{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/815 Esas<br>KARAR NO: 2024/711<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/03/2021<br>NUMARASI: 2019/265 E. - 2021/231 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/04/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin toplamda 14 adet çeki borcuna karşılık İstanbul'da faaliyet yürüten ... Ltd. ŞTİ'ye ciro ederek 17/05/2018 tarihinde ... ile gönderdiğini, aradan geçen 5 gün sonra kargo alıcısı şirket tarafından kargonun gelmediğinin bildirilmesi üzerine kargo şirketinin arandığını, kargonun kaybolduğunun bildirildiğini, davaya konu çekler ile birlikte kaybolan diğer çeklerin hamiline ödenmemesi talepli olarak İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/645 Esas sayılı dosyası ile Çek İptali davası açıldığını, mahkemece verilen ödeme yasağı kararının tüm ilgili bankalara ve davaya konu çeki ödemekle yükümlü bankalara bildirildiğini, davalıların Faktoring şirketleri olduğunu, almış oldukları çekler ile ilgili olarak kendilerine kırdırılan çek bedelinin gerçek bir borç ilişkisinden doğup doğmadığını araştırmak ve buna ilişkin belgelerinde doğruluğunu inceleyerek alma zorunda olduklarını, bu yasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde iyi niyetli 3. Kişi iddiasında bulunamayacaklarını, kötü niyetli davalı şirket ve davalı şirkete ciro eden ciro silsilesinde müvekkiline kadar aradaki cirantaların tamamının aynı düşünce ile hareket eden kötü niyetli kişiler olduğunu, müvekkilinin kendisinden sonra gelen cirantalar ile herhangi bir ticari ilişkisinin söz konusu olmadığını, bu sebeple söz konusu çeklerden dolayı müvekkil şirketin kendisinden sonra gelen cirantalara ve hamile herhangi bir borcu olmadığını, Yukarıda açıklanan nedenlerle; kendiliğinden dikkate alınacak sair sebeplerden dolayı öncelikle davaya konu çekler ile ilgili İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... Esas sayılı icra takip dosyalarına, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına yatırılacak paranın davalı alacaklılara ödenmesinin durdurulmasına,  yapılacak yargılama sonucunda davalı şirketlere borçlu olmadıklarının tespitine, dava konusu çeklerin iptaline ve diğer yasal sonuçlarına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"davacıya ciro edilen çeklerin, dava dışı ... Ltd Şti.'yi kargo yolu ile gönderimi sırasında kaybolduğu, bu çeklerle ilgili olarak İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/645 Esas sayılı dava dosyasıyla çek iptali davasının açıldığı, bu çeklerin icra takibine konu edildiği belirtilerek, davalı ... şirketinin, Yasal araştırma yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasıyla iş bu menfi tespit davasının açıldığı, 6361 Sayılı Yasanın 9. Maddesi gereğince, bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri halinde, faktoring şirketlerinin, temlike konu alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura ile tevsik etme, ciro silsilesine dikkat etme, faturadaki borçlu ile keşideci veya cirantanın aynı kişi olmasına dikkat etme yükümlülükleri olup somut olayda davalı ... şirketinin, Yasal araştırma yükümlülüklerini yerine getirdiğine yönelik bila tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddiyle birlikte, dava konusu edilen talep ve iddiaların, yargılamayı gerektirmesi sebebiyle kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından, davalı lehine, davacı aleyhine, kötüniyet tazminatına hükmedilmeyeceği,\" gerekçeleriyle davanın reddine, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme davalı Faktöring şirketinin, temlike konu alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura ile tesvik etme, ciro silsilesine dikkat etme faturadaki borçlu ile keşideci veya cirantanın aynı kişi olmasına dikkat etme yükümlülüklerini yerine getirdiğine yönelik bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verdiğini,  söz konusu ... A.Ş. isimli bir şirket sadece kağıt üzerinde var olup herhangi bir ticari faaliyeti ve vergi kaydı dahi bulunmadığını, davalı Faktöring şirketi faturaya konu mal veya hizmetin verilip verilmediğini faturanın gerçek olup olmadığını araştırmak zorunda olduğunu, davalı araştırma yapsaydı böyle bir şirketin gerçekte olmadığını göreceğini, temlik almayı reddetmesi gerekeceğini, davalı ... 5411 Sayılı Yasaya  göre kurulu bir finans şirketi olduğunu, bu yasanın 10 Ekim 2006 tarih ve 26315 sayılı resmi gazetede yayımlanan yönetmeliğin madde 22.nin değişik 2.fıkrasına göre; \" Faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile ,bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilmeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları satın alamayacağını veya tahsilini üstlenemeyeceğini, çekin faktöre geçişi teknik anlamda bir ciro değil temlik olduğunu, Davalı borcuna karşılık dava dışı ... LTD.