{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/881 <br>KARAR NO: 2024/648<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2022/148 Esas<br>KARAR NO: 2023/73<br>KARAR TARİHİ: 19/01/2023<br>DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)<br>KARAR TARİHİ: 08/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesi ile;  müvekkilinin ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle, İİK 285 ve TTK 286 maddeleri hükümleri gereği müvekkili hakkında alacaklarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacı ile konkordato mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece,  \" Şahış, şirket ortağı bakımından Konkordato talep eden ...'a ait mal varlıklarının projelerde belirtildiği üzere satış yapılmak suretiyle şirkete özkaynak olarak sunulması yönünde işlemlerin gerçekleştirilmemesi halinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı anlaşılmış gelinen süreçte  tespit ediliği gibi ... Sistemleri Ltd. Şti.'nin projesinde belirtilen brüt satış tutarına ulaşamadığı, sunulan mali veriler ışığında ... A.Ş.'nin projesinde belirtilen brüt satış tutarına ulaştığı, sunulan mali veriler ışığında firmaların projelerinde belirtilen karlılık tutarına ulaşamadığı, ticari faaliyetin devamlılığı açısından dükkan kirası ile Vergi ve SGK borçlarının ödenmediği, Personel ücretlerinin, elektrik, telefon vb.diğer masraflarının düzenli olarak ödendiği, ... Kiralama şirketine sat geri kirala yöntemi ile devredilen arsa üzerinden kullanılan kredi tutarının düzenli ödenmesi nedeniyle kredi borcunun azaldığı, konkordato talep eden ...'a ait mal varlıklarının projelerde belirtildiği üzere geçen uzun süreye rağmen satış yapılmak suretiyle şirkete özkaynak olarak sunulması yönünde  işlemlerin gerçekleştirilmediği yine projede beklenen kârlılık oranına ulaşılamadığı, konkordato talep eden şirket ortağının konkordato projesinin başarıya ulaşması için kendisinin de fedakârlık yaparak şirkete sermaye artışı sağlayacağını ve gayrimenkullerin bir kısmını nakde çevirmek suretiyle yine şirkete nakit akış sağlayacağını beyan ve taahhüt ettiği; bu kapsamda sermaye artırım işlemlerinin gerçekleştiği ancak bunun tek başına yeterli olmadığı anlaşılmakla gayrimenkuller için görüşmelerin yapıldığı ancak somut bir adım atılmadığı şirketlerin kaydi ve rayiç  olarak borca batık durumda olmadığı dikkate alınarak açıklanan tüm bu nedenlerle  borçlunun devam eden süreçlerde ve kesin mühlet içinde  alacaklılara ödeme imkanının olmaması ve söz konusu borcun kaynaklarla orantılı olmadığı bu haliye projenin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı \" gerekçesiyle davacıların konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Karar gerekçesinde  yer verildiği üzere müvekkil ... A.Ş, projede belirtilen brüt satış tutarına ulaştığını, personel ücretlerini, elektrik, telefon vb.diğer masraflarını düzenli olarak ödediğini, ... Kiralama şirketine sat geri kirala yöntemi ile devredilen arsa üzerinden kullanılan kredi tutarını düzenli ödemesi nedeniyle kredi borcu azaldığını, öte yandan müvekkil şirket ortağı, müvekkil ..., projenin başarıya ulaşması adına şahsi fedakarlıkta bulunarak kendi mülkiyetinde bulunan gayrimenkullerin satış sureti ile paraya çevrilerek gerek nakdi gerek ayni olarak, şirkete sermaye sağlanması hususunda faaliyetlerde bulunduğunu, müvekkil ...'ın, projenin başarıya ulaşması adına yaptığı söz konusu şahsi faaliyetleri, başarılı şekilde devam etmekte iken işbu hatalı yerel mahkeme kararı ile sekteye uğradığını, bu minvalde gelinen aşmada müvekkillerin projenin başarıya ulaşması adına kat ettiği aşamalar ve devam eden olumlu seyir, sarf edilen tüm bu emek enerji ve zaman göz önüne alındığında yapılacak istinaf incelemesi neticesinde hatalı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK.nun 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir. Borçlu şirketlerin, dava tarihi itibariyle İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'na kayıtlı olduğu ticari merkezi ile borçlu gerçek şahsın yerleşim yerinin  Başakşehir/İstanbul adresinde bulunduğu, davanın İİK.nun 285/3 ve 154/1.maddesinde öngörülen yetkili mahkemede açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacılar vekilinin vekaletnamesinde eldeki davayı açmak üzere özel yetkisine istinaden konkordato geçici  mühleti verilmesi talebi üzerine davacılar hakkında 14/02/2022 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verilmiş ve 2 kişilik bir komiser heyeti oluşturulmuş, 14/05/2022 tarihinde geçici mühletin 2 ay süre ile uzatılmasının akabinde 14/07/2022 tarihinden itibaren bir yıl süre ile kesin mühlet verilmiş, Komiser Heyetinin son raporundan sonra 19/01/2013 tarihli duruşmada davacıların konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Mahkemece atanan kesin mühlet konkordato komiser heyetinden alınan 17/01/2023 tarihli nihai raporda, \" Konkordato talep edenlerin faaliyetinin ana konusu belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda telekomünikasyon teçhizatının perakende ticareti (telefon, cep telefonu, faks vb.) şeklinde olduğu, kefalet ödemeleri nedeniyle hem şahıs olarak icra baskısı altında bulunulması; hem de işletme sermayelerini ortak olarak destekleyemediği için yetersizlik oluşturmuş olduğu, ilaveten çalışma performansının bu süreçlerden negatif etkilenmesi, bu suretle