorunluluğa dayanmadığını, unvan değişikliğinin de acil bir ihtiyaç olmadığını, bu sebeple yönetim kurulunun çağrıya ilişkin kararının TTK m. 391/1-c ve TBK m. 27 kapsamında batıl, batıl bir yönetim kurula kararına dayalı olarak yapılan olağanüstü genel kurulun da yoklukla malül olduğunu belirterek, yönetim kurulunun 18/03/2020 tarihli genel kurul toplantısına davet kararının batıl olduğunun, 08/04/2020 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan 2 ve 3 numaralı genel kurul kararlarının yokluğunun ya da butlanının tespitini bu olmadığı takdirde iptalini talep etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davalı vekili, müvekkili şirket yönetim kurulunun 18/03/2020 tarihli olağanüstü genel kurul yapılmasına ilişkin kararının TTK’nın 410. maddesine uygun ve günün ihtiyaçları gözetilerek alınmış bir karar olduğunu, 16/03/2020 tarihli İçişleri Bakanlığı genelgesiyle getirilen tedbirlerin şirketler için geçerli olmadığını, kaldı ki genelgenin geçerli olduğu dernek ve vakıflar yönünden \"icrai zorunluluk gerektiren yönetim faaliyetleri\" için istisna geterildiğini, 19/03/2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle getirilen sınırlamanın, \"açık ve kapalı alanlarda gerçekleştirilecek; kültürel, bilimsel ve sanatsal\" organizasyonlara ilişkin olup şirketlerin yapacakları genel kurulların bu genelge kapsamına girmediğini, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Müdürlüğü'nün 20/03/2020 tarih ve ... sayılı yazısında pandemi döneminde yapılacak Şirket Genel Kurullarının iptal edileceğine dair hiçbir emredici hüküm bulunmadığını, davacıların elektronik ortamda genel kurula katılmaları mevzuat gereği mümkün iken böyle bir taleplerinin olmadığını, \"Özel veya kamudan günlü sözleşmeye davet yazısı olan\" kişilerin seyehat kısıtlamalarının istisnaları arasında olduğunu, davacıların 65 yaş üstüne getirilen kısıtlamalara tabi olmadığını, davacıların gerek bizzat gerekse elektronik ortamda şirket genel kuruluna katılmalarının mümkün olduğunu, Suluova bölgesinde besi potansiyelinin yeterli olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını; sermaye artırım kararından önce müvekkili şirket özkaynak oranının ekside olduğu, TTK.’nın 376. maddesi gereği yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırmasının gerektiğini, şirketin sermaye artışına gitmemesi halinde iflas yada sona erme durumunun ortaya çıkacağını, şirketin mevcut sermayesinin giriştiği yatırımları karşılamakta yetersiz olduğunu, şirketin biyogaz santrali ile organik ve organemineral granül gübre tesisinin bitirilebilmesi için yeterli sermayesinin olmadığını, 2020 yılı içerisinde ödenmesi gereken kredi borcunu ödeyecek sermaye veya gelirinin olmadığını, lisansının iptal edilmemesi için 2 yıl içinde tamamlanması gereken 1,5 Mw biyogaz güç artışı yatırımı için sermayeye ihtiyacı olduğunu, alınan ÇED belgesi doğrultusunda yapılması gereken sıvı gübre yatırımına başlanması için özkaynak ve finansmana ihtiyaç oluğunu, yine her biri 850 ton kapasiteli 4 adet çökeltme havuzunun yapılması için özkaynak ihtiyacı olduğunu, müvekkiline tahsisi yapılan alana yapılması gereken yapı için özkaynak ve finansman ihtiyacı olduğunu, .... den tahsisi sağlanan alan için yatırıma başlanması nedeniyle özkaynak ve finansman ihtiyacı olduğunu, biyogaz tesisi için sağlanan finansman desteği için gereken % 20 oranındaki özkaynak ihtiyacının olması sebebiyle kaynağa ihtiyaç olduğunu; sermaye artışına ilişkin 08/04/2020 tarihli Genel Kurul’a davacılar katılmadıkları gibi muhalefet şerhi de koymadıklarını, bu sebeple davalı şirket yönetim kurulunun şirket ortaklarına tanınan rüçhan hakkının kullanımıyla ilgili TTK’nın 461/3 maddesi gereğince gereken kararın alındığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sivil toplum kuruluşlarının (dernek, vakıf) ve sivil toplum kuruluşlarının eğitimler dahil insanları toplu olarak bir araya getiren her türlü toplantı ve faaliyetlerinin (icrai zorunluluk gerektiren yönetim faaliyetleri hariç) 16/03/2020 pazartesi saat:24.00 itibariyle durdurulmasına ilişkin 16/03/2020 tarihli İç İşleri Bakanlığı Genelgesi'ne rağmen 