{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2023/284 Esas<br>KARAR NO: 2024/255<br>DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ: 17/04/2023<br>KARAR TARİHİ: 03/04/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>İDDİA: Davacı vekili 17/04/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., 3.264.000,00 TL sermayeli --------Ş.'nin 489.500,00 TL sermaye karşılığı, 450 adet pay miktarı ile %15 oranında ortağı olduğunu, ---------Ş.'nin 09.12.2022 tarihinde ertelenen toplantının devamı niteliğindeki, 17.01.2023 tarihinde şirket genel merkezinde yapılan, 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında  alınan kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu, 17.01.2023 tarihli olağan genel kurulunda  alınan 5 ve 7 numaralı  kararların yönetim kurulu üyelerinin ibrası ve bu kişilere fahiş miktarda ücret ödenmesi kararının daha önceki genel kurullarda da usul ve yasaya aykırı olarak alındığını, her defasında, bu kararların, öncelikle uygulanması mahkeme tarafından verilen tedbir kararı ile durdurulmuş ve yargılama sonrasında da tüm bu kararların iptal edildiğini, 17.01.2023 tarihinde şirket genel merkezinde yapılan, 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 5. Maddesindeki yönetim kurulunun ibrası kararı TTK Md 436 'ya aykırı olduğunu, toplantı tutanağından da anlaşılacağı üzere bu karara itiraz edildiği, aleyhe oy kullanıldığı ve muhalefet şerhinin tutanağa kaydedildiğini, TTK’nun 436/2. maddesi, “Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.\" hükmü amir olduğunu, yapılan işlemin açıkça TTK 436.maddeye açıkça aykırı olduğunu ve yoklukla malul olduğunu, ayrıca  alınan kararın TTK m 436  aykırılık teşkil ettiğini, TTK m. 436/2’de yer alan oydan yoksunluk hallerinin ibranın sıhhati kapsamında irdelenmesi gerektiğini, ilgili madde hükmüne göre “Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz” görüldüğü üzere kanun maddesinin ikinci fıkrasında yönetim kurulu üyelerinin ve yönetimde görevli imza yetkisine sahip kişilerin, ibra kararında sahip olduğu paylardan kaynaklanan oy hakkını kullanamayacağının açıkça ortaya konduğunu, davalı şirketin ortaklık yapısına göre --------- üyesi ... %15 pay ile 450 oya, ------- üyesi ... %15 pay ile 450 oya, -------- başkanı ... %55 pay ile 1650 oya ve davacı ... %15 pay ile 450 oy hakkına sahip olduğunu, ibra kararı incelendiğinde, yönetim kurulunda bulunan ..., ... ve ... kendileri dışındaki yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullandıklarını, söz konusu kişilerin ibra kararında oy kullanmaması halinde ilgili yöneticilerin ibra edilmesi için gerekli karar nisabı oluşmayacağından, ibra kararının usul ve yasaya aykırı olup yoklukla malul olduğunu, 17.01.2022 tarihli genel kuruda alınan 7. Maddedeki karar ile, ------- Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile ödenmesi tedbiren duırdurulan 15.02.2022 tarihinde yapılan genel kurulda alınan 7. Maddedeki  kararın uygulanmasına devam edilerek, yönetim kurulu üyelerine fahiş miktarda huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, bu karar ile ... aylık 33.000,00 TL, kardeşi ...aylık 33.000,00 TL, kardeşi .... aylık 33.000,00 TL olmak üzere aylık toplam 99.000,00 TL ve yıllık toplamda 1.188.000,00 TL maaş  ödenmesine karar verildiğini, aynı kişilere ve aynı miktardaki fahiş ödemelerin yapılmaması için tedbir kararı varken, sermaye transferi amaçlı aynı kararın alınması usul ve yasaya aykırı olup iptali gerektiğini, sabit giderleri ve personel giderleri çok fazla olan ve taşınmaz kira gelirlerinden ve başka ticari hiçbir faaliyeti  olmayan ve kâr payı dağıtmama  kararı alan  bir şirketin bu şekilde fahiş ücret ödeme kararı alması usul ve yasaya aykırı olduğunu, anılan kararın tamamen müvekkilin