{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1124 Esas<br>KARAR NO: 2024/916<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 24/02/2021<br>NUMARASI: 2018/1127 E. - 2021/158 K.<br>DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı Şirket ile müvekkili şirket arasında 6361 sayılı Kanun çerçevesinde FKB’de 03.01.2017 tarih ve ... tescil no.su İle tescil edilen ... sözleşme no.lu FK Sözleşmesi akdedildiğini, Davalının FK sözleşmesine konu ödemelerini ödemeyerek temerrüde düştüğünden davalı kiracıya; Beyoğlu ... Noterliğinden ilgili ihtarnamelerin gönderildiğini, bu Kanunun 31. maddesi ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 13. maddesi uyarınca davalının bir yıl içerisinde sözleşmede yer alan kira bedellerinin üst üste ikisini zamanında ödememesi sebebi ile 2 defa ihtara muhatap olduğundan davalıya Beyoğlu ... Noterliğinden yeni ihtarname keşide edildiğini, davalının 3.defa ihtara muhatap olduğundan Beyoğlu .... Noterliğinden tekrar ihtarname ile müvekkili ile kiracı arasındaki FK Sözleşmesinin feshedildiğini, yasa ve sözleşme gereği kiralama konusu malın mülkiyetinin kiralayan şirkete ait olduğunu, sözleşmenin feshi halinde kiracının malı iade ile yükümlü olduğunu  malın ihtiyati tedbir yolu  teslimi için  başvurusunda bulunulduğunu, İstanbul 4. ATM'nin 2018/1531 D.iş sayılı dosyasından teslime dair ihtiyati tedbir kararına hükmedildiğini,  davalı şirketin Bakırköy 2. ATM'nin 2018/780 E. sayılı dosyası ile konkordato başvurusunda bulunduğunu, 09.08.2018 tarihinde 3 aylık konkordato geçici mühlet kararı, 09.11.2018 tarihinden itibaren de geçici mühlet kararının 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiğini, FK sözleşmesine konu malların mülkiyeti müvekkiline ait olduğundan  geçici mühlet tedbir kararının kapsamına girmediğini  ve  bu yönde  karar bulunmadığını, davalının FK sözleşmesine konu malların iadesini ertelenmesini talep edebilmesi için İİK. 307/c madde uyarınca ödenmemiş kira borcunun üç aylık tutan aşmamış olması gerekliğini, davalı şirket tarafından eylül, ekim ve kasım ayları  kira bedelleri ödemediği gibi, finansal kiralama sözleşmesi fesih olunduğundan, tüm kira bedellerinin muaccel hale geldiğini,  beyan ederek sözleşmenin feshinin tespiti ile  Finansal Kiralama konusu malların aynen iadesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın eksik harçla açıldığını, müvekkili şirketin Bakırköy 2. ATM’nin 2018/780 E. sayılı dosyasında görülen konkordatonun tasdiki davasında firma ve firma yetkilisi ... hakkında 08.08.2018 tarihli mühlet ve tedbir karan alındığını, akabinde 3 aylık mühletin bitimine yakın 07.11.2018 tarihinde geçici mühletin uzatılmasına ilişkin talebinin  kabulüne karar verildiğini, geçici mühlet kararından sonra icra takibi yapılamayacağının açık olduğunu, davacının İstanbul 4 ATM’nin 2018/1531 D.iş sayılı dosyasında verilen 22.11.2018 tarihi tedbir kararı alarak müvekkili şirketin merkez adresinde haciz işlemi gerçekleştirildiğini, İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasından Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyaya talimatı ile haciz işlemi yapılarak müvekkili şirketin kullanımında ... plakalı araçların haczedildiğini, Bakırköy .... icra Müdürlüğü ... Tal. sayılı dosyasına Bakırköy 2. ATM’nin 2018/780 E. sayılı dosyasında alınan mühlet ve tedbir kararı sunulmasına rağmen mahkeme ilamına aykın şekilde haciz tatbik edildiğini, finansal kiralamaya konu araçların, konkordato iyileştirme projesinin gerçekleştirilmesi bakımından gerekli ve projeye dahil edilen araçlardan olduğunu,  müvekkili şirket Bakırköy 2. ATM'nin 2018/780 E. sayılı dosyasına sunmuş olduğu iyileştirme projesinde bu araçların çalışacağını (kiralanacağını) ve borçlarını ödeyeceğini beyan ettiğini, bu araçların müvekkili şirketin