{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1627 Esas<br>KARAR NO: 2024/934 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/06/2022<br>NUMARASI: 2019/220 E.  -  2022/96 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ...’in  gerek ülkemizde gerekse dünyada tanınmış bir  doktor olduğunu, dünyanın en önemli doktorları arasında sayılmakta olduğunu, davacı ile davalı arasındaki  01.10.2016  tarihinde iş sözleşmesi imzalandığını ve \"Çalışmalar Direktörü\" olarak görevini yürütmüş olduğunu, bahsedilen iş sözleşmesinin 2/a-4. maddesi hükmü uyarınca, ...'ün davacının önceden bilgilendirilerek  isminin/unvanının/uzmanlığının ve görüntüsünün tanıtım amacıyla kullanılabileceğinin kararlaştırılmış  olduğunu, taraflar arasındaki Sözleşmenin 30.09.2017 tarihinde sona erdiğini,  Sözleşme sona ermesine rağmen davacının isminin, resminin ve unvanının ...  web sayfalarında ticari amaçla kullanıldığının tespit edildiğini, ...'ün www...com adlı web sitesinde, davacının mütevelli heyeti üyesi ve hastane çalışanı olarak gösterildiğini, ...'ın ...  adlı internet sayfasındaki doktorlar listesinde davacının isminin, uzmanlığının fotoğrafıyla birlikte yer aldığını, bazı tanıtım broşürlerinde de davacının isminin ve resminin yayımlandığının  tespit edildiğini, davalı Şirket'e İstanbul Beyoğlu ... Noterliği'nden 11 Ocak 2018 tarih ve ... yevmiye  numarası ile kayıtlı ihtarname gönderildiğini,  ancak davalı Şirketin söz konusu haksız kullanımına devam ettiğini, bu durumun davacıya açıkça zarar verdiğini ve kişilik haklarını zedelediğini, ad üzerindeki hak kişilik hakkı niteliğinde olduğundan,  TMK’nun 26. maddesi ile özel olarak koruma altına olunmuş olmakla birlikte, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (\"FSEK\") 86. maddesi hükmü kapsamında da korunduğunu, TMK'nun 25,26. maddeleri ile F.S.E.K’nun 86.maddesi yollamasıyla B.K.nun  49. maddesi şartları gerçekleştiğinden, davacı nezdinde meydana gelen maddi zararların davalı Şirket tarafından tazmininin gerektiğini, davalı Şirketçe davacı isminin ve fotoğrafının hukuka aykırı olarak kullanımı dolayısıyla davacının kar kaybı yaşadığını, nitekim davacının, isminin ve fotoğrafının kullanılması için davalı taraftan yeni bir sözleşme ile ücret alması gerekirken bu ücreti alamadığını belirterek, davacı loannis ... için davanın niteliği gereği belirsiz alacak hükümlerine göre ve vekaletsiz iş görme hükemlerine göre kazancın iadesi kapsamında  şimdilik 10.000,00-TL maddi, 15.000,00-TL manevi tazminatın faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, haksız kullanımın ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: İlk derece mahkemesince 20/04/2018 tarihli, 2018/177 Esas, 2018/178 Karar sayılı kararla 5846 sayılı kanundan ya da marka hukukundan kaynaklanan bir dava olmadığından İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesini görevli olduğu gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 20/06/2019 tarihli, 2018/2317 Esas, 2019/1350 Karar sayılı kararı ile davada FSEK'in 86. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>BEDEL ARTIRIMI: Davacı vekili 19.11.2021 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini 35.000,00 TL  olarak artırmıştır.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;  ... uzantılı sitede davacının görselinin yer almadığını, davacının herhangi bir görseli izinsiz kullanılmadığını, sitenin tetkikinden de görüleceği üzere anılan mecrada davacının herhangi bir görselinin  bulunmadığını, dava dilekçesinin ekinde yer alan broşürün, davacı ile davalı arasındaki hizmet sözleşmesinin yürürlükte olduğu tarihte basılmış olduğunu,  hukuka aykırı unsur bulunmadığını, davacının, fotoğrafının izinsiz şekilde broşürlerde kullanmasını da kişilik haklarına bir saldırı olarak gösterdiğini, broşürün içeriğine bakıldığında, ilgili yılın 2017 olduğu ve o tarihte taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlüğünün devam ettiğini,  bilakis, davacının davalı hastanenin adını şahsi hesabında kullandığını, davacının herhangi