{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/875 <br>KARAR NO: 2024/985<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/02/2024<br>NUMARASI: 2023/460 E. 2024/196 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 02/05/2024\t\t<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/02/2024 tarih ve 2023/460 E - 2024/196  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu ve bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslim ettiğini, davalının ise müvekkili kooperatif üyesi olduğun ve ferdileşme suretiyle taşınmazı temin ettiğini, müvekkilinin halen tasfiye sürecine girmediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağı bulunduğunu, kooperatifin söz konusu aidat alacağını tüm üyelere karşı talep etmiş olmakla birlikte kooperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa, ilişik kesme belgesi olsa da söz konusu aidatı ödemesi gerektiğini, davalının, kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150 m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacağını, davalının 2003 yılı ocak ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2023 yılı nisan ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcu, değeri tam olarak hesaplanınca kadar şimdilik 100,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsilini, müvekkili kooperatif tarafından yapılan genel kurullarda tüm üyelerin tek seferlik ödeme yapmasına karar verildiğini, bu ödemenin aidat borcu gibi her ay ödenmesi lazım gelen ödemeler olmayıp tek sefere mahsus şekilde talep edildiğini, ara ödeme, yargıtay içtihatları tarafın ek ödeme yahut ortakların şahsi sorumlulukların ağırlaştırılması olarak bilinen tek seferlik bir alacak kalemi ve yalnızca genel kurul kararı ile alındığını, davalının 2003 yılı ocak ayından dava tarihine kadar ki ara ödeme alacağına karşılık şimdilik 100,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllı %18 ayık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacı kooperatif ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini bertmiş ve bu kapsamda yapımı tamamlanan konutların 2010-2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve müvekkilinin de buna dayanarak kesin maliyet bedelini ödemiş ve tapusunu aldığını, bu durumda yasanan aranan şartların sağlandığı ve bu kapsamda müvekkilinden kesin maliyet talep edilemeyeceğini, kooperatif ile ilişiği kesildiği ve üyeliğinin sona erdiğinin açık olduğunu, aidat alacağını talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacının davasını kabul etmemekle birlikte müvekkilinin tapuyu aldıktan sonra ve davacı kooperatif tarafından hazirunlarda yer verilmediği ve genel kurullara davet edilmediği için aidat alacağının müvekkili nezdinde muaccel olmadığını, ayrıca davacının talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek işbu davanın esastan ve zamanaşamı nedeniyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.       <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Mahkememizce, yukarıda açıklanan istinaf kararı da gözetilerek rapor hazırlanması için dosyanın mali müşavir bilirkişi ile kooperatif hukukunda hesap uzmanı bilirkişiye tevdi ile kooperatif defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaparak rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 25/12/2023 tarihli raporda özetle: davaya konu  maliyet çalışmasının 23/12/2011 olması sebebiyle davalıya çıkarılan maliyet raporundan sonraki 23/12/2011-30/04/2023 döneme ilişkin ödenmesi gereken aidat tutarının 186.950,00-TL olduğu,  maliyet raporunun hazırlandığı tarihte ödenmesi gereken aidat toplamının 41.060,00-TL olduğu, davacının toplam ödemesi 140.040,00-TL olduğundan buna göre davalının 98.980,00-TL fazla ödemesi oluşmaktadır. Buradaki fazla ödeme 23/12/2011 tarihinden sonraki aidat hesaplamasından mahsup edildiğinde davacı talebi doğrultusunda  23/12/2011-30/04/2023 dönemi itibariyle ödenmesi gereken tutarın 87.970,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından 22/01/2024 tarihli ıslah dilekçesinde aidat alacağına ilişkin talep 87.970,00-TL'ye çıkarılmış ancak bilirkişi raporunda ara ödeme alacağına yönelik hesaplama yapılmamasına rağmen ek rapor alınmasının talep edilmediği ara ödemeye ilişkin hakları saklı kalarak aidat alacağına ilişkin taleplerini ıslah ettikleri belirtilmiştir. Hal böyle iken bilirkişi incelemesinde tespiti yapılmayan ve dolayısıyla ispatlanamayan 100,00-TL ara ödeme alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının aidat alacağı talebi yönünden ise aidat alacağı talebinin kabulü ile 100,00 TL aidat alacağının dava tarihi olan 12/05/2023 tarihinden itibaren, 87.870,00-TL aidat alacağının ıslah tarihi olan 22/01/2024 tarihinden itibaren  işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulü ile, 100,00-TL aidat