elinden alınması halinde şirketin çalışma şartları ve gelir dengesinin olumsuz yönde etkileneceğini ve bu hal ile de konkordato projesini gerçekleştirme ihtimalinin zayıflayacağını, bu durumun sadece konkordatoya müdahil davacı şirketi ilgilendirmediğini tüm alacaklıları etkileyeceğini, Yargıtay da vermiş olduğu kararlarında; konkordato ile benzer bir kurum olan iflasın ertelenmesi kurumunun amacı dikkate alarak, iflasın ertelenmesi karan kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararlarının finansal kiralama konusu mallan da kapsadığını kabul edildiğini,  davacı tarafça dava dilekçesinin ekinde sunulmuş İnegöl 1. AHM tarafından verilen 11.10.2018 tarihli kararı bu karar doğrultusunda içtihatlaşmış ve devamlılık kazanmış yerleşik yüksek yargı kararlarından olmayıp, konkordato kurumunun amacı ve işleyişine de uygun olmadığını sözleşmenin feshinin tespitine dayalı işbu davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın Reddine, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararına gerekçe yaptığı bilirkişi raporunda 6361 sayılı kanunu 31. maddesinden yer alan üst üste iki 2 kira borcunun ödenmediğini ve ihtarnamelere konu kiraların birbirinden farklı kiralar olduğunu tespit edildiğini, bilirkişi raporunda 03.08.2018 tarihinden itibaren taksitlerin davalı şirket tarafından ödenmediğini tespit edildiğini ancak bilirkişi raporunda doğru olarak yapılan tespitlere rağmen, bilirkişi tarafından hukuki görüş bildirildiğini, sözleşmenin fesih edilebilmesi için 60 günlük sürenin beklenilmesi gerektiği iddia edildiği ve mahkemece de bu görüşe itibar edilerek davanın reddine karar verildiğini, bilirkişi raporunun içeriği ve dosyaya sunmuş oldukları bilgi, belge ve dilekçelerden de anlaşılacağı üzere fesih koşullarının varlığı ve feshin haklı nedenle yapıldığı açık bir şekilde ortada olduğunu,  kanunda tek fesih koşulunun 60 günlük sürenin beklenilmesi olmadığını, bunun dışında  dışında bir yıl içinde 3 kira ödenmemesi ya da üst üste 2 kira ödenmemesi halinde de sözleşmenin fesih edilebileceğini,  sözleşmenin taraflar için devamının çekilmez hale geldiği durumlarda tarafların sözleşmeyi kanunda belirtilen süreleri beklemeden fesih etmek hakkı bulunduğunu,  davalı tarafın  finansal kiralama sözleşmesinde belirlenilen yükümlülüklerini yerine getirmede sürekli temerrüde düştüğünü, davalıya gönderilen ve farklı dönemleri kapsadığı bilirkişi tarafından tespit edilen iki farklı ihtarnamenin  bu durumu kanıtladığını, kararın hatalı bilirkişi raporuna ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, haklı davalarının reddine karar verilmiş olmasının  kanuna ve sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu,  kararın kaldırılarak davanın kabulüne  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap:Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, finansal kiralamaya konu taşınır malın iadesine ilişkindir.  Taraflar arasında  03/01/2017 tarihli 126144 sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi düzenlendiği,  kiracının kira borçlarını süresinde  ödememesi nedeniyle Beyoğlu ....Noterliği 06/09/2018 tarih ... yevmiye numaralı ve 19/10/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin keşide edildiği  görülmektedir. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1531 D.iş sayılı dosyasında,  ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile sözleşmeye konu malların davalıdan alınıp yediemin sıfatıyla davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/780 esas sayılı dosyasında,   09/08/2018 tarihinde  üç ay süreyle geçici mühlet kararı verildiği,  09/11/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2 ay geçici mühletin uzatılmasına karar verildiği, 26/12/2018 tarihli karar ile  konkordato talebinin reddine karar verildiği, verilen kararın 15/01/2019 tarihinde kesinleştiği, geçici mühlet kararlarında  finansal kiralama konusu mallara ilişkin tedbir kararı verilmediği  görülmüştür.Davacı tarafından keşide edilen; Beyoğlu ... Noterliği 06/09/2018 tarih ... yevmiye numaralı temerrüt ihtarnamesinde borcun  60 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği ve   10/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği,   Beyoğlu .... Noterliğinden 09/10/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesininde ise, güncel borcun ödenmesi için 60 gün süre tanındığı 25.