{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   31. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/176 - Karar No:2024/536<br>                  T.C.<br>                ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t                                                      (İnceleme Aşamasında Kararın  Kaldırılarak Dosyanın                                                                                                       Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md)\t\t<br>ESAS NO\t: 2023/176 <br>KARAR NO\t: 2024/536<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/629 E-2022/1021 K<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/05/2024<br>\t<br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  müvekkili şirketin inşaat alanında faaliyet gösteren bir şirket olup davalı şirket ile 18/01/2017 tarihinde alt yüklenici sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin alt yüklenici, davalı şirketin ise iş sahibi olarak yer aldığı sözleşme gereğince müvekkilinin ... ilindeki ...İş  ve Ticaret Merkezi yapım işi kapsamında sözleşmede gösterilen ve ince işler olarak  tabir edilen işlerin imalat, işçilik, montaj işlerini yapmayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin sözleşme konusu işi tam olarak yerine getirerek davalı tarafa teslim etmesine rağmen sözleşmede kararlaştırılan iş bedeli alacağının  müvekkiline ödenmediğini, ancak müvekkilinin işi ifa etmesinden sonra davalı şirketin  ... SGK İl Müdürlüğüne dilekçe vererek müvekkili taşeron şirketin edimini ifa ettiğini bildirdiğini ve müvekkilinin dosyasının kapatılmasını talep ettiğini, iş bedeli alacağının ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini beyanla davalının dava konusu Ankara 10.İcra Dairesinin 2018/7109 E.sayılı takip dosyasına  vaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br> Davalı vekili, davacı alt yüklenici şirketin sözleşme konusu işi tamamlamadığı gibi yaptığı işleri de eksik ve ayıplı olarak yaptığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını,  müvekkili şirketin yaptığı iş bedeli ödemeleri nedeniyle davacıya borçlu  değil alacaklı  olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı alt yüklenicinin dava konusu iş bedeli alacağının varlığını ve miktarını usulüne uygun delillerle kanıtlamakla yükümlü olduğu ancak  dosyamıza sunulan bilirkişi raporlarında da saptandığı üzere; davacı şirketin  sözleşme konusu iş kapsamında davalı yükleniciye düzenlediği 60.804,00-TL bedelli faturanın bedelinin nakit ve çek olarak davalı tarafından ödendiği, dosyamıza sunulan ve davacı yüklenicinin imalat kalemleri ile iş bedeli alacağı iddiasına dayanak imalat icmali altındaki imzanın davalı yüklenici şirket  yetkili temsilcisi veya çalışanlarının eli ürünü olduğu iddiasının usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı, davacının davalıya teklif ettiği kesin delil niteliğindeki  yeminin de davalı şirket yetkilisi tarafından eda  edildiği, her ne kadar dava dışı ...'in istinabe ile alınan beyanında davacı alt yüklenici şirketin edimini ifa ettiğini bildirdiği tartışmasız ise de; bu hususun başlı  başına  davacı alt yükleniciye imalat kalemlerinden kaynaklanan alacağının varlık ve miktarını kanıtlama yükümlüğünden kurtarmayacağı, toplanan deliller kapsamında açıklanan  nedenlerle davanın haklılığının kanıtlanamadığı  kanaatine  varılmakla  davanın ve dava konusu icra takibinde davacının kötüniyeti sabit olmadığından davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine...\" karar verilmiştir.\t\t\t\t\t\t<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının ... SGK İl Müdürlüğüne sunduğu yazıda; açıkça müvekkilinin kendi taşeronu olduğunu, işi 03/11/2017 tarihinde tamamladığını belirttiğini ve müvekkili ile ilgili SGK dosyasının kapatılmasını talep ettiğini, davalının şantiye şefi ...'in beyanında; müvekkilinin üstlendiği imalatı işçilik ve montaj işlerinin tamamını yaptığını, birlikte ölçüm yapılarak, 27/02/2017 tarihli tutanağın imzalandığını bildirdiğini, faturaların taraf defterlerine kaydedildiğini, talepleri olmadığı halde; mahkemece, resen yemin deliline başvurulmasının usulen hatalı olduğunu, dosyada yemin delili safhasına geçilmesine gerek kalmaksızın davanın ıspat edildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE:<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tUyuşmazlık taraflar arasında imzalanan 18/01/2017 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı alt yüklenici, davalı ise yüklenicidir. <br>\tDavacı taraf, sözleşme konusu işleri tamamlayarak, davalı tarafa teslim ettiğini ancak iş bedelinin ödenmediğini, icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine eldeki davanın açıldığını belirtmiştir.<br>\tDavalı taraf ise; davacının işi eksik ve ayıplı yaptığını, işi tamamlamadığını, davacıya fazla ödeme yapıldığını belirtmiştir.<br>\tEser sözleşmesinde, yüklenicinin iş bedelinin tamamına hak kazanabilmesi için eseri tamamlayarak iş sahibine teslim ettiğini ispat etmesi gerekir. Kural olarak sözleşmenin feshedilmediği veya işten el çektiği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilir. Bu kabul fiili karine niteliğinde olup, iş sahibi bunun aksini iddia ediyorsa ispat etmesi gerekir. Bir başka anlatımla iş sahibi, eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay 6. HD 2022/3076 E 2024/175 K vb.).<br>\tSomut olayda; sözleşmenin feshedildiği veya davacı tarafça işin terkedildiği ileri sürülüp kanıtlanmadığına göre, sözleşme konusu işin davacı tarafça yapıldığının kabulü zorunludur. Bu durumda; davacının yaptığı işin miktarının ve bedelinin belirlenmesi gereklidir. <br>\tMahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK m. 266/1). Taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (HMK m. 281/1). Mahkeme bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (HMK m. 281/2). Mahkeme gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabilir (HMK m. 281/3). Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m. 282/1) (Yargıtay 15 HD 2015/4975 E 2016/2349 K).<br>\tBununla birlikte; Hakim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hakim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvururur (HMK 288/1). Keşif kararı, mahkemece, taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınır (HMK 288/2). Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşününün alınmasına karar verir (HMK 266/1) (Yargıtay 15 HD 2019/1194 E 2019/3658 K).<br>\tSomut olay incelendiğinde ise; taraflar arasındaki sözleşme, birim fiyatlı sözleşme olup, sözleşmenin \"İşin Bedeli\" başlıklı 4. maddesinde yapılacak işler ve metre kare birim fiyatları belirlenmiştir.<br>\t Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; HMK'nın 266. ve 281/3. maddeleri uyarınca uzman bilirkişi heyeti ile gerçekleşen imalâtın mahallinde keşif yapılmak, gerekirse iş sahibi ... belgelerinden de yararlanmak suretiyle, metrajı çıkartılarak,  sözleşmedeki birim fiyatlar uygulanmak sureti ile tutarı hesaplanmalı ve varsa kanıtlanan ödeme miktarı mahsup edilerek, kalan miktara göre bir hüküm kurulmalıdır. <br>\tDavacı taraf, yaptığı işin miktarı hususunu yukarıda açıklandığı şekilde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile ispatlayabileceği için ve bu arada,  Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2015/3333 esas ve 2016/374 karar sayılı vb. ilamlarında da belirtildiği üzere,  yemin delili başvurulabilecek son çare olduğundan, mahkemece; keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan yemin deliline başvurulması doğru olmamıştır. <br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>\t2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 gün ve 2018/629 Esas 2022/1021 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa  iadesine, <br>      \t  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 16/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan                         Üye                     Üye                  Katip <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"891e87ad6b3e797c","SID":"113116e1ec5647f8"}}