{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/532 Esas<br>KARAR NO: 2024/583<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 30/01/2024<br>NUMARASI: 2024/70  D.İş, 2024/72 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tevdi Mahalinin Belirlenmesi (TBK M.107)<br>KARAR TARİHİ: 09/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin güncel olarak konkordato sürecinde olduğunu, bu kapsamda sıra cetveline kayıtlı alacaklılarına konkordato projesindeki vade ve koşullar uyarınca tüm borçlarını ödeyerek itibarın iadesini sağlamayı hedeflediğini, ancak, tasdik edilen konkordato projesi kapsamındaki bir grup alacaklıya ulaşılamadığını, bu doğrultuda mahkemeye başvurulmasına ve ödeme yeri tespit edilmesine rağmen tespit edilen ödeme yeri doğrultusunda banka tarafından alacaklılar adına hesap açılamadığını, bu nedene ödemelerin yapılamadığını, bu durumun konkordato projesinin başarıya ulaşmasını tehlikeye soktuğunu ve borcundan kurtulmak isteyen ve itibarın iadesini temin etmeyi arzu eden müvekkili şirketi güç duruma düşürdüğünü, alacaklılara ulaşmak adına başvurulan hiçbir kanaldan sonuç alınamaması ve alacaklılar adına banka nezdinde hesap açılmasının da mümkün olmadığını, müvekkili şirket hakkında 05.03.2009 tarihinde iflas kararı verildiğini, müvekkili şirketin iflas içi konkordato teklifinin İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/896 E. 2021/1056 K. sayılı kararı ile 22.12.2021 tarihinde tasdik edildiğini, kararın 24.11.2022 tarihinde kesinleştiğini, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/140 E. 2023/314 K sayılı kararı ile iflas kararın kaldırıldığını, müvekkili şirketin tek gayesinin, iflas kararının kaldırılmasını sağladığı gibi konkordato sürecini de aynı başarı ile tamamlayarak tüm borçlarını ifa etmek ve netice olarak itibarının iadesini sağlamak istediğini, ilgili alacaklıların İstanbul Anadolu .... İcra ve İflas Müdürlüğü’nün ... iflas no.lu dosyası kapsamında bildirilen adreslerine iflas idare memuru tarafından yazılı bildirim yapıldığını fakat alacaklılara adreslerinde ulaşılamaması nedeniyle tebligatların tümünün iade edildiğini, sıra cetveline 130 sıra kayıt numarası ile kayıtlı ... vergi kimlik numaralı “... Lab. Gereçleri İth. İhr. Tic.” yönünden ... nezdinde hesap açılışı yapılamamasının sebebinin anılı vergi kimlik numarasına kayıtlı unvanın “...” şeklinde görüntülenmesi ve alacaklı tarafından bildirilen bilgiler dahilinde vergi kimlik numarası ve unvan uyumsuzluğu nedeniyle hesap açılışı yapılamadığını, sıra cetveline 752. sıra kayıt numarası ile kayıtlı “... San. Ve Tic. A.ş.” Gaziemir Vergi Dairesi'ne ... vergi kimlik numarası ile kayıtlı bir şirket olduğunu, kısmi bölünme neticesinde bölünen kısmı İzmir Ticaret Sicili’ne ... sicil no. ile kayıtlı ... Anonim Şirketi tarafından devralındığını,  sıra cetveline 433. sıra kayıt numarası ile kayıtlı “...” yönünden unvanın “...” olarak kayda geçmesi sonucu hesap açılışı yapılmadığını, bununla birlikte iflas dairesi tarafından dosya alacaklısının ... vergi kimlik numarası ile kayıtlı olduğu bildirildiği bu vergi kimlik numarasına kayıtlı kişinin ... olduğunun tespit edildiğini, her ne kadar bu kimsenin tacir kaydı silinmiş olsa da vergi kimlik numarası ve doğru isim bilgisi ile kişi adına açılacak bir hesaba borcun tevdi edilmesinde bir sakınca bulunmadığını, sıra cetveline 722. sıra kayıt numarası ile kayıtlı “... Kollektif Şirketi”nin, Galata Kurumlar Vergi Dairesi’ne ... vergi kimlik numarası ile kayıtlı bir kollektif şirket olduğunu, tam unvanının “...” şeklinde olduğunu, şirket adına ... nezdinde hesap açılışı yapılamama sebebinin