kâr payı alma hakkının kısıtlanması ve şirket sermayesinin azaltılarak, belli ortaklara örtülü kâr payı ödemesi amacıyla, şirket sermayesinin zayıflatılmasına neden olduğunu, bu nedenle iptali gerektiğinden bahisle -------Ş.'nin 17.01.2023 tarihinde şirket genel merkezinde yapılan, 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan yargılama süresince ------ ve ------ numaralı kararların uygulanmasının tedbiren durdurulmasına, 5 nolu kararın yoklukla malul/batıl olduğunun tespitine, 7 numaralı kararın  iptaline, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>SAVUNMA: Davalı vekili 30/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ibraya ilişkin 5 numaralı genel kurul kararının yoklukla malul olduğuna dair iddianın gerçeği yansıtmadığını, her üyenin önce teker teker diğer üyeleri, sonuçta da genel oy çokluğu ile ibra edildiğini, sadece ... ibra etmediğini, sonuçta 450 olumsuz oya karşılık 2550 oyla ibra edildiğini, zaten dört ortaktan ibaret olan şirketin üç ortağı ve oyların çoğunluğu ile ibra yönünde karar verirken bu ibra etme eyleminin hukuka aykırı olduğunu iddia etmenin mesnetsiz olduğunu, çalışanlara ödenen maaşlara ilişkin 7 numaralı genel kurul kararının iptali talebinin mesnetsiz olduğunu, davacı tarafça çalışanlara belirlenen maaşların fahiş olmaları ve yöneticiler için örtülü kazanç dağıtımı olmaları gerekçeleriyle 7 numaralı Genel Kurul kararının iptali yönünde talepte bulunulduğunu, öncelikle ödenenin huzur hakkı değil maaş olduğunu, şirket çalışanlarının emeklerine karşılık şirketten maaş almalarının doğal olduğunu, işbu davada 3. şahıslar olan ---------  --------- isimli 3. şahısların davalı şirkette çalışmakta olup maaş alan yöneticiler olduğunu, bu yöneticilerin uzun zamandır maaş almakta olduklarını, aldıkları bu maaşlarında personel maaşları gibi uzun yıllardır maaş artış oranlarına göre güncellenmekte olduğunu, bu hususun şirket muhasebe kayıtlarında da açıkça görülmekte olduğunu, ancak iptali istenen Genel Kurul Kararı'na göre ödenen maaşların artışına yönelik bir karar verilmediğini, davacı yanın, artış olmamasına karşın hangi gerekçeyle 7. Maddenin iptaline karar verilmesini istediğine anlam veremediklerini, enflasyonun bu denli yüksek olduğu bir dönemde sudan elektriğe, doğalgazdan gıda malzemelerine kadar her şeye zam gelirken yöneticilerin maaşlarına artış yapılmadığını, dolayısıyla artış yapılmaması dahi yapılan ödemelerin kâr dağıtımını engellemek, örtülü kazanç dağıtımı olması gibi bir amacı olmadığını göstermekte olduğunu, amacın, kâr dağıtımına engel olmak olduğunu iddia eden kötüniyetli davacı olmakla ispat külfetinin de kendisinde olduğu halde ispat edemediğini, kaldı ki davacının kendisinin de davalı şirket nezdinde çalıştığı dönemde maaş almakta iken maaş artışlarına da hak kazandığını, o dönemde bu hususlara itiraz etmemesine ve her sene zamlı olarak maaş almasına karşın işbu davayı açması bariz kötüniyet göstergesi olduğunu, şirket yöneticilerinin aldıkları bu ücretlerin gayet makul olduğunu, son genel kurulda zam dahi yapılmadığını, buna rağmen davacı yanın dava açtığından bahisle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar itası ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletimesine karar itasını talep etmiştir. <br><br>DAVANIN VE UYUŞMAZLIK KONULARININ TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ :Dava, davalı şirketin 17.01.2023 tarihinde yapılan 2021 yılı Olağan Genel Kurulu Toplantısında alınan 5 nolu kararın yoklukla malul olduğunun tespiti ve 7 nolu kararın iptaline karar verilmesi istemlerine ilişkindir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler --------- tarafından sunulan 06/03/2024 tarihli raporda özetle; \"Davalı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı