{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/495 <br>KARAR NO: 2024/807<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/12/2023<br>NUMARASI: 2023/234 Esas - 2023/1280 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 23/03/2013 tarihinde, davalı ...' nın sürücüsü, davalı ...'in işleteni olduğu, davalı ... Sigorta AŞ'ye  ZMM, davalı ... Sigorta AŞ'ye İMM sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı minibüsün müvekkili yaya ...'e çarptığını, müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek  fazlaya dair haklar saklı kalmak  kaydı ile  5.000,00 TL  maddi tazminatın ve  30.000,00- TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;  08.07.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini  toplam 119.618-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ  vekili, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesinin; maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının  kısmen kabulüne, dair kararına karşı, davalı ... sigorta AŞ vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvuruları neticesinde, Dairemizin 23/02/2023 tarih, 2021/ 2332 Esas, 2023/340 Karar sayılı ilamı ile; \"  dosya içerisinde  kaza tespit tutanağı bulunmadığı, kaza yeri krokisine göre gündüz vakti ( saat 10:00 civarı),  Köprü altı Sefaköy bağlantı dönüş yolunda  seyreden minibüsün davacı yayaya çarptığının anlaşıldığı, davalı sürücünün davacı  yayanın aniden yola girdiğini ve kendisinin kazada  kusursuz olduğunu savunduğu, Küçükçekmece 9. SCM'nin 2013/737 Esas, 2013/ 601 Karar sayılı kararı ile , kusur raporu alınmadan, sanığın ( davalı sürücünün) hızını yol ve görüş şartlarına göre ayarlanmadığından kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırılmasına ve  hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, görevsizlik kararı veren mahkemece alınan ve makina mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 11.01.2016 tarihli raporda  davacı yayanın araçlara ilk geçiş hakkını vermediğinden %20 tali kusurlu, sürücünün ise hızını  yol ve görüş şartlarına göre ayarlamadığından  %80 asli kusurlu olduğunun belirtildiği;  mahkemece alınan  03.05.2019 tarihli ATK raporunda  ise, kazanın yayanın aniden yola girmesi şeklinde gerçekleşmesi halinde sürücünün kusursuz, yayanın %100 kusurlu; kazanın sürücünün kaplama içinde yürümekte olan davacıya çarpması şeklinde meydana gelmesi halinde  sürücünün %80 asli, davacı yayanın %20 tali kusurlu olduğunun açıklandığı, mahkemece, kazanın meydana gelmesinde  davalı sürücünün  %80 kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan aktüer hesabına göre, davacının ıslah dilekçesi doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmiş ise de,  dosya kapsamında kazanın nasıl oluştuğu ve buna göre  tarafların kusur durumu hususunda çelişki meydana  gelmiş olup, yerel mahkemece iş bu  çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru görülmediği; bu nedenle ceza dava dosyası ve var ise olaya ilişkin kaza tespit tutanağı bulunduğu yerden getirtilerek,  İTÜ'de görevli trafik (kusur) konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden,  ceza dosyası, olay yeri krokisi ve dosya kapsamında alınan raporlar irdelenmek suretiyle ve  gerektiği takdirde kaza mahallinde bilirkişi heyetinin katılımı ile keşfen inceleme yapılmak suretiyle  kazanın meydana geldiği yolun-mahalin niteliği, davacının yoldaki konumu, çarpma noktası değerlendirilerek tarafların kusur durumlarının belirlenmesi ve  kusur konusunda çelişkinin giderilmesi için açıklayıcı, ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılması gerektiği, kabule göre ise;  davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında ise her yıl için gelirin % 10  artırılıp  % 10  iskonto  edilmesi  esasına  dayanan  progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiği ve  dosya kapsamından, davalı  ... (Eski adı ...) Sigorta A.Ş.’nin kazaya karışan aracın ZMM, ...  Sigorta A.Ş’nin ise İMM sigorta şirketi olduğu anlaşılmakla sıralı sorumluluk esasına göre, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısına, ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde, limitin üzerinde kalan kısım yönünden başvurulabileceğinden  müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk halinin söz konusu olmadığı gözetilerek  karar verilmesi gerektiği'' gerekçesiyle, kararın HMK 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, Kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''... İstanbul Bölge adliye mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 23/02/2023 tarih ve 2021/2332 Esas 2023/340 Karar sayılı kaldırma ilamında belirtilen hususların tespiti açısından keşif ve  bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği,  davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için  