{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2024/723<br>KARAR NO\t\t: 2024/778<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  \t  <br>ESAS NO\t \t: 2024/180<br>İSTEM TARİHİ\t: 29.02.2024<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 08.03.2024<br>İSTEM\t\t: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 20.05.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 20.05.2024<br><br> İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/180 Esas sayılı dosyasından verilen 08.03.2024 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen 29.02.2024 tarihli ihtiyati haciz istemli dava dilekçesinde özetle; davacı ... Şti. ile Davalı ... Şti. arasında süregelen ticari ilişkiden kaynaklanan davacı Şirket'in 1.729.885,54-TL alacağının hiçbir haklı sebep olmaksızın ödenmemesi sebebiyle huzurdaki davayı açma zaruretinin doğduğunu, davacı Şirket ile davalı arasında Satış Sözleşmesi imzalandığını, bu  sözleşme'nin konusu \"17.06.2021 tarihli Revize Liste isimli Nihai Fiyat Teklifi'ndeki teknik detaylara uygun olarak ... üretim tesislerinde tüm teferruatı ile tamamen yeni olarak imal/montaj ELEKTRİK ALTYAPI sistemlerinin ...-... / ...\" olarak belirlendiğini, bu sözleşme kapsamındaki tüm işler davacı Şirket tarafından tamamlandığını, davalı şirket ... Şirketi ile  davacı şirketin  27.12.2022 tarihinde toplantı gerçekleştirdiğini, daha sonrasında mail ile 28.12.2022 tarihli hakediş excel dosyasını davacı şirkete ileterek, hakedişi onayladığını, davalı şirketin fatura kesilmesini davacı şirketten talep ettiğini, hakedişi onaylayarak mail ile davacı şirkete ilettiğini, ek olarak mahkememize sunulan mail akışı uyarınca davalı tarafın hakedişi onaylaması ikrar niteliğinde olup, basiretli tacir olan karşı tarafın bu durumu inkar etmesi hukuka aykırı olduğunu, somut uyuşmazlıkta davalı tarafın mail akışı ile 28.12.2022 tarihli hakedişi onaylayıp, davacı şirkete göndermesi ikrar kapsamında olup, tarafların ... Su Fabrikasındaki Elektrik İşleri Malzeme ve Montaj İşlerinin yapımı anlaşması sabit olduğunu, davacı şirket'in huzurda açtığı alacak davası ise anılan sözleşmeden kaynaklanmayan ve davalının sözleşme dışında talep ettiği ve tarafların bedelde de uzlaşmış olmalarına ve davalının düzenlenen faturayı kabul etmiş olmasına rağmen ödemesini yapmadığı diğer işlere ilişkin toplamda 1.729.885,54-TL  alacağı olduğunu, davacı şirket ve davalı, Sözleşme kapsamında olmayan ... Su Fabrikasındaki Elektrik İşleri Malzeme ve Montaj İşlerinin yapımının da davacı şirket tarafından üstlenilmesi için anlaştıklarını, buna istinaden davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında olmayan bu işe dair bir hakediş raporu düzenlendiğini, hakediş raporunda davalı ile mutabık kalındığı şekilde detayları ile işin kaç gün süreceği, maliyeti, yapılacak işler belirlendiğini, bunların davalı tarafından uygun bulunduğunu, buna istinaden Hakediş Raporu'nda yer alan tüm işlerin tamamlandığını, mahkememizden ... MahallesiAsfaltaltı Sokak No:... .../...  adresinde keşif yapılarak dilekçe ekinde sunulan Hakediş Raporunda yer alan tüm işlerin yapıldığının tespit edilmesini talep ettiklerini, davaya konu işlerin yapımı karşılığında davacı şirket tarafından 31.03.2023 tarih, AD32023000000012 No'lu 1.729.885,54 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalının faturayı kabul ettiğini, fatura kabul edilmiş olsa da davacı şirket'e herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sebeple davacı şirkettin davalı ile ödeme için görüştüğünü, tüm işlerin tamamlandığını, faturanın kabul edildiğini ödemeyi beklediğini ilettiğini, davalının buna karşılık olarak ödeme yapmadığı gibi  08.05.2023 Tarih, BAR2023000000054 nolu ve 1.729.885,54-TL bedelli iade faturası düzenlendiğini, anılan iade faturasına itiraz edildiğini, ancak davalının önce faturayı kabul edip sonrasında iade faturası düzenlemesi hukuka aykırı olduğunu, özetle; davalının 1.729.885,54 TL bedelli faturayı kabul ettiği ancak ödeme talep edilince iade faturası düzenlediği ticari defter ve kayıtların incelenmesiyle birlikte ortaya çıkacağından bilirkişi incelemesi yapılmasını, davacı şirket tarafından gönderilen faturanın davalı tarafından kabul edildiği de göz önüne alınarak davalının taşınır, taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak, uygun görülmediği takdirde mahkememizin takdir edeceği teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi  2024/180 Esas sayılı dosyasından verilen 08.03.2024 tarihli ara kararında özetle; İİK md 257 vd hükümlerinde ihtiyati haciz isteminin koşullarının açıklandığı, davaya dayanak olarak sunulan kayıtların içeriği, gerekse dosyadaki mevcut delil durumu dikkate alındığında ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir şekilde yaklaşık ispat kurallarına uygun delillerin bu aşamada dosyada tespit edilemediği, alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, bu hali ile ihtiyati haciz isteminin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 27.03.