{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/664 <br>KARAR NO: 2024/550<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2017/1162 <br>KARAR NO: 2020/833 <br>DAVA TARİHİ: 13/10/2017<br>KARAR TARİHİ: 08/12/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 24/04/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yana ait Ankara ili, Kazan İlçesi, ... (...) Mahallesinde ... Mevkii ... pafta ... parselde yer alan taşınmaz ile ilgili imar uygulaması ve parselasyon hizmetinin verilmesi ile hususunda taraflar arasında anlaşmaya varıldığını, davacının tüm işleri yerine getirdiğini, davacı tarafından ödenmiş olan 6.490,96 TL belediye harcı, 582,71 TL kadastro harcı ile davacının harita ve kadastro asgari ücret tarifesine göre hak ettiği 45.676,60 TL ücret alacağı olmak üzere toplam 52.750,27 TL bedel için Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 05/05/2017 tarihinde icra takibi başlatıldığını, borçlunun yetki ve borca itiraz ettiğini, yetki itirazı kabul edilerek 23/05/2017 tarihinde dosyanın Beykoz İcra Müdürlüğüne gönderilmesinin talep edildiğini, asıl borç miktarının davalı tarafından 06/06/2017 tarihinde ödendiğini, dosyanın ise 18/09/2017 tarihinde Beykoz İcra Müdürlüğünün ... E. sırasına kaydedildiğini, borçlu vekiline 25/09/2017 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğini, yasal süre içerisinde borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, yetkili icra dairesinde yapılan takibin yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibin devamı olduğunu, bu nedenle takip talebinden sonra yapılan ödemeler için müvekkilinin icra ferilerine hak kazanacağını ve davalının faiz, icra masrafları, vekalet ücretinden sorumlu olduğunu, takibin 416,22 TL işlemiş faiz, 31,40 TL başvurma harcı, 1.197,43 TL tahsil harcı, 263,75 TL peşin harç, 4.614,40 TL icra vekalet ücreti olmak üzere 6.523,20 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın kabulü ile 6.523.20 TL üzerinden davalının itirazın iptaline, davalının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili icra dairesi tarafından borçlu asile tebligat yapılması gerekirken vekile yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, bu nedenle usulüne uygun bir ödeme emri tebliği olmadığından koşulları oluşmayan davanın reddi gerektiğini, davacı yana 06/06/2017 tarihinde asıl alacak bedelinin ödendiğini, huzurdaki davaya konu Beykoz İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinin 25/09/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, ödeme emri tarihinden önce borcun ödenmesi nedeniyle davalının davacıya borçlu bulunmadığını, asıl alacak ödenmesine rağmen yeniden aynı alacak için ödeme emri tebliğ edilmesiyle aynı alacağın ikinci kez tahsil gayesiyle hareket edildiğini ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak haksız bir istem olduğunu, takip talebinde borcun sebebini ortaya koyacak bir belge sunulmadığını ileri sürerek davanın reddini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında vekalet ilişkisine dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasında vekalet ilişkisinin bulunduğu ve ana paranın takip tarihinden sonra davalı borçlu tarafça 06.06.2017 tarihinde ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın ana para ödemesinden sonra davalının takip dosyasında talep ettiği takip tarihi 05.05.2017 ile ödeme tarihi 06.06.2017 tarihine kadar işlemiş feri alacaklar yönünden takibe devam edilip edilemeyeceği olduğu, davacının takip dosyasında talep edebileceği başvurma, peşin ve tahsil harcı, vekalet ücreti ve 05.05.2017-06.06.2017 tarih aralığı işlemiş faiz alacağının toplam 6.523,20 TL olduğu, asıl alacağın takipten sonra ödenmesi nedeniyle davalının asıl alacağın ferilerini ödemekle yükümlü bulunduğu...\" gerekçesiyle, \"1-Davacının davasının KABULÜ İLE; Beykoz İcra müdürlüğünün ... takip sayılı icra dosyasına feri alacaklar toplamı olan 6.523,20 TL lik kısma davalının yaptığı  itirazın İPTALİNE; takibin aynen devamına, 2-İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrarla, mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı tarafından 05/05/2017 tarihinde Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 52.750,27 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle davalı borçlu hakkında takip başlatılmıştır. Takip talebinde borcun sebebi \"Ankara ... Noterliğinin 05.06.2012 tarihli ... yevmiye numaralı işlemi ile müvekkile verilen vekaletnamedeki işlemlerin yerine getirilmesine rağmen, müvekkilin ödenmeyen 6.490,96 TL belediye harcı, 582,71 TL kadastro harcı ve harita ve kadastro mühendisleri odası asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 