{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1034 <br>KARAR NO: 2024/1119 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/02/2024<br>ESAS NO: 2023/845 <br>KARAR NO: 2024/125<br>DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/05/2024<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/02/2024 tarih ve 2023/845 E - 2024/125  K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 01/01/1995 tarihinde \"... ,  , Yahyalı/Kayseri\" adresinde kurulduğunu, ...  ve ... olmak üzere iki ortaklı olduğunu, şirket yetkilisi ... nin münferiden temsile yetkili olduğu ve aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, müvekkilinin ... -kereste imalatı (ağaçların biçilmesi, planyalanması, rendelenmesi ve şekillendirilmesi faaliyetleri) ile iştigal etmekte olan 2.000.000,00-TL sermayeli bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin 1980 yılından itibaren ...  İli, ... İlçesi'nde, ilçenin ihtiyaçları doğrultusunda ahşap yer ve duvar döşemesi, ahşap parke ürünleri, inşaatlık kereste üretimi yapmaya başladıklarını, bu üretim faaliyetinin 2009 yılına kadar düzenli bir şekilde devam ettiğini, şirketin 2009 yılı itibariyle de palet üretimine, 2013 yılı itibariyle de kurumsal firmalara palet üretimi yapmaya başladığını, tüm bu faaliyetlerin yanı sıra 2019 yılından itibaren ise uluslararası ticaret anlaşmalarına konu edilen ... yetki belgesini ilgili bakanlıktan alan şirket, ihracatçı firmalara ısıl işlem görmüş paletler üretimine başladığını, 2022 yılının son çeyreğinde ise şirket ortakları adına tescilli 14.000 m²’lik arsa üzerine 1.400 m² kapalı alanı bulunan ve 320 m² idari binası mevcut olan tesiste palet üretim hattının da (otomasyon) faaliyete geçtiğini, bu yeni tesisle birlikte üretim kapasitesinde ciddi artışlar meydana geldiğini, bunun yanında bölgede bulunan elma ihracatçılarının taleplerini karşılamak üzere palsan (ortalama 300 kg kapasiteli elma kasası) üretim hattını da üretim sürecine dahil ettiğini, müvekkili şirketin 31.08.2023 tarihi itibariyle 16 personel istihdam ettiğini, 2023 yılı 8 aylık dönem için 3.410.878,57-TL, 2022 yılında 3.557.422,20-TL; 2021 yılında 1.392.640,65-TL, 2020 yılında 1.155.802,15-TL brüt satış rakamı elde ettiğini, firmanın faaliyetine ikinci kuşak olarak devam etmekte olduğunu, yıllar boyunca ahşap imalat sektöründe hizmet ettiğini, başlangıçta iyi bir nakit akış hızına sahip olarak ticari faaliyetine devam eden müvekkili firmanın, faiz ve finansman maliyetleri ile hammadde ve malzeme fiyatlarında meydana gelen fahiş artışlar neticesinde ödeme zorluğu çekmeye başladığını, dünyada ve ülkedeki makro ekonomik hem de mikro ekonomik sektörel olumsuz koşullar da firmanın borç ve taahhütlerini yerine getirmede zorluklar yaşamasında etkili olduğunu, bu sebeplerden firmanın likitide dengesinin bozulduğunu,  müvekkili firmanın bu süreç sonunda özellikle kısa/orta vadeli borçlarını ödeyememe tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, devam etmekte olan işlerin sürekliliğinin sağlanmasının mevcut ödemelerde yeni bir yapılandırmanın yapılması ile mümkün olabileceğini, tedarikçilere olan borçlarının bir kısmını ... yolu ile ödemeye çalıştığını, ancak; yeterli finansman kaynağına ulaşamadığını, tedarikçilere çek keşide ederek borçlarını ödeme yoluna gittiğini, bütün bu borç ödeme araçlarını kullanırken belirli bir faiz ve vade yüküne katlanmak zorunda kaldığını, dolayısı ile işletmenin finansal zorluk içerisine düştüğünü, işletmenin içerisinde bulunduğu sektörün ekonomik anlamda oligopol bir yapıda olduğunu, tedarikçi sayısının az olduğunu, bu olumsuz faktörlerin de müvekkili işletmenin finansal yapısına uygun koşul ve vadelerde tedarikçi bulmasını güçleştirdiğini, tüm bunlara rağmen, müvekkili işletmenin ticari faaliyetine devam etme gayreti