{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/696 <br>KARAR NO: 2024/629<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL AND. 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/11/2020<br>ESAS NO: 2019/96 <br>KARAR NO: 2020/604<br>DAVA: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 28/03/2019<br>KARAR TARİHİ: 08/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı kooperatif tarafından 18/01/2015 tarihli 2014 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan karar gereğince borçluya ait ödenmeyen üye aidat alacağının ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı ile takibin durdurulduğunu, sonuç olarak davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının maliki olduğu daireyi, bir başka kooperatif üyesinden üyeliğini devralmak suretiyle mülk edinmediğini, davalının bir emlak komisyoncusu (... satış ofisi) aracılığıyla bir daire satın aldığını, satın aldığı dairenin kooperatife ait diarelirden biri olmakla birlikte, kooperatifin maliki olduğu fazla diarelerden biri olduğuna ancak satış sonrasında vakıf olduğunu, bu daireye, kooperatifin amaç ve kuruluş ilkeleri dışında, diğer üyelerden farklı olarak ciddi ve tek kalemde bir ücret ödediğini ve satın aldığı dairenin bir kooperatif dairesi olduğunu dahi, ancak satış sonrasında tapusunu eline aldığında öğrendiğini, satışı yapan emlak komisyoncusu yetkilisi, satıştan birkaç hafta sonra davalının çalıştığı işyerinde ziyaret ettiğini ve eksik bir takım evraklar olduğunu söyleyerek davalının bunları imzalamasını talep ettiğini, davalının kendisine sunulan evrakların, kooperatif üyeliğine ilişkin olduğunu gördüğünü ve hiçbir evrakı imzalamadığını, davalı yanın davacı kooperatif ile ilgili hiçbir belge imzalamadığı ve hiçbir yükümlülüğü kabul etmediğini, arz ve izah olunan nedenler ile davanın reddine, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve aynı alacağın tahsiline ilişkin İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını bu nedenle derdestlik itirazında bulunmuş,  bu nedenle davanın reddini arz ve talep etmiştir.   <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Dava, davacı kooperatif üyesi olan davalının kooperatife olduğu iddia edilen aidat borcunun tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup İİK 67 vd maddelerine dayanmaktadır. Yapılan yargılama sonucunda dosya kapsamındaki delillere, kooperatif kayıtlarına, icra takip dosyasına göre davacı tarafından 18/101/2015 tarihli 2014 yılı olağan genel kurul kararları uyarınca alınması gereken 17.112,00 TL aidat alacağı ve 6.183,14 TL işlemiş faizin tahsili  için icra takibi başlatıldığı, davalı kooperatifin ticaret sicil kayıtları, davalıya tahsis edilen taşınmaza ait  tapu kayıtları ve bütün deliller cep olunmuş ve bilirkişiden rapor alınmış olup,  alınan bilirkişi raporuna göre davalının halen kooperatif üyesi olduğu genel kurul kararı uyarınca toplam 17.112,00 TL nin peşin veya her ayın 15 inde ödenmesinin kararlaştırıldığı ve asıl alacağa takip tarihine kadar 6.393,09 TL faiz işlediği, genel kurul kararının usulüne uygun olarak alındığı ve davalının kooperatif ortağı olduğu sabit olmakla kooperatif genel kurulunca alınan bu karar doğrultusunda aidat borcundan ve bu borcun işlemiş faizinden sorumlu olduğu, davalı icra takibine itirazdan sonra davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını iddia etmiş ise de davalının takibe itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmediği bu nedenle 1 yıllık hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.  