{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2008 <br>KARAR NO: 2024/484<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/06/2021<br>NUMARASI: 2020/488 Esas - 2021/556 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali  <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalının sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığını, bu sözleşmeye istinaden davalı şirkete taksitli kredi, kredili mevduat kullandırıldığını ve kredi kartı tahsis edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın İstanbul ... Noterliği'nin 04.04.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kat edildiğini, verilen sürede 141.895-TL borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine Bakırköy ...İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların takine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>CEVAP: Davalılar davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; bilirkişi raporunda davacının dava tarihi itibari ile davalılardan 91.011,59-TL asıl alacağının bulunduğu, davalıların müteselsil olarak bu borçtan sorumlu oldukları, ancak davacının takip tarihinden sonra yapılan ödemeleri mahsup etmeksizin takip çıkış miktarının da üstünde iş bu itirazın iptali davasını açtığı, asıl alacağın üstündeki miktar yönünden hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 91.011,59-TL üzerinden iptali ile takibin devamına,asıl alacağa yıllık % 33,12 oranında temerrüt faizi uygulanmasına fazla istemin reddine,%20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; alacağın % 35 faiz oranı üzerinden hesaplanması gerektiğini, ayrıca faizin ilk takibin başlatıldığı tarihten itibaren uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini, mahkemece kısmen kabul kararının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 17/07/2017 tarihli, 200.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalının sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığı, sözleşme kapsamında davalıya kullandırılan taksitli ticari kredi, kredi kartı, KMH borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın 04/04/2018 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının davalılara 06/04/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 10/04/2018 tarihinde temerrüte düştükleri, davacı banka tarafından takip tarihinden itibaren % 35 oranında temerrüt faizi uygulanmak üzere 143.208,36-TL asıl alacak için davalılar hakkında icra takibi başlattığı, davalıların itirazı üzerine alacağın dava tarihi itibariyle ulaştığı değer olarak gösterilen 191.074,71-TL üzerinden eldeki itirazı iptali davasının açıldığı, takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler düşülerek  91.011,59-TL üzerinden davalıların itirazının iptaline karar verildiği anlaşılmakta olup reddedilen kısım bakımından davacı banka tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı banka tarafından takip talebinde kredi kartı, KMH ve taksitli ticari kredi nedeniyle talep edilen alacağın ayrı ayrı gösterilmediği, alacağın toplam olarak 143.208,36-TL gösterildiği, kat ihtarnamesi ve takip talebinde tüm alacaklar yönünden % 35 oranında faiz talep edildiği, davacı banka tarafından takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin hangi alacak kalemlerinden düşüldüğünün gösterilmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da yapılan ödemelerin alacağın toplamı üzerinden düşülerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 7.5 maddesi \"...müşteri ile ayrıca mutabakata varılmış ise, faiz oranı bankanın fiili kullandırım/işlem tarihinde aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan en yüksek oranları geçmemek kadıyla bankaca belirlenecektir...