{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1544 <br>KARAR NO\t\t: 2024/668<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/07/2019 (Dava) - 23/09/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/309 Esas - 2021/669 Karar<br>DAVA             \t\t: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 24/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/04/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarih ve 2019/309 Esas - 2021/669 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.05.2018 günü müvekkili şirket faaliyet alanında aşırı yağışlara bağlı olarak büyük zarar meydana geldiğini, meydana gelen zararın 14.05.2018 tarihli ihtarname ile davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirket tarafından 3/1292134 ve 3/129426 nolu hasar dosyası açılarak eksper incelemesi yapıldığını, raporlar kapsamında müvekkiline şirkete 30.07.2018 tarihinde 21.603,75 TL ve 03.08.2018 tarihinde 135.432,57 TL ödeme yapıldığını, sigorta eksperinin sigorta genel şartları ve sigorta poliçesi özel şartlarına aykırı raporlar nedeniyle, ödemelerin eksik yapıldığı, müvekkili şirkette bulunan 111.839,14 TL bedelli emtea zararının açıkta bulunan muhteviyat klozu başlığı altındaki muafiyet kapsamına sokularak tamamının teminat dışı gösterildiğini, iş yeri sigortası 4. Sayfasında yer alan açıkta bulunan muhteviyat klozu incelendiğinde burada bahsedilen emteanin sigortalı işyerinde faaliyet alanı içinde ama hiçbir kapalı alan altında olmayan demirbaş, makine, emtea ve 3. Şahıs emtianın zarar görmesi halinde işletilmesi gereken muafiyet olduğu, oysa resimler ile belirli olduğu üzere emteaların bulunduğu yerin üstü ve 3 yeri kapalı ve sadece ön tarafı açık, iş yerine ait faaliyet alanı olduğunu, 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu 11. Maddesi 4 fıkrası gereği, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir, belirtilmemiş olan risklerin teminat kapsamında sayılacağını, eksperiz raporunda demirbaş hasarı 2 olarak geçen hasar ve zarar incelemesinde % 5 ile % 55 oranında değişen eski-yeni indirim oranı uygulaması ile % 5 ile % 30 arasında değişen teknolojik fark oranı uygulaması yapılarak ödenmesi gereken zarar bedelinde hukuki dayanağı olmayan indirimler uygulandığını, tam zarar halinde bu kadar keyfi indirim yapılmasının keyfi ve hukuka aykırı olduğunu, demirbaş hasarı 3 olarak geçen hasar ve zarar %20 oranında değişen eski-yeni indirim oranı uygulaması ile %35 arasında değişen teknolojik fark oranı uygulaması yapıldığını, bu uygulamanın da poliçede geçmediği ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 2. ekspertiz raporunda bina hasarı olarak 21.603,75 TL tespit edildiğini, hasar tespitinin notlar bölümünde, sigortalı iş yerini komple tadilat etmekte olup, hasar hesabında sadece hasarlı bölgelerin onarım bedelleri dahil edildi notu bulunduğunu, oysa iç ve dış cephelerin tamamında tam zarar oluşmasına rağmen sadece lokal onarım bedeli hesaplanmasının tarafsızlık ilkesine aykırı olduğunu, poliçe teminat kapsamında olmasına rağmen hatalı, eksik ve hukuka aykırı tanzim edilen ekspertiz raporları sebebi ile karşılanmayan emtea yenileme ve tadilat zararının bizzat sigortalı tarafından karşılandığını ileri sürerek, bakiye gerçek zararın tespit edilmesi ile şimdilik 50.000 TL'sinin ihbar tarihi 14.06.2018 den 1 ay sonraki tarih olan itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...dosya tarafları arasında davacının ... Mah. ... Sokak ... .../... adresindeki plastik eşya ve PVC imalatı yaptığı işyerinin 19/03/2018-19/03/2019 tarihlere arası dönemi