{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2024/210 Esas 2024/528  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/210<br>KARAR NO\t\t: 2024/528<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t:ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:  27/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/40 Esas 2022/716 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 18/01/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 24/04/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 24/04/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyasına istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı tasfiye memuru vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına Şanlıurfa 3. İş Mahkemesinin 2021/90 Esas sayılı dosyasında dava dışı ... A.Ş. aleyhine hizmet tespiti davası açtıklarını, bu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine, davada taraf teşkili için Mahkemece dava dışı şirketin ihya edilmesi için taraflarına süre verildiğini belirterek, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla dava dışı ... A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... cevap dilekçesinde özetle; İhyası istenilen ... ve Tesisat A.Ş.'nin 31/03/1989 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı alındığını, şirket tasfiye memurluğuna diğer davalı ...'ün seçildiğini, ilanların yapıldığını, şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair genel kurul kararının tescilinin 28/12/1998 tarihinde yapıldığını, şirketin terkinin 31/12/1998 tarih ve 4703 sayılı ticaret sicili gazetesinde ilan edildiğini,  ihyaya hükmolunması halinde 6102 sayılı TTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasını, yasal hasım olduklarından aleyhe vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle özetle; ihya davasının açılmasına gerekçe gösterilen  hizmet tespit davasında tespiti talep edilen hizmet döneminin sona erdiği tarih olan 01/12/1986 olduğu, hak düşürücü süre nedeniyle davacının hizmet tespit davası açabileceği son tarihin 31/12/1991 olduğunu dava dışı şirketin 28/12/1998 tarihinde sicilden telkin edildiğini ve tasfiye işlemlerinin sonuçlandırıldığını, davacının talebine ilişkin hak düşürücü sürenin sona erdiğini şu aşamada şirketin ihyasının istenmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine dava açıldığı, yargılama sırasında şirketin  sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığı, dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, 28/12/1998 tarihinde  ticaret sicilinden tasfiye kapanışı ile kaydının silindiği, eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz etmek mümkün olamayacağından şirketin yeniden ihyası gerektiği, şirket hakkında açılmış dava olduğu tartışmasız olduğundan, TTK 547. maddesi gereğince devam eden dava ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak şirketin son tasfiye memuru olan ...'ün atanmasına, yasal hasım olan davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmeksizin, diğer davalıdan tahsili gerektiği kanaati kararı verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tTasfiye işlemlerinin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin sicilden terkin edildiği tarihte açılmış herhangi bir dava bulunmadığını, şirketin 31/12/1998 tarihinde tasfiye ve sicilden terkin edildiğini, davanın ise yaklaşık 15 yıl sonra 19/09/2013 tarihinde açıldığını, hizmet tespit davasının hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin 77 yaşında olup, sağlık durumu nedeniyle tasfiye memuru görevini yürütmesinin fiilen mümkün olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava dosyasından kaynaklı dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tŞanlıurfa 3. İş Mahkemesinin 2021/90 Esas sayılı dosyasında, davacı tarafından ihyasına karar verilen ... A.Ş. aleyhine hizmet tespiti talebi ile dava açıldığı, açılan davada davacı vekiline davalı ... A.Ş.'nin davada temsili bakımından ve taraf teşkilinin sağlanması açısından ihya davası açması için yetki ve süre verildiği anlaşılmıştır. <br>\tTicaret sicil kaydının incelenmesinde; ihyası istenen şirketin tasfiyeye girerek, tasfiye memurluğuna davalı ...'ün atandığı, şirketin 28/12/1998 tarihinde tasfiye kapanışı ile sicil kaydının silindiği, 31/10/1998 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmıştır.\t<br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nu 536 - 548. maddeleri arasında anonim şirketlerin tasfiye usulü düzenlenmiştir. <br>\tBilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. <br>\tSomut olaya gelince, davalı şirketin genel kurulu 31/03/1999 tarihinde tasfiye kararı almış, ortaklardan ... tasfiye memuru olarak atanmış ve şirketin 04/05/1998 tarihli kararla tasfiyenin sonlandığı, 28/12/1998 tarihi itibariyle tasfiye nedeniyle sicilden terkini gerçekleştirilmiş ise de, davacı ... tarafından ihyası istenen şirket aleyhine hizmet tespitine yönelik dava açıldığı, davalı tasfiye memurunca bu davanın akıbeti beklenilmeden şirketin tasfiyesinin gerçekleştirildiği, bu hale göre davacı ...'nın açtığı hizmet  tespit davasından ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunmakta olup, şirketin ihyasının gerektiği, ayrıca açılan davanın anonim şirketin ihyası davası olup tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderinden davalı şirket tasfiye memurunun sorumlu tutulmasının gerektiği (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/06/2014 tarihli 2014/7827 esas 2014/10350 karar sayılı emsal içtihadı) anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. <br>\tÖte yandan, tasfiye memuru atama yetkisi ilk derece mahkemesinin yetki alanı içerisinde kalmakta olup, yeni bir tasfiye memurunun atanması, tasfiye memurunun atanması isteminin ilk derece mahkemesi yetkisinde olmakla bu konudaki istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında usul ve yasaya aykırı bir durum görülmediğinden davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı tasfiye memuru istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/04/2024<br><br><br><br>Başkan-            Üye -                    Üye -                  Zabıt Katibi -<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6fb18ea9f9dd8bcd","SID":"c05f627825125d4d"}}