yönünden: Verilen yetki ile incelenen davalı şirketin 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Dava konusu 17.01.2023 tarihli 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 5 nolu Yönetim Kurulu Üyelerinin İbra Kararı Yönünden: TTK 436/2 uyarınca; yönetim kurulu üyelerinin ibrasına konu 5 no.lu kararın oylamasında yönetim kurulu üyesi olan pay sahiplerinin 2.550 oyunun, birbirlerini ibra yönünde olması sebebiyle hesaba katılması mümkün değildir. İbra oylamasında yalnızca davacının 450 oyunun geçerli sayılabileceği ve davacının da ibraya olumsuz oy kullandığı anlaşılmıştır. Takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere bilirkişi hevetimizce 17.01.2023 tarihli 2021 vılı olağan genel kurul toplantısında alınan 5 nolu Yönetim Kurulu Üyelerinin İbra kararının yoklukla malul olduğu, Dava konusu genel kurul gündeminin 7. Maddesinde yer alan -------- üyelerinin ücretlerine dair karar yönünden: şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, yönetim kurulu üyelerinin konumu, sarf edecekleri emek, taşıdıkları sorumluluk ve rizikolar dikkate alındığında yönetim kurulu üyesi pay sahiplerine örtülü kâr dağıtımı mahiyetinde olduğu, TTK.m.507/1 ve m.357'ye ve TTK.m.545 anlamında dürüstlük kuralına aykırılık yönünden iptal şartlarının oluştuğu,\" sonuç ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, davalı ... 17.01.2023 tarihinde yapılan 2021 yılı Olağan Genel Kurulu Toplantısında alınan 5 nolu kararın yoklukla malul olduğunun tespiti ve 7 nolu kararın iptaline karar verilmesi istemlerine ilişkindir.Toplantının (5) nolu gündem maddesi, 2021 Yılı Yönetim Kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olup yönetim kurulu üyesi ... yönünden, --------- vekili ve ... vekilinin ibra yönünde, ... vekilinin ibra etmeme yönünde oy kullanması sebebiyle oy çokluğuyla, yönetim kurulu üyesi -------- yönünden, ... vekili ve ... vekilinin ibra yönünde, ... vekilinin ibra etmeme yönünde oy kullanması sebebiyle oy çokluğuyla ve yönetim kurulu üyesi ... yönünden, ... vekili ve --------- vekilinin ibra yönünde, ... vekilinin ibra etmeme yönünde oy kullanması sebebiyle oy çokluğuyla tüm yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibra edilmesine karar verildiği, ... vekilinin karara olumsuz oy kullandığı ve muhalefet ettiği görülmüştür.   Toplantının (7) nolu gündem maddesi, yönetim kurulu üyelerinin ücretlerine zam yapılmamasına ve aynı şekilde devam etmesine ... vekilinin olumsuz oyuna karşılık oy çokluğuyla kabul kararı verilmiş, davacı taraf olumsuz oy kullanmış ve muhalefet şerhi tutanağa geçirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Genel kurul kararlarının iptali İptal sebepleri başlıklı 445 nci maddesi \"(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.\", İptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446 ncı maddesi \"(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.\", Butlan başlıklı 447 ncı maddesi \"(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.\" ve 3. Oydan yoksunluk başlıklı 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası \"(2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.\" ve Yönetim kurulu üyelerinin mali hakları başlıklı 394 ncü maddesi \"(1) Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir.\" hükmünü düzenlemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun İhtiyati tedbirin şartları başlıklı 389 uncu maddesi \"(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.\" ve İhtiyati tedbirde teminat gösterilmesi başlıklı 392 nci maddesi \"(1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez. (2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir.\" hükmünü düzenlemiştir.