içerisinde olduğunu, şirketin konkordato teklifinin vade konkordatosu olduğunu, ön projede ve mali raporda yapılan hesaplamalara bakıldığında 31/08/2023 tarihli ara dönem kaydi bilanço esas alınarak kayıtlı değerlerden yapılan hesaplamaya göre, işletmenin 32.888.564,41-TL tutarında aktif varlığının bulunduğunu,  şirketin borçlarının toplamının ise 28.864.989,28-TL olduğunu, bu durumda şirketin 4.023.575,13-TL aktifinin pasiflerinden fazla olduğunu, borca batık olmadığını, aynı şekilde, aktiflerin rayiç satış fiyatları dikkate alınarak 31/08/2023 tarihli ara dönem rayiç bilanço çerçevesinde işletme hesaplarının incelenmesi neticesinde işletme aktiflerinin toplamı 43.580.669,04-TL, borçlarının toplamının ise 38.252.076,13-TL olduğunu, bu verilere göre sahip olunan öz varlık tutarının 5.328.592,91-TL olduğunu, bu durumda şirketin borca batık olmadığını, tüm bu durumlar değerlendirildiğinde, müvekkili şirketin vadesi gelmiş ve bu süreç içerisinde gelecek borçlarının; BCH kredilerinin, aylık taksit ödemeli kredilerinin, iskonto iştira kredilerinin, ek hesaplarının, DBS kredilerinin, senetli ve senetsiz borçlarının, işletme alacak ve haklarının tahsil edilmesi, işletme faaliyetlerinden elde edilecek getiri ile bir kısmının kapatılabilmesi, bakiyesinin uzun vadeye yayılması suretiyle, borçlarını konkordato kararının kesinleşmesinden itibaren takip eden 12 ay ödemesiz dönemden sonra başlamak üzere 3 er aylık taksitler halinde 48 aylık vade içerisinde ödemeyi taahhüt ettiğini belirterek dava dilekçemiz ekine sunulan ve maddeler halinde tek tek açıklanan konkordato ön projesinden de anlaşılacağı üzere işletme bu taahhütlerini yerine getirebilecek yeterliliğe ve malvarlığına sahip olduğunu, ayrıca işletmenin borca batık da olmadığını, geçmiş yıllar satış rakamına bakıldığında işletmenin bu taahhütlerini yerine getirebilecek bir ticari geçmişe sahip olmadığını, acil ödeme baskısı ve tehlikesinden kaynaklı ödeme güçlüğünün aşılmasıyla konkordato ön projesinde açıklanan iş ve işlemlerin tümü yerine getirilebileceğini, İİK'nun 286. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunun sayın mahkemenizce tespiti halinde müvekkili şirket için tensiben derhâl üç aylık geçici mühlet kararı verilmesine;  İİK'nun 287. maddesine göre geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi ve İİK'nun 290. maddesinde sayılan görevleri ifa etmek üzere geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine; komiser ücretinin şirket bünyesinden ödenmesine karar verilmesine; müvekkil şirket hakkında tensiben  İİK'nun 297.  maddesinin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, müvekkil borçlu şirketin malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirlerin alınmasına; bu kapsamda olmak üzere  İİK'nun 294. müvekkili borçlu şirket aleyhine  İİK'nun 206. maddesinin birinci sırasında yazılı alacaklar hariç olmak üzere 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere takip işlemleri yapılmasının yasaklanmasına ve evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararlarının uygulanmasının yasaklanmasına, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemesinin durdurulmasına tensiben karar verilmesine;  İİK'nun 297. maddesine göre, müvekkil şirketin mühlet içinde komiserin nezareti altında işlerine devam edebileceğine; buna karşılık mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemeyeceğine, kefil olamayacağına, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemeyeceğine, takyit edemeyeceğine ve ivazsız tasarruflarda bulunamayacağına; aksine yapılan işlemlerin hükümsüz olduğuna karar verilmesine; mühlet içerisinde  İİK'nun 298. maddesine göre, konkordato komiserinin müvekkil şirketin mallarının defterinin tutulmasına ve mallarının kıymet takdirlerinin yaptırmasına karar verilmesine; müvekkilin