45.676,60 TL ücret alacağı 52.750,27 TL\" şeklinde açıklanmıştır. Ödeme emri davalı şirkete 15/05/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından 18/05/2017 tarihinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz edilmiştir. Davacı vekili 23/05/2017 tarihinde yetki itirazını kabul ettiklerini beyan ederek dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep etmiş, bu arada davalı tarafından 06/06/2017 tarihinde 52.750,27 TL alacak tutarı banka hesabına EFT yoluyla ödenmiştir. Davacı vekili tarafından yetki itirazının kabul edilmesi sebebiyle dosya, Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün 15/06/2017 tarihli yazısı ile Beykoz İcra Müdürlüğü'ne gönderilmiş, 18/09/2017 tarihinde Beykoz İcra Müdürlüğünün ... E. sırasına kaydedilerek 19/09/2017 tarihinde 52.750,27 TL alacak üzerinden yeniden ödeme emri düzenlenmiş ve borçlu vekiline ödeme emri 25/09/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekilinin ise 29/09/2017 tarihinde ödeme emrinin vekil olarak taraflarına değil şirkete tebliğ edilmesi gerektiğinden tebligatın usulsüz olduğunu, alacağın herhangi bir dayanağı olmadığını, davacının vadesi gelmiş talep edilebilir bir alacağı bulunmadığını, hizmet verildiğinde ilişkin fatura, makbuz vs bir belge sunulmadığını beyan ederek yasal süre içerisinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Eldeki dava ise asıl alacak tutarı ödendiğinden, takibin 416,22 TL işlemiş faiz (05/05/2017-06/06/2017 arası yasal faiz), 31,40 TL başvurma harcı, 1.197,43 TL tahsil harcı, 263,75 TL peşin harç, 4.614,40 TL icra vekalet ücreti olmak üzere 6.523,20 TL üzerinden devamına karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Takibe konu asıl alacağın ödendiği taraflar arasında ihtilafsızdır. Uyuşmazlık ise; yetkisiz icra dairesinde başlatılan icra takibi nedeniyle takip tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faiz, icra takip harçları ve vekalet ücretinden davalının sorumlu olup olmadığı ve bu talep kalemleri yönünden itirazın iptaline karar verilip verilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Davalı vekili tarafından öncelikle, yetkili icra dairesince ödeme emrinin asil yerine vekile tebliğinin usulsüz olduğu ileri sürüldüğünden, bu itirazın incelenmesi gerekmiştir. İcra dosyalarının aşamaları yukarıda özetlenmiş olup, yetkisiz icra dairesinde çıkartılan ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekili tarafından sunulan yetki itirazının kabul edilmesi sonucu yetkili icra dairesince yeniden düzenlenen ödeme emrinin, itiraz eden borçlu vekiline tebliğinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Zira Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarıyla da vekile tebligat yapılması gerektiğine işaret edilerek Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2023 tarihli 2022/10166 E. 2023/2868 K. sayılı ilamında; \"...HMK’nın 73, 81, 82, 83., Avukatlık Kanunu'nun 41., Tebligat Kanunu'nun 11. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunludur. Anılan bu düzenlemeler gereğince tebligatın vekile yapılması ile yasal süreler işlemeye başlar, yine bu tarihe göre takip kesinleştirilerek takibe devam işlemleri yapılır.... Dairenin yerleşik içtihatları gereğince yetkili icra dairesinde başlatılan takip, yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibin devamı niteliğinde sayıldığından ve yetkisiz icra müdürlüğünde başlatılan takipte borçlunun vekili bulunmakla, yetkili icra müdürlüğünce gönderilen ödeme emri tebligatının yukarıda yazılı mevzuat gereğince borçlunun vekiline tebliğ edilmesi gerekir ise de, ödeme emrinin asile tebliğ edilmiş olması usulsüz olmayıp, vekile de tebliğ edilmemesi noktasında tebliğ işlemi eksikliği söz konusudur. Takibin kesinleştirilmesi ve takip işlemlerinin devamı için ödeme emrinin borçlunun takip dosyasına vekaletnamesini sunan vekiline tebliği gereklidir...\" şeklinde açıklanmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin ödeme emrinin tebliğine yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. Somut davada takibe konu edilen alacak, yetkisiz icra dairesinde başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrinin tebliğinden sonra ödendiği için faiz, vekalet ücreti ile icra masrafları yönünden davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu açıktır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22/09/2014 tarih ve 2014/9975 E. 2014/13898 K. sayılı ilamında ''...Davalı takipten sonra icra takibine konu edilen asıl alacağı ödemiş olup davacı da asıl alacağın ödendiğini ileri sürerek, takip masrafı, takip tarihinden sonra işleyecek faiz ve vekalet ücreti gibi borcun ferileri yönünden itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl alacak ödenmiş olsa bile, davalının itirazıyla takip durduğundan davacının takip giderleri, faiz ile vekalet ücreti yönünden itirazın iptalini istemesinde hukuki yararı vardır. Mahkemece, asıl alacak ödendiğinden miktar belirtilmeksizin davalının itirazının takip masrafı, takip tarihinden sonra işleyecek faiz ve vekalet ücreti yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmemiştir.'', Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 14/12/2016 tarihli 2015/13905 E. 2016/15766 K. sayılı ilamında;  \"...Davacı taraf davalıdan sattığı mal bedelinden bakiye kalan alacağının tahsili için 24/09/2010 tarihinde icra takibi başlatmış ve 22.906,20 TL asıl alacak olmak üzere işlemiş faiziyle birlikte toplam 24.187 TL talep etmiştir. Borçlu ödeme emrinin tebliğinden önce asıl alacak tutarını 22/09/2010 tarihinde ödemiş olup dava takipte talep edilen işlemiş faiz ve fer'ilerine yapılan itiraz üzerine açılmıştır. İcra takibindeki fer'iler yönünden hesaplama İcra Müdürlüğü tarafından yapılır. Bu durumda takibin , asıl alacağın ödendiği tarihe kadar işlemiş faiz ve yargılama giderleri yönünden devamına imkan sağlayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. <br>SONUÇ: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 no'lu bendinin karardan çıkarılarak yerine ''Davanın kısmen kabulü ile borçlunun Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın asıl alacağa takip tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz işletilmesi, takip gideri ve vekalet ücreti yönünden iptaline, fazla istemin reddine'' kelimelerinin yazılmasına ve kararın düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA...\" dair karar verilmiştir. İİK'nın 15.maddesinde kanunda aksine düzenleme olmadığı müddetçe bütün harç ve masrafların borçluya ait olduğu, yine İİK'nın 59.maddesinde takip masraflarından borçlunun sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Yetkili icra dairesinde başlatılan takip, yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibin devamı niteliğinde sayıldığından, somut olayda davalının takip tarihi olan 05/05/2017 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir. Davalı, takip tarihinden önce borcu ödemeyerek, icra takibi başlatılmasına sebebiyet verdiğinden davacı, asıl alacağın fer'isi mahiyetinde olan ödeme tarihine kadar işleyen faiz, icra masrafları, icra vekalet ücreti gibi alacaklar yönünden işbu dava konusu edilen talebinde haklıdır. Ancak icra takibindeki fer'iler yönünden hesaplama İcra Müdürlüğü tarafından yapılacağı için mahkemece alacak miktarı belirtilmeden hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf talebinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de dosya, yetkili icra dairesine gönderilmeden takibe konu edilen alacak tutarının ödendiği sabit olup bu durumda icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin ise HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1162 E. 2020/833 K. sayılı ve 08/12/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE, a-Davanın KABULÜ ile; asıl alacağa takip tarihi olan 05/05/2017 tarihinden, ödeme tarihi olan 06/06/2017 tarihine kadar işleyecek yasal faiz, takip gideri ve vekalet ücreti yönünden İTİRAZIN İPTALİ ile TAKİBİN DEVAMINA, b-İcra inkar tazminatı isteminin REDDİNE, 3-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden; a-Alınması gerekli karar harcı 445,59 TL’den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 112,00 TL’nin mahsubu ile 333,59 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafça yatırılan 112,00 TL peşin harç, 36,00 TL ilk dava masrafı, 173,00 TL tebligat-müzekkere gideri, 750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.071,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, c-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, ç-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 6.523,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine, 4-İstinaf yargılaması giderleri yönünden; a-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının ayrı ayrı Hazineye gelir kaydına, b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafça yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafça yatırılan 111,39 TL'nin mahsubu ile bakiye 316,21 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, ç-Davalı tarafından sarfedilen 273,49 TL istinaf harçları ve 48,50 TL yargılama giderleri olmak üzere toplam 321,99 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, e-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine, f-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51d3bc16e37ccc73","SID":"bba4d038ad709518"}}