sıra numarası ve şirket unvanının hatalı olarak kaydedilmesi ve şirketin tasfiye sürecine girerek terkin edilmiş olması gerektiğini, tasfiyesi tamamlanan şirketin bir kollektif ortaklık olduğundan, sona eren kollektif ortaklıkta yer alan ortakların şirket malvarlığı ve borçları bakımından müteselsilen hak sahipliği ve sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilin borcunun şirketin tasfiye kararında yer alan ortakları ... [...] ve ... [...] adına açılacak ortak bir hesaba yatırılarak ödenmesinin bu itibarla bir zorunluk olduğunu, tüm bu nedenlerle TBK md. 107 uyarınca tevdi mahalli talebinin kabulüne, ... Sanayi Ve Ticaret A.ş.'nin İstanbul Anadolu ... İcra Ve İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyası sıra cetveline ..., ..., ... ve ... numaraları ile kayıtlı alacaklar için konkordato kapsamında taksit ödemelerinin yapılabilmesi amacıyla Mahkemece takdir edilecek bir ödeme yerinin tespitine, bu kapsamda; ... Adalet Sarayı Şubesi’ne müzekkere yazılarak alacaklılar adına hesap açılmasına ve müvekkili şirketin borcunun açılacak hesaplara depo edilmesine, dosya kaydının çok eski esaslı olması nedeniyle bu kişiler adına bir banka hesabı açılamaması ya da başkaca bir pratik sorunun ortaya çıkması halinde İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyası adına hesap açılmasına, açılacak hesaba alacaklılar açısından borçlu olunan toplu olunan tutarın cem’an ödenmesine, Yine Mahkemece uygun görülecek bir başka yöntem yahut usul ile müvekkili şirketin borcunu ödemesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; talep eden şirketin güncel olarak konkordato süreçlerini yürütmekte olduğu,  bu kapsamda sıra cetveline kayıtlı alacaklılarına konkordato projesindeki vade ve koşullar uyarınca tüm borçlarını ödeyerek itibarın iadesini sağlamayı hedeflediğini beyan ettiği ancak delil olarak sunulan ve alacaklının temerrüdü oluştuğu iddia edilen şahıslara ve şirketlere ulaşılıp ulaşılamadığı hususu tüm dosya kapsamı üzerinden anlaşılmamakla sunulan banka yazısı ve talep dilekçesi bir bütün hali ile incelenmekle talebe konu edilen şirketlerden birinin 3. bir şirket tarafından devralındığı,  diğerinin terkin edildiği şahıslar yönünden ise isim ve vergi kimlik numarasının uyumsuz olduğu anlaşılmakla bu aşamada talep eden tarafından ibraz edilen delillerle uyarınca alacaklının temerrüde düştüğü hususu ispat edilmemiş olmakla değişik iş dosyaları üzerinden sınırlı inceleme yapılabileceği hususu da dikkate alınarak yasal şartları oluşmayan tevdi mahalli talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir. Talep eden vekili istinaf nedenleri olarak; tevdi mahalli tayinine karar vermek için alacaklı temerrüdünün şartlarının bulunmasının zorunlu olmadığını, somut olayda TBK 111.maddesi şartlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin alacaklılarına ulaşamamasının alacaklılardan kaynaklanan sebeplerden ileri geldiğini, tevdi edilmek istenen borcun bir para borcu olduğu dikkate alındığında tevdi mahalii tayin edilmesi bakımından bir sakınca bulunmadığını, müvekkili şirketin tabi olduğu konkordato projesinin başarısının tehlikeye düşürülmemesi amacıyla tevdi mahallinin tayininin büyük önem taşıdığı, borcunu ifa etmek isteyen müvekkili şirketin bu durum karşısında korunması ve borçtan kurtulması için Mahkemece takdir edilecek bir ödeme yerinin tespit edilmesi ve böylece müvekkili şirket tarafından tüm borçların ödenmesi için gerekli kanalın sağlanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Talep, TBK 107.maddesi gereğince ödeme yeri belirlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece talebin