bir zararı olmadığı gibi, iadesini talep edebileceği bir menfaatin de vücut bulmadığını, davacının, sözleşmenin sona erdiği tarihinden itibaren yapılan kullanımın bir bedel  karşılığı yapılabileceğini ileri sürerek, bir nev'i lisans değeri isteminde bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede davacının görsel kullanımına dair herhangi bir bedel belirlemesinin bulunmadığını, sözleşmenin sona erdiği 30.09.2017 ile dava tarihi olan 17.04.2018 aralığında davacının, maddi zarar istemini belirsiz alacak davası yoluyla ileri sürdüğünü ve geçici dava değerini 10.000,00 TL olarak tayin ettiğini,bu tutarın içinde vekaletsiz iş görmeden kaynaklı menfaat iadesi isteminin de bulunduğu sonucuna varıldığını, davacının iddiasına konu görsel kullanımından ötürü maddi zararının olsa olsa kazanç kaybına dayandırılabileceği kanısında olduklarını, zira, davalı hastanenin davacının görsel kullanımıyla elde ettiği herhangi bir maddi kazanç yani vekaletsiz iş görmeden kaynaklı elde edilmiş bir menfaati bulunmadığını, aksine davacının, davalı hastaneyi alanında bir numara olduğu için tercih etmiş olduğunu, davacının verdiği röportajlarda da bu hususun altını çizdiğini, öte yandan, davacının kazanç kaybının ne olduğu araştırıldığında da, herhangi bir belirlemeye gidilemediğini,  maddi zararının dayanağını ve zarar tutarını neye göre belirlediğini açıklamasının uyuşmazlığın çözümü için zaruri olduğunu,  davacının fotoğrafının kullanıldığı iddiasının kabulünde bile, istemine konu tutara karşılık gelen bir elemin ne olduğunun  çözümlenemediğini, \"Linkedin\" isimli sosyal mecranın, çalışanların iş yaşamındaki ilişki ağını kurdukları ve kendilerini dış dünyaya tanıttıkları bir alan haline geldiğini, davacı, ... Hastanesi ile hizmet akdinin sona ermesine karşın görsellerinin izinsiz kullanıldığından yakındığını, oysaki, dilekçelerinin ekindeki Beşiktaş ...Noterliği'nin 20.04.2018 gün ve ... yevmiye sayılı e-tespit tutanağından, davacının kendisini bizzat davalı ile ilişkilendirdiğini (EK Il: e-tespit tutanağı), davacının görselinin hizmet sözleşmesi son bulmasına karşın kısa bir süre internet sitesinde kullanıldığı varsayımında bile,  örtülü rıza yahut müterafik kusur kavramının da davacının tazminat ve kazanç iadesi istemlerinin değerlendirilmesinde mahkemece incelenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 01/06/2022 tarihli 2019/220 E. - 2022/96 K. sayılı kararıyla; \"...Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddeleri uyarınca uğranılan zararın miktarı tespit edilirken ayrıca  hakim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler şeklindeki somut yasal düzenleme gözetildiğinde, sunulu delillere göre, somut olayın özellikleri, ihlalin ağırlığı ve davacıya ait isim, görüntü ve fotoğrafların kullanılmasının, davacının dünyaca ünlü bir doktor olması dolayısıyla hastaların araştırma yaparken halen davacının bu hastane de görev yapması nedeniyle davalı hastaneyi tercih edebileceği, ancak davalının da alanında başkaca iyi doktorları da istihdam ettiği ve göz alanında ülkemizde belirli bir tanınmışlığının bulunduğu, öte yandan hastaların randevu alırken doktor ismi ile randevu alabilecekleri, buna karşın bir kısım hastanın ise halen davacının bu hastanede çalıştığı izlenimi ile davalı hastaneyi tercih edebileceği,  dolayısıyla davacının halen davalı hastane ile bağlantı içinde olduğu izlenimi veren görsellerin kullanıldığı süre,  kullanımların hasta  üzerindeki olumlu etkisi , davacının PROF unvanını sahip olması, davacının alanındaki ünü , alanında bilinen bir göz doktoru olması ve davalının ise basiretli bir tacir gibi  hareket etmediği gözetilerek mahkememizce maddi tazminat 35.000 TL olarak takdir edilmiş olup,toplanan deliller,   HMK 266. Madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişilerin kök ve ek raporları gözetilerek ; Davalının  davacıya ait eser niteliğinde olmayan  fotoğrafı kullandığı mecra, kullanım süresi , BK hükümleri gözetilerek takdiren  35.000 TL maddi tazminatın ve 