{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/636 Esas<br>KARAR NO: 2024/944 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/02/2024<br>NUMARASI: 2024/15 E.  -  2024/24 K.<br>DAVANIN KONUSU: Faydalı Model Belgesi (Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; davalı ... Tic. A.Ş.'ye ait ... başvuru numaralı 31/05/2010 başvuru tarihli faydalı modeli hakkında TPMK tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,  müvekkilinin 50 yıldır üretim yapan diğer şirketlerin üretmiş olduğu fırın düğmesi ile davalı şirketin üretmiş olduğu fırın düğmesi arasında hiçbir farklılığın bulunmadığını, işbu fırın düğmesine ilişkin faydalı modeli kabul etmediklerini, faydalı model belgesine yapılan tecavüzün gerçek bir tecavüz sayılabilmesi için hemen hemen aynısının yapılması suretiyle taklit edilmesi gerektiğini belirterek, ... başvuru numaralı, 31/05/2010 başvuru tarihli faydalı modelin hükümsüzlüğüne dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yenilik getiren özellikleri ile tescilli faydalı modelinin davacı şirketçe birebir taklit edildiğini ve üretildiğini, piyasada satılmaya başlandığını, müvekkilinin 31/05/2010 tarihinde faydalı modelini tescil ettirdiğini, faydalı modelin tescili ve koruma süresi gözetildiğinde davanın yasal süresinde açılmadığını, müvekkilin o tarihte kullanılan fırın düğmelerinden farklı olarak, hareketli mekanizmada yeni teknik özellikleri ile ürüne yenilik ve sağlamlık kattığını, müvekkili şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, adresinin ... Mah. ... Cad. ... Sok. No:... Kağıthane/İSTANBUL olduğunu, davada Ankara mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, İstanbul Adliyesi Mahkemelerinin yetkili mahkeme olduğunu belirterek yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>YETKİSİZLİK KARARI: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince 27/04/2023 tarihli, 2022/426 ESas, 2023/169 Karar sayılı kararı ile yetkili mahkemenin İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, daha sonra taraflarca süresinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı gerekçesiyle 18/10/2023 tarihli ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince hem istinaf yargı yoluna başvurulmuş, hem de kararın düzeltilmesi talep edilmiştir. Mahkemece bu kez 23/10/2023 tarihli ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, dosya İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince 03/11/2023 tarihli, 2023/221 Esas, 2021/158 Karar sayılı kararla davanın açılmamış sayılması kararının nihai karar olup, Mahkemece bu kararın kaldırılamayacağı gerekçesiyle dosyanın Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Dosyanın iade edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince davanın açılmamış sayılması kararına karşı davacı vekilinin istinaf talebi incelenerek, 2023/2073 Esas, 2023/1488 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılması kararının kaldırılmasına dair Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 23/10/2023 tarihli, 2022/426 Esas, 2023/169 Karar sayılı ek kararın yok hükmünde olduğunun tespitine ve kararın kaldırılmasına, 18/10/2023 tarihli, 2022/426 Esas, 2023/169 Karar sayılı davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararın kaldırılmasına, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>BİRLEŞTİRME VE TEFRİK KARARI: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince 03/01/2024 tarihli, 2023/267 Esas, 2024/2 Karar sayılı kararı ile 2023/267 Esas sırasına kaydedilen davanın İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/173 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiş, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi de hükümsüzlük davasının 2021/173 Esas sayılı davadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilerek, işbu esas üzerinden yargılamaya devam etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:  İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/02/2024 tarihli 2024/15 E. - 2024/24 K. sayılı kararıyla; \"...dava konusu faydalı modelin  tescil müracaat tarihi 31/05/2010 tarihi olup, koruma süresinin 31/05/2020 tarihinde sona erdiği, davanın ilk olarak 22/10/2022 tarihinde Ankara 2.FSM'de ikame edildiği 2022/426 Esas numarası aldığı,  yetkisizlik kararı üzerine İstanbul 1.FSM'de 2023/267 Esas ile devam eden yargılamada mahkememiz dosyası ile birleştirme kararı verildiği, bu haliyle ilk olarak davanın 22/10/2022 tarihinde açıldığı, 551 sayılı KHK'nın 165/3. fıkrası uyarınca faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü koruma süresinin devamınca talep edilebileceğinden, dava tarihi de dikkate alınarak; dava konusu markanın dava tarihinden önce hükümsüz hale gelmiş olduğu, bu hususunda  bu durumda davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, bu sebeplerle 6100 Sayılı HMK'nın 114/(1)-h. maddesi gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine\" karar verildiği görülmüştür. (Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22/04/2015 tarihli 2015/642 esas - 2015/5703 karar sayılı ve 05/03/2018 tarihli 2016/8520 esas - 2018/1643 karar sayılı ilamları).<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, eksik inceleme ile verildiğini, Diğer firmaların piyasada yaklaşık 50 yıldır ürettikleri fırın düğmesi ile davalının tescil ettirdiği fırın düğmesinin arasında hiçbir farklılık bulunmadığını, Faydalı modele tecavüzden söz edilebilmesi için patentten farklı olarak hemen hemen aynısının yapılması gerektiğini, TMK'nun 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet hükmünün dikkate alınması gerektiğini, davalının iyiniyetle hareket etmediğinin ortada olduğunu, HMK'nun 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, Mahkemece adil yargılama hakkına uygun olarak maddi gerçeğin ortaya çıkartılması için yargılama yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosya içine getirtilen TPMK kaydı incelendiğinde; davaya konu edilen ...  numaralı faydalı modelin koruma süresi dolduğundan geçerliliğini yitirdiği, söz konusu belgenin süresini dolduğuna ilişkin ilanın 22/06/2020 tarihinde yayınlandığı tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, faydalı modelin hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. Her ne kadar davacı vekili, davalının iyiniyetli olmadığı, hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma hakkı uyarınca meddi gerçeğin ortaya çıkartılması için yargılamaya devam edilmesi gerektiği gerekçeleriyle istinaf talebinde bulunmuşsa da, davaya konu faydalı modelin tescil tarihinde yürürlükte olan ve uygulanması gereken 551 sayılı KHK'nın 165/3. maddesine göre faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün, koruma süresinin devamınca talep edilebileceği, burada bir kanun boşluğunun varlığından bahsedilemeyeceği, bu nedenle patentin hükümsüzlüğüne ilişkin hükümlerin uygulanması gerekmediği, buna göre dava tarihinden önce hükümsüz kalan faydalı modelin hükümsüzlüğü talebiyle dava açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir hususun bulunmadığı, HMK’nun 115/2. maddesi uyarınca dava şartlarının Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden araştırılabileceği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının iyiniyetli olup olmadığının incelenmesinin davanın sonucuna etkili olmayacağı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 16/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b28d61ddddd728a6","SID":"788d441d67b1fcff"}}