{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1711 Esas<br>KARAR NO:2024/907<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/06/2022<br>NUMARASI: 2021/259 Esas, 2022/112 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarıma Tecavüzden Kaynaklanan<br>KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özet ile; Müvekkilinin temelde stant tasarım işi ile ilgilendiğini, ... uzun yıllardır özellikle fuar stantı ve diğer tasarımlar konusunda tüm ülke çapında faaliyette bulunan, kamu, kumu ve kuruluşları ile özel şahıs ve şirketlere hizmet veren, ortaya çıkardığı ürünler ile fark yaratmış, bu sebeple sektörde oldukça iyi tanına bir firma haline geldiğini, müvekkilinin aynı zamanda Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli pek çok tasarımı da olduğunu, müvekkilinin TPMK nezdinde, 04/02/2019 tarih ve ... nolu tasarımın sahibi olduğunu, davalı ... Turizm yetkilisi (...-Satış Müdürü) ... 24/05/2018 tarihli \"...\" başlıklı e-postası ile müvekkili ...  2018 senesinde katılmış oldukları fuar ve m2 bilgilerini ileterek istemiş oldukları stant uygulamalarını talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından hazırlanan tasarım çalışmasının ve fiyat teklifinin ... iletildiğini, davalının, stant tasarım çizimlerini ve fiyat teklifini aldıktan sonra müvekkili ile bu konudaki irtibatını kopardığını, müvekkilinin, 10-13 Ocak 2019 tarihleri arasında Hollanda'da gerçekleştirilen \"...\", 31 Ocak-3 Şubat 2019 tarihleri arasında Türkiye'de gerçekleştirilen \"...\", 06-10 Mart 2019 tarihleri araksında Almanya'da gerçekleştirilen \"...\" ve 12-14 Mart 2019 tarihleri arasında Rusya'da gerçekleştirilen \"...\" fuarlarında davalının, müvekkiline tasarlattığı ve de TPE nezdinde onaylanan stant tasarımını kullandığını tespit ettiğini, davalının adı geçen fuarlarda kullandığı stant uygulaması ile müvekkiline tasarlattığı tasarımın aynı olduğunu, tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olabilmesi için bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile diğer tasarımın böyle bir kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim arasında belirgin farklılık olması gerektiğini, dolayısıyla davaya konu olan davalının kullanmış olduğu tasarımların müvekkiline ait tasarımla aynı çizgide olduğu, aralarında farklılığın belirgin olmadığı, ayırt edici olmadığı ve bu nedenle tasarımların bir bütün olarak yarattıkları etki esas alındığında aynı görsel izlenimine sahip olduğunu, tasarımcısının yaratıcılığının bulunmadığını, bu nedenle tasarımlar arasında belirgin benzerlik bulunduğunu, davalının kötüniyetli olarak davaya konu tecavüzü gerçekleştirdiğini, açıklanan nedenlerle, davalının, fuarlarda müvekkilinden izin almaksızın ve kötüniyetli olarak kullandığı ve bu suretle de müvekkilinin tasarım hakkını ihlal(tecavüz) ettiğinin SMK md.149 (1) (a) bendine istinaden tespitine, SMK md. 149 (1) (b) ye istinaden, davalının bundan böyle müvekkiline ait stant tasarımını hiçbir suretle kullanmamasına, tecavüzün önlenmesine, bu ihlal nedeniyle daha sonra arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın kısa vadeli avans kredileri için öngördüğü faiz oranı üzerinden hesaplanacak ticari faizi ile davalıdan tahsiline, bu ihlal nedeniyle SMK md. 149 (1) (ç)'ye istinaden 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özet ile; Müvekkili firma aleyhine açılmış bulunan davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, reddi gerektiğini, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği kendi adına tescilli tasarımın tescil talebi üzerine yayın tarihi ve müvekkili şirket tarafından sözde bahsi geçen tasarıma gerçeğe aykırı şekilde tecavüz edildiği tarih olarak belirtilen tar9ihler dikkate alındığında davacının yasanın korunmasından faydalanmasının