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, Davacıya ait fotoğrafların davalıya ait web içeriklerinde ve tanımlarda kullanılmasının önlenmesine\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde;  Mahkeme kararında davalının fotoğrafının ve isminin hastanelerine ait eski bir katalogda ve www...com uzantılı sitedeki kullanımının neden ihlal oluşturduğunun açıklanmadığını,... isimli sitede davacının adının 2005-2016 yıllarında 36 adet içerikte kullanıldığının tespit edildiğini, buna göre kullanımların sözleşmenin devam ettiği süre içinde olduğunu, davacının fotoğrafının bulunduğu kataloğun sözleşme süresi sona erdikten sonra hiçbir yerde kullanılmadığını, davacının haklarına tecavüzün söz konusu olmadığını,Hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenen https://.../... uzantılı sitelerin hastanemlerine ait olmadığı gibi, içeriklerinin de hastaneleri tarafından oluşturulmadığını, bu sitelerde sözleşme ilişkisi devam ederken davacının hastanelerinde çalıştığına dair genel tanıtım için ismine yer verildiğini,... uzantısında sözleşmenin sona ermesine karşın sadece 179 gün boyunca davacının \"Medikal Direktör\" olarak fotoğrafının ve isminin sehven yer aldığını, bu kullanım nedeniyle davacının herhangi bir zararının oluşmadığını, ilk derece mahkemesinin zarar kanaatiyle illiyet bağını ortaya koymadığı gibi, zamanaşımı def'ini de değerlendirmediğini,  Mahkemece maddi zarara hükmedilmesine dair   açıklanan gerekçenin yerinde olmadığını, n davacıdan randevu almak isteyip de başka bir doktora yönlendirilmiş hiçbir hastanın bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin devam ettiği süreçte hastane gelirinde hiçbir artış olmadığı aksine azalma olduğunun İstanbul 16. İş Mahkemesinin 2019/463 Esas sayılı davasında dinlenen tanık Prof. Dr. ... tarafından ifade edildiğini,Mahkemece maddi tazminatın hiç bir temele dayandırılmadığını, müvekkiline ait olmayan ve içeriği hastane tarafından oluşturulmayan internet sitesinde davacının isminin geçmesinin \"kusur\" olarak kabul edildiğini, sundukları verilerden de anlaşıldığı gibi internet sitelerinde davacı adına yapılan aramaların çok az olduğunu, bunların da belli günlerde toplandığını, davanın taraflarınca iddia yahut savunma için bir arama yapıldığını düşündüklerini, Bu nedenlerle mahkemece davacı lehine hükmedilen maddi tazminatın yerinde olmadığını ve kararın kaldırılması gerektiğini, Davalı lehine hükmedilen manevi tazminatın da yerinde olmadığını, davalının adının kullanılması nedeniyle manevi zarara uğradığını iddia etmesine rağmen Beşiktaş .... Noterliğinin 20/04/2018 tarihli, ... Yevmiye numaralı e-tespit tutanağında kendisini müvekkiline ait hastane çalışanı olarak ilan ettiğini, müvekkilinin sektörde açık ara en üst sırada yer alan branş (dal) hastanesi olduğunu, davacının hastanelerinde dahil olmasının da ayrılmasının da tanınırlık düzeyleri üzerinde hiçbir katkısının olmadığını,Takdire edilen tazminat tutarının çok yüksek olduğunu, Mahkemece manevi tazminat tutarının neye göre belirlendiğinin de tespit edilemediğini,01/12/2021 tarihli ıslaha beyan dilekçesinde ileri sürdükleri zamanaşımı def'i hakkında bir karar verilmeksizin hüküm tesisine gidilmesinin, gerekçeli karar ve savunma haklarının ihlali olduğunu, Davacıya yönelik hiçbir kullanım bulunmadığından, ilk derece mahkemesinin (2) nolu \"davacıya ait fotoğrafların davalıya ait web içeriklerinde ve tanıtımlarında kullanılmasının önlenmesine\" hükmünün somut olayda bir karşılığının bulunmadığını beyan ederek, istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dava dilekçesi ekinde sunulan 01 Ekim 2016 tarihli Sözleşme incelendiğinde; davacı ile davalı şirket arasında davacının İstanbul ve Hollanda/Amsterdam hastanelerinde vereceği doktorluk hizmetiyle ilgili sözleşme olduğu, sözleşmenin 4. maddesinde davacının \"Türkiye’de ki doktorluk hizmetine ilave olarak \"Bilimsel Çalışmalar ve Eğitim Direktörü\" görevi, AR-GE hizmetinden sorumlu olmak ve AR-GE Hizmetleri çerçevesinde ...’e fayda sağlamak, branş toplantıları düzenlemek, bilimsel çalışmaların takibini yapmak, yeniliklerin uygulanmasını ve takibini sağlamak vb. ibarettir. ..., önceden Doktor’u bilgilendirmek şartıyla, Doktor’un isim, unvan ve denetimlerinin Hastanelerin tanıtımı amacıyla sözleşme süresince reklam ve tanıtım amaçlı kullanacaktır.