{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1138 <br>KARAR NO: 2024/917<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/06/2021<br>NUMARASI: 2018/258 E. - 2021/506 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş. vekili verdiği dava dilekçesinde, bankalarının müşterisi dava dışı ...ücü tarafından kendilerine verilen ... A.Ş. İkitelli Organize Sanayi Şubesi tarafından verilmiş, ... sayılı, 05.10.2017 tarihli ve 10.000,00 TL bedelli çekin 25.05.2017 tarihinde kurye ile götürülürken çalındığını, hırsızlık olayı nedeniyle Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2017 / 21922 Soruşturma sayılı dosyasından soruşturma başlatıldığını, çekin kendi sorumlulukları esnasında çalınmış olması nedeniyde çek bedelinin dava dışı ... ödendiğini, çekin arkasındaki cirolar incelendiğinde kendi cirolarının kazıntı yapılarak silinmeye çalışıldığını, davalılardan ... Ltd. Şti. cirosu ile kendi cirolarının kapatılmaya çalışıldığını, bu şekilde çekin yeniden piyasaya sürüldüğünü, bu durumunda davalıların ağır kusurlu ve kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, bu gerekçelerle davaya konu çekin davalılardan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş. vekili verdiği cevap dilekçesinde, dava konusu çekin 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu hükümlerine göre aldıklarını, yasal bir temlik işlemi yapıldığını, ağır kusurlarının ya da kötüniyetlerinin bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili verdiği cevap dilekçesinde, dava konusu çeki diğer davalı ciranta ... Ltd. Şti. firmasından yaptıkları ticari faaliyet kapsamında aldıklarını, daha sonra faktoring anlaşmasıyla davalı ... A.Ş.'ye verdiklerini, çekin çalıntı olduğunu bilme olasılıklarının olmadığını, çekin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, bu nedenle de kötüniyetlerinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. ,Davalı ...  A.Ş. Davalı ... , Davalı ...Ltd. Şti. Davalı ...  Ltd. Şti. Tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"1-Davalılar .... Ltd. Şti, .... Tic. Ltd. Şti, ... A.Ş,  ..., ...Tic. Ltd. Şti ve .... Ltd. Şti yönünden 6100 sayılı HMK madde 114/1-d uyarınca pasif husumet yokluğundan davanın usulden REDDİNE, 2-Davalı ... A.Ş yönünden davanın REDDİNE, İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu üzerindeki müvekkile ait banka kaşesi tahrif edilerek çekin yeniden piyasaya sürüldüğünü, çekin üzerindeki tahrifata rağmen çekli kabul eden davalıların kötü niyet/ağır kusurunun ispatlanamadığını, iğfal kabiliyetine ilişkin düzenlenen raporun ise adli tıp kurumu başkanlığı raporu ile çelişkili olduğunu, rapora karşı hukuka uygun itirazları değerlendirilmeden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, çek üzerindeki tahrifat çek fotokopisinden dahi anlaşılabilirken tahrifatın iğfal kabiliyeti olduğu yönündeki kabulün hatalı olduğunu, çek üzerindeki tahrifat iddia edildiği gibi çıplak gözle görülemiyor olsa bile, çekin mor ışık altında ve sahteliğe/tahrifata ilişkin tespite yarar güncel tetkik araçları ile incelenmesi halinde çek üzerindeki tahrifat ortaya çıkabilecekken, çek üzerinde gerekli teknik incelemeyi yapmaksızın çeki kabul eden davalılar kötü niyetli/ağır kusurlu bulunduklarını, Davalıların tamamının basiretli tacirler olduklarını, çekle karşılaştırıldıklarında maddi değerleri daha az olan para banknotları dahi her ibraz anında sahtelik/tahrifat kontrolü yapılırken daha yüksek bedelli çekler üzerinde sahtelik/tahrifat kontrolü yapılmaması ticari hayatın olağan akışına da aykırılık teşkil ettiğini, Bu itibarla da kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davalı ...  A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılardan ... Limited Şirketi arasında imzalanan faktoring sözleşmesinin dava konusu alacağı tevsik etmeye yarayan faturalar ile ilgili tüm evrak suretleri dosyaya ibraz edildiğini, müvekkili olduğu şirketin kendisine yüklenen tüm hukuki sorumlulukları yerine getirmiş olduğunu, müşterisi ile aralarında imzalanan sözleşme gereği edimini ifa etmiş olması ve dava konusu çekin çalıntı ise dahi böyle bir durumu bilebilecek durumda olmaması nedeniyle kötü niyetinden söz edilemeyeceğini, bu hale göre yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın istinaf yersiz olduğunu, dosya kapsamında alınan 31.03.2021 tarihli bilirkişi raporu ile de dava konusu çek üzerinde çıplak gözle görülebilecek herhangi bir tahrifat bulunmadığının tespit olunduğunu, Bu bağlamda müvekkilinin bilerek ve isteyerek faktoring işlemi yaptığından ve dolayısıyla da müvekkilinin kötü niyetli hareket ettiğinden söz edilemeyeceğinden bahisle davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, davacı çek hamili elindeyken zayi olan  çekin  bedelinin ödenmesi sebebiyle  istirdadı istemine ilişkindir.Davacı vekili, müşterileri tarafından verilen dava konusu çekin  çalındığını,  çek bedelinin dava dışı  ... ödendiğini, çekin arkasındaki  kendi cirolarının kazıntı yapılarak silinmeye çalışıldığını, davalılardan ...  