Davalı derdestlik itirazında bulunmuş olup İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2115 Esas ve 2015/1099 sayılı kararı ve bu davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyalarının incelenmesinde takibe konu alacağın dayanağının 15/12/2013 ile 15/04/2014 tarihleri arasında ait aidat alacağının tahsiline ilişkin olduğu, huzurdaki davanın ise 18/01/2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar uyarınca aidat alacağının tahsiline ilişkin olduğu bu nedenle davalının derdestlik itirazının da yerinde olmadığı genel kurul kararı uyarınca alacağın likit ve belirlenebilir olduğu icra inkar tazminatı hüküm ve koşullarının oluştuğu ve davalının kooperatif ortağı olduğu ve genel kurul kararı uyarınca takip konusu aidat borcundan ve işlemiş faizden sorumlu olduğu   sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava kooperatif aidat bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasının celbolunarak yapılan incelenmesinde ; davacı kooperatif tarafından davalı aleyhine 22/08/2017 tarihli takip ile 17.112,00 TL  aidat alacağı ve 6183,14 TL işlemiş (yasal aylık %1,50) faiz açıklaması ile alacağın tahsili için genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, takibin dayanağının 18/01/2015 tarihli 2014 yılı olağan genel kurul kararı gereği ödenmesi gereken üye aidat bedeli olduğu, aidat dönemlerinin 2015-3. ay ila 12. ve 2016- 1. ve 2. aylar olduğu, davalının yasal süresi içerisinde takibe itiraz ettiği, takibin durduğu görülmüş olup, davalı tarafından 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı iddia edilmiş ise de icra dosyasında davalının takibe itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmediği, bu bağlamda davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.  Çekmeköy Tapu Müdürlüğünden ...-... parsel ... blok bağımsız bölüm no:... bölüme ilişkin tapu kayıtları celp edilmiş tapu kayıtlarının incelenmesinde bağımsız bölümün 16/03/2007 tarihinde ''diğer tahsisler'' edinme sebebi ile davalı ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Mahkemece bir mali müşavir ve bir kooperatif uzmanı bilirkişiden alınan raporda  özetle; davacı kooperatif defterlerinin incelenmesi sonucu davalı yanın ... blok ... nolu dairenin maliki olduğu ve davacı kooperatif defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalı yandan 43.227,00 TL alacaklı olduğu, takip dayanağının 18/01/2015 tarihli 2014 yılı olağan genel kurul kararı gereği ödenmesi gereken üye aidat bedeli olduğu, ticari defterlerinde 43.227,00 TL alacaklı olmasına rağmen bu bedelin sadece 18/01/2015 tarihli 2014 yılı olağan genel kurul kararıyla doğan 17.112,00 TL sinin takibe konu edildiği, davalının davacı kooperatifin ... blok .. nolu dairesinin maliki olduğunun sabit olduğu, 18/01/2015 tarihli genel kurulun 13. Maddesinde 2015 yılında yapılacak faaliyet ve işler için hazırlanan tahmini bütçenin görüşüldüğü pay başına 01/03/2015 tarihine kadar 14.506,16 TL peşin olarak veya 15/02/2015 tarihinden itibarin 12*1426=17.117,00 TL ödeme yapılmasının 4 ret oyuna karşı 40 kabul oyu oy çokluğu ile kabul edildiği, genel kurul kararının usulüne uygun olduğu ve davalının sorumlu olduğu, genel kurulun 14. Maddesinde belirlenen 17.117,00 TL için davacının talepte bulunmasının haklı olduğunu, faiz yönünden yapılan değerlendirmede genel kurul toplantı tutanağının 14. Maddesinde 15/02/2015 tarihinden itibaren ödeme yapılmasının kabul edildiği, davalının aidat borcu için takip eden her ayın 16. gününde temerrüte düştüğü, yapılan hesaplama sonucu davacının talep edebileceği faiz tutarının 6.393,09 TL olduğu, davacı tarafından ise takip talebi ile 6.183,14 TL faiz talebinde bulunduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir. Mahkemece davalının rapora itirazları kapsamında davalının davacı kooperatife üye olup olmadığı, üye ise hangi tarihte üye olduğu yönünden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişinin dosyaya sunmuş olduğu 29/06/2020 tarihli ek raporunda davacı kooperatifin 24/03/2007 tarihli Genel Kurul Toplantısına ilişkin Hazirun cetvelinin 181. Sıra numarasında davalı ... Zorluların ortak olarak adının mevcut olduğu ve davalı tarafından ortak  sıfatıyla asaleten imzalanmış olduğu ve kooperatifin 24/03/2007 tarihli genel kurul toplantısına ortak sıfatıyla katıldığı, Üsküdar ... Noterliği