\" şeklinde düzenleme yapıldığı, sözleşeme süresinin ise 01 Ekim 2016-30 Eylül 2017 olarak kararlaştırıldığı tespit edilmiştir. Dosya içinde bulunan İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/579 Esas sayılı dava dosyası örneği incelendiğinde; davacının ... A.Ş., davalının ... olduğu, 2014 ve 2016 tarihli sözleşmeler yapılmasına rağmen davalının hastaneye hiçbir katkısının olmadığı, hatta hatalı cihaz seçimleri nedeniyle hastanenin zarara uğradığı iddiasıyla alacak davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 07/09/2018 tarihli ve 2018/851 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, kararın İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 25/09/2019 tarihli, 2019/1511 Esas, 2019/1264 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak, dosyanın mahkemesine gönderildiği tespit edilmiştir.Dosya içinde bulunan İstanbul 16. İş Mahkemesinin 2019/463 Esas sayılı dava dosyasının örneği incelendiğinde;  davacı ... , davalının ... A.Ş. Olduğu, işçi alacaklarıyla ilgili dava açıldığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişiler ... oluşan bilirkişi heyetinden alınan 27/01/2021 tarihli raporda; \"...Davalıya ait olduğu belirtilen ... ”internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, ilgili web sitesi içerisinde davacı “...” ismiyle genel bir arama yapılmış ve “36 Adet” içeriğin bulunduğu, bulunan içeriklerin detaylarına bakıldığında “Haberler ve  Makalelerin\" içeriklerinde davacının isminin geçtiği, “Haberler ve Makalelerin\" tarihlerinin “2005 ile 2016\" aralığında olduğu, Davalıya ait olduğu belirtilen “...”internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, internet web sitesinde davacının “Mütevelli Heyeti Üyesi” ve Hastane çalışanı” olarak gösterilmiş olduğunu beyan etmesi üzerine, bahse konu internet sitesi incelenmiş ancak güncel olarak “https:/...nl/.../” bir sayfa olmadığı görülmüş olup, ne Zamandan itibaren yayında olduğunu tespit etmek için web arşiv üzerinden kontrol edildiğinde 28 Mart 2018\" tarihli en son arşivinin bulunduğu ve geçmiş arşiv içeriğinde davacının “Tıbbi Direktör” olarak gözüktüğü, Davaya konu fotoğrafların FSEK anlamında eser vasfını haiz olmadığı, Takdiri Mahkemeye ait olmak kaydıyla vaki kullanımın FSEK m.86/I ve MK 24 hükmüne aykırı olduğu, Davacıya ait fotoğrafın ve mesleki bilgilerinin davalıya ait internet sitesinde yer almasının haklarına aykırılık oluşturacağı, Davacının manevi tazminat talep etme koşulları gerçekleştiğini,  davalı defterleri incelense bile sırf davacının görüntüsünün kullanılması ile davalının elde edeceği kazancın tespiti mümkün olamamakla maddi tazminatın TBK 50 ve 51 hükümleri doğrultusunda Mahkemece Takdir edilmesinin gerekli olduğunu, bu çerçevede Takdiri Mahkemeye ait olmak kaydıyla vaki kullanımın şekli, miktarı ve/veya yoğunluğu ile niteliği, davacının tanınırlığı da dikkate alındığında TBK 50- ve 51 dikkate alınarak maddi tazminatın 20.000 TL- 35.000 TL arasında olabileceği\" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan 12/06/2021 tarihli EK bilirkişi raporda; Kök rapordaki değerlendirmelerinin aynen geçerli olduğunu bildirmişlerdir.<br>G E R E K Ç E: Dava; davalı yanca davacının iş akdi sona erdikten sonra fotoğrafının ve isminin tanıtım broşürlerinde , internet sitesinde  izinsiz olarak ticari amaçla kullanıldığı iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Öncelikle davalı vekilinin yargılama sırasında maddi tazminatın artırılan kısmıyla ilgili zamanaşımı itirazlarına ilişkin istinaf talebi incelenmiştir.Dava dilekçesi incelendiğinde, davanın HMK'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığı tespit edilmiştir.6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre, \"Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.