{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1272 Esas<br>KARAR NO:2024/925<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/03/2021<br>NUMARASI: 2017/892 E. - 2021/203 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;   Davacı müvekkilinin ... AŞ'den 14.595,00 USD ve 3.220,12 EURO alacaklı iken davalı ... AŞ ile yapılan 21/12/2010 tarihili sözleşme ile bu borcun üstlenildiğini ve 14.595,00 USD borcun 28/06/2011 - 28/12/2015 tarihleri arası her biri 260,00 USD ve 28/01/2016 tarihinde 295,00 USD olmak üzere toplam 56 taksit şeklinde, 3.220,12 EURO'nun da 28/02/2016 - 28/04/2017 tarihleri arası her biri 200,00 EURO ve 28/05/2017 tarihinde ise 220,12 EURO olmak üzere toplam 16 taksit halinde ödeme taahhüdünde bulunulduğunu, ancak dolar borcunun 28/06/2011 - 28/05/2012 tarihleri arası 12 takside denk gelen 3.120,00 USD'nin vadesinde ödenmemesi nedeniyle İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip yapıldığını, ancak borçlunun itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ve vaki itirazın iptali için İstanbul 11. ATM'nin 2016/1129 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, devam eden süre içerisinde davalının geriye kalan taksitlere tekabül eden 11.475,00 USD ile 3.220,12 EURO borcu da ödememesi nedeniyle iş bu alacak davasını açtıklarını, bu nedenle 11.495,00 USD ile 3.220,12 EURO'nun temerrüt tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin boş nakil sözleşmesi olduğunu, TBK m.199/1 kapsamında davalı müvekkilinin ... AŞ'nin sahip bulunduğu bütün def'i ve itirazları ileri sürme hakkına sahip olduğunu,  borcu nakil alınan ... AŞ'nin BDDK'nın 10/02/2011 tarih ve 171 sayılı kararına istinaden tasfiye halinde olduğunu, bu nedenle hakkında takip yapılamayacağını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davanın KABULÜ İLE; <br>11.475,00 USD'nin (260,00 USD'ye 28/06/2012, 260,00 USD'ye 28/07/2012, 260,00 USD'ye 28/08/2012, 260,00 USD'ye 28/09/2012, 260,00 USD'ye 28/10/2012, 260,00 USD'ye 28/11/2012, 260,00 USD'ye 28/12/2012, 260,00 USD'ye 28/01/2013, 260,00 USD'ye 28/02/2013, 260,00 USD'ye 28/03/2013, 260,00 USD'ye 28/04/2013, 260,00 USD'ye 28/05/2013, 260,00 USD'ye 28/06/2013, 260,00 USD'ye 28/07/2013, 260,00 USD'ye 28/08/2013, 260,00 USD'ye 28/09/2013, 260,00 USD'ye 28/10/2013, 260,00 USD'ye 28/11/2013, 260,00 USD'ye 28/12/2013, 260,00 USD'ye 28/01/2014, 260,00 USD'ye 28/02/2014, 260,00 USD'ye 28/03/2014, 260,00 USD'ye 28/04/2014, 260,00 USD'ye 28/05/2014, 260,00 USD'ye 28/06/2014, 260,00 USD'ye 28/07/2014, 260,00 USD'ye 28/08/2014, 260,00 USD'ye 28/09/2014, 260,00 USD'ye 28/10/2014, 260,00 USD'ye 28/11/2014, 260,00 USD'ye 28/12/2014, 260,00 USD'ye 28/01/2015, 260,00 USD'ye 28/02/2015, 260,00 USD'ye 28/03/2015, 260,00 USD'ye 28/04/2015, 260,00 USD'ye 28/05/2015, 260,00 USD'ye 28/06/2015, 260,00 USD'ye 28/07/2015, 260,00 USD'ye 28/08/2015, 260,00 USD'ye 28/09/2015, 260,00 USD'ye 28/10/2015, 260,00 USD'ye 28/11/2015, 260,00 USD'ye 28/12/2015, 295,00 USD'ye 28/01/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi kapsamında devlet bankalarının amerikan doları cinsinden para için açmış olduğu 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz uygulanmak kaydıyla) ve,  3.220,12 EURO'nun (200,00 EURO'ya 28/02/2016, 200,00 EURO'ya 28/03/2016, 200,00 EURO'ya 28/04/2016, 200,00 EURO'ya 28/05/2016, 200,00 EURO'ya 28/06/2016, 200,00 EURO'ya 28/07/2016, 200,00 EURO'ya 28/08/2016, 200,00 EURO'ya 28/09/2016, 200,00 EURO'ya 28/10/2016, 200,00 EURO'ya 28/11/2016, 200,00 EURO'ya 28/12/2016, 200,00 EURO'ya 28/01/2017, 200,00 EURO'ya 28/02/2017, 200,00 EURO'ya 28/03/2017, 200,00 EURO'ya 28/04/2017, 200,00 EURO'ya 28/05/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi kapsamında devlet bankalarının euro cinsinden para için açmış olduğu 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz uygulanmak kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,  \" şeklinde  karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosya hakkında yerel mahkemenin kararının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte muacceliyet kaydı ve müvekkilinin temerrüdü oluşmadan her taksit için faiz işletilmesinin büyük bir hezeyan olacağını, Hukuken kabulünün mümkün olmadığını, Bu hatalı durumun düzeltilmesi gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel mahkemenin bu kararının eksik bir karar olduğunu, müvekkilinin iş bu taraflar arasındaki sözleşmeden borçlu çıkarıldığını, fakat hukuken iş bu dosyanın bu şekilde kesinleşeceği bir an olsun düşünülecek olsa davacı tarafın hem sözleşme dışı .. kurumundan alacaklı olacağını, hemde müvekkili olan şirketten alacaklı olacağını, Hal böyle iken eğer taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu mahkemece kabul edilecek ise de; bu sözleşmenin bir diğer sonucu niteliğinde olan davacının ... kurumundan doğan alacaklarının müvekkilin firmaya temlik edildiğinin hüküm altına alınması gerektiğini, aksi halde davacının her iki şirketten de aynı bedeli tekerrür halinde tahsil etme cihetine gidileceğini, davacının haksız ve kötüniyetli takibi sebebiyle icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin, Davacının hiçbir hukukî mesnede dayanmadan müvekkili olan şirket aleyhine takip başlattığın, Haksız ve kötüniyetli bu takip sebebiyle davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, savunarak, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap:Davacı vekili istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava  sözleşmeye dayalı alacağın tahsili istemine  ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin ...  