{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>46. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2203 <br>KARAR NO: 2024/826<br>KARAR TARİHİ: 26/04/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E   A D L İ Y E   M A H K E M E S İ    K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/06/2021<br>NUMARASI: 2017/985 Esas, 2021/422 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 29/04/2024<br>Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu. <br>G E R E Ğ İ   D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Dava; davalıdan alınan borcun kısmen ödenmesine rağmen kendisinden bilahare borç miktarını aşan kambiyo senedi ve anlaşma sözleşmesi imzalatıldığı alındığından bahisle kambiyo senedi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine aşan miktar yönünden İİK m. 72/1 fıkrası uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı; arkadaşı ..., ... isimli arkadaşlarının döviz alış satış işiyle uğraştığını, bu işin helal bir kazanç olduğunu ve iyi getirisi olduğunu, isterse de sermaye ortağı edebileceğini, istediği zaman anaparasını iade alabileceğini belirtmiş olduğunu, anlaşma üzerine, davacının döviz alış satış işine sermaye ortağı olmak için, 30.03.2016 tarihinde 55.000-TL, 13.05.2016 tarihinde 25.000-TL ve 08.06.2016 tarihinde 40.000-TL olmak üzere 120.000-TL’yi davacıya göndermiş olduğunu, buna ilişkin dekontları dosyaya sunduklarını, elde avucunda ne varsa verdiğini, bu parayı da vermek için bankadan kredi çektiğini söylemiş olduğunu, elde avucunda ne varsa verdiğini, bu parayı da vermek için bankadan kredi çektiğini söylemiş olduğunu, başka para alamayacağını anlayan davacının telefonlarına çıkmamaya başlamış ve ısrarlı aramaları neticesinde ise, telefonuna whatsapptan ekte sunulu kendi el yazısıyla yazdığı belgeyi göndermiş, bu belgeden de görüldüğü üzere, davacı zarar nedeniyle içerideki sermayesini düşürmüş olduğunu, hal böyle iken, tefecilik yaptığını iddia etmesinin iftira olduğu savunmasıyla davanın reddini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince;  \"...davacı taraf bonoların icra tehdidi altında, borçlu olmamasına rağmen verildiğini ispat yükü altında olup, davacı taraf bu iddiasını yazılı delil ile ispat yükü altındadır. Davacı bu konuda yazılı bir delile dayanmış değildir. Yukarıda yapılan açıklamalar gereği, davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği anlaşılmış  bu sebeple davacının ispat edilemeyen davasının reddine karar verilmiştir. Davalının icra inkar tazminatı talebi bakımından, İcra İflas Kanunu'nun 72.maddesinin 4.fıkrası gereği davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için icra takibinin durmasına karar verilmiş olması gerekmekte olup, mahkememizce davacının icra takibinin durdurulmasına dair talebinin reddedildiği, davalı lehine tazminat şartları oluşmadığı anlaşıldığından, davalının tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur,...\" gerekçesi ile, \"...davanın reddine,...\" şeklinde hüküm tesis edilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının sunduğu ve aslı olmayan, bir takım fotokopiler yazılı belge olarak esas alınıp, mahkeme kararında yazılı belge olmadığı hükmünün hukuka aykırı olduğunu, ... Bankası ve Sermaye Piyasaları Kurulunun resmi kurum statüsünde bulunmakta olduğunu, dava uzmanlık isteyen bir konu olduğunu, banka hususunda uzman, ticaret hukukunda uzman bilirkişilerden oluşacak heyet tarafından incelenmesi gerekirken, buna lüzum görülmediğini, davanın eksik inceleme ile yapıldığı ise dosya içeriğiyle sabit olduğunu, dosya kapsamında bulunan ... Bankası ekstresi ve ekstredeki havale dekontlarındaki gönderenin davalı ve alıcının davacı ile ilgisi olmayan makbuzlar ile SPK raporundaki tespitlerin detaylı incelemesinin yapılması gerekirken ilgili tespitler yapılmadığından dosyanın ehil bir bilirkişi ve dosyanın aslına uygun bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, istinaf başvurularının kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe, HMK m. 341 gereğince istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, HMK m. 355 gereğince resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında imza altına alınan anlaşma başlıklı 16/02/2017 tarihli belge, dava ve cevap dilekçelerindeki talil beyanları dikkate alındığında icra takibine dayanak \"sözleşmeden\" kaydı bulunan 10/06/2017 ve 10/07/2017 tarihli 40.000,00 TL bedelli bonolar ve 16/02/2017 tarihli anlaşma başlıklı belge kapsamında ödeme nedeniyle borçlu olmadığına yönelik iş bu davadaki ispat yükü davacı taraf üzerindedir. Dava dilekçesinin ekinde sunulan davacı tarafça davalı tarafa takip konusu bonolara ilişkin ödeme yönünde açıklama bulunan dekontlardan yalnızca 16/08/2017 tarihli 10.000,00 TL para gönderimine ilişkin dekont takip dayanağı bonolara ilişkin olup, davacı tarafça da icra takibini 70.000,00 TL üzerinden başlatılmış olması ve taraflarca inkar edilmeyen 16/02/2017 tarihli anlaşma başlıklı belge dikkate alındığında davacının ödeme iddiasını yazılı delillerle ispat edemediğine yönelik mahkeme tespitinin isabetli olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmesine dair oy birliği ile aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Alınması gerekli 427,60 TL istinaf harcın davacıdan tahsiline, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 26/04/2024 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5bedeac7bb1e18a","SID":"e536f4d3e34315fc"}}