başka yerdeki malları bakımından değer tespit işlemlerinin o yer icra dairesi marifetiyle yaptırılabileceğine karar verilmesine; İİK'nun 288. maddesine göre, 3 aylık geçici mühlet kararının, ticaret sicili gazetesinde ve Basın İlan Kurumu'nun resmî ilân portalında ilân edilmesine; derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliği'ne, Türkiye Katılım Bankaları Birliği'ne, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kurulu'na ve diğer lazım gelen yerlere bildirilmesine;  İİK'nun 289. maddesine göre geçici mühlet süresi içinde (3 ay + 2 ay)  mahkemece bilirkişi incelemesi de dahil olmak üzere tüm incelemeler yaptırılarak müvekkil şirket hakkında 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesini talep etmiştir.Alacaklı/müdahiller ... Ve ...  Limited Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davacı şirketten alacaklı olduklarını,... in konkordato talep eden şirketten, ...  A.Ş. ...  Şubesi'nin ...  çek nolu 07/09/2023 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli, ... A.Ş. ... Şubesi'nin ...  çek nolu 13/09/2023 keşide tarihli 125.000,00-TL bedelli, ... A.Ş. ... i'nin ... çek nolu 25/09/2023 keşide tarihli 175.000,00-TL bedelli, T.C. ... A.Ş. ... Şubesi'nin ...  çek nolu 05/10/2023 keşide tarihli 250.000,00-TL bedelli çeklerden dolayı alacaklı olduğunu belirterek davanın ve konkordato talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Alacaklı/Müdahil ... Limited Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek konkordato talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Alacaklı/Müdahil ...  Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davacı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeden dolayı davacı şirketten alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Alacaklı/Müdahil ... Limited Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıdan 10/11/2023 düzenlenme tarihli, 65.342,13-TL'lık bakiye alacağının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Alacaklı/Müdahil ...  Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili ...  A.Ş.... ile davacı şirket arasında 15/11/2021 tarih ve 2.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve krediler kullandırıldığını, bu krediler nedeniyle davacı şirketten alacaklı olduklarını belirterek konkordato talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Alacaklı/Müdahil ... Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın davacı şirketten alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Alacaklı/Müdahil...  Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın ve geçici mühlet talebinin reddine karar verilmiştir.Alacaklı/Müdahil ... Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın davacı şirketten alacaklı olduğunu, konkordato talebinin, müvekkili bankanın alacağının ödenmesini tehlikeye sokacağını, müvekkili bankanın davacıdan genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinden dolayı toplam 1.056.000,00-TL riskinin bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmiştir.Alacaklı/Müdahil ...  Malmüdürlüğü vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun davacıdan 06/10/2023 tarihi itibariyle 1.552.901,04-TL ve gecikme zammı 226.402,403-TL alacaklı olduğunu belirterek müdahale talebinin kabulüne, davacının geçici mühlet ve konkordato talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Alacaklı/Müdahil ... Anonim Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...  nolu çekten  dolayı davacı şirketten 250.000,00-TL alacaklı olduğunu belirterek müdahale talebinin kabulü ile, konkordato ve mühlet talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Alacaklı/Müdahil ...  A.Ş. vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın davacı şirketten alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Alacaklı/Müdahil ...  