{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/637 <br>KARAR NO: 2024/532<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/11/2020<br>ESAS NO: 2017/264 Esas<br>KARAR NO: 2020/564<br>DAVA: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 16/03/2017<br>KARAR TARİHİ: 24/04/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün 26.10.2016 tarih ... irsaliye numaralı 70.800.00-TL bedelli faturaya dayanılarak başlatılan 36.800-TL bedelli icra takibine, borçlu vekili tarafından 30.11.2016 tarihinde Uyap üzerinden gönderilen itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, takibe, borca ve ferilerine gerekleştirilen itirazın dayanaktan yoksun olup, kötü niyetli olduğunu, müvekkkili firmanın davalı firmaya Güneş Enerjsi Panelleri ve Santrallerinin kuruluşu, proje yönetimi konusunda danışmanlık hizmeti verdiği, söz konusu ... irsaliyeli faturanın 2016 yılı hizmet bedeli olduğunu, davalının işlerini yetiştirememesi neticesinde davalının Muğla’ya bağlı Bodrum ilçesinde gerçekleştirmekte olduğu proje kapsamında işçi desteğinde bulunulduğunu, hatta müvekkili şirketin yetkililerinin bizzat projede çalıştığını, davalının, kendisine verilen proje danışmanlık hizmetleri ve işçi desteği bedelini eksik olarak ifa ettiğini, borçlunun itirazında her hangi bir vesikaya dayanmadığını, takibi uzatmak maksadıyla itiraz yaptığını, davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkilinin ... Kurumları'nın Muğla ve Kocaeli yerleşkelerinde yapılacak güneş enerji santral işini üstlendiğini, davacı firmadan danışmanlık hizmeti alınması ile ilgili 21.08.2015 tarihli “Güneş Enerjisi Santrali Danışmanlık İşi “ başlıklı sözleşme imzalandığını, imzalanan sözleşme sonrasıında sözleşmenin “Fiyat ve Ödemeler “ başlıklı 5.maddesinde yer alan sözleşme bedelinin %40 oranında avans olarak davacı tarafa gönderildiğini, ödeme sonrasında davacının üzerine düşen edimi yerine getirmesi beklenirken türlü bahaneler ile hiçbir faaliyette bulunmadığını ve müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin iyi niyetle proje ve danışmanlık hizmetinin verilmesini beklediğini ancak sonuç alamadığını, davacının edimini yerine getirmediği gibi müvekkili aleyhine ... nolu 70.800 TL bedelli fatura tanzim ederek müvekkiline tebliğ ettiğini tebliğ sonrasında faturaya Kadıköy ... Noterliğince 04.11.2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini ve faturanın davacıya iade edildiğini, tek taraflı olarak tanzim edilen faturanın karşılığı hizmetin verilmediğini, davada sadece faturaya ve tanık beyanına dayandığını, başka bir belge ve delil sunulmadığını, itirazın iptali davasında ispat külfetinin kendisinde olan davacının delil yetersizliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, %40 oranında yapılan ön ödeme ile ilgili dava ve talep hakkının saklı tutulduğunu, keza sözleşme ile edimi yerine getirmediğini, davacı tarafın  sözleşmeden kaynaklanan edimi yerine gerirmediğine dair Bodrum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1 D.iş Sayılı dosyasından yaptırılan delil tespiti davasında davacı tarafından edimin yerine getirlmemesi nedeniyle dava dışı ... San Tic Ltd Şti isimli firma tarafından yapılan işlerini davacı firma tarafından takip edilmediğini ve dava dışı ... Ltd'nin işi gereği gibi yerine getirmediğinden yaklaşık 105.012 TL zarar olduğunu, davanm reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Dava; İİK'nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacının davalıdan 36.600,00-TL alacaklı göründüğü, davacının, taraflar arasında imzalanan 21.08.2015 tarihli sözleşme gereğince, davalı adına düzenlenen 26.10.2016 tarih ... seri nolu KDV dahil 70.800,00-TL bedelli Güneş Enerjisi Danışmanlık Hizmeti (2 MW) açıklamalı faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu hizmet karşılığında davalıdan 2015 yılında 25.000,00-TL, 2016 yılında da 10.00,00-TL banka havalesi ile tahsilat yapıldığı, davacının davalıdan bakiye alacağı 36.600,00-TL olarak tespit edilmiş, davacının fatura öncesi yapmış olduğu tahsilatlar sonrasında, söz konusu danışmanlık hizmetine ilişkin faturadan bakiye kalan alacağının; 70.800.00-TL - 35.000,00-TL = 35.800,00-TL olduğunun tespit edildiği, davalının 2016 yılı ticari defter kayıtlarında 2016 yılında fatura tarihinden sonra olmak üzere 30.10.2016 tarihinde 23,000,00-TL'lik havale bedelinin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği, 23.000,00-TL'lik havale bedelinin ödemenin davalı ... Danışmanlık ve Ticaret Ltd Şti tarafından ... / Beyoğlu Şubesi nezdindeki ... iban nolu hesaptan, ...'ün ... Bankası A.