21/09/2023 tarihli duruşmada  kesin süre verildiği, davacı vekilinin  05/10/2023 tarihli dilekçesi ile  bilirkişi ücretini yatırması hususunda ek süre  talep ettiği, 06/10/2023 tarihli ara karar ile ek süre verildiği, ara kararın davacı vekiline 11/10/2023  tarihinde tebliğ edildiği halde davacı tarafça kesin süre içerisinde keşif ve  bilirkişi  ücretinin yatırılmadığı, davacının iddalarının tespiti için keşif ve  bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olmakla davacının keşif ve  bilirkişi ücretini yatırmaması nedeniyle davasını ispatlayamadığı'  gerekçesiyle, AÇILAN DAVANIN REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı  davacı vekili  tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf nedenleri: davacı vekili; davacının iş bu kaza nedeniyle  kendisine vasi tayini gerekecek şekilde yaralandığını, müvekkilinin beyninde kalıcı hasar oluştuğunu kaldırma kararı sonrası  mahkemece  verilen ara karar ile 2 haftalık kesin süre içerisinde toplam 12.000-TL'yi bulan keşif ve bilirkişi ücretinin yatırılmasının istendiğini, bu süre 2 hafta daha uzatılsa da İstanbul dışına taşınan davacıya ve vasisine ulaşmanın mümkün olmadığını, son duruşmadan kısa süre önce davacının oğluna ulaşıldığını, masrafları karşılayacakları belirtmeleri üzerine , bu hususu 14.12.2014 tarihli celsede beyan ederek ek süre talep etmelerine rağmen yeniden ek süre verilemesi taleplerinin reddine ve aynı celse davanın da reddine karar verildiğini, insani mazeretlerinin dikkate alınmadığını, yeniden ek süre verilse idi masrafın yatırılacağını, kaldı ki takdir edilen masrafın zaten çalışamayacak durumda olan müvekkilini zorlayacak bir rakam olduğunu, diğer yandan keşif ve bilirkişi incelemesinden vazgeçilse dahi dosyadaki mevcut diğer deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek  kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle  maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun delil ikamesi için avans başlıklı 324. maddesinde  “(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” hükmü getirilmiştir.  Anılan madde gerekçesinde de: “Harç ve avans ödenmesi” başlıklı 125 inci maddede davacının dava masraflarının karşılığı olarak avans ödemesi öngörülmüştür. Bu avans, davacının delillerinin toplanması için yapılması gereken harcamaları da kapsar. Bu maddede ise daha çok davalının delillerinin toplanması için ödenmesi gereken avans düzenlenmiştir. Öte yandan davacının avansı yönünden “Dava şartları” başlıklı 119 uncu maddede hüküm getirilmiştir. Davacının avansı yatırmış olması dava şartlarındandır. Şu hâlde davacı avansının yargılamanın devamı sırasında yetersiz kalması hâlinde, uygulanacak hüküm, bu maddeden ziyade 125 inci madde hükmüdür…” ifadelerine yer verilmek suretiyle, gider avansının davacının dava masraflarının karşılanması amacıyla delil avansının ise daha çok davalının delillerinin toplanması amacıyla getirildiği vurgulanmıştır. 03.04.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin  45. maddesinde: “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (3) Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. (4) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır…” hükmü getirilmiştir. 30.09.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 1. maddesinde tarifenin amacının; dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu açıklanmıştır. Tarifenin 4. maddesinde gider avansı olarak,   taraf sayısının beş katı tutarında tebligat gideri, dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmış ve tanık sayısı belirlenmiş ise tanık sayısınca tanık asgari ücreti ve tebligat gideri, tanık sayısı belirtilmemiş ise en az üç tanık asgari ücreti ve tebligat gideri, dava dilekçesinde keşif deliline dayanılmış ise keşif harcı avansı ile birlikte 75 TL ulaşım gideri, dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayanılmış ise Bilirkişi Ücret Tarifesinde davanın açıldığı mahkeme için öngörülen bilirkişi ücreti, diğer iş ve işlemler için 50 TL nin davacı tarafından ödeneceği belirtilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, Yönetmelikte gider avansının içinde delil avansı için gerekli giderler de gösterilmiştir. Gider avansının yatırılmaması halinde açılan dava, dava şartı yokluğundan reddedilir (Yön. m. 45/3); delil avansının yatırılmaması halinde ise, o delilden vazgeçilmiş sayılır(Yön. m. 45/3). 