18/03/2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile 08/04/2020 tarihinde olağan üstü genel kurul yapılmasına karar verilmesinin ve şehirler arası seyahat yasağına rağmen 08/04/2020 tarihinde genel kurul toplantısının fiziken icrasının, TTK’nın 391/1-c maddesindeki \"Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren\" hallerden olduğu, olağanüstü genel kurul yapılmasına ilişkin şirket yönetim kurulunun 18/03/2020 tarihli kararının batıl olduğu, batıl olan yönetim kurul kararıyla davacı pay sahiplerinin TTK’nın 425. maddesinde düzenlenen kişisel ve vazgeçilemez haklarından olan genel kurula katılma haklarının ihlal edildiği, yine Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 20/03/2020 tarihli görüşüne göre ana sözleşme imkan tanımasa dahi genel kurul toplantısının Anonim Şirketlerde Elektronik Ortamda Yapılacak Genel Kurullara İlişkin Yönetmelik hükümleri dahilinde Elektronik Genel Kurul Toplantı Sistemi üzerinden gerçekleştirme imkanı varken toplantının fiziken yapıldığı, kaldı ki toplantının olağan genel kurul değil olağan üstü genel kurul olarak yapıldığı dikkate alındığında davalı şirketin 18/03/2020 tarihli genel kurul toplantısına davet kararının ve 08/04/2020 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda alınan 2 ve 3 numaralı genel kurul kararlarının batıl olduğunun tespitine karar vermiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yargılama sırasında mahkemece verilen sermaye artışına ve şirket ünvanı değişikliğine ilişkin genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı hakkında Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 17.12.2020 tarih ... Esas ... Karar no'lu kararında özetle sermaye artırımı kararı yönünden tedbirin devamına, unvan değişikliği yönünden verilen tedbir kararının kaldırılmasına karar verdiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu kararla zımnen salgın sürecinde şirket genel kurullarının yapılabileceğini işaret ettiğini; 16.03.2020 tarihli İçişleri Bakanlığı genelgesiyle getirilen tedbirlerin, şirketler için değil, dernek ve vakıflar için ve \"icrai zorunluluk gerektiren yönetim faaliyetleri\" istisna tutularak getirildiğini, dolayısıyla bu genelgenin genel kurul toplantısı yapılmasına engel olmadığını; Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Müdürlüğü'nün 20/03/2020 tarih ve ... sayılı yazısıyla da salgın döneminde Şirket Genel Kurullarının iptal edileceğine dair bir hüküm de bulunmadığını, Odalar ve Borsalar Birliği'nin sorusuna da ana sözleşmesinde elektronik genel kurul yapma yetkisi tanınmasa da bu dönemde planlanan toplantıların TTK 1527. maddede düzenlenen elektronik ortamda gerçekleştirilebileceği görüşüne yer verildiği, davacıların ise genel kurul toplantısına elektronik ortamda katılma taleplerinin olmadığını; salgın sebebiyle getirilen seyahat kısıtlamasından davacıların yaşları itibarıyla da etkilenmedikleri gibi davacıların seyahat izin taleplerinin de olmadığını belirterek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>Dava, şirket sermayesinin arttırılması ve şirket ünvanının değiştirilmesi hususunda olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına ilişkin 18/03/2020 tarihli yönetim kurulu kararının ve bu karara bağlı olarak 08/04/2020 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı ile 2.500.000,00 TL olan şirket sermayesinin 32.500.000,00 TL ye çıkarılmasına ilişkin 2. ve şirket ünvanının değiştirilmesine ilişkin 3. maddesinin öncelikle butlanının tespitine olmadığı takdirde iptaline karar verilmesini ilişkindir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, şirket esas sözleşmesinin 10. maddesinde toplantıya elektronik ortamda katılmanın mümkün olduğuna ilişkin bir kayıt bulunmaması, toplantının yapıldığı tarihte geçerli Covid 19 salgın tedbirleri kapsamında davacıların toplantıya katılmalarının beklenemeyecek olması, alınan kararların davacıların vazgeçilmez haklarından olan genel kurula katılma haklarını ortadan kaldırılması karşısında; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/04/2024<br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be17c3ba0ae8f1cf","SID":"fa25e57200726b1e"}}