<br>Davacı taraf pay sahibi olup toplantılarda hazır bulunduğu, olumsuz oy kullandığı ve muhalefetini de tutanağa geçirttiğinden söz konusu kararların iptalini talep etme hakkına sahiptir.<br>Toplantının 5 inci maddesinde, Yönetim Kurulu üyeleri ..., -------- ve ... oy çokluğuyla ibrasına karar verildiği, TTK 436/2 maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin gerek kendileri gerekse diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacakları düzenlendiğinden adı geçen yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada hiç birinin yeterli çoğunluğu sağlayamadığı, alınan kararın kanunun emredici hükmüne aykırı olduğu anlaşıldığından yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.   <br>Toplantının 7 nci maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin ücretlerine zam yapılmaması ve aynı şekilde devam etmesine oy çokluğuyla karar verildiği, buna göre her bir yönetim kurulu üyesine aylık 33.000,00 TL ücret ödeneceği, TTK 394. maddesinde; “yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşme veya genel kurul kararı ile belirlenmiş olmak şartı ile huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceği” hüküm altına alınmıştır. Şirketin yapısı, faaliyet durumu ve yoğunluğu yönetim kurulu üyelerine ücret verilmesini gerektirecek nitelikte olmalıdır. Ücret için; şirketin geliri, yıllık kâr oranları, yapılacak işler ve yönetim kurulu üyelerinin görevlerine bakılarak orantılı bir miktar belirlenmesi gerekir. Bu oran gözetilmediği takdirde, belirlenen fahiş miktardaki ücret ödemeleri sebebiyle yönetim kurulu üyesi olmayan diğer ortakların kâr payı alma hakları zayıflatılarak belirli ortaklara örtülü kâr dağıtımı gibi bir risk ortaya çıkacaktır. Pay sahiplerinin hakları kısıtlanarak şirketin mali durumu olumsuz etkilenecektir ve genel kurul kararının iptali gündeme gelecektir. Somut olayda; yönetim kurulu üyelerine aylık 33.000,00 TL ücret ödenmesine yönelik kararın davalı şirketin ekonomik büyüklüğüyle bağdaşmadığı, 2021 yılı için yönetim kurulu üyelerine ödenen ücretlerin (vergi ve SGK maliyeti dahil) tek başına asıl faaliyet gelirinin %43'üne tekabül ettiği, şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, yönetim kurulu üyelerinin konumu, sarf edecekleri emek, taşıdıkları sorumluluk ve rizikolar dikkate alındığında  takdir edilen ücretin makul olmadığı anlaşıldığından davacı tarafın toplantının 7 nci maddesinin iptali talebinin kabulüne, 5 nolu maddenin yokluğuna ve 7 nolu maddenin iptaline karar verilmesi sebebiyle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle davacı tarafın hakkının elde edilmesinde gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğacağından endişe edildiğinden ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br><br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davanın KABULÜ ile,<br>1-Davalı ... 17.01.2023 tarihinde yapılan 2021 yılı Olağan Genel Kurulu Toplantısında;<br>- Gündemin 5 numaralı maddesiyle alınan yönetim kurulu üyelerinin ibra kararının YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİNE, <br>- Gündemin 7 numaralı maddesiyle alınan yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesi kararının İPTALİNE, <br>2-Davalı ... 17.01.2023 tarihinde yapılan 2021 yılı Olağan Genel Kurulu Toplantısında alınan 5 ve 7 nolu kararların yürütmesinin tedbiren durdurulmasına, işin mahiyeti gereği teminat alınmasına yer olmadığına, <br>3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan  179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,70‬ TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 422,25‬ TL posta masrafı olmak üzere toplam 15.782,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-HMK'nin 333.maddesi gereğince bakiye gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"95c2d724a9cef85b","SID":"78b77f7fe0b699ef"}}