\"Dava HMK’nun 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığından, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin artırım yapılacak kısım üzerinden de kesildiği, bu nedenle ilk derece mahkemesince davalının artırılan kısım için yaptığı zamanaşımı itirazının kabul edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı vekilinin davacıya yönelik hiçbir kullanım bulunmadığından, ilk derece mahkemesinin (2) nolu \"davacıya ait fotoğrafların davalıya ait web içeriklerinde ve tanıtımlarında kullanılmasının önlenmesine\" hükmünün somut olayda bir karşılığının bulunmadığına ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davanın, dava tarihinden önceki kullanımlarla ilgili açıldığı ve tazminat talep edildiği, talep edilen maddi tazminatın dava tarihine kadar olan kullanımların karşılığı olarak  talep edildiği, davacının dava tarihinden sonraki muhtemel tecavüzlerin önlenmesini de talep etmekte hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle Mahkemece dava tarihinden sonrası için davacıya ait fotoğrafların davalı tarafça kullanımlarının önlenmesine karar vermesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı vekilinin maddi ve manevi tazminat koşullarının mevcut olmadığına ve manevi tazminat tutarının çok yüksek olduğuna ilişkin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 30 Eylül 2017 tarihinde sona erdiği konusunda ihtilaf yoktur. Alınan bilirkişi raporu ve sunulan delillerle; davacının adının ve fotoğrafının davalının sahibi olduğu hastaneye ait katalogda, www...com.tr ve www...com alan adlı internet siteleri ile “https:/...nl/.../” isimli sitede kullanıldığı, tıbbi direktör olarak gösterildiği, hatta davalı tarafça da sözleşmeden sonra bu sitede davacının adının ve fotoğrafının 197 gün sehven yer aldığının kabul edildiği, bu kullanımlar için davacının izin verdiğine dair bir delil ve iddia bulunmadığı, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davalı şirketin bu kullanımları sonlandırması gerektiği halde kullanımlara devam etmesi nedeniyle kusurlu olduğu, davalıya ait ve davaya konu fotoğrafın FSEK’in 2/B maddesi ve 4. madde çerçevesinde fotoğrafik eser vasfında olmadığı, ancak davaya konu fotoğraf davacının kendi fotoğrafı olduğundan, FSEK’in  86/1. maddesi gereğince  eser mahiyetinde olmasa bile, kişinin fotoğrafı, resmi ve portresinin tasvir edilenin rızası alınmadan kullanılamayacağından, yine FSEK’in 86/2. maddesine göre davalı kullanımının da haber amaçlı kullanım değil, reklam amaçlı kullanım olduğu ve istisna kapsamında bulunmadığı, taraflar arasında yapılan ve sona eren sözleşmede davacıya ödenmesi kararlaştırılan sözleşme bedeline davalı hastanenin reklamı ve tanıtımına katkı yapma hizmetlerinin de dahil olduğu, bu nedenle davacıdan izinsiz olarak davalı hastanenin tanıtımı için davacının adının ve fotoğrafının kullanılmasından dolayı davacının maddi zararının söz konusu olduğu anlaşılmakla, davacının FSEK’in 86/3. maddesindeki atıf gereğince BK’nun 49. maddesi (TBK’nun 58.maddeesi) gereğince tazminat talep edebileceği, ayrıca davacının vekaletsiz iş görme hükümlerine göre, fotoğrafının hastanenin tanıtımlarında kullanılması halinde talep edebileceği bedel üzerinden maddi tazminat tutarının belirlenmesi gerektiği, Mahkemece takdir edilen 35.000,00 TL maddi tazminat tutarına yönelik davalı tarafça istinaf talebinde bulunulmadığı, davacının dünyada tanınmış bir doktor olması, davalı şirkete ait hastanenin tanıtımına yapacağı katkı, davacının adının ve fotoğrafının kullanıldığı süre, kullanımın gerçekleştiği mecra, davalının ticari hacmi ve kusur derecesine göre hükmedilen 15.000,00 TL manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan  reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 3.415,50 TL nispi  harçtan, peşin alınan 853,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,63 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 105,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cdb887e797f6141f","SID":"ff25eca0e528ac66"}}