Limited Şirketi vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek konkordato talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Alacaklı/Müdahil ...  vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında yapılan 3.500.000,00-TL karşılığı 5621 adet Ahşap Paletli Box'un müvekkili şirkete teslim edilmesini, bu teslim hususunda komserler heyetine müzekkere yazılmasını, müdahale talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Davacı şirket, gerek kaydi, gerekse rayiç değerlere göre hazırlanmış bilançolarına göre borca batık durumda değildir. Davacı tarafça konkordato ön projesinde gösterilen gelir kaynakları dışında mühlet içinde yeni gelir kaynakları yaratılması konusunda herhangi bir proje üretilmemiş  olup, sunulan ön projede  işletmenin mal ve hizmet satışından ortaya çıkan senetsiz (açık hesap) alacakları ve alacak senetleri ile ve mevcut faaliyetlerin devam ettirilmesi ile borçlarını ödenmesi  ile elde edilecek gelirler ile projenin başarıya ulaşacağı ileri sürülerek ilave bir kaynak yaratılmamıştır. Davacı şirketin konkordato ön projesinde  şirket adına kayıtlı atıl taşıtlar ve demirbaşların komiser gözetiminde paraya çevrilerek ya da borca karşılık alacaklılara verilmesiyle yıllık finansal giderlerin ödenebilir koşullara getirilmesi, borç baskısının ve ödeme güçlüğünün azaltılmasını hedeflemişse de şirketin borç baskısının ve ödeme güçlüğünü ortadan kaldıracak nitelikte önemli bir varlık satışı olmadığı gibi en azından satma girişimi olmadığı anlaşılmıştır. Davacının bu konuda ne bir beyanı, ne de bir faaliyeti bulunmamaktadır.  Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. İİK'nun 290/1-a bendinde konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmanın konkordato komiserinin görevlerinden olduğu düzenlenmiş ise de, proje konkordato talep edene aittir ve gerekli görüldüğü taktirde revize proje sunulması de davacının görevidir. Buna rağmen gerek verilen ilk 3 aylık geçici mühlet süresi ve 2 aylık ek süre içerisinde, davacı tarafından gelir kaynakları yaratmak ve şirketin olağan faaliyetini sürdürdüğü fabrikanın bulunduğu taşınmazların şirket ortakları aleyhine başlatılan icra takipleri neticesinde satılması halinde şirketin faaliyetinin devamına yönelik çözüm üretilmemiş ve revize proje sunulmamış, konkordatonun başarıya ulaşacağına dair inandırıcı kanıtlar sunulmaya yönelik adımlar atılmamıştır. Bilakis mahkememizce verilen geçici mühlet süresi ve ek süre içerisinde geçici mühletin verildiği andaki verilerden önemli ölçüde farklı bir tablo ile de karşılaşılmamıştır. Davacı vekili, şirket mal varlığının borçlarını karşıladığını, borca batık olmadığı kriterini değerlendirerek 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesini istemişse de, sadece aktifindeki mal varlığının  borçlarını karşılamaya yeterli olması konkordatonun başarıya ulaşması sonucunu doğurmaz. Böyle bir olasılıkta alacaklıların konkordatonun tasdikine onay vermek yerine, mal varlığı olan borçlu şirket hakkında icra ve iflas takipleri yapmak suretiyle alacağını tahsil etme seçeneğini tercih etmesi de olasıdır. Bu şekilde konkordato projesinin uygulanabilirliği tartışmalı olup, davacının projesinin  başarıya ulaşmasını genel olarak üretim yaparak hedeflediği satışların gerçekleşmesi temeline dayandırılması gerçekçi ve sağlam, alacaklıların menfaatini de koruyan bir durum değildir. Kesin mühletin verilmesi şartlarının değerlendirilmesinin somut proje üzerinden yapılması gerektiğinden yukarıda sözü edilen konulardaki davacı yanın yazılı ve sözlü beyanlarına  itibar edilememiştir. Konkordato ön projesinde belirtilen hedeflere ve geçici mühlet içerisindeki şirket faaliyetlerine bakıldığında, ulaşılan veya ulaşılabilirliği net olan herhangi bir hedefin olmadığı