Ş / Merkez Şubesi nezdindeki ... nolu iban nolu hesabına 25.10.2016 Valör tarihli 23.000.00 TL'nin EFT havalesi ile açıklama olmadan gönderildiği, davalı tarafından 25.10.2016 tarihinde 23.000,00-TL tutarındaki ödemenin yapıldığı ...’ün davacı şirket sahibinin eşi olduğu, davacı şirket vekilinin 24.01.2020 tarihli duruşmadaki beyanından anlaşıldığı, davalı tarafından davacı şirket sahibinin eşi olan ...'e yapılan bu ödemenin neye karşılık yapıldığını veya diğer bir anlatımla, ... hesabına davalı şirket tarafından gönderilen bu 23.000,00-TL’nin neye karşılık kendisine ödendiğinin ispata muhtaç olduğu, davacının davalıdan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında talep edebileceği alacağın 35.800,00-TL olabileceği hususunun tespit ve rapor edildiği görülmekle, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre\" davanın kısmen kabulü ile; Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın  35.800,00-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin asıl alacak 35.800,00-TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren %10,50 oranında (değişen oranlar) ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, -Fazlaya ilişkin talebin reddine,-Alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 7.160,00-TL' nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''yerel mahkeme, taraflar arasındaki ihtilafı sözleşme ve hakediş şartlarına göre değerlendirmemiş, alacağın gercekten var olup olmadığını saptamamış, tarafların ticari defter kayıtlarına göre hüküm kurarak hukuka aykırı bir karar vermiştir.  Müvekkilim daha davacıya hiçbir iş yapmadan 35.200 TL ön ödeme yapmıştır. Öncelikle davacının bu ön ödemenin karşılığında hangi edimini ifa etti veya hangi danışmanlık hizmetini yerine getirdi bunu ispatlaması gerekir. Yine 2.numaralı ödeme şartı olan 35.200 TL bedelli ... Proje teslimi işi hiçbir şekilde yapılmamıştır. Bu noktada yerel mahkemece ... A.ş'ye müzekkere yazılmış gelen cevapta herhangi bir başvuru ve proje tesliminin yapılmadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla davacının bir ücrete hak etmediği ortadadır.  Yine bir diğer husus ise davacı icra takibinde talep ettiği 2. Numaralı alacağı için (... Proje Teslimi) dışında dikkat edilirse tüm bedeli talep etmemektedir. Davacının sözleşme şartındaki edimini yerine getirmediği, diğer hakedişlerini talep etmemesinden dahi anlaşılabilmektedir. Zaten davacı edimlerini yerine getirmediği için müvekkilim aşağıda da belirttiğimiz üzere yaklaşık delil tespiti ile sabit 102.000 TL maddi zarara uğramıştır.  Kaldı ki zaten tarafımızca faturalara da itiraz edilmiştir. Bu noktada fatura içeriği işin yapıldığını ispat yükü davacı da olup davacı da bu somut delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında ise alacağın ispatına yarar tek bir delil dahi bulunmamaktadır.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında; alacaklı ...td Şti tarafından, borçlu ...  aleyhine;  36.800,00-TL fatura alacağı, 317.59-TL işlemiş faiz, 15,88-TL BSMV olmak üzere toplam 37.133,47-TL alacağın tahsili için 25/11/2016 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla takibe girişildiği, ödeme emrinin 30/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır. -Takibin dayanağı 26/10/2016 tarihli ... numaralı 70.800,00TL bedeli  Güneş Enerjisi Danışmanlık Hizmeti (2 MW) açıklamalı faturadır. -Davalı faturaya süresinde itiraz edip iade ettiğine dair  Kadıköy ... Noterliğince 04.11.2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesini ibraz etmiştir, ihtarnamenin tebliğ şerhi bulunmamaktadır. Taraflar arasında imzalanan 21/08/2015 tarihli Güneş Enerjisi Santrali  Danışmanlık İşi Sözleşmesinin ilgili maddeleri şu şekildedir. Madde 1. Sözleşmenin Konusu : “... Kurumlarının Kocaeli Yerleşkesinde yapımı devam eden ... Merkezi ve Anaokulu blokları ççatı üzerine toplam 1.MWGES tesisi Danışmanlığı, BODRUM Yerleşkesi Yapımı devam Eden ... Merkezi ve Spor Salonu Blokları Çatı Üzerine Toplam 1.MW GES tesisi Danışmanlığı İşlerinin İfası işbu Sözleşmenin Konusu oluşturmaktadır.” Sözleşmenin fiyat ve ödemeler başlıklı 5 Maddesine göre Ödeme Planı: Ön Ödeme %40 : 35.200 TL sözleşmenin imzalanmasının ardından ödenir. Tedaş Proje Teslimi %40  : 35.200 TL Tedaş Proje Teslimi sırasında ödenir. Kurulumların Başlaması : 8800TL Tesis İnşaatları başladığında ödenir. Geçici Kabulde  %20 : 8800TL  Tedaj Geçici Kabulünde ödenir. Toplam tutar: 88.000,00TL Geçici Kabul Sözleşme imzalandıktan sonra | yıl içerisinde yapılmazsa Ödeme tablosundaki kalan %10'luk bedel Sözleşme bittiği tarihte ödenir. Madde 10 “Sözleşmenin Geçerlilik Süresi”  “ Bu Sözleşme yürülüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl geçerlidir.” | Mahkemece mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; ''Davacı, taraflar arasında imzalanan 21.08.2015 tarihli Sözleşme gereğince, davalı adına düzenlenen 26.10.2016 tarih ... seri nolu KDV dahil 70.800 TL bedelli Güneş Enerjisi Danışmanlık Hizmeti (2 MW) açıklamalı Faturanın davacı ticari tefterlerinde kayıtlı olduğu, bu hizmet karşılığında Davalıdan 2015 yılında toplam 25.000 TL, 2016 yılında da 10.000 TL Banka havalesi ile tahsilat yapıldığı, Her ne kadar davacı kayıtlarında, Davacının davalıdan bakiye alacağı 36.600 TL olarak tespit edilmiş ise de, 800.00 TL'lık ek hizmetin davacı tarafından ispatına ihtiyaç olduğu, davacının Fatura öncesi yapmış olduğu Tahsilatlar sonrasında, Söz konusu Danışmanlık Hizmetine ilişkin Faturadan Bakiye Kalan alacağının: 70.800TL- 35.000 TL= 35.800 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalının 2016 yılı Ticari defter kayıtlarında 2016 yılında fatura tarihinden sonra Olmak üzere 30.10.2016 tarihinde 23.000 TL'lık Havale bedelinin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafından davacı şirkete banka havalesi ile 21/08/2015 tarihinde 24.000TL, 02.11.2015 tarihindeki 1.000 TL, 10/09/2016 tarihinde 10.000TL, 30/10/2016 23.000TL olmak üzere toplam 58.000 TL ödemenin ticari defterlerde kayıtlı olduğu, Banka ödeme dekontları ve davalı ticari defterlerinden tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen 26.10.2016 tarih 337579 seri nolu KDV dahil 70.800 TL bedelli Faturaya davalı tarafından itiraz edildiği ve söz konusu faturanın davalı Ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından, Davalı tarafından davacıya yapılan 58.000 TL bedel üzerinden alacaklı durumda olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen 70.800.00 TL bedelli fatutra içeriği Danışmanlık Hizmetinin davacı tarafından yapıldığının kabulü halinde Davalının Davacıya: 70.800.00 TL — 58.000 TL =12.800.00 TL borçlu kaldığı sonucuna varılır. Dosyaya sunulu, mail yazışmalarında Dava konusu Bodrum ve Kocaeli GES Projelerinin de içinde olan ve Davalı tarafından gerekleştirlecek GES Projelerine ilişkin mail yazışmalarında, Projelendirme aşamaları ve bu projeler için alınan teklifler, TEDAŞ, SGK vb kurumlara yapılan veya yapılacak başvurulara ilişkin ilgililer arasındaki yazışmalara yer verilmiş olduğu görülmüştür.\" şeklinde mütalaa olunmuştur. Bilirkişi heyetinden alınan 11/09/2019 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; kök rapordaki sonuç ve kanaatlerin değişmediği, SMMM bilirkişi 29/09/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davalı tarafından davacı şirket sahibinin eşi ... hesabına yapılan 23.000 TL'lık ödeme ile ilgili olarak dava dışı ...’ün neye karşı kendisine ödendiğinin ispata muhtaç olduğu mütalaa olunmuştur. İstinaf itirazlarının incelenmesi Davacı vekili,  dava dilekçesinde delil olarak icra dosyası ve faturaya dayanmıştır. Dilekçeler teatisi aşamasında başkaca delil sunmamıştır. Davalının fatura tarihinden önce yaptığı ve taraflar arasında ihtilafsız olan toplam 35.000,00TL'lik ödemenin sözleşme gereği ödemesi gereken avans ödemesi olduğunun kabulü gerekmektedir. Mahkemece bilirkişi raporuna göre davacının asıl alacak miktarınca alacaklı olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalının, ihtilaf konusu faturaya ilişkin hizmet verilmediği savunması, dava konusu faturanın davalının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespiti ile somut olay yönünden hizmetin verildiği ve fatura nedeniyle alacaklı olduğu hususunda ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkemece ön inceleme duruşmasında ''HMK 140/5. Madde kapsamında; yan vekillerine daha evvel dilekçeleriyle dayanıp ibraz etmedikleri yada getirilmeyen delilleri varsa, ibraz etmek ve ilgili yerlere teskere yazdırmak üzere iki hafta kesin süre verilmesine, kesin sürenin hukuki sonuçlarının ihtarına'' şeklinde ara karar kurulması üzerine davacı vekili, 02/01/2018 tarihli delil listesi sunarak dava dilekçesinde dayanmadığı belgeleri ve mail yazışmaları ibraz etmiştir.   Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun \"Dava dilekçesinin içeriği\" başlıklı 119. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde  \"Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri\"nin gösterilmesi gerektiği düzenlendiği gibi \"Cevap dilekçesinin içeriği\" başlıklı 129. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de \"Davalının savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri\"nin bulunması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere davacı dava dilekçesinde talep sonucunu haklı göstermeye yarayan yani davanın temelini oluşturan maddi vakıaları yazmak zorundadır. Aynı ilke uyarınca davalı da cevap dilekçesinde savunmasının dayanağını oluşturan vakıaları sunmak zorundadır. Böylece davacı iddiasını, davalı da savunmasını somutlaştırmış olacaktır.  Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 317. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, basit yargılama usulünde, dava ve cevap dilekçesi dışında cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verilemez. Bu çerçevede, taraflar dilekçeleriyle birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek, ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de, bunların bulunabilmesini sağlayacak bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadırlar (m. 318). Dilekçe sayısı, bu usulde görülecek işlerin basit olması ve kısa sürede karara bağlanmasını sağlamak amacıyla sınırlandırıldığından, birer defa dilekçe vermek durumunda olan tarafların daha dikkatli davranmaları gerekmektedir. Basit yargılama usulünde iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı, yazılı yargılama usulünden farklı olarak dava açılmasıyla ve cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar (m.319).  Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 322. maddesi atfı ile basit yargılama usulünde de uygulama alanı bulan HMK’nın “Ön İnceleme duruşması” başlıklı 140. maddesinin 5. fıkra; “139 uncu madde uyarınca yapılan ihtara rağmen dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmayan veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Burada vurgulanması gereken husus özellikle 140. maddede “dilekçelerinde gösterdikleri” ibaresinin kullanılmış olmasıdır. HMK’nın 140. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere taraflar, delil olarak dayandıkları belgeleri dilekçelerine ekleyerek vermek ya da başka yerden getirilecekse, bunu belirtmek zorundadırlar. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas no: 2020/(22)9-700 Karar no: 2022/207, 24.02.2022) Uyuşmazlık, davacının, davalıya takibe konu faturadaki hizmetleri sunduğunu kanıtlayıp kanıtlamayamadığından kaynaklanmaktadır. Davalı taraf, faturaya konu hizmeti almadığını ileri sürmektedir. Fatura düzenlenmesi, hizmetin ifa edildiği anlamına gelmemektedir. HMK 119. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi gereği davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini göstermesi, bu çerçevede, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirtmesi, bildirmesi, ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de, bunların bulunabilmesini sağlayacak bilgilere dilekçelerinde yer vermeleri bir zorunluluktur.(m. 318). Bu bağlamda; davacının dava dilekçesinde hizmeti verdiğine dair delillerini sunması gerekmektedir.Yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere göre; basit yargılama usulüne tabi yargılamada davacının dava dilekçesinde belirtmediği ve sunmadığı belgeleri, hizmet verdiğini kanıtlamak üzere tahkikat aşamasında sunması yasal olarak mümkün değildir. Bu durumda davacı davasını ispatlayamamıştır. Mahkemece davacının faturaya konu hizmeti sunup sunmadığının değerlendirilmesi ve sonuç itibari ile davacı delillerinin süresinde ibraz etmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacı defterlerindeki kayıtları esas alarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, \"Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ...\" duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun  kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/264 E. 2020/564 K. Sayılı 20/11/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2- Davanın REDDİNE, 3-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden, a-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 442,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 15,27 TL'nin istemi halinde davacı tarafa iadesine, b-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, d-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, 3-İstinaf İncelemesi Yönünden; a-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 511,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 123,80 TL'nin istemi halinde davalı tarafa iadesine, c-Davalı tarafça sarf edilen 638,70 TL (istinaf harç ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine, d-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına, e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45511f0134378321","SID":"79ca796c16af7464"}}