{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/363 <br>KARAR NO\t: 2024/774<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                           K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/124 E.  -  2021/82 K.<br><br>DAVACI\t: ...\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/02/2021 tarih ve 2020/124 Esas - 2021/82 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2018/59250, 2016/41861, 2015/79996, 2015/79991, 2015/30381, 2014/21783, 2014/21712, 2014/21704, 2013/41764, 2013/41705, 2006/01243, 2018/59261 sayılı ve \"...\", \"...\" ibareli  tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimaline yol açacak derecede benzer nitelikteki \"...+şekil\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2018/58150 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa ... ibaresinin Madrid Protokolü kapsamında birçok ülkede tescilli olduğunu, \"...\" ibaresine global bir koruma sağlanmaya çalışıldığını, bu ibarenin ayırt ediciliğinin bulunduğunu, \"...\" markasını ihdas edenin ve meşhur hale getirenin müvekkili olduğunu, müvekkilinin bu markanın tek gerçek hak sahibi bulunduğunu, dava konusu başvurunun, müvekkilinin \"...\" esas unsurlu markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının müvekkili markalarına zarar verdiğini, haksız rekabete yol açtığını, müvekkilinin \"...\" markasının tanınmış marka olduğunu, yargı kararları ile bu hususun sabit bulunduğunu, davalının herhangi bir çaba sarf etmeden müvekkilinin tüketicilerde yaratmış olduğu \"...\" marka imajından haksız kazanç elde edeceğini, taraf markaların kapsamlarının da birebir aynı olduğunu, markaların benzer olması nedeniyle davalı markasının müvekkilinin markasının serisi olarak algılanacağını, müvekkilinin ... ibarelerinin ayırt ediciliğinin zarar göreceğini, saygınlığına gölge düşüreceğini, davalının amacının ... ibaresini tescil ettirmek olduğunu, kötü niyetin korunamayacağını ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-368 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın 05. sınıfın 2. alt sınıfı ile 35. sınıfta yer alan 05. sınıfın 2. alt sınıfına dair olan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... Hallaç, davaya cevap vermemiştir. <br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu 2018/58150 sayılı \"...+şekil\" ibareli başvuru ile itiraza dayanak gösterilen davacının \"...\" ibareli markaları arasında çekişme konusu mallar bakımından benzerlik bulunduğu, ancak taraf işaretleri arasında görsel, işitsel ve genel izlenim olarak bir benzerlik bulunmadığı ve bu nedenle iltibas tehlikesinin oluşmayacağı, davacının davaya mesnet gösterdiği markaların, tanınmışlığının kanıtlanamadığı, bununla birlikte işaretler benzer olmadığından, davacının markalarının tanınmışlığının da davalının başvurusunun tesciline engel oluşturmayacağı, kötü niyetin ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve değerlendirme içerdiğini, ayrıca bu raporun gerekçeye birebir iktibas edilmesinin de bir gerekçesizlik hali teşkil ettiğini, \"...\" ibaresinin tanımlayıcı olduğu yönündeki tespitin soyut değerlendirmelere dayandığını, karıştırılma ihtimali salt hukuki bir konu olduğundan bilirkişilerce bu yönde yapılan tespitin dikkate alınmaması gerektiğini, bilirkişilerce yapılacak incelemenin yalnızca sınıfsal benzerlik ve ortalama tüketici kitlesi ile sınırlı olması gerekirken, raporda bu aykırılığın yanı sıra ortalama tüketici kavramının eksik şekilde değerlendirildiğini, \"...\" ibaresinin zayıf marka niteliğinde olduğuna dair tespitlerin Anayasaya aykırılık teşkil ettiğini, davalı başvurusunun, müvekkili adına tescilli tanınmış markalar üzerinden haksız yarar sağlayacağını, SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında yapılacak incelemenin, SMK'nın 6/1 maddesi kapsamındaki değerlendirmeden hariç tutulması gerektiğini, davalı markasının, müvekkili adına tescilli markalar ile SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında karıştırılmaya yol açacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu \"...+şekil\" ibareli başvuru ile davacının \"...\" esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak 6769 sayılı Kanunun 6/1 maddesi anlamında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, özellikle davaya konu edilen mal ve hizmetlerin tüketicilerinin dikkate ve özen düzeylerinin yüksek olduğu hususu da gözetildiğinde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, Yargıtay 11. HD.'nin \"...\" ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 14.09.2023 tarih ve 2022/1280 E.-2023/4987 K. sayılı, \"...\" ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 24.11.2022 tarih ve 2021/4264 E.-2022/8299 K. sayılı,  \"...\" ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 26.10.2020 tarih ve 2020/616 E.- 2020/4442 K. sayılı, \"...\" ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 12.10.2020 tarih ve 2020/119 E.- 2020/3987 K. sayılı, \"...\" ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 10.04.2018 tarih ve 2016/7123 E.- 2018/2557 K. sayılı, \"...\" ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 04.11.2019 tarih ve 2019/141 E.- 2019/6786 K. sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,9‬0 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/04/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/04/2024  <br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5e6d62b009b1a5f","SID":"348262e492b44c37"}}