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği,  Beyoğlu .... Noterliğinden 19/10/2018 tarihli ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesinin keşide edildiği , kira borçlarının ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin fesih olduğu ve  sözleşme konusu malların 3 gün içinde iadesinin ihtar edildiği  07/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Mahkemece \"sözleşmenin borcun ödenmesi için verilen 60 günlük süre beklenmeden feshedildiği ve böylece davacı tarafından yapılan feshin haksız olduğu\" gerekçesiyle  davanın reddine karar verilmiştir.  Finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralayana aittir.Finansal kiralama sözleşmesinin kiralayan tarafından feshi  durumunda  kiracı malı iade ile yükümlüdür.   (6361m.23,33). Finanasal kiralama konusu malların mülkiyeti kiralayana ait olduğundan kural olarak  konkordato durumunda olsa dahi  finansal kiralama konusu malların iadesi istenebilir. 6361 finansal kiralama kanununun  31.maddesi hükmüne göre \" Kiralayan, finansal kiralama bedelini ödemede temerrüde düşen kiracıya verdiği otuz günlük süre içinde de bu bedelin ödenmemesi hâlinde, sözleşmeyi feshedebilir. Ancak, sözleşmede, süre sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılmış ise, bu süre altmış günden az olamaz. Bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisini zamanında ödememesi nedeniyle ihtara muhatap olan kiracılarla yapılan sözleşmeler kiralayan tarafından feshedilebilir.\" Davacı vekilinin , istinaf dilekçesinde \"Dava açılmasının akabinde İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/25 Esas sayılı dosyasından verilen karar ile; İstanbul Ticaret Sicilinin ... nosunda kayıtlı ... Mah. ... Cad. No.... Beyoğlu İstanbul adresinde kayıtlı ... LİMİTED ŞİRKETİ’nin İİK. 292. maddesi uyarınca İFLASINA, İflasın 22.04.2019 günü saat 11:09 itibariyle AÇILMASINA, karar verilmiştir.\" şeklinde beyanda bulunduğu, ancak  iflas kararının yargılamaya yansımadığı anlaşılmıştır. İflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bütün hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar durdurur. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile, tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan müflisin davacı veya davalı olarak taraf bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır. İflas idaresinin bu davayı takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu nedenle İ.İ.K.nun 194.maddesine göre hukuk davalarının iflasın açılması ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir. (bkz Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2007 tarihli 2007/5477 esas-2007/12270 Karar sayılı kararı) Bu durumda mahkemece davadan davalı şirket iflas idaresinin haberdar edilerek, davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmediğinden, resen gözetilen sebeplerle, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın  işaret edilen hususlarda yargılamaya devam edilmek  inceleme ve değerlendirme yapılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a- 4 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2021 tarih, 2018/1127 E. 2021/158 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b818a26148b6eb2a","SID":"851aa81fff81c848"}}