{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1652 <br>KARAR NO\t\t: 2024/935<br>KARAR TARİHİ\t: 22/04/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2021/223<br>KARAR NO\t\t: 2021/529<br>DAVA TARİHİ\t: 30/03/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 24/06/2021<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t:22/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:22/04/2024<br><br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2021 Tarih ve 2021/223 E. 2021/529 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>       <br>   İSTEM:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'un davacı firmanın satın alma departmanın da satın alma sorumlusu olarak etkin bir pozisyonda çalıştığını, Aralık 2010 tarihinde istifa etmek suretiyle davacı şirketteki işinden ayrıldığını, davalı ...'un istifasının ardından bizzat kendisi tarafından iade edilen satın alma defterinin incelenmesi  sonucunda özellikle büyük bir kısım satın almaların davalı ... Şti. ne verilmesinin ve dava dışı .. A.Ş. nin ıskontosuz liste fiyatları değerlendirmeye esas alınmak sureti ile teklif hazırlatıldığını, diğer davalı firma ile ortakları aynı olan firmalardan yüksek teklifler alınmak suretiyle satın almaların diğer davalı  şirkete  yönlendirildiğini, bu ve buna benzer iş ve işlemler ile her satın alma işleminde davalı ... tarafından %30-50 oranında daha pahalı olarak iç satış işleminin gerçekleştirildiğini, bu şekilde müvekkili şirketin çok büyük oranda zarara uğradığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklannın saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL maddi zararın ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada mahkemenin yetkili olmadığını yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunu, İş bölümü itirazlarının olduğunu, davacı firma ile davalı firmanın yıllara dayanan ticarete dayalı ilişkisinden dolayı bu davanın açıldığını, her iki firmanın da tacir olması nedeniyle yetkili olan mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan dosyanın İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, zamanaşımı yönüyle itirazlarının olduğunu,  davanın zamanaşımı yönüyle reddine karar verilmesini, davacı şirketin davalı firmadan 2003 yılından 2011 yılına kadar mal ve hizmet satın aldığını, diğer davalı ...'un davacı firma da 2006 yılından itibaren çalışmaya başladığını, diğer davalının işe başlamasından çok öncede her iki firmanın ticari ilişkisinin olduğunu, diğer davalının işe başlaması ile taraflar arasındaki ticarete olumlu yada olumsuz etkisinin olmadığını, davalı firmanın talebi üzerine 12.05.2006 tarihinde taraflar arasında Satın Alma Tedarik Sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme kapsamında defalarca ticari alışveriş yapıldığını, davacı firma ile davalı firma arasındaki ilişkinin davacı firmanın talebi ile diğer davalıdan önce kurulduğunu, davacı firmada mal alınacağı zaman alınacak malın ihtiyacı olan bölümün mühendisi veya yetkilisi tarafından belirlendiğini, daha sonra satın alma bölümüne iletildiğini, satın alma tarafından o malla ilgili piyasa araştırması yapılarak satan firmalardan teklif alındığını, alınan teklifler ve piyasa araştırma sonuçlarının üst yönetime sunulduğunu, yetkililer tarafından incelenen belgelerin değerlendirilmesi yapılıp hangi malın alınacağına ve kimden alınacağına karar verildikten sonra, alınan kararın tekrar satın alma bölümüne gönderildiğini, satın alma yetkilisinin müdürünün onayı ile sipariş verdiğini, ... marka vananın  alınmasının ...'un tercihi olmadığını, talep edilen vananın markasını, modelini, tipini belirleme yetkisinin talep eden bölümün yetkilisine ait olduğunu ve yetkili tarafından belirlendiğini, sipariş formlarında diğer davalı ... ile Satın Alma Müdürü ...'