{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   4. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/895 - 2024/945<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/895 <br>KARAR NO\t: 2024/945<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/02/2024<br>NUMARASI\t\t: ... ...<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t:  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ \t: 23/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 23/05/2024<br><br>.... Asliye Hukuk Mahkemesi ile ....Asliye Ticaret Mahkemesi arasında verilen karşılıklı yetkisizlik kararları nedeniyle oluşan olumsuz yetki uyuşmazlığının merci tayini yoluyla giderilmesi istenilmiş olmakla dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından poliçesi bulunan ...'ın sahip olduğu ve sürdüğü ... plakalı aracın 15.07.2022 tarihinde kaza sonrası maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, iki arabanın ve bir motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu davalının ZMMS poliçesinden 70.735,00-TL tahsil edildiğini, geriye kalan 31.701,71-TL'lik kısmın davacı tarafından karşılandığını, davalıya rücu edileceğini, bu nedenlerle davalının yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamına, davalının haksız itirazı sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkar tazminata hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>... Asliye Hukuk  Mahkemesi; Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren Yasanın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. <br>HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114 ve 115. Maddeleri uyarınca re'sen yapılan inceleme sonucunda davanın açıldığı tarih itibari ile ... Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu\" gerekçesi ile yetkisizlik kararı vererek dosyayı görevli gördüğü ... Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne göndermiştir. <br>....Asliye Ticaret  Mahkemesi;Somut olayda, her ne kadar davacı tacir olsa da, dava dışı sigortalının tacir olduğuna ilişkin iddia veya belge bulunmadığı gibi sigortalı  aracın otomobil olduğu, davalı tarafından tacir olduğuna dair dosyada bilgi bulunmadığı,  kasko sigorta poliçesine konu aracın da ticari araç olarak kayıtlı olmadığı, ayrıca  davanın  sigorta  sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı, sonuç olarak, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı anlaşıldığından bu hususla ilgili yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu\" gerekçesi ile yetkisizlik kararı kararı vermiş, dosyayı merci tayin talebi ile Dairemize göndermiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. <br>TTK'nın 1472. Maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz'i halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, aynı zamanda şahsi nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsi ve rücuu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'i haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanuni halefi olacağı, ilke olarak 31/03/1954 gün ve 1953/18 E - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17/01/1972 gün ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücu davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def'ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği; sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.\t<br>Öte yandan bu tip davalarda görevli mahkeme, davalı ile davacının sigortalısı arasındaki temel ilişki dikkate alınarak belirlenmelidir. Dava dışı sigortalı aracın kullanım şekli hususi olup, sigortalı da tacir olmadığından, sigortalı ile zarar verdiği iddia olunan davalı arasındaki ilişki Borçlar Kanununda düzenlenen haksız fiilden kaynaklandığından davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek karara bağlanması gerekmektedir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2018/5 E. 2018/4524 K.)<br>Sonuç olarak, bu haliyle davacı ve davalı arasında sigorta ilişkisi bulunmadığı, dava dışı sigortalının tacir olmadığı bu sebeple uyuşmazlığın ticari nitelikte değil, haksız fiile dayalı olduğu anlaşıldığından, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin  görevsizlik kararının kaldırılarak yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.\t<br>HÜKÜM/: Gerekçeleri Açıklandığı Üzere; <br>1-....Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak BELİRLENMESİNE, <br>2-Dosyanın davanın yeniden görülmesi için merci tayini talep eden MAHKEMESİNE İADESİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 23/05/2024<br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br> <br> ¸e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>¸e-imzalıdır <br> <br>Üye<br> <br> ¸e-imzalıdır<br> <br>Katip<br> <br> ¸e-imzalıdır<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00537a46305be059","SID":"6f84175d903ca07c"}}