mümkün olmadığını, zira gerçeğe aykırı ifade edilen tecavüz iddiasının vuku bulduğu ileri sürülen tarihlerin, tasarımın yayım tarihinden önce olduğunu, davacının kötüniyet iddiasının gerçek olmadığını, davacının tamamı ile kendisine stant kurulumu işi verilmediği için kötüniyetle ve husumetli işbu davayı açtığını, müvekkilinin davacıya kendisi için stant tasarlama talebi ilettiği, davacının müvekkili için özel stant tasarladığı beyan ve iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının gönderdiğini iddia ettiği görsellerin tamamı ile müvekkili şirket çalışanlarının yönlendirilmesi ile oluşturulmuş, geçmişte birçok fuarda kullanılan ayırt edici özelliği bulunmayan, harcıalem, fiyat teklifinin oluşturulması için mecburen çizimi yapılan görseller olduğunu, turizm fuarlarında kullanılan stantların bir çoğunun birbirine benzerlik adlettiğini, fuarlarda mütemadiyen birbirine benzer şekillerde olan ve birbirine karşı ayırt edici özellik taşımayan stantlar açısıdnan tasarımın bir önem taşımadığını, davacının kötüniyetli olduğunun; ilk fuarın olmasını bekleyip müvekkili şirketin kulladığı stanta benzer bir stantın tescili için müracaat ettiği, tescil için müracaat ettiği çizim ile müvekkili şirkete çok önceden gönderdiği çizimin aynı olmadığı, davacının bu yolla gerçeğe aykırı beyanlarla hak elde etme çabasına girdiğinin açık olduğunu, dava konusu ve dava konusuna benzer stantların kullanıldıkları alanlar dikkate alındığında davacı iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, belirli bir metrekare içerisinde aynı nitelikte sabit eşyaların kullanılması ile oluşturulan tasarımların birbirini andırması ve birbirine benzemesinin doğal olduğunu, davacının tescilli olduğunu iddia ettiği çizimin yeni ve ayırt edici özelliğe sahip olmadığını, açıklanan nedenlerle, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"....1-Davacının davasının KABULÜ ile;-Davalının, davacıya ait ... numaralı tescil başvurusuna konu tasarımından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile davalının söz konusu tasarımı kullanmaktan men'ine, -69.273,47 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -3.000,00 TL manevi tazminatın  dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Hüküm özetinin, masrafı davalı yanca karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde ilanına\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde özetle;mahkeme tarafından davaya cevap ve rapora itirazlar değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, Stand tasarımı gibi bir konuda bütünsel ve genel hatlar ile benzerliğe bakılması gerekli olduğu hususundaki gerekçenin tasarımın konusu dikkate alındığında yerinde olmadığını, standların çok dar alanlar için tasarlanmakta olup zaten genel hatları ile standların benzerlik arz edeceğini, Stanttaki ayırt edici tüm özelliklerin müvekkilinin  geçmişte tescil edilmiş markalarına ilişkin detaylar olup davacıya müvekkili şirket tarafından tarif edildiğini, hiçbir tasarım hakkı tecavüzü söz konusu olmadığını, maddi ve manevi tazminatı gerektiren bir durum olmadığını,davacı tarafından yapılan özgün ve ayırt edici nitelikte bir tasarım olmadığı gibi müvekkilinin kullandığı standın davacı ile bir ilgisi olmadığını,Dava dilekçesinde  davacının  6769 sayılı yasa kapsamında hak sahibi olduğunu iddia ettiği kendi adına tescilli tasarımın tescil talebi üzerine yayım  tarihi ve müvekkil şirket tarafından sözde bahsi geçen  tasarıma gerçeğe aykırı şekilde tecavüz edildiği tarih olarak belirtilen tarihler dikkate alındığında davacının davasını dayandırdığı 6769 sayılı Yasanın korunmasından faydalanması mümkün olmadığını, yerel mahkemenin davacının talebi yok iken tescilsiz tasarım hakkından davacının faydalanacağına ilişkin yorumunun kabul edilemeyeceğini, tecavüz