{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1155 <br>KARAR NO: 2024/919<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/06/2021<br>NUMARASI: 2018/434 E. - 2021/551 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin inşaat ve emlak işleriyle iştigal etmekte olduğunu, davalılardan ...'un ise inşaat malzemeleri ticareti yaptığını iddia eden birisi olduğunu, ticarethanesini gösterip  müvekkilinin çok güvendiği birinin referansını kullanarak müvekkilini ikna ettiğini,  özellikle peşin para istemediğini, çeklerin alınması halinde malzemenin hemen teslim edileceğini belirtmesi üzerine, müvekkilinin de sözleşme yapmaya bile gerek görmeksizin, güvenerek  l3/03/2018 tarihinde toplam 282.500.,00-TL bedelli 5 adet çeki keşide edip verdiğini , inşaat malzemelerinin teslim edilmemesi üzerine, davalı ile görüştüklerini , davalının  teslimatı kısa zamanda yapacağını söyleyerek müvekkilini oyalamış olduğunu,  müvekkilinin bu kişiyi biraz araştırması üzerine ... Yapı ile bir ilgisinin olmadığını, kendisinin dolandırdığını anlaması üzerine, referans veren kişiyi aramış, bu kişinin de bu çeklerin yazdırılmayacağını, iade ettireceğini söylemiş olduğunu, ancak, bu da gerçekleşmeyince ve çeklerin hamili bu kişi ortadan kaybolunca müvekkilinin 16/04/2018 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına dolandırıcılık suçlamasıyla bu kişiyi şikayet etmiş olduğunu ve soruşturmanın halen devam ettiğini, bu arada, günü gelen çeklerin bankaya ibraz edilmiş ve yazdırılmış olduğunu, bankaya ibraz eden ciranta davalı ...'ın da kötü niyetli olduğunu ve büyük olasılıkla birlikte bu işi yapmakta olduklarını beyanla; ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı tarafa elden teslim etmiş oldukları söz konusu çeklerin bedelsiz kaldığının tespiti ile davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı ... tacir olup yapmış olduğu iş ve eylemlerden basiretli bir tacir olarak sorumlu olduğunu, bu bağlamda davacının ticari işler için çek düzenlerken de, satış sözleşmesi imzalarken de basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, dava konusu meselenin davacı ... ile diğer davalı ... arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanmakta olduğunu,  taraflar arasında bulunan (sözlü) satış sözleşmesine istinaden aradaki sözleşme ilişkisinin varlığının müvekkilince bilinmediğini, davacının iddialarına yönelik sorumlu kişinin çekte görülen diğer davalı ... ... olduğunu, bu sebeple müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından tedbire ilişkin teminat eksik yatırılmış olduğunu, huzurdaki bu davanın harca esas değerinin 282.500,00 TL olduğunu, davacı tarafından teminat bedelinin bu bedelin %15'i üzerinden yatırılması gerektiğini, bu sebeple davacı tarafından ihtiyati tebdir kararına karşı eksik teminat yatırıldığından 17.05.2018 tarihli teminat kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, davacının müvekkiline yönelik isnatlarını kabul etmediklerini, müvekkilinin ticaretle uğraşmakta olduğunu ve bu sebeple de ticari hayatın devamlılığı adına çek keşide etmekte ve adına da alacakları için çek keşide edilmekte olduğunu, müvekkilinin sözlü anlaşmayı bilmesi veya bilebilmesi mümkün olmadığından müvekkilinin kötüniyetli olduğu isnadını kabul etmediklerini,  savcılık şikayet dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyanla; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/20829 soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a usulünce tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Açılan davanın REDDİNE, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Her ne kadar Küçükçekmece CBS'nin 2018/20829 soruşturma sayılı dosyasında KYOK kararı verilmiş ise de, bu karar işin ticari olduğu gerekçesi ile verilmiş olduğunu, etkin soruşturma yapılmadan eksik inceleme inceleme ile verilen bu kararın isabetsiz olduğunu Yerel mahkeme gerekçesinde \"kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir.  Peşin satış karinesi gereği kural olarak çek verildiğinde karşılığının da yerine getirilmiş olduğu kabul edilir.\" denildiğini, ancak bu alacağın neyin karşılığı olduğunu, bu çeklere karşılık ne verildiğini ve verilen herhangi bir mal var ise bunun borçlu olduğu iddia edilen ...'e kesilen bir faturasının olup olmadığı konularında hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadığının gerekçeden anlaşıldığını, yine yerel mahkeme gerekçesinde \"Davacı, davalı ...'