ödemelerin desteklenmemesi, nakit akışını sağlamak adına yüksek finansman maliyetleri ile kullanılan kredilerin de ödenemez hale gelmiş olduğu, Şirketlerin ön projesinde Gelir Tablosu Projeksiyonunda bu öngörülerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hususundaki raporumuzun XI1-6 alt bendinde yapılan hesaplama doğrultusunda 01.01.2022- 31.12.2022 tarihi itibariyle kar ile kapatıldığı, projede beklenen kârlılık oranına ulaşılamadığı, ticari faaliyetin devamlılığı açısından dükkan kirası ile vergi ve SGK borçlarının ödenmediği, personel ücretlerinin, elektrik, telefon vb.diğer masraflarının düzenli olarak ödendiği, ... Kiralama şirketine sat geri kirala yöntemi ile devredilen arsa üzerinden kullanılan kredi tutarının düzenli ödenmesi nedeniyle kredi borcunun azaldığı, Konkordato talep eden şirket ortağının konkordato projesinin başarıya ulaşması için kendisininde fedakârlık yaparak şirkete sermaye artışı sağlayacağını ve gayrimenkullerin bir kısmını nakde çevirmek suretiyle yine şirkete nakit akış sağlayacağını beyan ve taahhüt ettiği, bu kapsamda sermaye artırım işlemlerinin gerçekleştiği, Tarafımıza sunulan mali veriler ile komiser heyetimizce hazırlanan 31.12.2022 tarihli rayiç değer bilançosuna göre hesaplandığı ve şirketlerin rayiç olarak borca batık durumda olmadığı, Konkordato talep eden ...'a ait mal varlıklarının projelerde belirtildiği üzere satış yapılmak suretiyle şirkete özkaynak olarak sunulması yönünde işlemlerin gerçekleştirilmemesi halinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı \" yönünde tespit ve görüş bildirilmiştir. İİK 287. Maddesinde  borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “ konkordatonun başarı şansı “ kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu  sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). İsv.İİK ‘da  konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, “ borçlunun iyileşmesi “ kavramına yer verildiği, buna göre, geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı ifade edilmiştir. Ancak burada iyileşmeden söz edebilmesi için bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp başarılı bir iyileşme için yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. ( Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187 ) İİK'nın 286/1-a maddesinde \" borçlunun talebiyle birlikte  borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından  hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi\" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir.  Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceği kapsamında, Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de  ifade edildiği gibi  \"ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir.\" Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir. Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olayı değerlendirmek gerekecektir. Davacılar tarafından sunulan ön projede, borçların tamamı, konkordatonun tasdikinin takip eden bir yıl ödemesiz süreden sonra 36 ay süre içerisinde 2 ayda bir eşit paylı ödeme ile 18 eşit taksitte, 10.000.-TL tutarın altındaki borçların ise ise 12 ayda 6 eşit taksitte ödenmesi ödenmesi öngörülmüştür. Her iki borçlu şirket şirketin faaliyetlerinden elde edilecek gelir ve sınırlı sermaye artışı ile borçların ödenmesi öngörülmüş, şirket ortağı borçlu gerçek şahıs ile mahkemenin uygun görmesi halinde duran varlıklarda ayrıca nakde çevrilerek borç ödemelerinde kullanabileceği belirtilmiştir. Sunulan projelerde ... Ltd. Şirketi sermaye artırımı ile 750.000,00 TL, faaliyetlerin devamı ile 5.969.681,00 TL kar elde ederek, ... A.Ş ise sermaye artırımı ile 500.000,00 TL, faaliyetlerin devamı ile 3.232.918,73 TL kar elde ederek kaynak oluşturmayı hedeflemiş ise de komiser heyetinin raporunda  belirtildiği şekilde dosyaya sunulan veriler ışığında firmaların projelerinde belirtilen karlılığı ulaşamadığı, şirket ortağına ait  gayrimenkullerin satışı yapılıp şirketlere sermaye koyulmaksızın şirketlerin faaliyetlerinden elde edilecek gelir ile konkordatonun başarıya ulaşma imkanı görülmediği anlaşılmıştır. Ancak verilen kesin mühletten yaklaşık altı ay geçmesine rağmen taşınmazların satışına ilişkin atılmış somut bir adım bulunmadığı görülmüştür. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarında, konkordato ucuz kredi ve finansman sağlama yolu olarak kullanılmaması gerektiği ifade edildiği gibi konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik, dilek ve temenniler içeren bir talep olmaması gerekir.  Bu bakımdan davacılara ait ön projenin, yasada tanımlanan şekilden uzak olup, somut veriler karşısında başarıya ulaşma ihtimali mümkün görülmediğinden konkordato taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenle, yasal düzenlemeler ve özellikle konkordato kurumun niteliğide göz önünde bulundurarak mahkemece konkordato taleplerin reddine d ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun kabul edildiğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-HMK' nın  353/1.b.1 Maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının ayrı ayrı hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60'ar TL istinaf karar harcından, davacılar tarafından yatırılan 179,90'ar TL'nin mahsubu ile bakiye 743,10 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d60785c450c764cb","SID":"ce35ea8b9098c597"}}