{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2024/110 Esas 2024/532  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/110<br>KARAR NO\t\t: 2024/532<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:  29/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/588 Esas 2023/265 Karar<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 12/09/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 24/04/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 24/04/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İnşaat sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... Kooperatifini hasım göstererek Sincan Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2005/237 E sayılı dosyada Tapu İptali ve Tescili talepli dava açdığını, mahkemenin görevsizlik kararı üzerine Sincan Tüketici Mahkemesi 2006/40 E. Sayılı dosyada müvekkil lehine karar verildiğini, işbu davanın bozma sonrası Ankara Batı 1. Tüketici Mahkemesi 2012/450 esasına kaydının yapıldığını, ancak yargılama devam ederken, ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adlı şirketi ticaret sicilinden 03/12/2013 tarihinde resen silindiğini, 03/02/2015 tarihinde resen terkin edildiğini, ihyası istenen şirketin devam eden davası olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğünce biliniyor olmasına rağmen müdürlükçe resen silinmesi hatalı olduğunu, bununla birlikte Ticaret Sicil Müdürlüğünce gönderilen cevabi yazıda 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesine göre resen silinen şirketin Ticaret Sicil Gazetesinde silindiğine dair ilanın bulunduğunu, bu nedenlerle şirketin ihyasını, tasfiye/ek tasfiyesi için karar vermesini, şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini ve tasfiye süreci başlamış ise tasfiye/ek tasfiyesi için şirkete tasfiye memuru atanmasını istemiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; ihyaya konu edilen ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin, 97898 - sicil numarası İle 12-10-1993 tarihinde müdürlüklerinde kurulduğunu, ilgili şirketin, geçici 10.maddesi kapsamında şirket sermayesini 10.000 TL'ye çıkarmadığı için, geçici 7.maddenin b bendinde \"Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan limited şirketler” kapsamında geçici 7.maddedeki üsule uygun olarak resen terkin edildiğini, şirketin kayıtlı son sermayesi 500,00 TL olduğunu ve bu hususun 18/05/2001 tarih ve 5298 sayılı TTSG'de ilan edildiğini, TTK'nın geçici 7.maddesinin 4.fıkrasının a bendinde tebliğ usulünün belirlendiğini, dava konusu şirketin geçici 7.maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun olarak kapatıldığını, şirketin davalılarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından belirlenmesini mümkün olmadığından ... Müdürlüğü'nün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenlerle davanın süre yönünden ve hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK'nın 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasına, müdürlük tarafından açılan bu davada yasal hasım olduğundan tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacının sunmuş olduğu belgeler ile celp edilen belgelere göre ihyası istenen şirket hakkında 2005 yılında açılan tapu iptal ve tescil davasının devam etmesine rağmen geçici 7.maddenin 2.fıkrasına aykırı olarak 03/02/2015 tarihinde sicilden kaydı silindiği, davacının işbu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu, söz konusu şirketin ihyası gerektiği, ek tasfiye gerektiğinden TTK'nın 547.maddesi gereğince ihya edilecek şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği kanaatine varılmakla derdest olan Ankara Batı 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2012/450 esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere sicilden kaydı silinen şirketin ihyasına, ek tasfiye için tasfiye memuru atanmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı Ticaret Sicil Müdürlüğü istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tMüdürlüklerince yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, ihyası istenen şirket yetkilisine usulüne uygun tebligat yapıldığı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, yargılama giderinin davanın açılmasında yasal hasım olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak  talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>\t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun  geçici 7.maddesi gereğince dava dışı  ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin  ihyası istemine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun  geçici 7.maddesi gereğince; 01/07/2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacak olup anonim ve limited şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar münfesih olmaları, Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurala tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle re'sen terkin edilebilecektir. Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilideki şirketlere bir ihtar gönderilecek olup bu şirketler tasfiye memuru bildirmeleri halinde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirilmediği taktirde şirketlerin unvanı ise ticaret sicilden re'sen silineceği, ancak şirketin devam eden davasının bulunması halinde bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını talep edebilecektir.\t<br>Somut olaya gelince münfesih şirketin 03/02/2015 tarihinde geçici 7. madde uyarınca re'sen ticaret sicil kaydının silindiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça münfesih olan şirketin taraf olduğu takip dosyasının derdest olduğundan bahisle şirketin ihyası istemine ilişkin olarak işbu dava açılmıştır. İlk derece mahkemesince, Sincan Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2005/237 Esas sayılı dosyasıyla ihyası istenen şirket aleyhine  tapu iptali ve tescil talepli açılan davada şirketin tasfiye işlemleri yapılmadan re'sen sicil kaydının silindiği, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan bahisle şirketin ihyasına karar verilmiş bulunmaktadır. <br>\tİhyası istenen şirketin sermaye artışının 14/02/2014 tarihine kadar yerine getirmediğinden münfesih duruma düştüğünden bahisle 03/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmiş ise de; 11/09/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 10.maddesi gereğince sermaye artırımı için tanınan ek süre 30/06/2015 mesai bitimine kadar uzatıldığı, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından süre beklenmeden şirketin kaydının sicilden re'sen silindiği anlaşılmıştır.  Kaldı ki, şirket hakkında açılmış ve derdest dava bulunmasından ötürü geçici 7.maddenin uygulanması da söz konusu olamayacağından  şirketin tasfiye memuru atanmak suretiyle ihya edilmesine karar verilmesinde de bir isabetsizlik yoktur. <br>Öte yandan davalı ... Müdürlüğü tarafından başka bir gerekçeyle sicil tarafından silinen şirketin sermaye artırımı yapma imkanı sicilin hatalı işlemi ile ortadan kalktığından, davalının bu gerekçeye dayanması da hukuka aykırıdır. Eş anlatımla kanun koyucu 10/09/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı kanun ile değiştirilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 10.maddesi gereğince sermaye artırımı için tanınan ek süre 30/06/2015 mesai bitimine kadar uzatılmış olup davalı ... Müdürlüğünce sermaye artırımı için tanınan ek süre dolmadan şirketin yine sicilden yanlış silinme işlemi nedeniyle yararlanamadığından davalı yanın buna yönelik istinaf başvurusuna da itibar edilmemiştir.  <br>\tÖte yandan, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce 11/09/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 10.maddesi gereğince sermaye artırımı için tanınan ek süre 30/06/2015 mesai bitimine kadar uzatıldığı halde davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından süre beklenmeden şirketin kaydının sicilden re'sen silinmesi ve şirket hakkında açılmış ve derdest dava bulunmasından ötürü iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davalının yargılama giderleri ve harçtan sorumlu tutulması yönündeki kararı usul ve yasaya uygundur. \t<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında usul ve yasaya aykırı bir durum görülmediğinden davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... Müdürlüğü'nün istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,  fazla yatırılan 269,85 TL harcın davalıya iadesine, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/04/2024<br><br><br><br><br>Başkan-             Üye -                    Üye -                  Zabıt Katibi -<br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"06c54f563d3525c9","SID":"8a853dcc001f6a43"}}