alacağının dava tarihi olan 12/05/2023 tarihinden itibaren, 87.870,00-TL aidat alacağının ıslah tarihi olan 22/01/2024 tarihinden itibaren  işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 100,00-TL ara ödeme alacağı talebinin reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davacı tarafından aidat talebi ile açılmış olan davada yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ve müvekkili aleyhine aidat alacağına hükmedildiğini, yerel mahkemenin gerekçesinde kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkında dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkının zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesinin mümkün değildir şeklinde belirttiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkillerinin genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katılmamış değil, davacı kooperatif tarafından kesin maliyeti bedelini ödedikten sonra ilişikleri kesileceğinin taahhüt edildiğinden genel kurula davet  edilmediğini, hazirunlarda yer verilmediğini, kooperatifin genel kurula çağırması akabinde üyenin katılmaması ile üyenin genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak göstermemesinin ayrı hukuki sonuç doğurduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin üye olarak isminin yer almadığı genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların zamanının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011,2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyeler ile sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almadığını ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, her ne kadar Kayseri BAM 6.hukuk Dairesinin 2023/1501 E 2023/1472 K sayılı ilamında davalı üyenin istifa ettiği yahut istifasının kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı belirtilmişse de kooperatifin en üst organı ve karar organı olan genel kurula davet edilmemenin hazirunlarda yer almamanın hukuki olarak ne anlama geldiği ve ne sonuç doğurduğunun ne yerel mahkeme yargılamasında ne de emsal kaldırma kararında belirtilmediğini, emsal Kayseri BAM 6.Hukuk Dairesinin 2023/1501 E 2023/1472 K sayılı ilamında üyeliğin devam ettiği sürece üyenin parasal yükümlülüklerinin ve dolayısı ile aidat alacağının zamanaşımına uğramayacağı belirtilmişse de müvekkilinin üye olmadığı kooperatifin genel kurula davet etmemesi ile de eylemli olarak ortaya koyduğu öncesinde genel kurul kararı aldığının defaatle bildirildiğini, yerel mahkemede yönetim kurulu kararlarının incelenmemiş istifaya dair bir karar alınıp alınmadığı hususunun araştırılmadığını, aksi halde açık kapı ilkesinin de bir anlamının kalmayacağını, Yargıtay kararları gereği ve kanun gereği de dönemsel edimlerde 5 yıllık zamanaşımı olduğunun açık olduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2018/108 E 2020/3494 K sayılı ilamının da bu yönde olduğunu ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davacsının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br> Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs  2022 tarihleri  arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek, 100,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini yargılama sırasında ıslah ederek 87.970  TL'ye çıkarmıştır.<br>Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Mahkemece, üyelik ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceği gerekçesi ile ileri sürülen def'inin reddine, 87.870 TL'nin yıllık %18 aylık 1,5  faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>Karara karşı  davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.<br>Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.<br> Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır.<br> Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar)<br>Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği  sabittir.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar) (Benzer  Kayseri BAM 6. H.D 2024/583 Esas  2024/705 Karar,  2024/584 Esas  2024/710 Karar, 2024/142 Esas  2024/224 Karar, : 2023/2395 Esas  2024/31 Karar,   2023/2396 Esas 2024/88 Karar...)<br>Tüm bu açıklamalar ışığında  dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle,   özellikle somut olayın özelliklerine ve dairemiz emsal kararlarına uygun hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitlere delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  istinafa konu edilen 27/02/2024 tarih ve 2023/460 E - 2024/196  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan  6.009,23-TL  nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.503,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 4.506,23 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  02/05/2024    <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e1a529c26226d47","SID":"5eab0597ccd86e65"}}