reddine karar verilmesi üzerine, karar talep eden tarafça istinaf edilmiştir. HMK'nın 341/1.maddesi\" İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmünü içermektedir. HMK'nın 382/(2)d-3 maddesinde \"Tevdi mahalli belirlenmesi\" Borçlar hukukundaki çekişmesiz yargı işleri olarak düzenlenmiş olup aynı kanunun 387.maddesinde de \" Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlara karşı hukuki yararı bulunan ilgililer, özel kanuni düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içerisinde, bu Kanun hükümleri dairesinde istinaf yoluna başvurabilirler\" hükmü gereğince talep eden vekiline kararın 05.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği ve talep edenin 19.02.2024 tarihli dilekçesi ile süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nun 111. maddesinde \"Borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple borç, alacaklıya veya temsilcisine ifa edilemezse borçlu, alacaklının temerrüdünde olduğu gibi, tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir.\" düzenlemesi yer almakta olup, 187. maddesinde \"Kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu, ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur. Borçlu, alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ifada bulunursa, bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur. Dava konusu olan çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç da muaccel is, taraflardan her biri borçluyu, edimi tevdi etmeye zorlayabilir.\" düzenlemeleri yer almaktadır. Bu düzenlemelere göre alacağın çekişmeli olması halinde tevdi mahalli tayin ettirmekte borçlunun hukuki yararı bulunmaktadır. 6098 Sayılı TBK.nun 107. maddesinde \"alacaklı mütemerrit olduğu takdirde borçlu hasar ve masrafları alacaklıya ait olmak üzere vereceği şeyi tevdi ederek borcundan beraat edebilir..\" hükmü düzenlenmiştir. Borçlunun borcunu zamanında yerine getirmesi ve böylece temerrüde düşmemesi hem kendi, hemde alacaklının menfaatinedir. Zira borçlunun borcunu zamanında ödemeyerek temerrüde düşmesi halinde, gerek alacaklı gerekse borçlu açısından çeşitli hukuki sonuçlar meydana çıkar. Bu nedenle borcunu ödemek istemesine rağmen kime ödeneceğinin bilinmemesi ve alacaklılar arasında çekişme olması halinde, alacaklının ödeme istemini kabul etmemesi, alacaklının adresinin bulunmaması gibi durumlarda borçlu borcunu mahkemenin belirteceği bir yere yatırarak borcundan ve dolayısıyla temerrüde düşmekten kurtulmak isteyebilir. Dosya kapsamına sunulan delilerden talep eden şirket hakkında İstanbul Anadolu 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli 2014/896 E-2021/1056 K sayılı kararı ile\"1-Davacı müflis ... San. Ve Tic.A.Ş.'nin iflas içi konkordato talebinin kabulüne, 2-Davacının 25/11/2019 tarihli revize tadilat metnine ve iflas idare memurlarının hazırlayıp excel tablosu şeklinde sundukları, ödeme planının tasdikine, ancak ödemelere karar kesinleşmesi beklenmeksizin başlanmasına, Buna göre; Tasdik edilen konkordato gereğince davacı borçlunun konkordato kapsamına dahil tüm borçlarının %90'nını kararın verilmesinden itibaren 9 ay sonra başlamak üzere 1.yıl %15'ini, her 3 ayda bir 4 eşit taksitle, 2.yıl %20'sini, her 3 ayda bir 4 eşit taksitle, 3.yıl %30'unu her 3 ayda bir 4 eşit taksitle, 4.yıl %35'ini her 3 ayda bir 4 eşit taksitle ödeme yapmak koşuluyla toplam 16 taksitle, iflas tarihinden itibaren %5 oranında faiz işletilerek faiz toplamının %50'sini 16.taksidi takip eden 6 ayın sonunda, kalan %50'sini de 16.taksidi takip eden 1 yıl sonunda ödenmesine,\"karar verilmiştir. Kararın Yargıtay temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek 24.11.