ın imzasının bulunduğunu, diğer davalı ile müvekkili şirketin işbirliği yaparak davacı şirketi zarara uğratmasının mümkün olmadığını, davacı şirketin piyasa araştırması yapması aşamasında, temsilcisi oldukları ... marka vana üreten fabrikadan aldıklan iskonto tutarını gözönüne alarak üretici firmanın katalog fiyatından daha aşağı fiyat verdiklerini, davacının satın alma işlemi yapıldığı zaman %30- %50 zarar ettiklerini iddia ettiklerini, aslında davacı firmanın satın alma aşamasında %30 - %50 oranında kar ettiklerini bildikleri halde bunu görmemezlikten geldiklerini, davacının satın aldığı vanaların özel yapım olduğunu bazılarını müvekkili şirketin üretmediğini, bu nedenle sabit bir fiyat oluşmadığını,vanaların üretiminde kullanılan malzemelerin özelliğine göre fiyat oluştuğunu, davacının sabit piyasa değeri olmayan ve paslanmaz ürünler de her gün değişen sabit piyasa fiyatı hakkında nasıl sabit bir değer tespit edildiğini açıklamak zorunda olduğunu, davacı firmanın, ... marka vanalarının davalı şirket ve şirket yetkilisi tarafından 20 yıldır satıldığını, İzmir de bu vanaların ana bayi ve yetkili bayi davalı şirket olması nedeniyle ... A.Ş. den düşük fiyatla aldığını, bu nedenle de, üretici firmanın teklif ettiği fiyattan daha düşük fiyatla mal sattığını, davacı firma ile müvekkili firmanın ticaret yaptığını, bu süreç içinde her iki tarafında menfaatinin söz konusu olduğunu, ticari şirketlerin menfaatleri olduğu yerlerden alıveriş yaptıklarını, diğer davalı ...'un yapılan bu ticari işlemlerde bir menfaatinin olmadığını, kendisine müvekkili tarafından menfaat sağlanmadığını, yapılan iddianın iftira olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesince \"... Davanın kabulü ile, 50.000-TL davacı zararının 09.05.2011 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'nden alınarak davacıya verilmesine, tahsilde ''... hakkında açılan dava yönünden'' tekerrür oluşturulmamasına, davacının fazlaya ait hakkının saklı tutulmasına, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>1-Davanın kabulü ile, 50.000-TL davacı zararının 09.05.2011 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'nden alınarak davacıya verilmesine,<br>Tahsilde ''... hakkında açılan dava yönünden'' tekerrür oluşturulmamasına,<br>Davacının fazlaya ait hakkının saklı tutulmasına, ...\" ifadelerini içeren gerekçelerle davanın kabulüne karar vermiştir. <br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacı ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; işbu davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiş olup bilirkişi raporu neticesinde talep miktarının arttırıldığını, davanın 50.000 TL olarak açıldığını ancak daha sonra bilirkişi raporunda da yapılan tespite göre 598.906,15 TL olarak yükseltildiğini, dava haksız eylemden kaynaklanan tazminat davası olmakla birden fazla kişinin sorumluğunda davalının kusuru oranında tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, somut olayda toplanan deliller ve bilirkişi raporları haksız fiillin bütün unsurlarının ortaya konulduğunu, bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur sadece TBK 62 de belirtilen iç ilişkiyi ilgilendirdiğini, bu nedenle Mahkeme hükmünde 536.944,41 TL davacı şirket zararının tespit edilmesinden sonra,  davalı ... Şti'nin birlikte % 70 oranında kusurlu olduğundan  kusur oranına göre 275.861,01-TL maddi zarardan sorumlu olduğunun kabul edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; davalı şirketten satın alınan vanaların fiyatlarının yüksek belirlendiği böylece zarara uğradığı iddiası ile hem kendi şirket çalışanı hem de davalı şirket aleyhine tazminat davası ikame ettiğini, bu davada 23.06.2014 tarihinde davalı şirket çalışanı hakkında davanın reddine, davalının hakkında görevsizlik kararı ile dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, karara karşı temyiz yoluna başvurulmuş Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin   2017/16431 E sayılı dosyası ile anılan kararın bozulduğunu, davalı yönünden görevsizlik kararı verildiğini, davanın İzmir 11. İş mahkemesinin 2018/644 Esas sayılı dosyası ile devam edildiğini, görevsizlik kararı verilmesinin hatalı ve gereksiz olduğunu, davalının savunma hakkını kullanamamasına sebep olduğunu, delillerin toplanıp bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davalının hiçbir zaman üretici ... A.