kapsayacak şekilde yukarıda belirtildiği üzere yukarıda da belirtildiği üzere mal sigortası poliçesinden kaynaklı ticari bir ilişkinin kurulduğu, söz konusu poliçe ile davalının belirtilen adresi yangın poliçesi ile gerçekleşecek rizikolar bakımından teminat altına aldığı, sel ve su baskını durumunun da söz konusu yangın sigorta poliçesine dahil olduğu, 11/05/2018 tarihinde belirtilen adreste aşırı yağışlar nedeniyle zarar oluşmasından kaynaklı davalı tarafa 14/05/2018 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davalı şirket tarafından açılan hasar dosyaları üzerinden eskpertiz incelemesi yaptırılmakla davacı yana 30/07/2018 tarihinde bina hasarı bakımından 21.603,75 TL, 03/08/2018 tarihinde demirbaşlar bakımından 135.432,57 TL tutarda ödemede bulunulduğu, davacı yan yönünden oluşturulan kesin ekspertiz raporuna göre 60.350,00 TL mobilya, 41.140,74 TL elektronik, 33.941,83 TL kamera, 103.839,84 TL emtea olmak üzere toplam hasarının 239.272,41 TL olduğu, az yukarıda da belirtildiği üzere davacı tarafa toplam 135.432,57 TL tutarda ödeme yapıldığı,  yapılan bu ödeme içerisinde 103.839,84 TL tutardaki emtea hasarı yönünden açıkta bulunan ürünler olması iddiasıyla hiç ödeme yapılmadığı, yapılan ödemelerin değerlendirilmesi neticesinde hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılan rapor göz önüne alındığında davacı yan adresindeki binanın söz konusu su baskını olayından kaynaklı toplam 38.225,00 TL hasar meydana geldiği, davalı tarafından 21.603,75 TL tutarda ödeme yapıldığından davacının bina hasarı yönünden karşılanmayan 16.621,25 TL bakiye zarar alacağı bulunduğu, yine mobilya ve eşyanın toplam 78.435,00 TL hasara uğradığı, davalı tarafından 60.350,00 TL tutarda ödeme yapıldığından davacının mobilya ve  eşya hasarı yönünden karşılanmayan 18.085,00 TL  bakiye zarar alacağının bulunduğu anlaşılmakla emtea zararına konu ürünlerin yukarıda da belirtildiği üzere açıkta bulunmayan yerde zarara uğradığı kanaatine varıldığından belirlenen 103.839,84 TL tutardaki davacı zararının da esasen karşılanmadığı anlaşılmakla karışlanmayan zarar tutar toplamı olan 138.546,09 TL'nin davalıdan tahsili yönündeki istemde davacının hukuki yararının olduğu, bu miktarın davalının sorumluluğunda olduğu ve aynı zamanda bu tutarın ıslah dilekçesine konu edildiği anlaşılmakla ve bu hususlardaki davalı savunmasının yerinde olmadığı ve ayrıca davacı tarafça dava açmadan evvel davalı yana başvurusuna yönelik yapılan inceleme neticesinde başvurunun 14/05/2018 tarihinde yapıldığı ve yangın sigortası genel şartları uyarınca 1 ay sonrasına isabet eden 15/06/2018 tarihinde davalının temerrüte düşeceği...\" gerekçesiyle davanın  KABULÜ ile; 138.546,09 TL'nin davalının temerrüt tarihi olarak hesap ve takdir edilen 15/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada aldırılan bilirkişi raporunda, emtea malzemelerinin açıkta olmadığına ilişkin yapılan tespitin son derece hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, bu tespite itiraz ettiklerini, 08/02/2021 tarihli ek raporda bu tespitin değerlendirilmesinin belgeler üzerinden ve 11/11/2020 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle gerçekleştirildiğini, yeterli inceleme ve açıklama yapılmaksızın bilirkişilerce emtia hasarlarına ilişkin olarak yapılan tespitleri kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, yerel mahkeme kararına dayanak olarak gösterilen bilirkişi raporunda bina hasarının son derece fahiş şekilde hesap edildiğini, bu hesaplamayı kabul etmediklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca 11/05/2018 