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Talep edenin bir kısım alacaklılara ulaşılamaması üzerine TBK 107.maddesi kapsamında yaptığı başvuru üzerine İstanbul Anadolu 7. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/418 E- 2022/637 K sayılı kararında;  İstanbul Anadolu ...İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasında ... San.ve Tic.A.Ş. Nin İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/896 E. Sayılı kararı ile konkordato talebinin tasdik edildiği,  alacaklı listesindeki 43 adet alacaklısına gönderilen tebligatların iade döndüğü ve kendilerine ulaşılamadığı gerekçesi ile tevdi Mahalli Tayini talebinin kabulüne, İstanbul Anadolu Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyası sıra cetvelinin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... kayıtlı alacaklıların adına konkordato kapsamında taksit ödemelerinin yapılabilmesi için İstanbul Anadolu Adliyesi ... Şubesinin ödeme yeri olarak tespitine, ödemelerin sıra cetvelindeki numara ve ilgili alacaklının ad soyad TC kimlik numarası,  şirket olması halinde şirket vergi numarası ile yapılması ile yatırılan paranın vadelendirilmesine karar verilmiştir. ... İstanbul Anadolu Adalet Sarayı Şubesinin 25.10.2023 tarihli yazı ile çeşitli nedenlerle bir kısım alacaklılar adına hesap açılışı işlemleri yapılamadığı bildirilmiştir. Tevdi mahalli talebinde bulunan ile karşı taraf arasında ticari ilişki bulunduğu, karşı taraf alacaklıların Konkordato projesi kapsamında  İstanbul Anadolu ... İcra Ve İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasında sıra cetveline ..., ..., ... ve ... numaraları ile kayıtlı olduğu,  iflas dosyasında sıra cetveline kayıtlı karşı taraf alacaklıların bilgilerine ulaşılamadığı, İstanbul Anadolu 7 İcra Hukuk Mahkemesi 2022/418 E- 2022/637 K sayılı kararı ile ... Bankası Anadolu Adliye Şubesinin tevdi mahalli olarak tayin edilmesine rağmen  Konkordato projesi kapsamında yer alan İstanbul Anadolu ... İcra Ve İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyası sıra cetveline ..., ..., ... ve ... numaraları ile kayıtlı alacaklar için çeşitli nedenlerden dolayı adlarına hesap açılma işlemlerinin yapılamadığı, talep edenin konkordato kapsamında taksit ödemelerini yapılabilmesi ve taksitlerin ödenmemesi nedeniyle temürrüde düşmemesi için TBK 107 ve 111.maddesi kapsamında tevdii mahalli tayini istemesinin koşullarının oluştuğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle, Mahkemece, talep eden şirketin defter ve kayıtları ile iflas dosyası sıra cetveli üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasındaki sıra cetveline ..., ..., ... ve ... numaraları ile kayıtlı alacakların doğru kimlik ve vergi numaralarının ve iletişim adreslerinin incelenerek,  tespit edilmesi halinde bu alacaklılar adına tevdi mahalli tayini, tespit edilememesi halinde TBK 111. Maddesi gereğince tevdi mahalli tayin edilmesi gerekirken talep eden tarafından ibraz edilen deliller uyarınca alacaklının temerrüde düştüğü hususu ispat edilemediği gerekçesi ile  talebin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle talep eden vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile kararın HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Talep eden vekilinin istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/70 D.İş, 2024/72 Karar sayılı ve 30/01/2024 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4- İstinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 5-Talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/05/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00d3267891ead4ce","SID":"40d1eff5b72bf94f"}}