6100 sayılı HMK'nin 94. maddesi uyarınca kesin süreye ilişkin ara kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde  açık olması taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekir. Ayrıca verilen sürenin  amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. Bazı hallerde kesin sürenin kaçırılması, o delile veya hakka  dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, davanın kaybedilmesine neden olmaktadır. Böyle bir durumda, geciken adaletin adaletsizlik olduğu düşünülerek, davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere getirilen kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu cümleden olarak, kesin sürenin amacına uygun olarak kullanılması ve yeterli uzunlukta olmasının yanı sıra, tarafların yargılamadaki tutumları ile süreye konu işlemin özelliğinin de göz önünde bulundurulması gerekir. (Benzer ilkelere YHGK’nun 18.02.1983 gün 1980/1-1284, 1983/141; 22.11.1972 gün 8/832, 935; 13.10.2010 gün 2010/17-510-485; 28.04.2010 gün 2010/2-221-241  ve 28.03.2012 gün 2012/19-55-2012-249 sayılı kararlarında da değinilmiştir). Bu yasal düzenlemeler göstermektedir ki, taraflar; dinlenmesini istedikleri tanık ve bilirkişinin veya yapılmasını istedikleri keşif ve sair işlemlerin masraflarını, mahkeme veznesine yatırmaya mecbur olup,  hakim tarafından verilen sürede gerekli masrafı vermeyen tarafın talebinden sarfınazar ettiği kabul edilir. Hakimin, bu masrafların yatırılması konusunda verdiği sürenin kesin olduğunu usulünce karara bağladığı hallerde, kesin süreye uymayan tarafın bu delile dayanma olanağı kalmaz. Kesin süre tarafların yanında hakimi de bağlayacağından uyulmaması halinde, gereğinin hakim tarafından hemen yerine getirilmesi gerekir. ( YHGK'nın 12.12.2012 gün 2012/9-1170 E.2012/1172 K.) Yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde somut olaya bakıldığında; dairemizce olayın meydana geliş şekli ve çelişkinin giderilerek kusur durumunun tereddütsüz tespiti için bilirkişi heyetinden rapor alınması ve gerektiğinde keşif yapılması ve kabule göre de aktüer raporundaki hesaplama yöntemindeki hata ile sıralı sorumluluk kuralına dikkat çekilerek mahkeme kararı kaldırılmış, yerel mahkemece kaldırma kararı gereği  kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi  ve kusur durumunun tespiti amacıyla 21/09/2023 tarihli duruşmada verilen ara karar ile davacı vekiline  bilirkişi ücreti( 3 kişi) 9.000-TL, keşif harcı 1.274,90-TL ve keşif yol ücret 1.250-TL'yi ikmal etmesi için  iki haftalık kesin süre verilmiş, aksi takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiştir. Davacı vekilince ek süre talep edilmesi üzerine 06/10/2023 tarihli ara karar ile, önceki ara kararda belirlenen ücretlerin 13/10/2023  tarihine kadar mahkeme veznesine  yatırılması hususunda davacı vekiline ek süre verilmesine, aksi takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına, bu hususun davacı vekiline ihtarına karar verilmiş, iş bu ara karar  davacı vekiline 11.10.2023 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekilince yeniden ek süre talep edilmiş,  bir sonraki 14/12/2023 tarihli oturumda, davacının keşif ve bilirkişi ücretinin yatırılması için ek süre talebinin reddine dair ara karar verilip yargılamaya devamla aynı celse, kesin süreye rağmen ara kararın gereği yerine getirilmediğinden davanın ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine  karar verilmiştir. Eldeki davada mahkemece, kusur hususunda çelişkinin giderilmesi için keşif yapılması ve bilirkişi  raporu alınması yönündeki ücretlerin verilen kesin sürede yatırılmamasının sonucu olarak, davacı vekiline  bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı  ihtar edilmiş olup, bu halde mahkemece, kaldırma kararı öncesi 2.462-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 117.156-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı  ve 10.000-TL manevi  tazminata hükmedildiği, kararın davalı taraflarca istinaf edilmesi üzerine kusur hususundaki çelişkinin giderilmesi yönünden davalı taraf lehine kaldırıldığı göz önüne alındığında, kusur hususundaki  çelişkiyi gidermeye yönelik yapılacak keşif ve  alınacak bilirkişi raporu ücretlerinin tamamlanmaması durumunda mevcut delil durumuna göre ve kazanılmış haklar  gözetilerek bir karar vermek gerekirken; ara karar gereği verilen  kesin süre içinde bilirkişi ücreti ve keşif masrafı yatırılmadığından bahisle davacının davasını ispatlamayadığı gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. ( Bkz. Yargıtay 17. HD'nin 2018/5914 Esas, 2020/3926 Karar sayılı ilamı). Bununla birlikte, önceki kararın davalı taraf yararına kaldırıldığı göz önüne alındığında müteakip kaldırma kararının icrası hususunda yapılacak masraflardan talepte bulunan ve talebi gereğince karar kaldırılan davalı tarafın sorumlu olacağının gözetilmemesi de doğru olmamıştır. Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle  KABULÜ ile, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2023 tarih ve 2023/234 Esas 2023/1280 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı  tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"84c02f666578b255","SID":"8ab55a7c4c0a224f"}}