A.Ş. nezdinde bulunan alacağının davalı tarafından üstlenildiğini , 28/06/2011 - 28/05/2012 tarihleri arası 12 takside denk gelen 3.120,00 USD'nin vadesinde ödenmemesi nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip yapıldığını, ancak borçlunun itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ve vaki itirazın iptali için İstanbul 11. ATM'nin 2016/1129 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, devam eden geriye kalan taksitlere tekabül eden 11.475,00 USD ile 3.220,12 EURO borcu da ödememesi nedeniyle iş bu alacak davasını açtıklarını, bu nedenle 11.495,00 USD ile 3.220,12 EURO'nun temerrüt tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Taraflar arasında 21/12/2010 tarihli \"Alacağın Temliki Sulh İbra ve Feragat Sözleşmesi\" başlıklı sözleşme imzalandığı, sözleşme uyarınca davacının Tasfiye Halindeki ... A.Ş.'den olan alacağının davalı tarafından taksitler halinde ödeneceğinin  hükme bağlandığı görülmüştür. İstanbul 11. ATM'nin 2016/1129 Esas sayılı dava dosyasında, uyuşmazlığın İstanbul ... İcra müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan  ilamsız takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu,  06/11/2017 tarih ve 2017/813 Karar sayılı karar ile davalı borçlunun itirazının 3.120,00 USD asıl alacak ve 204,12 USD işlemiş faiz bakımından iptaline karar verildiği ve bu kararın 15/02/2018 tarihinde kesinleşmiş olduğu görülmektedir. Taraflar arasındaki protokol incelendiğinde; dava dışı  ... şirketinin protokolde taraf olmadığı, dava dışı şirketin tasfiye neticesine bağlı olmaksızın davacının alacağının davalı yanca sözleşmeyle devralındığı, davacının  dava dışı ... olan alacağını davalıya temlik ettiği , bunun karşılığında davalının  da ... olan alacağı taksitler halinde davacıya ödemeyi kabul ettiği , taksitlerin ödeneceği tarihlerin taraflar arasında kesin olarak belirlendiği , diğer yandan davalının bu sözleşme ile dava dışı ...  davacıya olan borcunu,  alacağa karşılık   üstlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli ve bağımsız bir sözleşme  olduğu   görülmektedir. Taraflar arasında bu şekilde düzenlenen sözleşmenin tasfiye veya başka bir  şart aranmaksızın  davalının kesin vade içerir taksitler halinde ödemeyi üstlendiği, ödeme protokolü olduğu vade tarihlerinde temerrüt oluştuğu açıktır. Öte yandan , mahkemece davanın kabulüne dair  esasa ilişkin karar verilmiş ise de; Bilindiği üzere görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan resen dikkate alınması gerekmektedir.  6102 Sayılı TTK'nun 3.maddesinde \"bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu\" belirtilmiş, aynı Kanun'un 4.maddesinde ise ticari dava ve işler sayılmıştır.  ... bu davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık taraflar arasındaki  temlik sözleşmesinde davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediği iddiasından kaynaklandığından asliye hukuk mahkemesi görevlidir (Aynı yönde; Yargıtay 11.HD'sinin 2015/14950 Esas, 2016/3539 Karar; 2017/1069 Esas, 2018/5194 Karar ve Yargıtay 13.HD'sinin 2015/15096 Esas, 2017/2181 Karar;  2017/8010 Esas, 2017/9945 Karar; 2015/39733 Esas, 2018/4765 Karar sayılı ilamları.). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-2630 E,- 2019/328 K sayılı 21/03/2019 tarihli benzer bir uyuşmazlığa konu  kararında; \"davacının temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki ... A.Ş'nin bu davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık konusu alacağın da doğrudan  davalının ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, davacının da tacir olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6098 sayılı TBK'nun 183. vd. maddeleri hükümlerinin uygulanacağı, dava konusu uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığına \" karar verildiği de dikkate alındığında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu  halde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile görevsiz mahkemece karar verilmiş olması hukuka aykırılık teşkil etmiştir. Tüm bu açıklamalara göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin nedenler yönünden incelenmeksizin  resen gözetilen nedenlerle kabulü ile, HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2021 tarih, 2017/892 E. 2021/203 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c32a575f4959f07","SID":"8af082b17ff72c0d"}}