iddiasının vuku bulduğu ileri sürülen tarihler tasarım yayım tarihinden önce olduğunu,davacının kötü niyet iddiası yerinde olmayıp davacının kötüniyetli olduğunu, harcıalem olan, hiçbir ayırt ediciliği olmayan bir tasarım olduğunu, kötü niyetli şekilde yapılan bu tescile dayanarak  sözde tasarladığı iddia ettiği stand için iş bu haksız dava açıldığını, müvekkilinin tasarımı kullandığı iddia edilen ilk tarihin 10/13 Ocak 2019, Davacının davasına dayanak gösterdiği TÜRKPATENT nezdindeki ... dosya numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi 04.02.2019 olduğunu, Kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından birbirinden bağımsız şekilde tasarlandığı iddia edilen tasarımlardan sadece bir tanesinin sözde kullanım tarihinden sonra tescili için başvurulmuş olması davacının kötü niyetini gösterdiğini, raporda kötüniyetin incelenmediğini, kanat logosunun müvekkili şirketin tescilli markasına ait bir görsel olduğunu,  cam bölüme ait tasarımın neredeyse birebir olarak 2017 yılında müvekkili şirket tarafından kullanıldığını, Çizimde yer alan dikey sütunlarınn ise, ... dosya numaralı tasarımdan farklı olarak müvekkili şirketin kullanımında daha önce (2018) kullanımları ile aynı şekilde kullanıldığını,  2015 yılından beri satışa sunulan görseller olduğunu, Kaldı ki davacı tarafın hiçbir iddia ve beyanını kabul anlamı taşımamakla birlikte; hayatın olağan akışına göre davacı kendi tasarımı olduğunu iddia ettiği standın derhal kendi adına tescilini standı tasarladığını iddia ettiği 2018 yılı Haziran ayında talep etmesi gerekirken fuar tarihine kadar beklediğini, davacının beyanlarından anlaşılabildiği kadarı ile davacı taraf mütemadiyen bu şekilde davalar açmakta olduğunu, Bilirkişilerin  fuar ve stand tasarımı gibi  hususlara yabancı olması nedeni ile yanlış değerlendirme yapmış olabileceklerini,Daha önce farklı firmalar tarafından neredeyse tüm dünyada kamuya sunulmuş  olduğunu, internette arama yapıldığında ise pek çok görsele ulaşılabileceğini, (https://.../...,https://.../.../https://...//..., ) Raporun soyut oluğunu, Dilekçede sunulan görselde  kare şeklindeki elmanın müvekkiline ait ... hotele ait  2006 yılından beri kullanılan bir logo olup marka tescilinde müvekkili şirket ile aynı grupta yer alan ... adına kayıtlı olduğunu, kanat sembolünün ise yine müvekkiline ait grup şirketlerden biri olan ... ANONİM ŞİRKETİ adına tescilli bulunan Angelclub markasına, romantickonsept markasına ait logo olduğunu, ve müvekkili şirke kayıtlı olduğunu,davacı tasarımınındaki tüm unsurların müvekkili şirket yada başka şirketler  tarafından 2015, 2016 , 2017 2018 li yıllarda kullanıldığı ve eskiye dayalı bu kullanımlar nedeniyle davacıya karşı üstün hak sahibi olunduğunu, davacının standların kullanıldığını iddia ettiği Ocak 2019 tarihinde tescil müracaatı dahi  olmadığını,  davacının tescilsiz olan sözde tasarımından dolayı tescilli tasarımlara ilişkin korumadan faydalanması mümkün olmadığını, tescilsiz korunmanın şartları olmadığını,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 20.3.2018, E. 2016/7972, K. 2018/213 kararın dikkate alınmasını, Davacının sayın yerel mahkemeye ibraz ettiği 20.09.2021 tarihli dilekçeye itibar edilerek sektörde  %20 oranında çizim ve tasarım bedeli uygulaması varmış gibi bilirkişi tarafından hesaplama yapıldığını, formda davacı tarafın tasarım yaptığına ve bunu ücretlendirdiğine dair bir açıklama da bulunmadığını, davacı yan fiyat listesi çıkardığı formu bir tasarım önerisiymiş gibi göstermeye çalıştığını, Davacı iddiaları kabul edilmediği gibi tazminat hesabının da hatalı ve fahiş olduğunu, Emsal sözleşmelerin hangi şartlarda kimlerle ne şekilde hazırlanan sözleşmeler olduğu belirlenmediğini, sözleşmelerin içeriğinin tasarım niteliğine haiz olup olmadığı araştırılmadığını, tecavüz olmadığı gibi müvekkilinin kusuru da olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İNCELEME  Davacının iddiasının dayanağı   olan ... numaralı  fuar standı yerleşimi isimli tasarım, 04.02.2019 tarihli başvuruya istinaden aynı tarihte tescil edilmiş, 10.06.2019'ta bültende ilan edilmiştir.Dava Tarihi 18.03.2020' dir.  