tarihinde dahili su sızması neticesinde meydana gelen hasarlara ilişkin olduğunu, bununla birlikte davacı tarafça sigortalı işyerinde hasara uğramayan tazminat kalemleri bakımından da tadilat yapıldığını, bu tadilat bedellerinin müvekkili şirketten haksız bir şekilde talep edildiğini, bilirkişi raporunda söz konusu itirazlarının değerlendirilmediğini, tazminat kalemlerinden müvekkili şirketin hiç bir şekilde sorumlu tutulamayacağını, bilirkişi raporunda, davacı sigortalı tarafça komple ana yapıda gerçekleştirilen tadilat bedelinin müvekkili şirketten talep edilemeyeceğinin belirtildiğini, ancak buna rağmen bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların son derece fahiş olduğunu, müvekkili şirketin hasara uğramayan bina tadilat masrafları açısından hiç bir şekilde sorumluluğu bulunmadığını, hesaplanan bina hasarı tutarının neye göre hesaplandığının detaylandırması gerektiğini, bilirkişi heyetinin söz konusu fiyatlandırmaların ne şekilde yapıldığı, hangi firmalardan teklifler alındığı gibi hususları açıklaması gerektiğini, karara dayanak gösterilen bilirkişi raporunda bina hasarına ilişkin olmak üzere eskime, yıpranma payının mahsubunun mümkün olduğu belirtilmiş olmasına karşılık müvekkili şirket aleyhine hesaplanan tutardan herhangi bir eskime, yıpranma payının mahsup edilmediğini, müvekkili şirket tarafından bina hasarına ilişkin ödenen tutarın eskime, yıpranma payı gözetilmek suretiyle ödendiğini, itiraz dilekçesine konu ek raporda belirtilen bakiye tutarın eskime, yıpranma payı gözetilmeksizin tespit edildiğini, bina hasarına ilişkin söz konusu tutarı kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle, bilirkişi raporunda demirbaş ve emtia hasarlarına dair yapılan tespitlerin hatalı ve hesaplamaların son derece fahiş olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, yangın poliçesine dayalı olarak hasar bedelinin sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan 16.11.2020 ve 11.02.2021 havale tarihli bilirkişi raporlarının somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalının davadan önce sel baskını sebebiyle oluşan hasar için sigortalısı olan davacıya bir kısım ödeme yaptığı, eksik kalan kısım için davacının eldeki davayı açtığı, mahallinde yapılan keşif ile davacının zayi olan emtialarının korunduğu üç tarafı kaplı alanın ana yapıya eklenti ile bağlı olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla buradaki emtianın da sigorta kapsamında yer alması gerektiğine yönelik mahkeme kabulünün doğru olduğu, burada yer alan emtiaların davalının aldığı ekspertiz raporu ile değerinin 103.389,84 TL olarak tespit edildiği, diğer zarar gören mobilya, elektronik aksamlar ve bina hasarı için davalının yaptığı ödemenin mahsubu ile bakiye kısmın 34.706,00 TL olduğu, bu bedel bilirkişilerce belirlenirken Yangın Sigortası Genel Şartları uyarınca malzemelerin eskime-aşınma-yıpranma payları ayrı ayrı tespit edilerek zarardan düşülüp sonuç bedelin tespit edildiği, yine mahallinde yapılan keşifte sel sebebiyle zarar gören yerlerin tespit edilerek zararın belirlendiği, dolayısıyla davalının zararı aşan tadilatların da davalıya yüklendiği yönündeki itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/309 Esas - 2021/669 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 9.464,08 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 2.366,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.098,06 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  24/04/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"beb4d711930ab157","SID":"a813bdbf53e042c3"}}