görülmektedir. Geçici mühlet içerisinde kaynak üretmeye yönelik somut bir çalışma olmadığı, şirket tarafından kaynak yaratmak ve gelir elde etmek amacıyla satışlarına önem verilmiş ise de mahkemece verilmiş olan tüm geçici mühlet ve uzatma süresi içinde önemli bir faaliyet geliri elde edilemediği, satışlarından beklenen faydanın elde edilemediği, davacı şirketin borca batık olmamasına rağmen, olağan faaliyetlerinden elde edeceği karın borçlarını ödemede yetersiz olduğu, olağan ticari faaliyetlerinden ön projede belirtilen karı elde edemeyeceği anlaşılmaktadır. Komiserler kurulunun raporunda şirketin stoklarındaki mallarda artışın olduğu, buna uzun vadeli borçlarında değişiklik olmadığı belirlendiğinden, davacının konkordato projesindeki hedeflerini gerçekleştiremediği, gerçekleştirme şansının da bulunmaması, kısa vadede çözüm üretilmesine katkı sağlayacak sermaye artışı veya kredi temini ile ilgili her hangi bir girişimin olmaması bu hususların ön projede gösterilmemiş olması veya buna dair revize projenin düzenlenmemiş bulunması gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda mevcut durum itibariyle konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin olmadığı kanaatine varılmıştır. Netice olarak borçlu şirketin kesin mühlet alabilmesi, mali durumunu iyileştirebileceği veya konkordatonun tasdik edileceğinin inandırıcı şekilde ispat edilmesine bağlıdır. Dosya kapsamı, sunulan mali tablolar ve geçici komiserler kurulunun tüm raporları birlikte somut olarak değerlendirildiğinde konkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinin bulunduğunun inandırıcı şekilde ispatlanamadığı anlaşılmıştır. İİK'nun 288/1. maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, 292. maddede ise konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa karar verileceği düzenlenmiş ise de, davacı şirket hakkında tanzim olunan rayiç değer bilançosuna göre borca batık durumda olmadığından davacının borca batık olmadığı, Yargıtay'ın istikrarlı uygulamaları karşısında dosya kapsamı ile borca batık olmadığı anlaşılan şirket hakkında ayrıca borca batıklık araştırması için bilirkişi incelemesi yaptırılmasının HMK'nun 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesine uygun olmadığı,  Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 06/03/2023 tarihli, 2023/740 Esas ve 2023/874 Karar sayılı emsal ilamının  da bu doğrultuda olduğu, davacının iflasına karar verilmesi şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı şirketin konkordato davasının reddine ve geçici mühlet kararı ile birlikte davacı hakkında verilmiş olan tüm ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına  karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının kesin mühlet ve konkordato talebinin REDDİNE, Davacı hakkında verilmiş olan geçici mühlet kararının ve konkordato komiserlerinin görevleri dahil verilmiş olan tüm ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına, İİK'nun 289/son maddesi gereğince İİK'nun 288. maddesine göre işbu kararın ilanına ve İİK'nun 288. maddesinde belirtilen yerlere bildirilmesine ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kanun koyucu, ''Konkordatonun başarıya ulaşması '' ihtimalinin bulunması kavramı içinde, ''iyileşme'' ve ''konkordatonun tasdiki'' ihtimallerinin birlikte değerlendirdiğini, müvekkil firma, konkordato ön projesinde hem mali durumunu düzeltme ihtimalini hem de konkordatonun tasdiki imkanını yaklaşık olarak ispatladığını, bu bakımdan verilen karar usule aykırı olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesin'den 15.09.2023 tarihinde vade konkordatosu talebinde bulunduğunu, 22.09.2023 tarihinde mahkeme tarafından 3 (üç) ay süre ile konkordato geçici mühlet kararı verildiğini, yerel mahkeme, 18.12.2023 tarihinde verdiği ara karar ile birlikte konkordato geçici mühletinin  2 (iki) ay süre ile uzatılmasına karar vermiştir. Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla 3 (üç) kişiden müteşekkil Geçici Konkordato Komiser heyeti görevlendirildiğini, müvekkil şirketin mali ve finansal yapısında ve ayrıca alınan sipariş ve üretim hacminde meydana gelen (firmanın  üretim - finansal - mali ve ticari yapısnda)  iyileşme ile birlikte   konkordato ön projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin da  kuvvetle muhtemel olduğu, komiser heyeti raporlarında kayıt altına alındığını, konkordato kurumu, elinde olmayan sebeplerden dolayı (ekonomik kriz, enflasyon, hammadde fiyatlarında ani ve düzensiz artışlar, sektörel durgunluk ve krizler vb.) işleri bozulan ve finansal/mali durumu kötüye giden borçluyu alacaklıların baskısından kurtararak, mali ve finansal durumunu düzeltmesine imkan tanıyan bir müessese olduğunu, bu bağlamda, konkordatonun amacı da, iyi niyetli borçluyu tüm baskılardan koruyarak, mali durumunun iyileşmesini sağlamakla birlikte alacaklılarında bir an önce alacaklarına kavuşabilmelerine imkan tanıdığını, borçluya kesin mühlet verilmesinin şartlarının, borçlunun mali durumunu iyileştirme ihtimalinin varlığı veya   Konkordatonun tasdiki ihtimalinin mevcudiyeti ile, geçici konkordato komiserinin kesin mühlete ilişkin olumlu raporu şeklinde ifade edilebileceğini, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmasından maksat, yaklaşık ispat kuralı olarak kabul edilmesi gerekeceğini, sonuç olarak, müvekkil firmanın konkordato teklifinin tasdik imkanı bulunmasa dahi, konkordato mühleti sonucunda iyileşme ihtimalini yaklaşık olarak göstermesi ve geçici konkordato komiser heyetinin olumlu raporuyla teyit etmesi durumunda kesin mühlet kararının verilmesi gerekeceğini, konkordato geçici mühleti süreci, komiser incelemeleri başta olmak üzere mevcut durumun gerçekliğinin tespiti süreci ile birlikte konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin ilk etapta ortaya konulmasını kapsadığını, projenin başarıya ulaşmasında başta konkordato talep eden firma/kişi olmak üzere, konkordato komiserinin yanı sıra mahkemenin de lüzumlu bulduğu değişiklikleri yaptırması İİK m. 302 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemeniz tarafından uydun görüldüğü taktirde, firmanın fabrika binası ile idari binasının başka bir adrese taşınıp, faaliyetine devam etmesi hususunda ön projenin revize edilmesine hazır olduğunu, yerel mahkeme tarafından, geçici mühlet ve geçici mühletin uzatılması ile geçen süreler içinde , şirketin olağan faaliyetleri çerçevesinde borçlarını ödemek adına kayda değer bir satış yapılmadığı, şirketin alacaklarını tahsil etmediği veya tahsil girişiminde bulunulmadığı, konkordato ön projesinde gösterilen gelir kaynakları dışında mühlet içinde yeni gelir kaynaklarının yaratılması hususunda herhangi bir proje üretilmediği, ilave bir kaynak yaratılmadığı ve önemli bir varlık satışının olmadığı gerekçeleri ifade edildiğini, yerel mahkeme gerekçeli kararında, firmanın sahip olduğu makine ve araç satışlarının gerçekleşmediğini ve bu yönde de somut bir girişimin olmadığını gerekçe olarak belirttiğini, müvekkil firmanın sahip olduğu tüm makine, teçhizat ve taşıtlar üretim faaliyetine özgülenmiş varlıklar olmakla birlikte ön projemizde konkordato kaynaklarına ilişkin açıklamalarımızda, öncelikle işletmenin ticari faaliyetiyle elde edeceği getiri ile borçlarını ödeyeceği vurgulandığını, faaliyetin yetersiz kaldığı durumda varlıkların satışı ile elde edilecek gelir ile borçlarını ödeyeceği taahhüt edildiğinri, bu bakımdan yapılan bu değerlendirmeler ön projede yapılan teklifin dışında olup; konkordato geçici komiser heyeti raporunda da açıkça vurgulandığı üzere firma faaliyetleri kapsamında işletme sermayesi artışı