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket ile davalı arasında süregelen ticari ilişkiden kaynaklanan müvekkil şirketin 1.729.885,54 TL alacağının hiçbir haklı sebep olmaksızın ödenmemesi sebebiyle İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/180 Esas sayılı dava açılması zaruretinin doğduğunu, Yargıtay'ın, basiretli tacir davranışını dürüstlük kuralı ve iyi niyet çerçevesinde değerlendirdiğini, her iki tarafın tacir olduğu bir davada, sözleşme hükümlerinin, tarafların kabulü dahilinde, taraflardan birini zora sokacak bir kullanım amacı arz etmesi halinde kanunun bunu himaye etmeyeceğine ve uyuşmazlık konusu hükmün taraflarca keyfi olarak nitelendirebilecekleri mutlak bir hak bahşetmediğine karar verdiğini, basiretli iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü gereği, tacirin, tüm ticari faaliyetlerinde bir objektif özen ölçüsünü gerçekleştirmek zorunda olduğunu, basiretli tacir davranışı ilkesiyle, tacirlerin özel ilişkilerinde, dürüstlük kurallarına riayet ederek dikkatli, özenli, sağduyulu, ölçülü hareket etme yükümlülüğünü yerine getirmelerinin düzenlendiğini, somut uyuşmazlıkta davalı tarafın mail akışı ile 28.12.2022 tarihli hakedişi onaylayıp, müvekkili şirkete göndermesinin ikrar kapsamında olup, tarafların ... Su Fabrikasındaki Elektrik İşleri Malzeme ve Montaj İşlerinin yapımı anlaşmasının sabit olduğunu, ilk derece mahkemesi ara kararında  \"Dosyada yapılan inceleme ile;. İİK md 257 vd hükümlerinde ihtiyati haciz isteminin koşullarının açıklandığı, davaya dayanak olarak sunulan kayıtların içeriği, gerekse dosyadaki mevcut delil durumu dikkate alındığında ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir şekilde yaklaşık ispat kurallarına uygun delillerin bu aşamada dosyada tespit edilemediği, alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, bu hali ile ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\" şeklinde belirtilerek ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verildiğini, mahkemenin ne  yapmak istediğinin taraflarınca anlaşılamadığını, ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurulabileceğini (M391/3 c.1), bu hüküm, mülga HMK'da bulunmayan yeni bir düzenleme olup; bu tür bir başvurunun öncelikle kesin olarak karara bağlanacağının öngörüldüğünü, bu düzenlemelerin kanun yolunun açılmış olması ile ihtiyati tedbir kurumunun kötüye kullanılmasının, farklı mahkemelerce aynı konularda farklı kararların verilmesinin ve bu kararların denetim dışı kalması gibi birçok sakıncanın önüne geçilerek ihtiyati tedbir konusunda daha sağlıklı kararların verilmesi ve yeknesaklığın sağlanmasının amaçlandığını, dava dilekçesinde de anlattıkları üzere davalının yazışma adresinden hakedişi kabul ettiğinin ikrarının mevcut olduğunu, davalı şirket ... Limited Şirketi ile müvekkili şirketin 27.12.2022 tarihinde toplantı gerçekleştirdiğini, daha sonrasında mail ile 28.12.2022 tarihli hakedişin excel dosyasını müvekkili şirkete ileterek, hakedişi onayladığını, davalı şirketin fatura kesilmesini müvekkili şirketten talep ettiğini, hakedişi onaylayarak mail ile müvekkili şirkete ilettiğini, dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulan mail akışı uyarınca davalı tarafın hakedişi onaylamasının ikrar niteliğinde olduğunu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 06.07.2012 tarih ve 2012/4060 Esas,  2012/5172 Karar sayılı kararında bu durumu açıkça ifade ettiğini, tedbir talep eden tarafın, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorunda olduğunu (HMK. m.390/3), ispat ölçüsünün ise, \"yaklaşık ispat\" kuralına göre belirleneceğini, yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında hakimin, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmesi gerektiğini, bu sebepledir ki ihtiyati tedbire karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınacağını, bu sebeple dava dilekçelerinde belirttikleri ve ekinde sundukları mail akışı uyarınca davalı tarafın hakedişi onaylaması delilleri dikkate alınmadan ilk derece mahkemesi dosyasından verilen ara kararda ihtiyati talebin reddi kararının hukuka aykırı nitelikte olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesinde: \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" düzenlemesinin yer aldığını, bu düzenleme kapsamında müvekkili şirket tarafından gönderilen faturanın davalı tarafından kabul edildiği de göz önüne alınarak ihtitati tedbir kararının verilmesi gerektiğini, nitekim Yargıtay kararlarında da faturaya dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilebileceğinin vurgulandığını; \"Fatura konusu malların alıcıya teslim edildiği kanıtlanarak, fatura bedeli için ihtiyati haciz istenebileceğini\" (19. HD. 03.03.2005 T. E:2004/13243) \"Mahkemece faturalar, yazarkasa fişleri ve mal teslimi fişlerine dayalı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, ibraz edilen bu belgelere göre alacağın varlığı ve muaccel olduğu konusunda mahkemece bir kanaat edinilmesi halinde ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verileceğini\" : (19. HD. 23.01.2014 T. E:2013/18723, K:1804), nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 21.02.2014 tarih ve 2013/1 Esas, 2014/1 Karar sayılı Kanun hükmünde kararında; \"Dava; Anayasanın 36 maddesi ile “hak arama” hürriyeti kapsamında herkese tanınmış, olan temel bir hukuki koruma ve korunma yöntemidir. Dava yönteminin yasalarla önceden belirlenmiş bir süreci vardır ve bu süreç de ayrıntılı bir incelemeyi gerektirir. Bu süreçlerin tamamlanması aşamasında, hakkın özünün zarar görmemesi için geçici hukuki korumalara hep ihtiyaç duyulmuş ve bu konudaki gereklilik gün geçtikte önem kazanmaktadır. Bazen geçici tedbir taleplerinin karşılanması, asıl yargılamanın önüne geçmektedir. Bu bağlamda gerek davadan önce gerekse dava sırasındaki geçici hukukî korumalar, kişilerin haklarının korunması bakımından ve özellikle hak arama hürriyetinin etkin olarak gerçekleşmesi bakımından hayati bir misyona sahiptir. Diğer bir ifadeyle, hukukî korunma talebini günümüzde, hak arama hürriyetinin en etkin bir “unsuru”, “enstrümanı” ya da “ayrılmaz bir parçası olarak tanımlanabilir.\" şeklinde açıklama getirilerek ihtiyati tedbir müessesinin önemini çok açık biçimde vurguladığını, ihtiyati tedbirin, HMK’da “Geçici Hukuki Korumalar” üst başlığı altında taraflar arasındaki ihtilafın çözümüne katkı sağlayan ve asıl yargılamada verilen hükmün gerçekleştirilmesini temin eden ve hakların korunması bağlamında aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin ayrılmaz bir parçası olarak hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilebilecek bir usul hukuku müessesesi olduğunu, şu halde davacı yararına, yargılamanın sonunda verilecek hükmün gerçekleşmesini temin eder mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken iş bu talebin reddedilmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemenin, yukarıda alıntısını yaptıkları ihtiyati tedbir talepli dava dilekçelerindeki tüm açıklamaları ve sundukları delillere rağmen, talepleri reddetmesinin kabul edilemez olduğunu, koşulları oluşan ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesi ve yasaya ve hakkaniyete aykırılık teşkil eden kararın iptaline karar verilmesi halinde doğacak hakların güvenceye kavuşturulması gerektiğini belirterek, yukarıda izah edilen ve resen tespit edilecek hususlar ışığında, istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi dosyasından verilen 08.03.2024 tarihli ara kararda ihtiyati talebin reddi kararının müvekkili lehine kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, verilen kararın ihtiyati haciz talep eden davacı  vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;<br>258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur.<br>İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur.<br>Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.<br>İİK 265.maddede, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.<br>Dava, davacı yüklenici davalı ile yapıldığını belirttiği eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen iş bedeline ilişkin faturaya dayalı olarak 1.729.885,54 TL alacağın  şimdilik 10.000,00 TL alacağın kabulüne ve faturanın kabul edilmesi nedeni ile  ihtiyati haciz  kararı verilmesini talep etmiş ise de, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dosya kapsamında sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığına ilişkin \"yaklaşık ispat\" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı gibi İİK 257/2 maddesine göre davalının mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisinin  kaçmağa hazırlandığı yahut kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunduğuna yönelik  yaklaşık ispata yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararında usule ve yasaya  aykırı bir  yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/180 Esas sayılı dosyasından verilen 08.03.2024 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 704,50 TL istinaf haciz karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile, kalan 276,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 sayılı HMK'nın 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 20.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40915c253ad6653d","SID":"303558c10c8bc7f6"}}