ın kötüniyetle çeki iktisap ettiğini kanıtlamadıkça şahsi def'ileri hamile karşı ileri süremez. Ne var ki davacı tarafından bu yönde bir delil sunulabilmiş değildir. \" denilmekte olduğunu,  ...'ın bulunamadığı gibi ifadesinin de alınmadığını, çek alacaklısının kötüniyetli olduğunun, ortadan kaybolmasından belli olduğu halde yerel mahkemece bu konuda hiçbir araştırma ve soruşturma yapmadan, yakalanmasını ve ifadesinin alınmasını temin etmeden hukuka aykırı karar verildiğini, bu hale göre de yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava konusu çeklerde ciranta konumunda olduğunu; iyi niyetli hamil olduğunu, müvekkilinin kendisine ciro edilen bir çekte dikkat edilmesi gereken tek şeyin çekin unsurlarının tam olup olmadığının ve  ciro sinsilesinde bir kopukluk olup olmamasına bakılması gerektiğini, çeki ciro yoluyla devralan müvekkilinin iyiniyeti esasının olduğunu, kötüniyetli olduğunu ispat yükü davacı tarafta kaldığını, Kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı dahi olmadığının ortada olduğunu, davacı tarafın bu iddialarını müvekkiline karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını, TTK 687. Maddesi; “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” hükmünün amir olunduğunu, dolayısıyla keşideci ile lehdar arasındaki ilişkileri bilmesinin mümkün olmadığı gibi bilmesi de beklenemeyeceğini, Bunun yanı sıra çekte keşideci olan davacı, lehdar ile arasında olan şahsi def’ileri iyiniyetli hamil olan müvekkile karşı ileri süremeyeceğinden bahisle, davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 72. Maddesine dayalı icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin inşaat malzemesi karşılığı  l3/03/2018 tarihinde toplam 282.500.,00-TL bedelli 5 adet çeki keşide ederek ...'a verdiğini,  inşaat malzemelerinin teslim edilmediğini, 16/04/2018 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına dolandırıcılık suçlamasıyla  şikayette bulunduğunu, çekleri  bankaya ibraz eden ...'ın da kötü niyetli olduğunu söz konusu çeklerin bedelsiz olduğunu beyanla borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.  Küçükçekmece CBS'nin 2018/20829 soruşturma sayılı dosyasında KYOK kararı verilmiştir.   Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek  bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davasında  kambiyo senedine bağlı   temel alacağın geçersiz olduğu, sona erdiği iddiasına dayalı olarak maddi hukuk bakımından borcun olmadığı ileri sürülür. Bedelsizlik iddiasını  ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190   maddesi gereğince davacıya düşer ve yazılı ve kesin delil ile kanıtlanması gerekir. Bedelsizlik iddiası TTK  m.687  maddesi anlamında bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir, başvuran hamile karşı ileri süremez meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz.Yasanın bu hükmü, \"imzaların bağımsızlığı\" olarak adlandırılan ilkenin gereği ve sonucudur. Kambiyo senedi olan çek; para borçlarını ödeme amacına özgülenmiş, yazılı ve soyut bir havaledir. Ödeme aracı olan çek ,  kredi ve teminat işlevine haiz değildir.Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo  senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerin  zorunlu unsurlara havi kambiyo senedi  vasfında olduğu,  keşideci davacı tarafından davalı ... lehine düzenlenmiş olduğu, ... nolu çeklerin sırasıyla  lehtar,  ... A.Ş., ...  ( ...) ve ..  A.Ş tarafından  ciro edildiği, davalı ...'ın bu çeklerde cirosunun bulunmadığı,  çeklerin ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı,  ... ve ... nolu çeklerde ise davalı ...'ın cirosunun bulunduğu,  iyiniyetli hamile karşı  lehtar ile temel ilişkiye dayalı bedelsizlik iddiasının ileri sürülemeyeceği,  soyut borç ikrarı niteliğindeki ödeme aracı olan çeklerin, ifa amacı ile verilmediğine  bedelsiz olduğuna ve hamilin çeki iktisabında ağır kusurlu ve kötüniyetli olduğuna  dair  yazılı bir delil bulunmadığı , bu nedenlerle yazılı olduğu üzere ispatlamayan  davanın reddi kararının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2021 tarih ve 2018/434 E., 2021/551 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74a52504e5502dd8","SID":"2cef0dc486cbe4d9"}}