tarafından onaylı yönetim kurulu karar defterinde davalının kooperatif yönetim kurulunun 16/03/2007 tarihli ve 313 sayılı yönetim kurulu kararıyla \"... ... Blok ... Kat ... nolu daireye ortaklık  müracaatına, müracaat dilekçeleri yönetim kurulunca oy birliğince kabul edilmiştir\" şeklinde olduğu, davacı kooperatifin ortağı sıfatıyla tapuda  taşınmazın intikal ettirdiği, bu kapsamda davalı ...ların 16/03/2007 tarihinden dava tarihine kadar davalı kooperatifin ortağı sıfatını taşıdığı, yönünde rapor tanzim edilmiştir. Davalının derdestlik itirazında bulunduğu İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2115 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde dava konusu takibin 24/04/2014 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar gereğince ödenmeyen üye aidat alacağının tahsiline ilişkin itirazın iptali davası olduğu, davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında ödeme emrinin incelenmesinde davalı borçlunun ... olduğu, takip konusu alacağın ise 15/12/2013 ile 15/04/2014 tarihleri arasına ait aidat alacağına ilişkin olduğu görülmüştür. Her iki davaya konu aidat alacakları farklı dönemlere ilişkin olduğundan davalının derdestlik itirazının reddine karar verilmesi doğru olmuştur.Davalının kooperatif üyesi olmadığına yönelik itirazı bulunmaktadır. Kooperatifler Kanunun 8/1 maddesinde ''Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler kooperatif ana sözleşmesi hükümlerinin bütün hak ve ödevleri ile birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar, kooperatif ortaklığına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteyen, bu hükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi halinde değer taşır.'' hükmü yer almaktadır. Yukarıda belirtmiş olduğu üzere kooperatife katılmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin öncelikle kooperatif yönetim kuruluna yazılı olarak başvurması gerekmektedir. Kural olarak ortaklık için sözlü başvuru geçerli olmadığı gibi, hiçbir başvuru olmaksızın yönetim kurulunun bir kişiyi ortak olarak kabul etmesi de mümkün değildir. (bkz. Mahmut Coşun, Kooperatifler Hukuku, s:115) Ancak, uygulamada yazılı ortaklık başvurusu ile ilgili bir karar alınmamakta ya da alınan karar ilgiliye tebliğ edilmemektedir. Bu durumda başvurudan sonra kooperatif ile ortak arasında seyreden ilişkiye göre bir sonuca varmak gerekir. Şöyle ki; eğer başvurudan sonra başvuranla kooperatif arasında diğer ortaklar gibi bir hukuki ilişki başlamış ise, ortaklığın zımmen benimsendiği kabul edilmelidir. Örneğin başvuran kişi peşinat yatırmış, normal aidatları yatırmaya devam etmiş, genel kurul toplantılarına davet edilmiş ve bu toplantılara kabul edilmiş, kooperatif üye sıfatıyla yazışmalar yapılmış, konut tahsis edilmiş veya tamirat ve tadilat yapmasına izin verilmişse bu kişi hakkında yönetim kurulunun ortaklığa kabul kararı olmasa bile kişinin eylemli olarak ortak olduğunun kabulü zorunludur. (Coşkun Mahmut, Kooperatifler Hukuku, sayfa:125,126) Davaya konu somut olayda; bilirkişi ek raporunda tespit edildiği üzere davacı kooperatifin 24/03/2007 tarihli Genel Kurul Toplantısına ilişkin Hazirun cetvelinin 181. Sıra numarasında davalı ...ların ortak olarak adının mevcut olduğu ve davalı tarafından ortak  sıfatıyla asaleten imzalanmış olduğu, davalının kooperatifin 24/03/2007 tarihli genel kurul toplantısına ortak sıfatıyla katıldığı, Üsküdar ... Noterliği tarafından onaylı yönetim kurulu karar defterinde davalının kooperatif yönetim kurulunun 16/03/2007 tarihli ve 313 sayılı yönetim kurulu kararıyla ortaklığa kabul edildiği, davacı kooperatifin ortağı sıfatıyla tapuda  taşınmazın intikal ettirdiği anlaşılmakla davalının kooperatif üyesi olduğunun kabulü ve aidat borçlarından sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 292,23 TL'nin mahsubu ile bakiye 135,37 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4218de2f9777e7e9","SID":"a1cc0cb58df0b930"}}