{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO:2023/725 Esas<br>KARAR NO:2024/466<br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ:12/10/2023<br>KARAR TARİHİ:15/05/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil ------, davalı şirketin ortağı ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirketinin çoğunluğu oluşturan ortakları bir araya gelerek genel kurulun yapılabilmesi için mahkemeye başvurup kayyım atanmasını talep ettiklerini, bu doğrultuda atanan kayyımın, genel kurulu yapılmasına ilişkin usule ve yasaya aykırı çağrı ve ilanda bulunduğunu, buna ilişkin olarak taraflarınca genel kurul toplantısının yapılmaması gerektiğine ilişkin mahkemeye talepte bulunulduğunu,---------  sayılı dosyasına sundukları taleplerinin hukuka aykırı biçimde reddedildiğini, genel kurulun yapılması için kayyım atanması davasının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin defaatle yönetim kurulu toplantısı için çağrı yapmasına rağmen hiçbir üye toplantıya iştirak etmediğini, toplantı nisabı sağlanmadığından karar alınamadığını, akabinde müvekkiline iftira atılarak, toplantıya çağırmadığı gerekçesiyle kayyım tayin edildiğini, kayyım nezdinde gerçekleşen genel kurullar dahi, usulüne uygun yapılmadığından, kayyım da görevini gereği gibi ifa etmediğini, genel kurul kararı kanuna, esas sözleşmeye dürüstlük kuralına aykırı şekilde alındığını, usul ve yasaya aykırı olan ve yapılmaması gereken genel kurul buna rağmen ------ tarihinde hukuka aykırı biçimde toplandığını, --- tarihinde taraflarınca ---- doküman teslim edildiğini, faaliyet raporu teslim edilmediğini, ancak taraflarınca sunulan  -------- dokümanda şirketin kaşesi- imza bulunmadığını daha da önemlisi bu belgelerin----- tarafından hazırlandığı-onaylandığını gösteren bir  yönetim kurulu kararı bulunmadığını, şirketlerin ------ Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik’in 16. Maddesi uyarınca, faaliyet raporunun Şirketin yönetim organı başkanı ve üyeleri tarafından imzalanarak onaylanması gerektiğini, Faaliyet raporunun taraflarında olmadığını, yönetim kurulu başkanı olan müvekkili tarafından bu yönde imzalanmış faaliyet raporunun onaylandığı bir yönetim kurulu kararı bulunmadığını, gerekli belgeler usulüne uygun şekilde toplantı öncesinde aynı zamanda pay sahibi olan müvekkilin incelemesine sunulmamış olması pay sahibi olarak da müvekkilin  haklarını kısıtladığını, davalı Şirketin Genel Kurul ilanında yukarıdaki hususlar belirtilmediği gibi finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu, denetleme raporu ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi davalı Şirketin merkezinde pay sahibi olan müvekkili ----incelemesine hazır bulundurulmadığını, müvekkili -------- davalı Şirketin ortağı olduğunu,  usul ve yasaya aykırı olarak yapılan genel kurul nedeniyle müvekkilinin hem pay sahibi olarak hem------olarak zarara uğrayacağı hem de davalı Şirketin zarara uğrayacağının açık olduğunu, kayyım görevini kötüye kullandığını,  öncelikle  tüm kararların butlanının tespitini, aksi halde---- no.lu genel kurul kararlarının ayrı ayrı iptalini, müvekkilinin------ olarak Şirketin ve/veya diğer pay sahiplerinin zararlarından hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacağını, Müvekkilinin pay sahibi olarak uğrayacağı zararlardan Şirketin sorumlu tutulacağını talep etmek zaruriyeti doğduğunu, ----tarihli genel kurulda alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunun ve/veya batıl olduğunun öncelikle tespitine,  Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise madde --- no.lu kararların ayrı ayrı iptallerine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hisseleri, ------ tarihinde davacının da aralarında bulunduğu beş (5) erkek kardeş tarafından devralındığını, bir kısım hissedarların vefatı ile birlikte \"çok hissedarlı\" bir hal aldığını, müvekkil şirketin hali hazırda onüç  (13) gerçek kişi hissedarı bulunduğunu, davacı---- (%29,6) hisse oranı ile şirketin hissedarlarından birisi olduğunu, davacı---- tarihine kadar akabinde de ---- tarihinden ----- tarihine kadar şirketin yönetim kurulunda bulunduğunu ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanlığı makamında iştigal ettiğini  müvekkil şirketin son yönetim kurulu toplantısının, davacının yönetim kurulu başkanı olmadığı dönemde gerçekleştirildiğini, davacının ----- tarihinde yeniden yönetim kurulu başkanı sıfatını elde etmesi ile birlikte şirketin fiilen işlemez hale geldiğini ve ------ tarihinden --- tarihine kadar yönetim kurulu başkanının çağrısı ile bir adet dahi yönetim kurulu kararı alınamadığını,  --------- toplantısının çağrısı için dahi şirket yönetim kurulu bir araya gelemediğinden, makamında kapısı kapalı biçimde oturan yönetim kurulu başkanı davacı ------ tarihi sonrasındaki idaresinde şirketi fiilen işlemez hale geldiğini, davacı, yönetim kurulunu toplantıya çağırdığını iddia etmekteyse de---- tarihinden ---- tarihine kadar geçen süre zarfında bir adet dahi yönetim kurulu kararı alınamamış olması, davacının soyut ve mesnetsiz iddiaları ile açıklanabilecek türden bir hadise olmadığını, davacının şirket tüzel kişiliğinden muvazaalı olarak gayrimenkul kaçırması, şirket yönetimini atıl bırakması ve dahi sonrasında şirketi kasten zararlandırma gayesi ile hareket etmesi nedenleriyle; şirket tüzel kişiliğinin %45'ini oluşturan hissedarları ------- tarafından---------Yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek şirketin genel kurula çağrılması hususunda 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 411/1 maddesi uyarınca istemde bulunulduğunu, şirketin tüzel kişili tarafından çağrıya cevap verilemediğini, zira konu ile ilgili olarak davacı tarafından hiçbir şekilde yönetim kurulu toplantıya çağrılmadığını ve çağrı ile ilgili değerlendirme yapılamadığını, davacı, 12.07.2023 tarihli genel kurula ne asaleten ne de vekili marifetiyle katılmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE;Dava,---------alının kararların TTK 447 maddesi uyarınca alınan kararların Yok Hükmünde olup olmadığı, terditli olarak alınan kararlardan -----nolu kararların iptali şartlarının mevcut olup olmadığı, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu , diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında İbra Kararı alınmasına rağmen davacı hakkında ibra kararı alınmamasının dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Davacı --- Mirasçılarından ---------- tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiklerini bildirdiği, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.Davacı --- Mirasçılarından ---- vekili tarafından verilen ---- tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiklerini bildirdiği, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.Davalı vekili 15.05.2024 tarihli duruşmada; \" Feragat doğrultusunda karar verilsin\" şeklinde beyanda bulunmuştur. HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Açılan davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli karar harcı 427,60TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,<br>İlişkin olarak davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed05eb8adaa209b6","SID":"6b5f14412792aa6b"}}