Bilirkişiler end tasarım uzman Doç Dr ..., marka vekili ..., mimar Doç Dr ... raporlarında; \"davacı tarafa ait 04/02/2019 başvuru tarihli ... numaralı tasarım ile dava dosyasında sunulan, davalı tarafa ait stant tasarımı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları, SMK 81/1 a uyarınca davalı kullanımının davacıya ait ... numaralı tescilli tasarıma tecavüz oluşturacağı, davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 04/02/2019 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu\" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. SMM bilirkişi eklenerek alınan raporda; emsal sözleşmelerin uygulandığının ticari defterler ile anlaşıldığı, davacının teklif formuna göre ....  ve ... için 35.000Euuro, ... için 19.500USD, EMITT için 29000TL +KDV belirlendiği, %20'nin tasarım ve çizim bedeli olduğunun belirtildiği, bu ifadenin emsal lisans sözleşmelerin hepsinde bulunduğu bu durumda %20 karşılığı olarak  dava tarihindeki kura göre 80.569,38Tl talep edilebileceği hesaplanmıştır. Davacı vekili fiyat teklif formu tarihine göre talebini ıslah edip  69.273,47TL'ye yükseltmiştir.<br>GEREKÇE Davacı, ... numaralı \"fuar standı yerleşimi\" isimli tasarımının davalı yanca haksız ve kötüniyetli olarak kullanıldığını iddia ederek tescilli tasarımdan kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi manevi tazminata, hükmün ilanına hükmolunmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Tescilli tasarımların korumu süresi beş yıl olup koruma, tasarımın tescil edilmiş olması koşuluyla başvuru tarihinden itibaren başlamaktadır. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte olan 6769 sayılı SMK'da Tasarım hakkına tecavüz sayılan fiillerin düzenlendiği 81.maddenin 2. Fıkrası ise; \"Başvuru, 65. maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir\" şeklindedir.Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalının 4 ayrı tarihteki kullanımına dayanarak maddi tazminat isteminde bulunmuş ise de, 10-13 Ocak 2019 tarihleri arasında Hollanda'da, 31 Ocak-3 Şubat 2019 tarihleri arasında Türkiye'de gerçekleştiği iddia edilen kullanımlar  dava konusu  tasarımın başvuru ve bültende ilan tarihinden önce olduğundan bu durumda mahkemece SMK 81/2 maddesi 2.cümlesinin koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan karar verilmesi yerinde değildir.Kabule göre ise; davacının talep artırım dilekçesinde ... VE ... fuarı için ayrı ayrı bedel belirterek talebini somutlaştırmadığı, davacının maddi tazminat isteminin değerlendirildiği bilirkişi raporunda da ...  için toplam bedelin 35.000Euro olduğuna yer verildiği, hesaplamanın ise davacının fiyat teklifine ilişkin e-mailine göre yapıldığı anlaşılmakla, davacıya talebini ayrı ayrı somutlaştırması için süre verilerek, davacının fiyat teklif formundaki fiyatların  sektöre göre uygun olup olmadığı ve her bir fuar yönünden ayrı ayrı bedel belirlenmesi için bilirkişilerden ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353.1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE,2-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/06/2022 tarihLİ, 2021/259 Esas, 2022/112 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 120,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 341,20-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 19-TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f409f584cd2bd3f","SID":"bcd8e584a7bb896d"}}