Şti. cirosu ile kendi cirolarının kapatılmaya çalışıldığını, bu şekilde çekin yeniden piyasaya sürüldüğünü, davalıların ağır kusurlu ve kötüniyetli olduğunu beyanla  davaya konu çekin davalılardan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu çekin , ... A.Ş. İkitelli Organize Sanayi Şubesi tarafından verilmiş, ... sayılı, 05.10.2017 tarihli ve 10.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... Ltd. Şti. , lehtarı  .... Ltd. Şti. Olduğu,  sırasıyla ...  Ltd. Şti., ...  Ltd. Şti., .... A.Ş.,  ...  Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. ve ...  A.Ş. cirolarının yer aldığı görülmektedir.  Davacı taraf ... cirosundan sonra çekte kendi cirolarının bulunduğunu  çalınan çekte   cirolarının  silinerek  ...  Ltd. Şti.'nin cirosunun atıldığını, yetkili hamilin kendileri olduğunu  ileri sürmektedir. Dava konusu çekin ciranta ...  tarafından davacıya verildiği , çek tevdi bordrosu ile  davacı banka kayıtlarına işlenmiş olduğu ancak çek arkasında davacı cirosunun bulunmadığı  görülmektedir. 20.06.2020 tarihli ATK raporunda;  dava konusu çekin üzerinde yer alan \"...  Ltd. Şti.\" cirosunun olduğu yerde  daha önce  \"ibraz edilen ve tahsil / karşılıksız işlemi yapılmasını talep eden ... A.Ş. Esenyurt Şubesi Esenyurt / İstanbul\" ibaresinin fiziksel kazıntı işlemi yapılarak tahrif edildiği, tahrif edilen bölgede kâğıt liflerinde kalkmaların mevcut olduğu, tahrifat nedeniyle daha önce banka yetkilisine ait imza bulunup bulunmadığının tespit edilemediği  belirtilmiştir. 01.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda,  çek üzerinde yapılan tahrifatın aldatma / iğfal yeteneğine sahip olduğu ve  A.Ş. kaşesinin çıplak gözle okunur şekilde görünmesinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir.  03.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda,   davalı ...  Ltd. Şti. ile ...   Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu çekin davalı ...  Ltd. Şti. defterlerinde kaydının bulunmadığı, bu durumun yanlışlıkla çek olarak değil nakit olarak kaydının yapıldığı şekilde açıklandığı, davalı ...  A.Ş.'nin çekin takibini 6361 sayılı yasaya uygun şekilde temlik aldığı,   çek bedeli ile faturanın uyumlu olduğu belirtilmiştir. 6361 sayılı yasanın  38.maddesi hükmüne göre ,  Faktoring sözleşmesi; mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilebilen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir almak suretiyle düzenlenir. Yasanın 9/2 maddesine göre , kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alınamaz  veya tahsilini üstlenemez. 9/3 maddesine göre,  Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Somut olayda, dava konusu çekin,dava dışı ... tarafından tahsil cirosu ile davacı bankaya verildiği, davacı elinde iken çalındığı, davacının cirosu tahrif edilerek ... şirketi tarafından ciro edilerek tedavüle konulduğu, davalı ... şirketine müşterisi İnsmet makine şirketi tarafından faturaya bağlı alacağın ödeme aracı olarak tevdi edildiği , çekteki ciro silsilesinin birbirini takip ettiği yapılan tahrifatın iğfal yeteneğine sahip olduğu ,çekte şeklen ciro silsilesinde gözle görülür  bir kopukluk olmadığı, çekin faktoring şirketine 13.06.2017 tarihinde teslim edildiği, çekle ilgili olarak  14.06.2017 tarihinde İstanbul 13. ATM tarafından tedbir kararı verildiği,    bu hali ile ,davalı faktoring şirketinin yasal mevzuat gereği temlik aldığı alacağın kambiyo senedine bağlı olsa dahi fatura edilmiş gerçek bir alacağa bağlı olup olmadığı konusundaki gerekli araştırmayı yapma yükümlülüğünü yerine getirdiği ve  6102 Sayılı TTK'nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır hükmü gereğince yetkili hamil olduğu,  dava konusu çekin hamil elindeyken zayi olmasından sonra  üçüncü şahıslar tarafından iyi niyetle iktisabına engel bulunmadığı,  TTK 792. maddesindeki çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür, hükmü gereği  kambiyo vasfı taşıyan çeke ciro yolu ile hamil olan ve çeki  iktisabında kötüniyet, ve ağır kusuru bulunduğu ispat olunmayan  davalı faktoring şirketine  karşı çek metninden anlaşılmayan ciroda tahrifat  bulunduğu  yönündeki iddiaya dayalı olarak çekin istirdadı talebinin  imzaların istiklali ilkesi gereğince  dinlenemeyeceği  anlaşılmıştır. Davalı faktoring şirketinin yetkili hamil olarak dava açıldıktan sonra çeke ilişkin tasarruflarının bu davanın konusu olmadığı, çekin iade edilmiş olması nedeniyle inceleme yapılmadığı yönündeki ve diğer tüm istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2021 tarih ve 2018/258 E., 2021/506 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4aa9ef4b92b22a68","SID":"6a7d0ad407181263"}}