ŞTİ. ne çeki ciro ederek gönderdiğini, kargoda çalınan çekler yetkisiz kişilerce güya ciro edilerek davalı faktöring şirketine temlik edildiğini, çekte adına keşide edilen şirketin ciro imzasının olması TTK.nu anlamında bir CİRO olmayıp yukarıda bahsi geçen Yönetmelik hükümleri gereğince temlik hükmünde devir işlemi olduğunu, alacağı temlik eden kişiye karşı borç yükümlülüğü altında olan kişinin ileri sürebileceği her türlü defi ve itirazları,temlik alacaklısına karşıda sürebileceği hukuki bir gerçek olduğunu, davalı ... ile müşteri şirketinin kendi aralarında yaptıkları Finans sözleşmesi ile Faktoring şirketine temlik edilen davaya konu çek, doğmuş bir alacak için değil doğacak bir alacak için verildiğini,  davalı ... şirketinin iyi niyetli hamil savunmasına itibar etmek hukuken mümkün olmadığını, faktoring şirketi temlik aldığı çeklerin avans ödemesi olduğunu bildiğini, malların teslim edilip edilmediğini, ciranta  gözüken şirketin gerçek olup olmadığını araştırmadığını iyi niyetli olmadığını, davalı ... temlik aldığı alacağın bir mal veya hizmet satışından doğmuş bulunduğunu fatura  ile tevsik olunması gereğini şeklen yerine getirse de bu durum fatura konusu olan alacağın gerçekte mevcut olmaması halinde veya sonradan bazı sebeplerle borçlunun alacağın varlığına ilişkin olarak bazı  itiraz sebeplerinin doğmuş olması halinde ,bu itiraz sebeplerinin alacaklı yanında faktoring şirketine karşı da kullanabilmesine engel teşkil etmediğini, faktoring şirketlerinin uzman kuruluşlar olması ve piyasanın hukuka uygun düzgün işlemesini temini açısından bu fark bulunmadığını, mahkemece faktoring şirketinin iyi niyetli olduğunun kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Bedelsizlik defisinin bir şahsi defi olduğunu, şahsi defiilerin  faktoring şirketlerine  karşı ileri sürülmesinin şartları ise 6361 sayılı  kanunun 9. maddesinde  düzenlendiğini, davacı ... işleminin tarafı olmadığını,  davacı açısından 6361 sayılı kanunun 9/3 maddesinin uygulanması gerektiğini,  müvekkilinin isteyerek davacıya zarar verdiğine yönelik dosyada hiçbir tespit olmadığını, davacının da böyle bir iddiasınında olmadığını, şahsi defiinin müvekkile karşı ileri sürülebilmesi mümkün olmadığını, davacı istinaf dilekçesinde ki iddiasının müvekkilinin çekteki alacağın gerçekliğini araştırma yükümlülüğüne aykırı davrandığı yönünde olduğunu, müvekkilinin faktoring yönetmeliğini uygun hareket ettiğini, yönetmelik faktoring şirketinin yükümlülüğünü çek ile alacağı tevsik eden faturanın birbirine uyumlu olup olmadığını  araştırmakla sınırlı tuttuğunu, davacının müvekkilinin yükümlülüğüne aykırı davrandığı yönündeki iddiasına gerekçe olarak davadışı  ... şirketinin vergi kaydının bulunmadığını yönündeki iddiasının asılsız olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, davacının istinaf isteminin reddini, mahkeme kararının kabulünü talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, TTK 792 maddeye göre açılan çek istirdadı davasıdır. Mahkemece 2018/741 E. sayılı dosyasında, 27/05/2019 tarihli 1.nolu celsesinin 4 nolu ara kararı ile davacının davalılardan ... A.Ş. 'ye açmış olduğu davanın tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verildiği, davanın İstanbul 9. ATM nin 2019/265 E. sayılı dosyasında  yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından duruşmadaki beyanlarında icra dairesine ödeme yaptıklarını, davanın istirdat davasına dönüştüğünü beyan etmişlerdir. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2019 gün 2018/645 Esas 2019/425 K.sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, dava konusu çeke istinaden istirdat davası açılması için süre verildiği görülmüştür. 02/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ....'nin mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğu belirtilmiştir.  26/11/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; Dava dışı ... tarafından 27/04/2018 tarihinde 1075 numaralı ve KDV dahil 7.000-TL fatura düzenlenen ... A.Ş.'nin vergi dairesince adreste bulunamama nedeniyle vergi terkininin 30/09/2018 tarihinde yapıldığının görüldüğü belirtilmiştir. Davalı ... bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde Yargıtay 19 HD.nin 2016/10538 E. sayılı kararında faktoring şirketinin çekteki alacağı fatura ile tevsik etme çek ile faturanın uyumlu olup olmadığının araştırma dışında başkaca bir yükümlülüğünün bulunmadığını, faturanın varlığının tek başına yeterli olduğunu, faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar hakkındaki yönetmeliğin 8.mad. araştırma görevinin açıklandığını bu hükme göre faktoring şirketinin çek ile alacağı tevsik eden faturanın birbirine uyumlu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olduğunu, birbirine uyumlu olup olmadığının ve faturanın taraflarının müvekkilden önceki cirantalar aynı kişiler olmasını araştırmak dışında müvekkilinin başkaca bir yükümlülüğü bulunmadığını faktoring işleminin tarafı olan şirketlerin ek raporunda 30/09/2018 tarihinde terkin edildiği, terkin işleminden aylar önce 22/05/2018 tarihinde faktoring işleminin gerçekleştiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı istinafında Faktoring şirketinin temlik aldığı çeklerin avans ödemesi olduğunu bildiği, malların teslim edilip edilmediğini, ciranta gözüken şirketin gerçek olup olmadığının araştırılarak ve buna göre yapmak zorunda olduğunun iyi niyetli hamil olmadığının ileri sürmüştür.Mahkemece bilirkişi raporuna istinaden davanın reddine karar verilmiş ise de; Mahkemece öncelikle icra dosyası ve çek fotokopisi getirtilerek faktoring sözleşmesi tarihide göz önünde bulundurularak Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesine göre faktoring şirketi tarafından araştırma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğinin araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2021 tarih, 2019/265 E. 2021/231 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f6a05a27c30e9100","SID":"7ccbc4aceb9c557e"}}