Ş.'nin katalog fiyat listesinin üstünde satış yapmadığını, alınan raporda da bunun sabit olduğunu, davacı tarafın ...'ın davalıya yaptığı iskontonun tamamının kendisine uygulanmasını talep ettiğini, haksız menfaat temini çabası içerisinde olduğunu, ortada ticari bir zararın söz konusu olmadığını, davalının davacıya zorla ürün satmadığını, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t<br>GEREKÇE:<br>Dava; maddi tazminat istemine ilişkindir.<br> ...'un davacı firmanın satın alma departmanın da satın alma sorumlusu olarak  çalıştığını, istifa etmek suretiyle davacı şirketteki işinden ayrıldıktan sonra  özellikle büyük bir kısım satın almaların davalı ... Tic. Ltd. Şti. ne verilmesinin ve dava dışı ... A.Ş. nin ıskontosuz liste fiyatları değerlendirmeye esas alınmak sureti ile teklif hazırlatıldığını, diğer davalı firma ile ortakları aynı olan firmalardan yüksek teklifler alınmak suretiyle satın almaların diğer davalı  şirkete  yönlendirildiğini, bu ve buna benzer iş ve işlemler ile her satın alma işleminde davalı ... tarafından %30-50 oranında daha pahalı olarak iç satış işleminin gerçekleştirildiğini, bu şekilde davacı  şirketin çok büyük oranda zarara uğradığı iddiasıyla maddi tazminat talebiyle ... ve ...  aleyhine izmir   11.İş  mahkemesine açılan davanın yapılan yargılanması sonunda davalı ... yönünden davanı husumetten reddine ve davalı şirket yönünden ise  Ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna dair karar verilmiştir.<br>İzmir 11. İş mahkemesinin  2012 /139 E-2014/404 K numaralı ilamı yargıtay 22. HukuK Dairesinin  2017/16341E-2018/24514 K numaralı ilamıyla bozulmuştur.<br>Yargıtay bozmasından sonra İzmir 11. İş Mahkemesinin 2020 /69 Esas numarasına kaydedilen dosyada ... yönünden yargıtay bozma ilamına uyularak eksik husular yönünden  yargılamaya devam olunmuş ve davalı şirket yönünden tefrik kararı verilerek verilen görevsizlik kararı ile dosyanın Ticaret mahkemesine gönderilmesine ilişkin karar ile dosya İzmir 5. Asliye Ticaret mahkemesine tevzi edilmiştir.<br>5.  Asliye Ticaret mahkemesince yapılan yargılamada 11.İş Mahkemesinde alınan rapor  ve yapılan yargılamada toplanan delillere göre davanın kabulüne dair karar verilmiştir.<br>HMK 355. Maddesi gereğince yapılan incelemede;5. Asliye Ticaret Mahkemesince herhangi bir inceleme yapılmadan 11. İş mahkemesinin 2020 /69 E sayılı  dosyasında alınan bilirkişi raporu ve dosyada toplanan deliller esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de sözkonusu raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığı ve eksik hususların belirtilerek yeniden rapor alınıp hüküm kurulmak üzere 11. İş Mahkemesi kararının Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2021/ 9273E-13529K numaralı ilamıyla bozulduğu ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın 11. İş mahkemesinin yeni esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle sözkonusu  dosyanın yeniden dosya içerisine alınarak ve gerekirse dosyanın sonuçlanması beklenerek eldeki davada davalının sorumluluğu yönünde mahkemece değerlendirme  yapılıp  gerekirse  bilirkişi raporu alındıktan sonra karar  verilmesi gereklidir.<br> Davacı tarafça dava değeri ıslah edilmesine rağmen ıslah dilekçesi dikkate alınmadan dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmuş olmasına yönelik davacı tarafın istinaf talebi de  yerindedir.<br>Açıklanan nedenlerle ve eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davacı ve davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2021 Tarih ve 2021/223 E. 2021/529 K.sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>Belirtilen eksiklikler giderilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine,<br>İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan toplam 935,70 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince  kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 22.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ee524459939196b","SID":"8f5f13c2e5097cb6"}}