ve borçlarında meydana gelen azalmalar gözardı edilerek reel olmayan bir değerlendirme ve gerekçe ile konkordato kesin mühlet talebinin reddine haksız bir gerekçe oluşturduğunu, değerlendirmelerin tamamı ayrıca istinaf gerekçesi olarak dilekçenin tamamlayıcı bir parçası olduğunu, bu değerlendirmelerin özeti ise aynen; \"borçlunun iyileşme ihtimalinin varlığı  yaklaşık olarak gösterilmiş olduğu ve geçici komiser heyetinin de bunu olumlu raporu ile teyit ettiği göz önüne alınarak konkordatonun temel amacı olan borçlunun mali durumunun yeniden yapılandırılması ve iyileştirilmesi hedefi doğrtultusunda kesin mühlet kararının verilmesinin uygun olacağı....\" şeklinde olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/845 esas ve 2024/125 karar sayılı kararının istinaf yargılaması neticesinde kaldırılmasına, müvekkil şirket hakkında 1 yıl süreli konkordato kesin mühleti verilmesini,  konkordato komiser heyetinin yeniden görevlendirilmesi, işletme faaliyetlerinin devamı için gerekli bütün yasal tedbir kararlarının yeniden verilmesini, verilecek kararın İİK 289/son  maddesi gereğince İİK 288. Maddesine göre iş bu kararın ilanına ve İİK 288. Maddede belirtilen yerlere bildirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Asli Müdahil ...  A.Ş. vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulanistinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı hukuka uygun olduğunu, şirketin borçlarını öz sermayesi ve temsilcilerinin malvarlığı ile ödeyebilmesi söz konusu değildir. kaldı ki davacı tarafın konkordato projesi sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığı barındırmamakta olup inandırıcı ve iyiniyetli olmadığını, sadece davacının alacaklılarına karşı zaman kazanma gayretinden ibaret olduğunu, bu husus dosya kapsamında toplanan delil ve emarelerle de sübuta erdiğini, davacı kendisini içinden bulunduğu borç batağından hiçbir fedakarlığa katlanmaksızın, hukuki bir müessese olan konkordatoyu kullanmak sureti ile çıkmaya çalıştığını, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/845 E. 2023/125 K. ve 12/02/2024 tarihli mahkeme kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Asli Müdahil Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise İİK'nın 292.maddesinin birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.'düzenlemesi gereği konkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinin bulunduğunun inandırıcı şekilde ispatlanamadığı, İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, 292. maddede ise konkordatonun başarıya ulaşmayacağı, konkordatonun başarıya ulaşmayacağı Mahkemece de tespit edildiğini, davacı vekilinin aksi yöndeki iddialarına ve dilekçe ekinde sunduğu mütalaaya itibar edilmemesi gerektiğini, davacının istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Asli Müdahil ...  A.Ş. vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı kendisini içinden bulunduğu borç batağından hiçbir fedakarlığa katlanmaksızın, hukuki bir müessese olan konkordatoyu kullanmak sureti ile çıkmaya çalıştığını, davacının müvekkil bankaya borçları devam etmekte olup konkordato talebinin reddi kararının kaldırılması müvekkil bankayı zarara uğratacağını, davacının istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava,  İİK'nun 285. ve devamı  maddeleri uyarınca konkordatonun tasdiki isteğine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, konkondato talebinin yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle talebin reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/02/2024 tarih ve 2023/845 E - 2024/125 K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İİK'nın 293/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024 <br>\t\t\t\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3913e9dfee9556db","SID":"ace4028270285fdb"}}