\" şeklindedir. Yerleşik yargı kararlarında temerrüt faizi belirlenmesinde esas alınacak oranın banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan oranlar olduğu kabul edilmiştir. Bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi işletilebilmesi için Merkez Bankasına bildirilen değil, fiilen uygulanan akdi faiz oranlarının belgelenmesi gerekmektedir. Bankalar tarafından TCMB'ye uygulanacağı bildirilen en yüksek faiz oranları temerrüt faizi belirlenmesine esas alınmamaktadır (Yargıtay 11.HD'nin 2020/8317 Esas, 2022/3418 Karar sayılı ve 26.04.2022 tarihli ilamı ). Davacı banka tarafından davalıya kullandırılan ticari kredide faiz oranı % 18,80 olarak belirlenmiş olup % 50 fazlası 28,20 oranında tekabül etmektedir. Davacı banka tarafından daha yüksek bir oranda kredi kullandırıldığına dair bir belge sunulmamıştır. Bu durumda taksitli ticari krediden kaynaklanan alacak için % 28,20 oranında faiz uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle davacı bankanın % 35 oranındaki faiz talebi yerinde değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise farklı türde olan KMH ve kredi kartı faiz oranları üzerinden temerrüt faizi taksitli krediden kaynaklanan alacak için de % 33,12 olarak belirlemiş ise de davalıların aleyhlerine olan bu durum nedeniyle istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus dikkate alınmamıştır. Bilindiği üzere  kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları hakkındaki tebliğ  (2006/1) RG nin 2 Nisan 2006 tarih ve 26127 sayılı nüshasında yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları Merkez Bankası tarafından belirlenmeye başlamış, 25.5.2013 tarih ve 28657 sayılı RG de yayınlanan 2013/8 sayılı  tebliğ ile KMH kredilerinde uygulanacak azami akdi ve gecikme faizi oranları kredi kartlarına uygulanan akdi ve gecikme faizi oranlarını geçemeyeceği düzenlenmiştir. Yine 3.8.2013 tarihli 28727 sayılı RG de yayınlanan 2013/10 sayılı tebliğ ile  2006/1 sayılı tebliğin  3.maddesinden sonra 3/A maddesi eklenerek \"Kurumsal kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları hakkında tebliğin 3.madde hükümleri  uygulanır.\" denilmiştir. Buna göre kurumsal kredi  kartı dahil olmak üzere, KMH kredileri de 2006/1 sayılı tebliğ hükümlerine tabi tutulmuştur. Hesabın kat edildiği tarih itibariyle TCMB tarafından KMH ve kredi kartı alacakları için % 22,08 akdi, 28,08 temerrüt faizi belirlendiğinden ve bu faiz oranlarının aşılması mümkün olmadığından davacı bankanın KMH ve kredi kartı alacağına % 35 oranında faiz uygulanmasına yönelik istinaf sebebi  yerinde görülmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda KMH ve kredi kartından kaynaklanan alacak için faiz oranı % 33,12 olarak belirlemiş ise de davalıların aleyhlerine olan bu durum nedeniyle istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus inceleme konusu yapılmamıştır. Davacı banka, takip sonrası işleyecek faizin, yetkisiz icra takibinin başlatıldığı tarihten itibaren uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de mahkemenin kararında takip sonrası işleyecek faizin başlangıcı için ayrıca bir tarih belirtilmemiş, takibin 91.011,59-TL alacak yönünden aynen devamına karar verilmiştir. Mahkemece takip sonrası işleyecek faizin başlangıcı için ayrıca bir tarih belirtilmediğinden, mahkemenin hükmü gereğince alacağa takibin başlatıldığı 13/06/2018 tarihinden itibaren faiz işleyeceğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunda haklılık görülmemiştir. Diğer taraftan davacı bankanın 04/04/2018 kat tarihi itibariyle 139.372,98-TL, 10/04/2018 temerrüt tarihi itibariyle 139.821,77-TL alacağı tespit edilmiştir. Davacı banka tarafından, dosyanın yetkili icra dairesine gönderildiği 22/07/2019 tarihinden itibaren faiz hesaplanmasının hatalı olduğu, faizin takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı 13/06/2018 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği ileri sürülmüştür. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda 10/04/2018 olan temerrüt tarihi itibariyle tespit edilen 139.821,77-TL alacağa takibin başlatıldığı 13/06/2018 tarihini de kapsayacak şekilde, temerrüt tarihinden kısmi ödemenin yapıldığı 24/10/2019 tarihine kadar % 33,12 temerrüt faiz oranı üzerinden faiz hesaplandığı dikkate alındığında davacı bankanın faizin eksik hesaplandığına dair aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Aksine, davacı bankanın alacağı hesaplanırken takibin başladığı ve ödemenin yapıldığı 13/06/2018 - 24/10/2019 tarihleri arasındaki dönem için işlemiş faiz davacının alacağına ilave edildiğinden, takipten itibaren faize hükmedilmesi mükerrer faiz işlemesine neden olmakta ise de davalıların aksi yönde istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda istinaf başvurusunda bulunan tarafın sıfatına göre bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40be22bcaa6eb1d2","SID":"a25bdce8e3ddae95"}}